Sosyal Bilimler Enstitüsü / Social Sciences Institute

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11727/1394

Browse

Search Results

Now showing 1 - 9 of 9
  • Item
    İşitme engelli bireylerin sosyal medya kullanım amaçları ve deneyimleri üzerine nitel bir araştırma
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Erikel Yılmaz, Yağmur; Akçay, Ebru
    İletişim teknolojilerinin gelişimiyle birlikte sosyal medya, bireyler için yalnızca bir eğlence aracı olmaktan çıkmış; bilgiye erişim, ifade özgürlüğü ve toplumsal katılımın önemli bir alanı hâline gelmiştir. Bu dönüşüm, özellikle iletişimde farklı kanallara ihtiyaç duyan işitme engelli bireyler açısından ayrı bir önem taşımaktadır. İşitme engelli bireyler için sosyal medya, yazılı ve görsel içerikler aracılığıyla iletişim kurma, işaret dili veya altyazı desteğiyle bilgiye erişme ve toplumla etkileşime katılma imkânı sunmaktadır. Böylece sosyal medya, onların hem bireysel ifadelerini güçlendiren hem de toplumsal katılımlarını artıran önemli bir araç hâline gelmektedir. Görsel ağırlıklı ve yazılı içeriklere dayalı sosyal medya platformları, işitme engelli bireylerin kendi kimliklerini ifade etmelerine, benzer deneyimlere sahip bireylerle bağlantı kurmalarına ve toplumsal görünürlük kazanmalarına imkân sağlamaktadır. Ancak tüm bu olanakların yanında dijital ortamlarda yaşanan erişilebilirlik sorunları, ayrımcı tutumlar, siber zorbalık ve yanlış bilgilendirme gibi olumsuz durumlar da dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın amacı, işitme engelli bireylerin sosyal medya kullanımına ilişkin bireysel deneyimlerini, kullanım amaçlarını ve karşılaştıkları engelleri incelemektir. Nitel araştırma tasarımına dayanan bu araştırma kapsamında, işitme engelli bireylerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş, bu süreçte işaret dili kullanılmış ve veriler tematik analiz aracılığıyla değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, sosyal medyanın işitme engelli bireyler için bilgi edinme, iletişim kurma, kendini ifade etme ve toplumsal farkındalık yaratma gibi amaçlarla kullanıldığını; buna karşılık erişim kısıtlılıkları, dışlanma, güven sorunları ve dijital şiddet gibi olumsuzluklarla da karşılaşıldığını göstermektedir. Bu bağlamda, sosyal medyanın kapsayıcı ve erişilebilir bir iletişim alanı hâline getirilmesi, işitme engelli bireylerin dijital katılımını artırmak açısından büyük önem taşımaktadır. With the development of communication technologies, social media has transformed from being merely a tool of entertainment into a significant domain for access to information, freedom of expression, and social participation. This transformation holds particular importance for deaf individuals, who need different channels of communication. For them, social media provides opportunities to communicate through written and visual content, to access information with the support of sign language or subtitles, and to engage with society. In this way, social media becomes a crucial tool that both strengthens their individual self-expression and enhances their social participation. Social media platforms, which are predominantly based on visual and written content, enable deaf individuals to express their identities, connect with others who share similar experiences, and gain social visibility. However, alongside these opportunities, negative aspects such as accessibility barriers in digital environments, discriminatory attitudes, cyberbullying, and misinformation also draw attention. The purpose of this study is to examine deaf individuals’ personal experiences with social media, their purposes of use, and the challenges they encounter. Within the scope of this research, which is based on a qualitative design, semi-structured interviews were conducted with deaf individuals, sign language was used during the process, and the data were evaluated through thematic analysis. The findings reveal that social media is used by deaf individuals for purposes such as obtaining information, communicating, self-expression, and creating social awareness, while at the same time they also face negative issues such as limited access, exclusion, trust problems, and digital violence. In this context, making social media a more inclusive and accessible communication space is of great importance in terms of enhancing the digital participation of deaf individuals.
