Başkent Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

Başkent Üniversitesi DSpace, üniversitemiz tarafından doğrudan veya dolaylı olarak yayınlanan kitap, makale, tez, bildiri, rapor ve araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar. Bu sistem, üniversitemizin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak amacıyla telif haklarına uygun olarak Açık Erişim imkanı sağlar.

Başkent Üniversitesi Kütüphanesi için tıklayınız..

Photo by bidb.baskent.edu.tr
 

Recent Submissions

Item
İlk halka arzlarda fiyatlama, likidite ve finansal borçlanma ilişkisi: 2020 ve 2021 dönemi halka arzlara ilişkin bir uygulama
(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Yücel, Elif; Gurol, Burcu
İşletmeler gereksinim duydukları kaynakları sağlamak ve daha kurumsal yapılar haline gelmek üzere halka açılmaktadırlar. 2020 Mart ile başlayan pandemi döneminin sermaye piyasalarına olan etkisi finans literatürü açısından oldukça önemlidir. Bu çerçevede bu çalışmanın temel amacı 2020 ve 2021 yıllarında halka arz olan işletmelerin hisse senetlerinin nasıl fiyatlandığının ve elde edilen ihraç primlerinin kullanım yerlerinin incelenmesidir. Elde edilen sonuçlar işletmelerin genel olarak düşük fiyatlama yaptıklarını, 2020’de halka arz olan işletmelerin elde ettikleri ihraç primlerini pandemi başında borç kapatmak ve likiditte kalmak üzere kullandıklarını göstermektedir. 2021 yılında halka arz olan işletmeler de likidite ve borç oranlarını düşürmenin yanı sıra belirsizliğin azalması yeni yatırımlar yapmaya başlamışlardır. Businesses are going public to obtain the resources they need and to become more corporate structures. The impact of the pandemic period that started in March 2020 on capital markets is quite important in terms of finance literature. In this context, the main purpose of this study is to examine how the stocks of companies that went public in 2020 and 2021 were priced and where the obtained premiums were used. The results obtained show that companies generally underpriced, and that companies that went public in 2020 used the premiums they obtained at the beginning of the pandemic to pay off debts and stay liquid. In addition to reducing their liquidity and debt ratios, companies that went public in 2021 started to make new investments due to the decrease in uncertainty.
Item
Afyonkarahisar yöresinin Azerbaycan ile Tarih ve Dil İlişkileri: Bolvadin, Dinar ve Emirdağ örnekleri
(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024) Dede, Denizcan; Eker, Süer
Afyonkarahisar’ın Bolvadin, Dinar, Emirdağ, Sultandağı bölgelerindeki, Gence-Karabağ kökenli Türkmen aşiret yapılanmalarının Azerbaycan’dan Anadolu’ya tarihi dönemde göçü üzerine yoğunlaşan bu çalışma, dilbilim ve tarih başta olmak üzere sosyal bilimler dallarını disiplinlerarası şekilde ele alarak hazırlanmıştır. Çalışmada ele alınan havzada bulunan köyler ise Emirdağ’da başta Davulga ve Bademli olmak üzere Aşağıaliçomak, Avdan, Daydalı, Eşrefli, Gelincik, İncik, Karakuyu ve Yeniköy’dür. Bolvadin’de Büyükkarabağ, Derekarabağ ve Ortakarabağ köyleri; Sultandağı’nda ise Çukurcak, Karapınar ve Yenikarabağ köyleri vardır. Bu köyler, aynı havzadadır ve akrabalık bağları mevcuttur. Dinar’da ise Çölovası olarak bilinen yörede Karabağ’dan gelen Cevanşirlerin iskân edildiği bilinmektedir. Bu köyler en büyük köy olan Haydarlı başta olmak üzere Akçin, Akpınarlı, Bağcılar, Çiçektepe, Çürüklü, Doğanlı, Ergenli, Göçerli, Kadılar, Ocaklı, Okçular ve Yıprak’tır. Çapalı köyünün bir kısmının Çölovası’ndan göçtüğü de bilinmektedir