Enstitüler / Institutes
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/11727/1390
Browse
3 results
Search Results
Item Çok kriterlik karar verme yaklaşımı ile E-ticaret firmalarının performansının değerlendirilmesi(Başkent Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Işıl, Arısoy; Yusuf Tansel, İçHer geçen gün gelişen teknoloji, alışveriş davranışlarında da değişimleri beraberinde getirmiştir. Bu değişimlerin en önemli göstergesi ise ticaret alanında olmuştur. Fiziki çalışma ortamları yavaş yavaş bırakılarak birçok avantaja sahip çevrimiçi çalışma ortamlarına geçilmeye başlanmıştır. Özellikle Covid-19 salgını bu süreci daha da hızlandırmış ve insanları da sürece uyum sağlamaya zorlamıştır. Zamanla benimsenen ve kolaylıkları fark edilen e-ticaret sektörüne artan bu ilgi, bu yöndeki çalışmaları hızlandırarak birçok e-ticaret platformunun kurulmasına sebep olmuştur. Ancak artan e-ticaret platformları yeni bir sorunu ortaya çıkarmış ve hangi platformun daha iyi olduğu sorusunu akıllara getirmiştir. Bu çalışmada, e-ticaret platformlarının ele alınan kriterlere göre değerlendirilmesi ve mevcutta pazardan yüksek pay alan işletmelerin kendi arasında sıralanmasının sağlanması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda on e-ticaret sitesi ilk başta mevcut Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleri olan TOPSIS, VIKOR ve MOORA kullanılarak değerlendirilmiş, daha sonra yapılan çalışmalar sonucunda, mevcut metotların kriterleri değerlendirmeye uygun olmadığı fark edilmiştir. Bundan dolayı mevcut metodolojiye bir yenilik getirilerek modifiye TOPSIS yöntemi geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Literatürden farklı olarak geliştirilen modelde kriterler özellikle kategorik veriler için detaylı olarak ele alınmıştır. Geliştirilen model sonucu incelenmiş ve e-ticaret platformları sıralanarak rekabet durumu açısından önemli sonuçlar elde edilmiştir. Technology, which is developing nowadays, has also changed shopping behaviour. The crucial indicator of these changes has been in the field of trade. So, physical work environments have been abandoned, and online work environments with many advantages have started. The COVID-19 pandemic has accelerated this process and forced people to adapt to the process. Increasing interest in the e-commerce sector, which has been adopted over time and its conveniences have been realized, has accelerated the work in this direction and led to the establishment of many e-commerce platforms. The increasing number of e-commerce platforms has created a new problem of which platform is better. This study evaluates e-commerce platforms according to the criteria addressed and ranks them concerning market shares. For this purpose, ten e-commerce sites are evaluated using the existing Multi-Criteria Decision Making (MCDM) methods, such as TOPSIS, VIKOR, and MOORA. Then, we realized that the existing methods were not appropriate for evaluating the criteria. So, a modified TOPSIS method is developed and applied to the problem. Unlike the literature, in the developed model, the criteria are discussed in detail, especially for the categorical data perspective. The results of the developed model were analysed, and important results were obtained in terms of competition by ranking the e-commerce platforms.Item Pandeminin çevrimiçi tüketiciler üzerindeki etkileri(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Onur Can, Baran; Feride Bahar, IşınAralık 2019`da Çin'de ortaya çıkan COVID-19 salgını, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) 11 Mart 2020'de pandemi ilan etmesine yol açmıştır. COVID-19 pandemisinin ortaya çıkmasıyla birlikte küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerinin ne kadar zarar vereceği henüz bilinmemektedir. Birçok ülkede tam veya kısmi sokağa çıkma, sosyal mesafe gibi kısıtlamalarının getirilmesi salgının tüketici davranışını önemli ölçüde değiştirmesini ve sektörü yeniden şekillendirmesini sağlamıştır. Perakende mağazalar, alınan kısıtlamalardan kaynaklı müşteri tercihlerin değişmesiyle salgından olumsuz etkilenirken, çevrimiçi perakendeciler müşteri çekmeye devam etmiştir ve satış hacimlerini artırmışlardır, müşterilerin, talebini karşılamanın en hızlı ve