  • Item
    Elektronik ağızdan ağıza iletişimin müşterilerin yiyecek içecek işletmesi tercihleri üzerindeki etkisinin müşteriler ve işletmeler açısından incelenmesi: Ankara ili örneği
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Ertürk, Gökçe İrem; Tokmak, İsmail
    İnternetin icadı ile başlayan sosyal ağlarda iletişim kurma biçimi zamanla hayatımızın her alanında etkili olmuştur. Başlarda sadece belirli kişilere ve kurumlara hitap eden internet teknolojisi, zamanla her yaştan bireye hitap eder hale gelmiştir. İnsanlar gidecekleri yiyecek içecek ve konaklama işletmeleri hakkında, internette bulunan yorumlar sayesinde bilgi edinebilir hale gelmişlerdir. Başlarda sadece tanıdık bireyler arasında gerçekleşen ağızdan ağıza iletişim, internetin icadı ve buna paralel olarak artan sosyal ağlar ile elektronik ağızdan ağıza iletişim biçimine dönüşmüştür. Dünya genelinde yaşanılan Covid-19 Pandemisi ile beraber bireylerin dijital oramlarda bulunma sıklığı ve elektronik ağızdan ağıza iletişimde de önemli oranda artış yaşanmıştır. Yaşanılan bu gelişmeler sayesinde bir ürün veya hizmet satın almak isteyen tüketiciler için, sosyal ortamlarda yapılan yorumlar, tercih etme ve bilgi arama açısından değerli bir hal almıştır. Bu çalışmanın ilk amacı, Ankara’da yaşayan 18 yaş üzeri bireylerin kullandıkları sosyal medya uygulamalarında, deneyim sahibi kişiler tarafından yapılan yorumlardan etkilenme düzeylerinin belirlenmesidir. Bu amaçla 18 yaşından büyük bireylere anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ikinci amacı, işletme sahibi ve yöneticilerinin kendi işletmelerine yapılan yorumlara yönelik değerlendirmelerinin alınmasıdır. Bu amaçla Anakara İli’nde bulunan seçili ve görüşmeyi kabul eden işletmelerle görüşmeler yapılmıştır. Bu amaçlar çerçevesinde elektronik ağızdan ağıza iletişimin tüketicilerin satın alma davranışı üzerindeki etkisinde bilgiye duyarlılığın aracılık rolü hiyerarşik regresyon analizleri ile araştırılmıştır. Yapılan analizler sonucunda elektronik ağızdan ağıza iletişimin alt boyutları olan; yorum sayısı, yorum kalitesi ve yoruma duyulan güvenin satın alma davranışını pozitif yönde etkilediği. Yorum sayısı, yorum yapana duyulan güven ve yorum kalitesinin bilgiye duyarlılığı pozitif yönde etkilediği, bilgiye duyarlılığın elektronik ağızdan ağıza iletişim ile satın alma davranışı arasındaki ilişkide kısmi aracılık rolünün bulunduğu belirlenmiştir. İşletme sahibi veya yöneticileri ile yapılan görüşmelerde elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiş olup sosyal medya uygulamalarının müşteri taleplerinin alınması, yeni müşterilerin işletmeye çekilmesi, işletmenin kurumsal itibarının yükseltilmesi gibi konularda önemli olduğu katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. Ayrıca nicel ve nitel araştırma bulgularının karşılaştırılması sonucunda paralel sonuçlara ulaşıldığı belirlenmiştir. The way of communicating on social networks, which started with the invention of the Internet, has been effective in all areas of our lives over time. Internet technology, which initially appealed only to specific individuals and institutions, has become appealing to individuals of all ages over time. People have become able to obtain information about the food and beverage and accommodation establishments they will go to, thanks to the comments on the Internet. Word-of-mouth communication, which initially took place only between familiar individuals, has turned into electronic word-of-mouth communication with the invention of the Internet and the increasing social networks in parallel with this. With the COVID-19 pandemic experienced worldwide, there has been a significant increase in the frequency of individuals' presence in digital environments and electronic word-of-mouth communication. Thanks to these developments, for consumers who want to buy a product or service, comments made in social environments have become valuable in terms of preference and information search. The first aim of this study is to determine the level of impact of the comments made by experienced people in social media applications used by individuals over the age of 18 living in Ankara. For this purpose, a questionnaire survey was conducted among individuals over the age of 18. The second aim of the study is to obtain the evaluations of business owners and managers regarding the comments made about their businesses. For this purpose, interviews were conducted with selected firms in the province of Ankara that were accepted to be interviewed. Within the framework of these objectives, the mediating role of sensitivity to information in the effect of electronic word-of-mouth on consumers' purchase behavior was investigated through hierarchical regression analyses. As a result of the analyses, it was determined that the number of comments, comment quality and trust in comments, which are the sub-dimensions of electronic word-of-mouth communication, positively affect purchase behavior, the number of comments, trust in the commenter and comment quality positively affect information sensitivity, and information sensitivity has a partial mediating role in the relationship between electronic word-of-mouth communication and purchase behavior. The data obtained from the interviews with business owners or managers were analyzed by content analysis and it was emphasized by the participants that social media applications are important in receiving customer demands, attracting new customers to the business, and increasing the corporate reputation of the business. In addition, it was determined that parallel results were reached as a result of the comparison of quantitative and qualitative research findings.