Safevilerin meşhur hükümdarı Şah I. Abbas döneminde, siyasi koşullar sebebiyle bu Türkmenler muhtemelen XVII. yüzyılda yaşadıkları yerleri terk edip Osmanlı’ya göçmüşlerdir. Kayıtlardan bu Türkmenlerin Afyon’da yurt tutmasının XVIII. yüzyılda tamamlandığı ve Osmanlı’nın iskân politikaları sonucunda Emirdağ, Dinar ve Bolvadin’e yerleştirildikleri görülmektedir. Bunun sonucunda Afyonkarahisar’da Azerbaycan’la eşleşen yer ve sülale adları ve kendine has bir ağız oluşmuştur. Bu Türkmenler, çoğunlukla köklerinin ve göç yollarının farkındadır. Konuştukları ağız, Azerbaycan Türkçesinin uzantısı olan yapılar taşımaktadır, pek çok çalışmada da bu yöre Batı Anadolu’dan farklı tasnif edilmiştir. Yerel halkın da bu Karabağlı Türkmenlerin şivelerini kendilerine biraz uzak ve yabancı gördüğü görülmektedir. Bu yerleşimler ziyaret edilerek bağlantılı oldukları sülaleler bulunmuş, Azerbaycan’da da aynı yer ve oymak-sülale adlarını taşıyan bölgeler tespit edilip, yerinde tetkik edilmiş, Afyonkarahisar’da yaşayan Türkmenlerin, Azerbaycan’da aynı toponim ve etno-patronimleri taşıyan bölgelerle akrabalığı ispat edilmiştir. This thesis is an interdisciplinary work concerning linguistics and history, concentrating on Turcoman tribal entities of Ganja-Karabakh origin living in Bolvadin, Dinar, Emirdağ, and Sultandağı districts. The basin which was examined in the thesis includes Emirdağ district’s Davulga, Bademli, Aşağıaliçomak, Avdan, Daydalı, Eşrefli, Gelincik, İncik, Karakuyu Yeniköy; Bolvadin district’s Büyükkarabağ, Derekarabağ and Ortakarabağ; Sultandağı district’s Çukurcak, Karapınar and Yenikarabağ towns. Those towns belong to the same basin and have known relations between them. In Dinar, the region called Çölovası is known as the Javanshir tribe’s settlement area. The biggest and most prominent town of this district is Haydarlı, and the rest of the towns are named Akçin, Akpınarlı, Bağcılar, Çiçektepe, Çürüklü, Doğanlı, Ergenli, Göçerli, Kadılar, Ocaklı, Okçular and Yıprak. Also, a part of Çapalı town’s population is originally from the Çölovası region. During the reign of the famous Safavid Shah Abbas I, those Turcomans left their homelands and migrated to Ottoman soil for political reasons, probably during the XVII. century. Ottoman documents display that their migration to Afyonkarahisar province was completed in XVIII. century and Ottomans settled them in Emirdağ, Dinar, and Bolvadin within a settlement policy. That population mobilization process caused the emergence of new patronyms and toponyms in Afyonkarahisar province and even the emergence of a new and unique dialect. Except in Dinar, those Turcomans are still aware of their origins and migration roads. The dialect they speak has been influenced by Azerbaijani Turkish, and many linguistic studies distinguish the dialects of the villages, as mentioned above, from native dialects. Moreover, it is known that locals viewed the dialect of those Karabagh Turcomans as distinct and even a bit alien to themselves. This work examined the specific linguistic cases in the Afyonkarahisar region and found phonetical, morphological, and lexical similarities between Afyonkarahisar’s aforementioned regions and Azerbaijan. In this study, those settlements were visited, the tribes and families they were connected to were detected, and the same method was applied in Azerbaijan; the matching toponyms, patronyms, and ethnonyms were researched with the field research method. Therefore, all the relations between Afyonkarahisar’s Turcomans and Azerbaijan were proved.
