On-chain btc transferinden doğan kanunlar ihtilafı

dc.contributor.authorKelahmet, Gökçe
dc.date.accessioned2026-09-30T12:49:55Z
dc.date.issued2025
dc.description.abstractKripto varlıkların ilki olan BTC, Satoshi Nakamoto tarafından 2008 yılında, geleneksel ödeme sistemlerine alternatif olarak eşler arası bir elektronik ödeme sistemi olarak geliştirilmiştir. İzinsiz, merkeziyetsiz ve dağıtık blok zinciri teknolojisine dayanan BTC, ekonomik değer taşıması ve küresel çapta kullanıcılar arasında işleme konu edilebilmesi, işlemlerin farklı ülkelerde bulunan madenciler tarafından geçerli kılınıp; ağdaki kullanıcılar tarafından onaylanması bakımından sınır ötesi bir nitelik taşımaktadır. Yenilikçi bir doğaya sahip dijital bir varlık olarak BTC, yalnızca ekonomik sistemleri değil, işleme konu edildiği ağ yapısı ve işlemin coğrafi olarak birden çok farklı ülkedeki kullanıcılar arasında ve tarafından gerçekleştiriliyor olması dolayısıyla milletlerarası özel hukuk açısından da teorik ve pratik zorluklar doğurmaktadır. Bu çerçevede, BTC transferi kapsamında herhangi somut veya dijital bir şeyin devri söz konusu olmayıp sadece işleme konu edilen BTC üzerindeki kontrol kabiliyetine ve hak sahipliğine ilişkin ağdaki kayıt değiştirilmektedir. Bu yönüyle transfer işlemlerinde hak sahipliği meseleleri gündeme gelebilmektir. Bununla beraber, BTC’nin bir misli ödeme aracı veya sözleşmesel para olarak nitelendirilmesi ve kullanılması, kredi kartı gibi diğer ödeme sistemlerinde olduğu gibi hem sözleşmesel yükümlülükler hem de hak sahipliği meselelerinin iç içe geçmesine sebebiyet verebilmekte ve ancak bu meseleler her zaman aynı hukuk tarafından yönetilmek zorunda olmayabilecektir. Ayrıca, BTC’nin klasik eşya, para veya hak kategorilerinden herhangi birine tam olarak uymaması hem BTC’nin hem de onunla yapılan işlemlerin vasıflandırılmasını ve dolayısıyla bu meselelerden doğan uyuşmazlıklara uygulanacak hukukun tespiti de geleneksel kanunlar ihtilafı yöntemlerini zorlamaktadır. Bu çalışma, özellikle milletlerarası niteliği haiz on-chain BTC transferinden kaynaklanan hak sahipliği ve sözleşmesel ilişkilerden doğan meselelere uygulanacak hukuku belirlemeye yönelik bağlama kurallarını incelemektedir. Bu bağlamda çalışma içerisinde lex rei sitae kuralının geleneksel anlamda BTC’ye uygulanabilirliği tartışılmakta; bunun yanı sıra PROPA, PREMA, PResC ve elective situs gibi, lex rei sitae kuralına alternatif olarak önerilen yenilikçi bağlama noktaları ele alınmaktadır. Ayrıca, on-chain BTC transfer işleminin sözleşmeye dayanması veyahut salt transfer işleminin sözleşme olarak nitelendirilmesi durumları ele alınarak, MÖHUK m. 24 ve Roma I Tüzüğü kapsamında sözleşmeye uygulanacak hukukun tespit edilebilirliği incelenmektedir. Sonuç olarak, çalışma, BTC transferlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde hem hak sahipliğini hem de sözleşmesel nitelikli yükümlülükleri düzenleyen bağlama kurallarının, her bir somut olayın özelliğine göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği ve bu alanda gelişmekte olan hukuki rejimlerin hem teknik hem de işlevsel bağlamı dikkate alan esnek çözümler üretmesi önerisini sunmaktadır. BTC, the first and most well-known cryptocurrency, was introduced by Satoshi Nakamoto in 2008 as a peer-to-peer digital payment system. It is based on decentralised, permissionless, and distributed blockchain technology. BTC holds economic value and can be transferred between users worldwide. These transactions are validated by miners and approved by users located in different countries, giving BTC a cross-border nature. As a digital and global asset, BTC creates new legal challenges, especially in the field of private international law. In BTC transfers, there is no physical or digital assets being assigned —instead, the information on which user has control over the BTC is updated on the blockchain. This raises legal issues about who owns the BTC. On the other hand, when BTC is used as a form of payment or contractual money, similar to credit cards, it may involve both ownership and contract issues and those may be governed by different laws. BTC does not clearly fit into traditional legal categories like property, money, or legal claims. Therefor, applying standard conflict-of-law rules to BTC transactions is presenting difficulties. This reserach examines how to determine the applicable law for disputes involving cross-border on-chain BTC transfers, especially regarding ownership and contractbased obligations. The research aims to examine whether the traditional lex rei sitae rule (law of the place where the asset is located) can apply to BTC transfers and to presents modern approaches such as PROPA, PREMA, PResC and elective situs. The research also examines situations where BTC transfers are either based on or result from a contract. In these cases, the reserach examines how to determine the applicable law by referring to Article 24 of the Act on Private International Law and International Procedural Law No. 5718 and the Rome I Regulation. In conclusion, the reserach that there is no one-size-fits-all rule for all BTC-related disputes. Instead, the appropriate law should be determined according to the specific circumstances of each case. Therefore, legal systems should develop adaptable legal frameworks that take into account both the technical features of blockchain and the practical realities of cryptocurrency transactions.
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11727/15427
dc.language.isotr
dc.publisherBaşkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
dc.subjectBTC
dc.subjectKanunlar İhtilafı
dc.subjectMilletlerarası Özel Hukuk
dc.subjectBitcoin Blok Zinciri
dc.subjectKripto Paralar
dc.subjectConflict of Law
dc.subjectPrivate International Law
dc.subjectBitcoin Blockchain
dc.subjectCrypto Currencies
dc.titleOn-chain btc transferinden doğan kanunlar ihtilafı
dc.typeDoctoral Thesis

Files

Original bundle

Now showing 1 - 1 of 1
No Thumbnail Available
Name:
10736466.pdf
Size:
6.5 MB
Format:
Adobe Portable Document Format

License bundle

Now showing 1 - 1 of 1
No Thumbnail Available
Name:
license.txt
Size:
1.71 KB
Format:
Item-specific license agreed upon to submission
Description: