Başkent Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

Başkent Üniversitesi DSpace, üniversitemiz tarafından doğrudan veya dolaylı olarak yayınlanan kitap, makale, tez, bildiri, rapor ve araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar. Bu sistem, üniversitemizin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak amacıyla telif haklarına uygun olarak Açık Erişim imkanı sağlar.

Başkent Üniversitesi Kütüphanesi için tıklayınız..

Photo by bidb.baskent.edu.tr
 

Recent Submissions

Item
Observational test of R 2 spacetimes with the S2 star in the Milky Way Galactic Center
(Başkent Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, 2024-08-06) Yan, Jian-Ming; Zhu, Tao; Azreg-Ainou, Mustapha; Jamil, Mubasher; Nguyen, Hoang Ky
A novel class of vacuum metrics expressible in analytical form was recently found for pure 7Z2 2 gravity, based on a groundwork put forth by Buchdahl in 1962. These Buchdahl-inspired solutions offer a practical framework for testing 7Z2 2 gravity through empirical observations. Within a subclass of asymptotically flat Buchdahl-inspired vacuum spacetimes, we identified a parameter E measuring the deviation from the classic Schwarzschild metric, which corresponds to E = 0. In this paper, we employ observational data from the S2 star's orbit around Sgr A* in the Milky Way galactic center and perform Monte Carlo Markov Chain simulations to probe the effects of the new metrics on the orbit of the S2 star. Our analysis presented herein reports a range at 95% confidence level on the deviation parameter as E is an element of (-0.6690, - 0.6690, 0.4452). While no decisive evidence either in favor or in disfavor of the asymptotically flat Buchdahl-inspired spacetimes has been achieved, the obtained bound is compatible with the tighter results using other data of different nature as recently reported in Eur. Phys. J. C 84 (2024) 330. As a meaningful test probing into a strong-field regime, our present study calls for further observations with prolonged period and improved accuracy in order to tighten the bound for E using the S2 star orbit.
Item
Elektrik satım sözleşmlerine uygulanacak hukuk
(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Ünalan, Bengisu; Çörtoğlu Koca, Sema
Bu tez çalışmasının amacı, yabancılık unsuru içeren elektrik satım sözleşmelerinin milletlerarası özel hukuk ve uluslararası ticaret hukuku bakımından incelenmesidir. Küreselleşen dünya ekonomisi içerisinde elektrik enerjisi, yalnızca teknik ve ekonomik bir meta değil, aynı zamanda hukuki düzenlemelerin ve uluslararası iş birliklerinin merkezinde yer alan stratejik bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Özellikle farklı devletlerde yerleşik bulunan taraflar arasında akdedilen sözleşmeler, uygulanacak hukuk, yargı yetkisi, sözleşmenin geçerliliği ve uyuşmazlık çözüm yöntemleri bakımından çeşitli sorunları gündeme getirmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde elektrik enerjisinin hukuki niteliği, elektrik satım sözleşmelerinin tanımı, türleri ve bu sözleşmelere uygulanacak ulusal ve uluslararası düzenlemeler ele alınmıştır. Özellikle ikili anlaşmaların elektrik piyasasında taşıdığı önem ve Türk hukukundaki yeri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise, MÖHUK hükümleri ışığında sözleşmelere uygulanacak hukukun belirlenmesi, tarafların hukuk seçimi serbestisi, seçim yapılmadığı hallerde objektif bağlama kuralları, kamu düzeni ve doğrudan uygulanan kurallar gibi hususlar kapsamlı biçimde analiz edilmiştir. Bunun yanında, Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG) düzenlemelerinin elektrik satım sözleşmelerine etkisi irdelenmiştir. Sonuç olarak, yabancılık unsuru taşıyan elektrik satım sözleşmeleri, hem ulusal hukuk sistemleri hem de uluslararası enerji hukuku açısından çok boyutlu bir incelemeyi zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda, hukuki belirsizliklerin giderilmesi, tarafların menfaatlerinin dengelenmesi ve uluslararası ticarette öngörülebilirliğin artırılması için, hukuk seçimi mekanizmalarının etkin şekilde uygulanması ve uyuşmazlık çözüm yollarının güçlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. The primary aim of this thesis is to examine electricity sales contracts containing a foreign element within the framework of private international law and international trade law. In the context of a globalized economy, electricity is not merely a technical or economic commodity, but also a strategic asset situated at the intersection of legal regulations and international cooperation. Particularly in contracts concluded between parties established in different states, questions concerning applicable law, jurisdiction, contractual validity, and methods of dispute resolution arise as significant legal challenges. The first chapter of the study explores the legal nature of electricity, the definition and classification of electricity sales contracts, and the relevant national and international regulatory frameworks. Special emphasis is placed on bilateral agreements and their role in the electricity market under Turkish law. The second chapter addresses the determination of applicable law in light of the provisions of the Turkish Code on Private International and Procedural Law (MÖHUK), the scope of party autonomy in the choice of law, objective connecting factors in the absence of such choice, and the limitations posed by overriding mandatory rules and public policy. Moreover, the impact of the provisions of the United Nations Convention on Contracts for the International Sale of Goods (CISG) on electricity sales contracts has been examined. In conclusion, electricity sales contracts with a foreign element require a multidimensional approach that combines both national legal systems and the principles of international energy law. To enhance legal certainty, balance the interests of the contracting parties, and increase predictability in international trade, it is argued that choice-of-law mechanisms should be applied more effectively and that dispute resolution methods— particularly arbitration—should be further strengthened.