pratik yolu olarak e-ticareti tercih etmeye başlamışlardır. E-ticaret, sıfıra yakın fiziksel etkileşim yöntemidir, doğrudan ürün teması sadece sağlık açısından değil aynı zamanda pratiklik, zaman ve enerji tasarrufu açısından da çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı, COVID-19 pandemisinin çevrimiçi tüketiciler üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışma kapsamında 402 katılımcı ile bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Yaş, cinsiyet, eğitim seviyesi, medeni hal ve ekonomik durum şeklinde belirlenen beş demografik etken temelinde çeşitli unsurlar pandemi öncesi ve sonrası yaşanan çeşitli durumlara göre incelenmiştir. Bulgula göre, pandemi sonrası tüketici tepkilerinde demografik etkenler birçok farklılık yaratmıştır. En etkili demografik etkenler yaş ve cinsiyet iken eğitim seviyesi ve gelir seviyesinin etkileri sınırlı olarak görülmüştür. The COVID-19 outbreak, which emerged in China in December 2019, led the World Health Organization (WHO) to declare a pandemic on March 11, 2020. With the emergence of the COVID-19 pandemic, it is not yet known how damaging the negative effects on the global economy will be. The introduction of restrictions such as full or partial curfew and social distance in many countries has enabled the epidemic to significantly change consumer behavior and reshape the sector. While retail stores were negatively affected by the epidemic due to the change in customer preferences due to the restrictions, online retailers continued to attract customers and increased their sales volumes, and they started to prefer e-commerce as the fastest and most practical way to meet the demands of customers. E-commerce is a method of near-zero physical interaction, direct product contact is very important not only in terms of health, but also in terms of practicality, time and energy savings. The purpose of this study is to examine the impact of the COVID-19 pandemic on online consumers. Within the scope of the study, a questionnaire study was conducted with 402 participants. Based on five demographic factors determined as age, gender, education level, marital status and economic status, various factors were examined according to various situations experienced before and after the pandemic. According to the findings, demographic factors have created many differences in consumer responses after the pandemic. While the most influential demographic factors were age and gender, the effects of education level and income level were seen to be limited.Item Elektronik ticaret güvenliğine yönelik yasal düzenlemeler: Türkiye ve Birleşik Krallık yasal düzenlemelerinin karşılaştırılmalı bir inceleme(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsü, 2019) Yıldırım, Yasin; Ayhan, Doğan YaşarBilgi ve iletişim araçlarının gelişmesi ve tüm dünyada internetin kitlelerin kullanımına açılması, başta mamul mal ve hizmetlerin satılması/alınması olmak üzere zaman içerisinde birçok ticari faaliyetin dijitalize olmasına sebebiyet vermiştir. Böylelikle “Elektronik Ticaret” modern dünyanın en önemli fenomenlerinden biri haline gelmiştir. ETicaretin böylesi büyük bir popülarite kazanması birtakım hukuki, sosyal ve ticari çekinceleri de beraberinde getirmiş ve “E-Ticarette Güven”, bir diğer ifadeyle “E-Güven” kavramı önem arz etmeye başlamıştır. E-Güven, tüketiciler ve işletmeler arasındaki dengeli ve sürdürülebilir bir dijital ticaret sisteminin ana unsuru olup bu kavramı oluşturan belli başlı faktörler vardır ki bunların en öne çıkanları ise tüketiciler için ön bilgilendirme yapılması, tüketicilere cayma hakkının tanınması, sözleşmelerin ifası ve teslimatların zamanında yapılması, kişisel verilerin korunması ile siber güvenliğin tesis edilmesi ve de son olarak meşru elektronik ödeme yöntemlerinin kullanılmasıdır. E-Güvenin tesis edilebilmesinin ve bu kavramın somutlaşabilmesinin en öncelikli koşulu ise ülkelerin ulusal mevzuatında bu doğrultuda kapsamlı, yerinde ve efektif düzenlemeler getirilmesidir. Zira hukuki altyapı ile dengeli ve sürdürülebilir bir e-ticaret sistemi arasında güçlü bir korelasyon mevcut olup yeterli, efektif ve yerinde hukuki düzenlemelere yer veren, yukarıda sayılan faktörleri kapsamlı bir şekilde düzenleme altına alan ve böylelikle e-güveni tesis edebilen ülkeler, e-ticaret alanında daha avantajlı bir konuma erişmektedir. 