Item
Yetenek yönetimi uygulamalarının çalışanın sürdürülebilir performansına etkisi: Kariyer memnuniyetinin aracılık rolü
(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Akmermer, Gülder; Kırkbeşoğlu, Erdem
Globalleşme, teknolojik gelişmeler ve bilgiye kolay erişim gibi faktörlerle günümüz iş dünyası hızlı değişimlere uğramaktadır. Çalışanlar, yeteneklerini kullanabilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri işleri tercih ederken, işverenler ise yetenekli çalışanları bulup elde tutmayı sürdürülebilir rekabet avantajı için kritik görmektedir. Bu bağlamda, yetenek yönetimi insan kaynakları yönetiminin önemli bir unsuru haline gelmiştir. Organizasyonların başarısı, yalnızca yetenek yönetimine değil, çalışanların sürdürülebilir performansına da bağlıdır. Sürdürülebilir performans, çalışanın hem kendi hem de organizasyonun gelişimine katkısını ifade eder. Yüksek sürdürülebilir performansa sahip çalışanlar, daha üretken olmanın yanı sıra organizasyon ve birey için ortak bir gelecek yaratmada rol oynar. Yetenekli çalışanlar, stratejik pozisyonlarda bulundukları için kariyer memnuniyeti onlar için kritik öneme sahiptir. Kariyer memnuniyeti sağlandığında, bu çalışanlar daha yüksek performans göstererek organizasyona katkı sağlar. Yetenek yönetimi sayesinde çalışanlar, kişisel gelişimlerine destek verildiğini fark eder ve değerli hisseder. Bu durum, çalışanların organizasyona bağlılığını artırarak daha uzun süre organizasyonda kalmalarına ve yüksek performans göstermelerine katkıda bulunur. Böylece yetenek yönetimi, çalışanların kariyer memnuniyeti ile organizasyonun başarısı arasındaki bağı güçlendiren bir unsur haline gelir. Bu bağlamda, tezin amacı yetenek yönetimi uygulamalarının çalışanın sürdürülebilir performansına etkisi ve bu etkide kariyer memnuniyetinin aracı rolünün araştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini, Ankara ilinde faaliyet gösteren kamu ve özel bankalardaki çalışanlar oluştururken, örneklemi ise bu bankalarda görev yapan 353 çalışanı kapsamaktadır. Araştırma verileri SPSS 25 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Aracılık analizleri ise SPSS’in PROCESS Macro eklentisi ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular, araştırma hipotezlerinin doğrulandığını göstermektedir. Kariyer memnuniyetinin yetenek yönetimi uygulamaları (hem soyut hem somut boyutta hem de bu ikisinin oluşturduğu toplamda) ve çalışanın sürdürülebilir performansı arasındaki ilişkiye aracılık ettiği görülmüştür. Kariyer memnuniyetinin yetenek yönetimi ve sürdürülebilir performans arasındaki ilişkiye aracılık ettiğine ilişkin literatüre katkı sağlayan bu çalışma, özellikle bankacılık sektörü için önemli pratik çıkarımları içerisinde barındırmaktadır. Globalization, technological advancements, and easier access to information have led to rapid changes in today's business world. Employees prefer jobs where they can utilize their talents and develop themselves, while employers see attracting and retaining talented employees as critical for achieving sustainable competitive advantage. In this context, talent management has become an essential component of human resources management. The success of organizations depends not only on talent management but also on employees' sustainable performance. Sustainable performance refers to an employee's contribution to both their own and the organization's development. Employees with high sustainable performance are not only more productive but also play a role in creating a shared and sustainable future for both the organization and themselves. Skilled employees hold strategic positions, making career satisfaction critically important for them. When career satisfaction is achieved, these employees perform at higher levels, thereby contributing more to the organization. Through talent management, employees realize that their personal development is supported and feel valued. This perception strengthens employees' organizational commitment, encouraging them to stay longer in the organization and perform at higher levels. Thus, talent management becomes a key factor in strengthening the connection between employees' career satisfaction and organizational success. In this context, the aim of the thesis is to investigate the impact of talent management practices on employees' sustainable performance and the mediating role of career satisfaction in this relationship. The population of the study consists of employees working in public and private banks operating in Ankara, while the sample includes 353 employees from these banks. The research data were analyzed using the SPSS 25 statistical package program, and mediation analyses were conducted with the PROCESS Macro extension of SPSS. The findings indicate that the research hypotheses were confirmed. It was observed that career satisfaction mediates the relationship between talent management practices (both in tangible and intangible dimensions, as well as their overall combination) and employees' sustainable performance. Contributing to the literature on the mediating role of career satisfaction in the relationship between talent management and sustainable performance, this study also offers significant practical implications, particularly for the banking sector.