Item
Türkiye’de Alevi-Bektaşi kültürünün ve sembollerinin cemevlerinde iç mekâna yönelik ifade biçimleri
(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Ulucan, Fatma Buse; Güner Aktaş, Gözen
Bu çalışma, Türkiye'deki Alevi-Bektaşi kültürünün ve sembollerinin cemevlerinin iç mekânlarındaki mekânsal yansımalarını incelemektedir. Araştırma, Alevi-Bektaşi topluluğunun kültürel, sosyal ve davranışsal değerlerinin cemevlerinin tasarımı ve düzenlenmesinde nasıl somutlaştığını araştırmaktadır. Çalışmanın temel amacı, Alevi- Bektaşi inançlarından, ritüellerinden ve davranış kodlarından oluşan sembolik değerlerin cemevlerinde mekânsal olarak nasıl ifade edildiğini anlamaktır. Çalışmada yorumlayıcı fenomenolojik bir yöntem benimsenmiş; literatür taramaları, saha gözlemleri ve sözlü görüşmelerle veri toplanmıştır. Ankara’da gerçekleştirilen saha çalışmaları kapsamında, dede, zakir, semahçı, cemevi kullanıcıları ve yöneticilerle görüşülmüştür. Analizlerde, Alevi-Bektaşi kültüründe önemli yer tutan sayı, hayvan ve renk gibi sembol kodları; "Dört Kapı, Kırk Makam" öğretisi ve cem ritüeli gibi kavramlar değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, cemevlerinin iç mekân tasarımının Alevi-Bektaşi kültürel sembollerine dayandığını ve bu sembollerin bireylerin davranışları ve topluluk içindeki etkileşimleriyle uyumlu bir şekilde mekânsal düzene yansıdığını ortaya koymaktadır. Örneğin, On İki İmam'ı temsil eden on iki yapısal elemanın kullanımı veya belirli renk ve motiflerin mekânda işlevsellik ile sembolizmi bir araya getirmesi, topluluğun davranış kodlarını mekânsal ifadeye dönüştürdüğünü göstermektedir. Ayrıca, cemevlerinin yalnızca ritüellerin gerçekleştirildiği yerler olmadığı, aynı zamanda bireylerin sosyal ve kültürel kimliklerini ifade ettikleri ve toplulukla etkileşim kurdukları alanlar olduğu belirlenmiştir. Bu çalışma, cemevlerinin mekânsal ve sembolik boyutlarını inceleyerek, mekânın davranışlar ve kültürel kodlarla nasıl şekillendiğine dair kapsamlı bir anlayış sunmaktadır. Bulgular, özellikle dinsel ve topluluk mekânlarının kültür-davranış-mekân ilişkisi bağlamında değerlendirilmesine yönelik özgün katkılar sağlamaktadır. This study examines the spatial reflections of the Alevi-Bektashi culture and its symbols in the interior spaces of cemevis (Alevi worship centers) in Turkey. It investigates how the cultural, social, and behavioral values of the Alevi-Bektashi community are embodied in the design and organization of cemevis. The primary aim of the study is to understand how symbolic values, derived from Alevi-Bektashi beliefs, rituals, and behavioral codes, are spatially expressed within cemevis. An interpretative phenomenological approach was adopted in the study, with data collected through literature reviews, field observations, and oral interviews. Fieldwork conducted in Ankara involved interviews with dedes (spiritual leaders), zakirs (musicians), semah performers, and cemevi users and administrators. The analysis focused on symbolic codes significant in Alevi-Bektashi culture, such as numbers, animals, and colors, as well as concepts like the "Four Gates and Forty Stations" teaching and the cem ritual. The findings reveal that the interior design of cemevis is deeply rooted in Alevi-Bektashi cultural symbols and that these symbols are harmoniously integrated into the spatial organization to reflect the community's behavioral codes and interactions. For example, the use of twelve structural elements representing the Twelve Imams, or the incorporation of specific colors and motifs that merge functionality with symbolism, demonstrates how the community's behavioral codes are translated into spatial expression. Furthermore, the study identifies that cemevis are not merely places for performing rituals but also serve as spaces where individuals express their social and cultural identities and interact with their community. By examining the spatial and symbolic dimensions of cemevis, this study provides a comprehensive understanding of how space is shaped by behaviors and cultural codes. The findings offer unique contributions, particularly in evaluating religious and communal spaces within the context of the culture-behavior-space relationship.
Item
Sözleşme özgürlüğü ilkesi kapsamında faktoring sözleşmeleri
(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Kahraman, Ayfer; Yücer Aktürk, Zeynep İpek
Sözleşme özgürlüğü ilkesi kapsamında oluşturulan faktoring sözleşmeleri hukuk düzeninde önemli bir yer tutar. Taraflara birden fazla borç yükleyen ve karşılığında menfaat sağlayan faktoring sözleşmelerinin sözleşme özgürlüğü ilkesi sınırları içinde akdedildiğinin denetimi fikri ile bu eser yazılmıştır. Bu tez, faktoring sözleşmelerinin isimsiz sözleşme niteliğinde olduğuna ve standart tipte oluşturulan sözleşme hükümlerinin TBK m. 27, m. 20 ilâ 25, m. 28, TMK m. 2 ve m. 24 gereğince denetlenmesi gerektiği görüşüne katılmaktadır. Bu araştırmada ilk olarak sözleşme özgürlüğü ilkesinin tanımı, tarihçesi, sınırları ve isimsiz sözleşmeler hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra faktoring işleminin, tanımı, tarihsel gelişimi, diğer finans kurumlarıyla karşılaştırılması, faydaları ve sakıncaları ile faktoring sözleşmesinin tanımı, hukuki niteliği, unsurları, tarafları, içeriği, şekli, türleri ve tarafların hak ve borçlarına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Son olarak örnek bir faktoring sözleşmesi ele alınarak sözleşme özgürlüğü ilkesinin sınırlarını düzenleyen genel düzenlemeler yönünden sözleşmenin denetlenmesi ile denetimin sonuçlarına yer verilmiştir. Factoring contracts created within the scope of the principle of freedom of contract have an important place in the legal order. This work was written with the idea of checking that factoring contracts that impose multiple debts on the parties and provide benefits in return are concluded within the boundaries of the principle of freedom of contract. This thesis points out that factoring contracts are anonymous contracts and that contract provisions created in standard type are in accordance with TCO art. 27, m. 20 to 25 m. 28, TCC art. 2 and m. 24 agrees with the view that it should be audited accordingly. In this research, firstly, information about the definition, history, limits and anonymous contracts of the principle of freedom of contract is given. Then, explanations about the definition of the factoring transaction, its historical development, comparison with other financial institutions, its benefits and drawbacks, and the definition of the factoring contract, its legal nature, elements, parties, content, form, types and the rights and obligations of the parties are included. Finally, a sample factoring contract is discussed and the contract is audited in terms of general regulations regulating the limits of the principle of freedom of contract and the results of the audit are included.