  • Item
    Topluluk duygusu ve kaygı ilişkisi: Topluluk duygusu tanımlayıcıları ölçeğinin Türkçe’ye uyarlanması ve sosyal medya kullanıcıları üzerine keşifsel bir araştırma
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Ezgi, Karadeniz; Burçin, Akın Sarı
    Mevcut araştırmada, Topluluk Duygusu ve Sosyal Medya ile Kaygının ilişkisi araştırılmıştır. Ayrıca topluluk duygusu, kaygı ve umutsuzluğun birbirleri üzerindeki yordayıcı rolleri incelenmiştir. Bu hedef doğrultusunda, ilk olarak Topluluk Duygusu Tanımlayıcıları Ölçeği (TDTÖ) Türkçeye uyarlanmış ve geçerlik güvenirlik çalışması yapılmıştır. Ölçek uyarlama aşamasında psikiyatrik tanı almamış toplam 335 katılımcıya ulaşılmıştır. Bu aşamada veri toplama araçları olarak Genel Aidiyet Ölçeği (GAÖ), Sosyal Güvende Hissetme ve Memnuniyet Ölçeği (SGHMÖ), UCLA Yalnızlık Ölçeği (UCLA YÖ) ve Pozitif Negatif Duygu Ölçeği (PNDÖ) verilmiştir. Ana çalışma kapsamında ise psikiyatrik tanı almamış ve sosyal medya kullanan 323 katılımcı çalışmaya dahil edilmiştir. Ana çalışmada veri toplama araçları olarak Durumluk-Sürekli Kaygı Ölçeği (DSKÖ), Topluluk Duygusu Tanımlayıcıları Ölçeği (TDTÖ) ve Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ) verilmiştir. Katılımcılardan toplanan veriler, veri setine uygun şekilde SPSS programı ile analize alınmıştır. Analiz sonuçlarına göre, TDTÖ’nün psikometrik özelliklerinin oldukça tatmin edici düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca topluluk duygusu, kaygı ve umutsuzluk arasında ilişki olduğu da saptanmıştır. Çalışma, sosyal medyanın topluluk duygusu ve kaygıda önemli farklılıklar yarattığını göstermektedir. Ayrıca topluluk duygusu, kaygı ve umutsuzluğun birbirlerini yordayıcı gücü olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular güncel alanyazın kapsamında tartışılmıştır. In the present study, the relationship between Sense of Community and Social Media and Anxiety was investigated. In addition, the predictors of sense of community, anxiety and hopelessness on each other were examined. In line with this goal, Sense of Community Descriptors Scale (SCD) was adapted into Turkish and a validity and reliability study was conducted. In the scale adaptation phase, a total of 335 participants who did not have a psychiatric diagnosis were reached. At this stage, General Belongingness Scale (GBS), Social Safeness and Pleasure Scale (SSP), UCLA Loneliness Scale (ULS) and Positive Negative Affect Scale (PANAS) were given as data collection tools. Within the scope of the main study, 323 participants who did not receive a psychiatric diagnosis and used social media were included in the study. In the main study, the State-Trait Anxiety Scale (STAS), Sense of Community Descriptors Scale (SCD), and Beck Hopelessness Scale (BHS) were given as data collection tools. The data collected from the participants were analyzed with the SPSS program in accordance with the data set. According to the results of the analysis, the psychometric properties of the scale was found as satisfactory. Also, it was determined that there was a relationship between sense of community, anxiety and hopelessness. The study shows that social media creates significant differences in sense of community and anxiety. In addition, it was concluded that sense of community, anxiety and hopelessness predicted each other. Findings from the study were discussed in the current literature.