Item
Sağlık sistemi performansı ile ilgili çalışmaların bibliyometrik analizi
(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Kavuncubaşı, Uğur Can; Yılmaz, Fikriye
Sağlık sistemi performansı, sağlık sisteminin çıktılarını veya nihai hedeflerini (iyi sağlık, duyarlılık ve finansal risk koruması); erişim, kapsayıcılık, kalite, güvenlik, verimlilik gibi araçsal hedefleri, sistem yapısı, kaynakları ve hizmet sunumu ve yönetimi de dahil olmak üzere işlevlerini kapsayan şemsiye bir terimdir. Bu çalışmanın amacı, sağlık alanında giderek daha popüler hale gelen sağlık sistemi performansı üzerine yapılan çalışmaların bibliyometrik analizini gerçekleştirmektir. Web of Science veri tabanına dayanan bu yüksek lisans tezi, yayın eğilimlerini, araştırma konularını, yazarları ve bağlı oldukları kurumları belirlemeyi ve 1990 ile 2020 yılları arasında sağlık sistemi performansı konusundaki çalışmaların evrimini bibliyometrik analiz yöntemleriyle haritalandırmayı amaçlamaktadır. Bibliyometrik R Paketi (Biblioshiny) kullanılarak performans analizi ve bilim haritalama işlemleri gerçekleştirilmiştir."Konu" bazında yapılan arama sonucunda, WoS veri tabanında 3.338 makale belirlenmiştir. Makale sayısı 2000-2021 yılları arasında sürekli artmıştır. Bradford Law tarafından temel kaynaklar olarak da adlandırılan en ilgili beş kaynak, BMC Health Services Research, Health Policy and Planning, PlosOne, Social Science& Medicine and Human Resources dergileridir. En çok atıf alan kaynaklar ise “The Lancet”, “Health Policy and Planning”, “Social Science and Medicine”, “BMC Health Services Research” ve “Bulletin of the World Health Organization” dergileridir. Alan Lopez, Christopher Murray ve Rafael Lozano bu konu ile en ilgili yazarlardır. "Halk Sağlığı", "sağlık için insan kaynakları", "sağlık sistemi yönetişimi", "sağlık politikası", "sağlık sistemi performansı" ve "sağlık finansmanı" en sık kullanılan yazar anahtar kelimeleridir.Bu çalışmada, yayınların tematik haritası ve tematik evrimleri de incelenmiş ve niş, motor, temel ve yükselen ve azalan temalar belirlenmiştir. Çalışmanın araştırmacıların, yasa koyucuların ve uygulayıcıların sağlık sistemi performansının temel kavramlarını anlamalarına ve yeni araştırma ve politika çıkarımları üretmelerine yardımcı olması beklenmektedir. Health system performance is an umbrella term covering the health system’s outcomes or ultimate goals of good health, responsiveness, and financial risk protection; intermediate objectives of access, coverage, quality, safety, efficiency, and system structure, resources, and functions, including service provision and management. The aim of this study is to perform a bibliometric analysis of studies on health system performance, which has become increasingly popular in the field of health. Based on the Web of Science database, this master's thesis aims to determine the publishing trends, research topics, authors and their affiliations, and template the evolution of studies on the topic of health system performance between 1990 and 2020 through bibliometric analysis methods. By using Bibliometric R Package (Biblioshiny), performance analysis and science mapping procedures were performed. Based on “topic”, the search procedure identified 3,338 papers in the WoS database. The number of papers constantly increased during the years 2000 to 2021. The five most relevant sources, also called core sources by Bradford Law, are BMC Health Services Research, Health Policy and Planning, PlosOne, Social Science& Medicine and Human Resources. The most cited sources are The Lancet, Health Policy and Planning, Social Science and Medicine, BMC Health Services Research and Bulletin of the World Health Organization. Alan Lopez, Christopher Murray, and Rafael Lozano are the most relevant authors. “Public Health”, “human resources for health”, “health system governance”, “health policy”, “health system performance” and “health financing” are the most occured author keywords. In this study, thematic map and thematic evolutions of publications were also investigated and niche, motor, basic and emerging & declining themes were identified. The study are expected to help researchers, legislators, and practitioners understand the basic concepts of the health system performance, and to assist them to raise new research and policy implications.