Item
Vegan Dubai çikolatasının olabilirliğine ilişkin deneysel bir çalışma
(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Hacıosmanoğlu, Bahadır; Turgut, Hakan
Bu çalışma, Dubai çikolatasının vegan beslenme ilkelerine uygun şekilde formüle edilip edilemeyeceğini, vegan çikolatanın hangi alternatif kaynaklarla üretilebileceğini ve duyusal kalite özelliklerinin tüketici beğeni düzeyi üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nicel araştırma modeli kullanılarak tasarlanmış ve deneysel bir çalışma olarak yürütülmüştür. Çalışmada, geleneksel çikolatanın hayvansal içeriklerinin yerine bitkisel alternatiflerin kullanılması üzerine odaklanılmıştır. Tezin kavramsal çerçevesi, veganlık ve vejetaryenlik kavramlarını detaylı bir şekilde ele almakta, bu beslenme türlerinin temel ilkelerini açıklamaktadır. Ayrıca, kakao ve çikolatanın tarihi, üretim süreci ve farklı çikolata türleri hakkında ayrıntılı bilgiler sunulmaktadır. Bu bağlamda, çalışmanın teorik altyapısı, vegan çikolata üretimine yönelik inovatif yaklaşımların zeminini hazırlamaktadır. Araştırmada, Dubai çikolatası vegan beslenme ilkelerine göre formüle edilebilirliği ve hangi alternatif kaynaklarla üretilebilirliği sorgulanmıştır. Hindistan cevizi sütü, badem sütü gibi bitkisel kaynaklı alternatifler kullanılarak 6 farklı vegan Dubai çikolatası formülasyonu geliştirilmiştir. İlk aşamada, çikolata örneklerinin duyusal özelliklerini değerlendirmek amacıyla, gastronomi ve mutfak sanatları alanında 11 eğitimli panelistin katılımıyla kalite puanlama testi uygulanmıştır. Sonuçlar, tüm çikolata formülasyonlarının duyusal açıdan kabul edilebilir olduğunu göstermiştir. Vegan dubai çikolatasının tüketici beğenisini ölçmek adına bu değerlendirmeler sonucunda, Hindistan cevizi sütü (%25) ve badem sütü (%15) içeren iki formülasyon ileri değerlendirmeler için seçilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında, 90 eğitimsiz panelistin katılımıyla tüketici beğenisi hedonik testlerle ölçülmüştür. Analizler, Hindistan cevizi sütü içeren çikolatanın genel beğeni düzeyinde, badem sütlü üründen daha yüksek bir değerlendirme aldığını ortaya koymuştur. Araştırma bulguları, Dubai çikolatasının vegan beslenme ilkeleri doğrultusunda formüle edilebileceğini, farklı bitkisel kaynaklar kullanılarak birden fazla formülasyon oluşturulabileceğini ve bu ürünlerin duyusal kalite açısından tüketici taleplerini karşılayabildiğini göstermektedir. Ancak, hayvansal süt ürünlerinin bitkisel alternatiflerle değiştirilmesi sırasında maliyet, tedarik zinciri ve üretim sürecinde karşılaşılan zorluklar dikkat çekmiştir. Çalışmada endüstriyel mutfak ekipmanlarına olan ihtiyaç, üretim sürecinde önemli bir rol oynamıştır. Sonuç olarak, bu çalışma, vegan Dubai çikolatasının ticari bir ürün olarak değerlendirilebileceğini ve vegan tüketicilere yönelik önemli bir seçenek sunduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, bu araştırma, vegan çikolata üretimi konusunda gastronomi alanında yenilikçi bir yaklaşım sunmakta ve bitkisel bazlı ürünlerin geliştirilmesi üzerine bilimsel ve ticari açıdan değerli bir katkı sağlamaktadır. This study aims to investigate whether Dubai chocolate can be formulated in accordance with vegan nutrition diet principles, with which alternative sources vegan chocolate can be produced and the effects of sensory quality attributes on consumer appreciation level. The research was designed using a quantitative research model and conducted as an experimental study. This study focused on the use of plant-based alternatives instead of animal-based ingredients in traditional chocolate. The conceptual framework of the thesis examines the concepts of veganism and vegetarianism in a detailed way and explains the basic principles of these nutrition diet types. In addition, detailed information is provided about the history of cocoa and chocolate, the production processes and different types of chocolate. In this context, the theoretical background of the study prepares a ground for innovative approaches towards vegan chocolate production. In the study, the possibility of finding best/optimum formulation of Dubai chocolate in accordance with vegan diet principles and with which other sources it can be made from were questioned. 6 different vegan Dubai chocolate formulations were developed using plant-based alternatives of ingredients such as coconut milk and almond milk. In the first stage, a quality scoring test was applied with the participation of 11 trained panelists in the field of gastronomy and culinary arts in order to evaluate the sensory attributes of the chocolate samples. The results showed that sensorial characteristics of all chocolate formulations were acceptable. As a result of these evaluations of vegan Dubai chocolate, two formulations containing coconut milk (25%) and almond milk (15%) were selected for further evaluations. In the second stage of the study, acceptability of consumer preference was by hedonic tests with the participation of 90 untrained panelists. The analyses revealed that chocolate containing coconut milk received a higher result evaluation than almond milk product in terms of overall preference. The research findings showed that Dubai chocolate can be formulated by vegan diet principles, multiple formulations can be created using different plant-based sources, and these products can meet consumer demands in terms of sensorial quality attributes. However, the difficulties encountered in cost, supply chain, and production processes while replacing animal based dairy products with plant alternatives were remarkable. It was seen that the need for industrial kitchen equipment played an important factor during production. In conclusion, this study reveals that vegan Dubai chocolate can be considered as a commercial product and offers an important option for vegan consumers. In addition, this research offers an innovative approach in the field of gastronomy regarding vegan chocolate production and provides a valuable scientific and commercial contribution to the development of plantbased products.