  • Item
    Moda kuramları kapsamında influencerların moda tüketimine etkisi
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Erdoğan, Eylül; Ateş, M. Fikret
    Moda endüstrisi son yıllarda influencer pazarlamasını dikkate alan sektörlerden biri hâline gelmiştir. Bu araştırma özellikle Simmel, Veblen ve Sombart‟ın tüketim toplumuna kuramsal açıdan etkilerini ele alarak, moda kuramları ekseninde, moda kuramlarının günümüzdeki etkilerini değerlendirerek, tüketicilerin influencerlardan etkilenerek nasıl ve hangi durumlarda tüketim yaptıklarını kapsamıştır. Araştırmanın amacı moda kuramları kapsamında influencerların moda tüketimini ve moda sektörünü hangi yönde etkilediği, influencerların nasıl bir pazarlama stratejisi gerçekleştirdiklerinin araştırılmasıdır. Araştırmanın önemi moda kuramları kapsamında, teknolojinin gelişimiyle birlikte influencerların moda tüketimine etkisi, bireylerin influencerları nasıl karşıladıkları ve son olarak Influencer Marketing algısının bireyler üzerindeki etkisi olmuştur. Araştırmada nicel araştırma yöntemi olan anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmada çevrimiçi anket formu kullanılmıştır. Araştımanın evrenini Türkiye‟de yaşayan sosyal medya kullanıcıları oluşturmaktadır. Anketi yanıtlayan 456 katılımcı araştırmanın örneklemini oluşturulmaktadır. Araştırmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Katılımcıların sorulara verdikleri yanıtlar SmartPLS programı ile analiz edilmiştir. Yapılan araştırmada influencerların Kaynak Güvenilirliği Ölçeği ve Satın Alma Niyeti Ölçeği ile influencerların uzmanlık, güvenilirlik, çekicilik boyutunun satın alma niyetine etkisi araştırılmıştır. Katılımcıların çoğunluğu 26-30 yaş aralığında olup, gün içerisinde internette geçirdikleri zaman 4-6 saat aralığında ve en çok Instagram platformunu kullanmaktadırlar. Yapılan araştırmada, katılımcıların verdikleri yanıtlar ile influencerları güvenilir bulduklarını, takip ettikleri influencerları yetenekli bulduklarını, takip ettikleri influencerları şık bulduklarını ve influencerların tanıttıkları bir ürünü satın aldıktan sonra o markanın başka ürünlerini satın alabilecekleri yanıtlarına ulaşılmıştır. Yapılan araştırmadan elde edilen sonuç, günümüzde tüketim endüstrisi teknolojinin getirdiği dijital ortamdan yararlanmakta ve markaların özellikle influencerlarla bir pazarlama ağı kurarak tanıtım ve satış yaptıkları yönünde olmuştur. Markaların marka tutumlarının influencerlar aracılığıyla tüketiciyi olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Influencer Marketing influencerların popülerliği sürdüğü sürece yeni ve farklı pazarlama stratejileri oluşturulmaktadır. In the recent years, fashion industry has become one of the sectors that considers influencer marketing. This research implicates how and in what circumstances consumers‟ consumptions are affected by influencers, on the axis of fashion theories, by considering the theoretical effects of Simmel, Veblen and Sombart on the consumer society, and by evaluating the current effects of fashion theories. The aim of this research is to determine the direction in which influencers influence fashion consumption and fashion sector within the scope of fashion theories, and how influencers carry out marketing strategies. The significance of this research is influencers being a part of fashion industry as the technology developed and their effect on consumption, how influencers are perceived by the individuals and finally the effect of Influencer Marketing perception on individuals. Survey method was used in this research as a method of quantitative research method. Online survey forms were used for this research. The target population of this study are constituted by social media users living in Turkey. The 456 participants that answered to the survey formed the samples of this research. Convenience sampling method was used in the research. The participants‟ answers to the survey was analyzed by the SmartPLS software. In the research; the scale of the resource reliability of influencers and the scale of purchasing intentions and the effect of influencers expertise, reliability and attractiveness dimension on the intention to purchase were studied. The majority of the participants are between the ages of 26-30, the time they spent online is between 4 to 6 hours, and the platform they spent the most time in is Instagram. In the study, the answers attained presented that, participants find influencers they follow reliable, talented, with good taste and they are willing to purchase other goods from the brand additional to the one that is promoted by the influencers. The conclusion obtained from the research was that, today consumer industry benefits from the digital environment provided by technology and brands promote and sell their products by establishing marketing networks especially with influencers. It is observed that, the brand attitudes of brands affect the consumers positively through the influencers. Influencer marketing will carry on as long as the popularity of influencers continue.