2018 yılı itibariyle, Avrupa’da, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı internet penetrasyonunun ve e-ticaret hacminin en yüksek olduğu ülkelerden; Türkiye Cumhuriyeti ise en düşük olduğu ülkelerden biridir. İki ülke arasında bu denli büyük bir farkın; sosyal, altyapısal, teknolojik ve ekonomik sebepleri olmasının yanı sıra en öne çıkan sebebi ise e-güven kavramının anılan ülkelerin hukuk sistemlerinde farklı şekillerde düzenlenmesidir. Filhakika, iki ülkenin e-ticarette güvenlik/e-güven ile alakalı hukuki düzenlemeleri mukayese edildiğinde de Birleşik Krallık Hukukunun Türk Hukukuna nazaran daha geniş kapsamlı, efektif, sistemli, detaylı bir şekilde hazırlandığı ve dolayısıyla e-güven duygusunun Birleşik Krallıkta daha yerinde ve yeterli düzenlemeler ile daha güçlü bir şekilde tesis edildiği sonuçlarına ulaşılmaktadır. Türkiye’de de e-ticaret hacminin artması ve tüketiciler ve işletmeler arasında daha sağlıklı ve sürdürülebilir ticari ilişkilerin kurulması için öncelikle e-güvenin ve e-güveni oluşturan faktörlerin güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda da Türk Hukukunda, Birleşik Krallık Hukuku esas alınmak üzere, revizyonlar, değişiklikler ve düzeltmeler yapılmalı, e-güven faktörlerine dair yeni, yeterli ve yerinde kurallara yer verilmeli, Türk e-ticaret hukukunda e-güven kavramı yeni baştan şekillendirilmelidir. Developments in information and communication technologies and enablement of internet connection to mass use caused to digitalization of commercial activities, primarily selling/buying of finished products and services. Hereby, the “Electronic Commerce” became one of the most important phenomena in modern world. However, with this great popularity, some legal, criminal, social and commercial concerns have been arisen as well and “trust in e-commerce”, in other words, the notion of “e-trust” was initiated to present much more significance. E-Trust is the main element of a balanced and sustainable digital commercial environment between consumers and businesses that being consist of basic underlying factors such as pre-contractual information to consumers, the right of cancellation of contracts, fulfilment of contracts and delivery of orders on specified time, existence of data protection measures and finally, recognition of legitimate electronic payment methods. Therewithal, the primary condition of settling e-trust and concretisation of this notion is the enactment of comprehensive, pertinent and effective laws and regulations as parts of national legal systems in countries. As, there is a very powerful and direct correlation between the legal framework of a country and sustainable e-commerce environment, countries that have a efficient, effective and pertinent legal framework, regulate the aforementioned factors and built e-trust in this way are in more advantaged position in sector. In Europe, as of 2018, the United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland is one of the countries has highest internet penetration rate and online shopping frequency; however, the Republic of Turkey is one of the countries with lowest ratios. Even, there are many social, infrastructural technological and economic and reasons of such a difference between these States, different codification of the e-trust, comes into prominence. Indeed, the comparison of Turkish and British legal systems with regard to e-trust in e-commerce indicates that the British law is much more comprehensive, effective, systematic and detailed than Turkish law and the notion of e-trust was regulated with more pertinent and efficient rules in much more powerful way in United Kingdom, than Turkey. In Turkey, for promotion of a sustainable commercial environment between consumers and businesses and acceleration of e-commerce frequency, the e-trust and its consisting factors must be strengthened. In that context, with regard to e-trust; several legal revisions, alterations and corrections need to be implemented, new, pertinent and efficient rules should be introduced and finally notion of e-trust has to be reshaped by modelling British law.