Item
Finansal hizmetlerin dijitalleşmesi sürecinde rekabet hukuku sorunları
(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Cankılıç, Kerem; Hazar, Adalet
Finansal hizmetlerin sunulduğu pazarların dijitalleşmesiyle birlikte, geleneksel aktörler ve geleneksel rekabet dinamikleri tamamen değişmektedir. Geleneksel aktörler olarak bilinen bankalar ve sigorta kuruluşları, yalnızca birbirleriyle değil, dijitalleşmenin meydana getirdiği pek çok farklı sektörde pek çok farklı aktörle rekabet etmektedirler. Dolayısıyla, dijitalleşmenin meydana getirdiği olguların rekabet hukuku anlamında analiz edilmesi ve uygulamadaki problemlerin tespit edilmesi gerekmektedir. Tez kapsamında; dijital finansal hizmetler pazarlarında ortaya çıkan yapısal ve davranışsal rekabetçi endişeler, ağ etkileri, self-preferencing (kendini önceliklendirme) uygulamaları, dijital finans alanındaki yeni aktörler, çok taraflı pazarlar, büyük teknoloji teşebbüsleri (BigTech) ve büyük teknoloji teşebbüslerinin pazar gücünü finansal hizmetler pazarına aktarması, pazara giriş yönündeki engellerin rekabet hukukuna olası etkileri ve geleneksel rekabet hukuku araçlarının finansal hizmetlerin dijitalleşmesi sürecinde ortaya çıkan işbu sorunlarla mücadele etmedeki yetersizliği üzerinde durulacaktır. Tez çalışmasında, FinTech ve FinTech ekosistemindeki rekabetçi endişelerin giderilerek rekabet ortamının tesis edilmesi ve tüketici refahının korunmasının teşvik edilmesi için dinamik, yenilikçi, disiplinler arası ve iş birliğine dayalı bir rekabet hukuku politikasının geliştirilmesi gerekliliğini savunmaktadır. Nitekim; dijital finansal hizmetler pazarındaki dinamikler, serbest piyasanın inisiyatifine bırakılamayacak kadar değerli olup devletin proaktif müdahalesini gerektirmektedir. The digitalization of markets in financial services is completely changing the traditional actors and the traditional competitive dynamics. Banks and insurance institutions, known as traditional actors, compete not only with each other but also with many different actors in many different sectors brought about by digitalization. Therefore, it is necessary to analyze the phenomena caused by digitalization in terms of competition law and to identify the problems in practice. This thesis will focus on structural and behavioral competitive concerns arising in digital financial services markets, network effects, self-preferencing practices, new actors in the field of digital finance, multilateral markets, big technology undertakings (BigTech) and the transfer of market power of big technology undertakings to the financial services market, the possible effects of barriers to entry on competition law, and the inadequacy of traditional competition law tools in dealing with these problems arising in the digitalization of financial services. In conclusion, the thesis argues that a dynamic, innovative, interdisciplinary and collaborative competition law policy should be developed to address the anti-competitive concerns in the FinTech and FinTech ecosystem in order to establish a competitive environment and promote the protection of consumer welfare. Indeed, the dynamics in the digital financial services market are quite significant to be left to the initiative of the free market and require proactive government intervention.