  • Item
    Sosyal medyanın gösterişçi tüketim üzerindeki etkisinin başkalarından geri kalmama etkisi ve snop etkisi açısından incelenmesi
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020) Esmer, Başak; Sümer, Selay Ilgaz
    Gösterişçi tüketim; eşya veya ürünlerin rasyonel değerleri dışında, bireylerin başkalarına statülerini ve saygınlıklarını sergilemek amacı ile satın aldıkları mal ve hizmetlere denmektedir. Kullanılan mal veya hizmet, prestij, güç, statü göstergesi olarak işlev kazanmaktadır. Günümüzde sosyal medya, gelişen teknoloji ile birlikte gösterişçi tüketim için uygun bir ortam haline gelmektedir. Bu çalışmanın amacı; sosyal medyanın gösteriş tüketim üzerindeki etkisini incelemek; sosyal medya ve gösterişçi tüketim değişkenleri arasındaki etki düzeyinde snop ve başkalarından geri kalmama faktörlerinin aracılık etkisinin ne düzeyde olduğunu tespit etmektir. Bu kapsamda araştırma verileri sosyal medyayı aktif şekilde kullanan 282 kişiden online anket yöntemi ile toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS ve AMOS istatistik programları kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre; demografik faktörlerin, sosyal medya kullanım düzeyi, gösterişçi tüketim düzeyi, snop etki düzeyi ve başkalarından geri kalmama etki düzeyi üzerindeki etkisi incelendiğinde; yaş ve gelir düzeylerine göre istatistiki olarak farklılık gösterdiği bulunmuştur. Beş demografik faktör üzerinden ölçek puanlarını tahmin etmeye yönelik yapılan regresyon analizlerinde, demografik faktörlerin sosyal medya kullanım düzeyi, gösterişçi tüketim düzeyi, snop etki düzeyi ve başkalarından geri kalmama üzerinde genel bir etki ve açıklayıcı özelliğe sahip olduğu görülmüştür. Snop etkisi ve başkalarından geri kalmama etkisi faktörlerinin aracılık etkisi için kurulan iki yapısal eşitlik modeli sonucunda değişkenler arasında anlamlı bir etki olduğu bulunmuştur. Conspicuous consumption; the goods and services that people buy in order to show others their status and dignity. The product or service used functions as a sign of prestige, strength, and status. The individual exhibits consumer behavior by displaying the product or service used to its environment. Social media, together with the developing technology, is becoming a suitable environment for conspicuous consumption. The purpose of this study; to analyze the effect of social media on conspicuous consumption to reveal to what extent the snob and bandwagon factors have an intermediary effect at the effect level between these variables. In this research, data were collected from 282 people who actively use social media through the online survey method. The data analyzed by using SPSS and AMOS statistical programs. According to the results of this analysis; the effect of demographic factors on social media usage level, conspicuous consumption level, snob effect level and bandwagon effect level are examined; it was found to differ statistically according to age and income levels. In regression analysis to estimate the scale scores over five demographic factors, the models were significant within 4 scale scores, in other words, demographic factors have been shown to have a general effect and explanatory feature on social media usage level, conspicuous consumption level, snob effect level, and bandwagon effect level. As a result of two structural equation models established for the mediating effect of snob effect and bandwagon effect factors, a significant effect was found between variables.
