On-chain btc transferinden doğan kanunlar ihtilafı
No Thumbnail Available
Files
Date
2025
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Abstract
Kripto varlıkların ilki olan BTC, Satoshi Nakamoto tarafından 2008 yılında, geleneksel
ödeme sistemlerine alternatif olarak eşler arası bir elektronik ödeme sistemi olarak
geliştirilmiştir. İzinsiz, merkeziyetsiz ve dağıtık blok zinciri teknolojisine dayanan BTC,
ekonomik değer taşıması ve küresel çapta kullanıcılar arasında işleme konu edilebilmesi,
işlemlerin farklı ülkelerde bulunan madenciler tarafından geçerli kılınıp; ağdaki kullanıcılar
tarafından onaylanması bakımından sınır ötesi bir nitelik taşımaktadır. Yenilikçi bir doğaya
sahip dijital bir varlık olarak BTC, yalnızca ekonomik sistemleri değil, işleme konu edildiği
ağ yapısı ve işlemin coğrafi olarak birden çok farklı ülkedeki kullanıcılar arasında ve
tarafından gerçekleştiriliyor olması dolayısıyla milletlerarası özel hukuk açısından da teorik
ve pratik zorluklar doğurmaktadır.
Bu çerçevede, BTC transferi kapsamında herhangi somut veya dijital bir şeyin devri söz
konusu olmayıp sadece işleme konu edilen BTC üzerindeki kontrol kabiliyetine ve hak
sahipliğine ilişkin ağdaki kayıt değiştirilmektedir. Bu yönüyle transfer işlemlerinde hak
sahipliği meseleleri gündeme gelebilmektir. Bununla beraber, BTC’nin bir misli ödeme aracı
veya sözleşmesel para olarak nitelendirilmesi ve kullanılması, kredi kartı gibi diğer ödeme
sistemlerinde olduğu gibi hem sözleşmesel yükümlülükler hem de hak sahipliği
meselelerinin iç içe geçmesine sebebiyet verebilmekte ve ancak bu meseleler her zaman aynı
hukuk tarafından yönetilmek zorunda olmayabilecektir. Ayrıca, BTC’nin klasik eşya, para
veya hak kategorilerinden herhangi birine tam olarak uymaması hem BTC’nin hem de onunla
yapılan işlemlerin vasıflandırılmasını ve dolayısıyla bu meselelerden doğan uyuşmazlıklara
uygulanacak hukukun tespiti de geleneksel kanunlar ihtilafı yöntemlerini zorlamaktadır.
Bu çalışma, özellikle milletlerarası niteliği haiz on-chain BTC transferinden
kaynaklanan hak sahipliği ve sözleşmesel ilişkilerden doğan meselelere uygulanacak
hukuku belirlemeye yönelik bağlama kurallarını incelemektedir. Bu bağlamda çalışma
içerisinde lex rei sitae kuralının geleneksel anlamda BTC’ye uygulanabilirliği tartışılmakta;
bunun yanı sıra PROPA, PREMA, PResC ve elective situs gibi, lex rei sitae kuralına alternatif olarak önerilen yenilikçi bağlama noktaları ele alınmaktadır. Ayrıca, on-chain BTC
transfer işleminin sözleşmeye dayanması veyahut salt transfer işleminin sözleşme olarak
nitelendirilmesi durumları ele alınarak, MÖHUK m. 24 ve Roma I Tüzüğü kapsamında
sözleşmeye uygulanacak hukukun tespit edilebilirliği incelenmektedir.
Sonuç olarak, çalışma, BTC transferlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde
hem hak sahipliğini hem de sözleşmesel nitelikli yükümlülükleri düzenleyen bağlama
kurallarının, her bir somut olayın özelliğine göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği ve bu
alanda gelişmekte olan hukuki rejimlerin hem teknik hem de işlevsel bağlamı dikkate alan
esnek çözümler üretmesi önerisini sunmaktadır. BTC, the first and most well-known cryptocurrency, was introduced by Satoshi
Nakamoto in 2008 as a peer-to-peer digital payment system. It is based on decentralised,
permissionless, and distributed blockchain technology. BTC holds economic value and can
be transferred between users worldwide. These transactions are validated by miners and
approved by users located in different countries, giving BTC a cross-border nature.
As a digital and global asset, BTC creates new legal challenges, especially in the field
of private international law. In BTC transfers, there is no physical or digital assets being
assigned —instead, the information on which user has control over the BTC is updated on
the blockchain. This raises legal issues about who owns the BTC. On the other hand, when
BTC is used as a form of payment or contractual money, similar to credit cards, it may
involve both ownership and contract issues and those may be governed by different laws.
BTC does not clearly fit into traditional legal categories like property, money, or legal
claims. Therefor, applying standard conflict-of-law rules to BTC transactions is presenting
difficulties. This reserach examines how to determine the applicable law for disputes
involving cross-border on-chain BTC transfers, especially regarding ownership and contractbased
obligations.
The research aims to examine whether the traditional lex rei sitae rule (law of the place
where the asset is located) can apply to BTC transfers and to presents modern approaches
such as PROPA, PREMA, PResC and elective situs. The research also examines situations
where BTC transfers are either based on or result from a contract. In these cases, the reserach
examines how to determine the applicable law by referring to Article 24 of the Act on Private
International Law and International Procedural Law No. 5718 and the Rome I Regulation.
In conclusion, the reserach that there is no one-size-fits-all rule for all BTC-related
disputes. Instead, the appropriate law should be determined according to the specific
circumstances of each case. Therefore, legal systems should develop adaptable legal frameworks that take into account both the technical features of blockchain and the practical
realities of cryptocurrency transactions.
Description
Keywords
BTC, Kanunlar İhtilafı, Milletlerarası Özel Hukuk, Bitcoin Blok Zinciri, Kripto Paralar, Conflict of Law, Private International Law, Bitcoin Blockchain, Crypto Currencies