  • Item
    Sigortacılık sektöründe dijital pazarlama ve sosyal medyanın tüketici satın alma davranışı üzerine bir araştırma
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020) Çilingir, Feridun Can; Cula, Serpil
    21. yüzyılda büyük bir hızla gelişmekte olan teknoloji, internet kullanımına yeni bir boyut kazandırarak yeni iletişim ortamlarının doğmasına sebep olmaktadır. Alışkanlıklarımızın büyük bir oranda değiştiği, bilgi tüketiminin çok çabuk gerçekleştiği günümüzde kullanıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşım yaptığı bir sanal ortam olarak adlandırılan sosyal medya, son dönemlerde dünyadaki en popüler konularından biri olarak gösterilmektedir. Sosyal medya araçları tüketicilere bilgi ve deneyimlerin paylaşımı, araştırma, yeni iş imkanları bulma ve sosyal çevre oluşturma vb. konularda sonuna kadar kapılarını açmaktadır. İşletmeler, sürekli gelişen ve kuvvetlenen rekabet ortamı ve değişen tüketici tavır ve istekleri karşısında, hedef kitleyle çok daha sağlıklı iletişim kurmak, markalarını tanıtmak, müşteri bağlılığı sağlamak, doğru ürünü sunmak ve çok daha iyi sonuçlar elde edebilmek için bir çok ayrıcalık sunan sosyal medya ve dijitalleşme, işletmelerin en önemli pazarlama iletişim araçlarından biri olmuştur. En doğru hedef kitleye maximum hızda ve en etkili şekilde, minimum maliyetle ulaşılmasını sağlayan sosyal medya ve dijitalleşme içinde bulunduğumuz yüzyılda işletmeler tarafında çok önemli bir hale gelmiştir. Yapılan tez çalışmasında; sigorta sektöründe dijital pazarlama ve sosyal medyanın etkisi ve ayrıca tüketici satın alma düşüncesi üzerine etkisi ele alınmaktadır. Sigorta sektöründe sosyal medyanın sigorta tüketicilerinin satın alma davranışı üzerindeki etkisi analiz edilmektedir. The technology is developing with a high speed in the 21st century, it creates new communication environments via giving new dimension to the use of the internet . Social media is called namely as a virtual environment that users' share their knowledge and experiences is shown as one of the most popular topic in the world that our habits have changed in a great extent and consumption of information occurs very quickly in last periods.Social media tools is wide open about enabling sharing information and experiences to consumers, research, finding new job opportunities and creating a social environment. When we look at the businesses' part ; social media and digitalization has been one of the most important marketing communication tools in terms of offer many privileges to communicate with the target audience, to publicise their brands, to ensure customer dependence, to offer the right product and to achieve much better results.Social media and digitalization have become very significant for businesses by providing the most accurate target audience at maximum speed and in the most effective way with minimum cost in our current century. In this study; the impact of digital marketing and social media, as well as its impact on consumer purchasing thought are discussed in realm of insurance sector. The effect of social media on the purchasing practices of insurance consumers is analyzed in the insurance sector.
  • Item
    Bir sosyal medya aracı olan instagramda benlik inşası
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Büyüköztürk, Şirin Itır; Yağcı, Özcan
    Bireylerin yüz yüze inşa ettiği benlik sunumları günümüzde ivme kazanan teknolojik gelişmeler çerçevesinde kapsam değiştirmiş ve sosyal ağların ortaya çıkışı ile birlikte daha da önem kazanmıştır. Sosyal ağların sağladığı olanaklarla kişiler kendilerini başkalarına gösterme veyahut sunma imkânı bulurken aynı zamanda kendi içeriklerini de üretir hale gelmiştir. Bu üretilen içerikler ekseninde kendi benliklerini yeniden inşa eden kullanıcıların diğer kullanıcılara karşı neredeyse mükemmel benlikler sunma eğiliminde olduğu varsayılmaktadır. Dolayısıyla sosyal medya platformlarında benlik inşası önem kazanmaktadır. Bu çalışma, Türkiye’de instagram kullanıcılarının instagram ve instagramda benlik inşası kavramına ilişkin görüş ve davranışlarını irdelemeyi amaçlarken aynı zamanda 18 yaş ve üstü nüfusun instagram kullanımı ve benlik ile ilgili görüşlerini belirlemeyi hedeflemektedir. Bu bağlamda instagramda benlik inşası, Goffman’ın benlik sunamı kuramı ve benlik sunumuyla ilgili diğer önemli kavramlar bağlamında ele alınmıştır. Araştırma betimsel düzeyde bir tarama çalışması niteliğinde olup ihtiyaç duyulan verileri toplamak amacıyla bireylere 22 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre instagram kullanıcısına günlük hayattaki benliklerinin yerine geçebilecek idealleştirdikleri yeni bir benlik olanağı sağlamakta ve benlik inşasında instagramın orta derecede bir rolünün olduğu tanımlanabilmektedir. Self-presentations that individuals construct face to face have changed their scope within the framework of technological developments that gain momentum today and become even more important with the emergence of social networks. Thanks to the opportunities provided by social networks, people have the opportunity to show or present themselves to others while producing their own content. It is assumed that users who reconstruct themselves on the scope of these produced contents tend to present almost perfect selves towards other users. Therefore, self-building becomes important in social media platforms. This study aims to research Instagram users in Turkey, in the opinion on the concept of self build on Instagram, and aims to analyze their behavior as well as to determine the views of the population aged 18 and over about Instagram usage and self. In this context, self-construction on Instagram is discussed in the context of Goffman's self-presentation theory and other important concepts related to self-presentation. The research is a descriptive survey study, and a questionnaire consisting of 22 questions was conducted on individuals to collect the required data. According to the results obtained at the end of the research; Instagram provides the user with a new self opportunity that they idealize to replace their daily self and can be defined that Instagram has a moderate role in self-building.
  • Item
    Yeni nesil kahve mekânlarında, sosyal medyanın iç mekân tasarımına etkisi
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020) Taştan, Dilşah; Tepecik, Adnan
    Türkiye’de zaman, mekân, yer kavramları gerek dünyayla eş zamanlı gerekse kendi özel koşullarında değişimler göstermiştir. Özellikle sosyal medya kültürü mekân organizasyonlarını şekillendirmede oldukça etkili olmuş ve bu etkisini kahve mekânlarında da göstermiştir. Bu bağlamda son yıllarda kahve mekânlarının eski geleneksel yapılarından sıyrılarak yavaş yavaş yeni nesil kahve mekânı özelliklerini taşımaya başladığı görülmüştür. Bu çalışmada, geleneksel kahve evi olma özelliğini devam ettiren ve sosyal medya kullanmayan Erzurum Dadaş Kahve Evi ile yeni nesil kahve akımı çerçevesinde kurulan ve tasarım sürecinde sosyal medyadan yararlanan Amelie’s Garden ele alınmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, geleneksel kahve mekânlarıyla bu mekânların yerini almaya başlayan yeni nesil kahve mekânlarını iç mekân tasarımı açısından karşılaştırarak incelemek ve bu mekânların iç mekân tasarımlarında sosyal medyanın etkileşimini ortaya koymaktır. Ankara’nın Ulus ve Çankaya ilçesinde yer alan geleneksel ve yeni nesil kahve mekânları araştırmanın kapsamını oluşturmakla birlikte, bu kapsamda mekân sahipleri ile görüşme tekniği kullanılarak bilgiler toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda ise kahve mekânlarının dönüşümler geçirdiği, geleneksel kahve mekânlarının yerini artık yeni nesil kahve mekânlarının almaya başladığı gerek kullanıcı istek ve ihtiyaçları gerekse küreselleşme ve teknolojinin gelişmesiyle (sosyal medyanın estetik kaygısı oluşturması) iç mekân tasarımlarında değişiklikler meydana geldiği ve bu değişikliklerin daha çok yeni nesil kahve mekânlarında görüldüğü tespit edilmiştir. Time, place, and location concepts have showed changes both simultaneously with the world and in their own particular circumstances in Turkey. These changes have been very effective in shaping the place organization especially due to the social media culture that also affected coffee places. In this context, in recent years, it has been observed that coffee spaces have gradually moved away from the old traditional structures and started to have the characteristics of new generation coffee spaces. This study discuss approaches Erzurum Dadas Kahve Evi which continues to be a traditional coffee house and does not use social media and Amelie’s Garden which is established within the framework of the new generation coffee flow and benefit from social media in the design process. The primary purpose of this study is to examine and compare the traditional coffee spaces and new generation coffee spaces that have started to replace the traditional ones in terms of interior design and reveal the interaction of social media in their interior design. While the Scope of the research involves the traditional and new generation coffee places in Ulus and Çankaya districts of Ankara, information was collected by using interview technique with the site owner within the context. As a result of this research, it has been found that coffee places are showing transformation; New generation coffee places are now taking the place of traditional coffee places. It has been also determined that changes in interior design are shaping upon both user requests and needs. Globalization and development of technology (the aesthetical concern of social media) have also resulted in changes in interior design. It has been concluded that these changes are more common in the new generation coffee shops.
  • Item
    Sosyal medayada kurumsal itibar yönetimi: yeşilay
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020) Tenekecioğlu, Çiğdem; Tayfun, Recep
    Kurumlar, halkla ilişkiler uygulamalarını yaparken günümüz koşullarında sadece geleneksel medyadan değil sosyal medya platformlarından da yaralanmaktadırlar. Sosyal medya platformlarında olmak, hedef kitleye ulaşmak için yeterli olmamaktadır. Çift yönlü simetrik iletişim uygulaması ile kurumlar hedef kitlelerine sosyal medya aracılığıyla ulaşabilmekte ve iletişimlerinde başarılı olmayı mümkün kılmaktadırlar. Dolayısıyla, kurumlar bu platformlarda kurumsal itibarlarını, gerçek hayatta olduğu gibi yönetmeye ihtiyaç duymaktadırlar. Kurumların, kurumsal itibarı etkileyen sosyal medya değişkenlerini kullanarak sosyal medya platformlarını yönetmeleri, kurumsal itibarlarının olumlu algılanmasını olanaklı kılmaktadır. Bu çalışma kapsamında, Yeşilay’ın kurumsal itibarını sosyal medyada nasıl yönettiğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel içerik analizi yöntem olarak belirlenmiştir. Öncelikle Mc Corkindale ve Di Staso'nün ortaya koymuş olduğu kurumsal itibarı etkileyen sosyal medya değişkenlerine uygun sorular hazırlanmıştır. Yeşilay’ın sosyal medyada Facebook ve Twitter resmi platformlarında yaptığı içerik paylaşımlarında bu soruların cevapları analiz edilmiş, hangi değişkene uygun içerik paylaşımı gerçekleştirdikleri saptanmıştır. Facebook ve Twitter platformlarında 1 Ocak 2015- 30 Haziran 2019 tarihleri arasında Yeşilay tarafından paylaşılan 903 içerik analiz edilmiştir. Yapılan incelemeler sonunda, Yeşilay’ın kurumsal itibarı etkileyen sosyal medya değişkenlerini nasıl kullandığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, kurumun sosyal medya platformlarında paylaştıkları içeriklerinde, kurumsal itibarı etkileyen sosyal medya değişkenlerinin sınırlı olması nedeniyle, Yeşilay’ın kurumsal itibarını sosyal medyada yönetiminde tam başarılı olamadığı ortaya konulmuştur. Corporations are using not only traditional media but also social media platforms while making their public relations under today’s conditions. Being in social media platforms is not enough to reach the target group. Corporations with two-way symmetrical communication practice have access to their target groups by means of social media and making possible to be successful in their communication. Hence, the corporations need to manage their corporate reputations in these platforms as in real life. Managing the social media platforms by using social media variables, which affect the corporate reputation, enables corporate reputation of the corporations to be perceived as affirmative. Within this study, it is aimed to analyze how Yeşilay manages its corporate reputation in social media. Qualitative content analysis is determined as method in the research. Questions are arranged in accordance with the social media variables, revealed primarily by Mc Corkindale and Di Staso, which affect the corporate reputation. Answers of these questions are analyzed in the content sharing of Yeşilay in official Facebook and Twitter platforms in social media, and it is determined that they carried out the content sharing relevant with which variable. 903 contents, which are shared by Yeşilay between the dates of 1 January 2015 and 30 July 2019 on Facebook and Twitter platforms, are analyzed. At the turn of the research, it is stated that how Yeşilay used the social media variables that affect the corporate reputation. As a result, it is revealed that Yeşilay is not successful in management of its corporate reputation in social media because of the social media variables that affect the corporate reputation are limited in its contents shared in social media platforms.