Türkiye'nin insani diplomasi faaliyetleri (2022-2024); Ukrayna Örneği

No Thumbnail Available

Date

2025

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Başkent Üniversitesi Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü

Abstract

Bu tez, insani diplomasi kapsamında Türk Kızılay, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin (ICRC), 2022 yılında başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde yürüttükleri faaliyetleri incelemekte ve bu faaliyetlerin barış inşasına olan etkilerini değerlendirmektedir. İnsani yardım aktörlerinin barış süreçlerinde oynadığı rollerin giderek daha fazla önem kazandığı literatürden hareketle, bu çalışma, bölgesel bir aktör olan Türk Kızılay’ın, IFRC ve ICRC ile birlikte sahada gerçekleştirdiği insani diplomasi uygulamalarını karşılaştırmalı olarak analiz etmiştir. İnsani diplomasi, savaş ve afet dönemlerinde insani ihtiyaçların karşılanmasının ötesinde, barış inşasının şekillenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Çatışma bölgelerinde devlet dışı aktörlerin işlevleri, uluslararası ilişkiler ve barış inşası çerçevesinde ele alındığında, diplomatik girişimlerin tamamlayıcı unsurları oldukları görülmektedir. Bu doğrultuda, çalışmada Türk Kızılay, IFRC ve ICRC’nin Rusya-Ukrayna Savaşı süresince yürüttükleri insani diplomasi uygulamaları analiz edilmiştir. Türk Kızılay, bölgesel bir aktör olmasına karşın, yerel bilgiye sahip olması, kamu kurumlarıyla güçlü koordinasyon içinde çalışabilmesi ve geniş gönüllü ağı sayesinde sahada küresel kuruluşlar kadar etkin bir rol oynamıştır. IFRC'nin uluslararası kaynaklara erişimi ve koordinasyon gücü, ICRC’nin tarafsızlık ilkesi çerçevesindeki arabuluculuk kapasitesi ile birleştiğinde, bu üç kurumun birbirini tamamlayan roller üstlendiği görülmüştür. Sonuç olarak bu çalışma, insani yardım kuruluşlarının yalnızca temel ihtiyaçları karşılamakla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda savaş ortamlarında barış inşası süreçlerini desteklediklerini ortaya koymuştur. Türk Kızılay’ın hızlı müdahale kapasitesi, yerel halkla güçlü ilişkileri ve saha kabiliyeti, IFRC'nin uluslararası iş birliği olanakları ve ICRC’nin tarafsız diplomatik deneyimi bir araya geldiğinde, insani diplomasinin barış inşasındaki etkisi daha görünür hale gelmiştir. Üç kurumun eşzamanlı, koordineli ve birbirini tamamlayan faaliyetleri, kalıcı barış için güçlü bir zemin oluşturmuştur. Bu bağlamda, insani diplomasi aktörlerinin kriz dönemlerinde eşgüdüm içinde çalışmasının, barış inşasına hizmet eden yapıları pekiştirdiği sonucuna varılmıştır. This thesis, examines the activities carried out by the Turkish Red Crescent, the International Federation of Red Cross and Red Crescent Societies (IFRC), and the International Committee of the Red Cross (ICRC) within the scope of humanitarian diplomacy during the Russia-Ukraine War that began in 2022. It evaluates the impact of these activities on peacebuilding. Drawing from the literature that increasingly emphasizes the importance of humanitarian actors in peace processes, this study provides a comparative analysis of the humanitarian diplomacy practices conducted in the field by the Turkish Red Crescent—a regional actor—alongside IFRC and ICRC. Humanitarian diplomacy plays a significant role not only in addressing urgent needs during war and disaster but also in shaping peacebuilding processes. When the functions of non-state actors in conflict zones are evaluated within the framework of international relations and peacebuilding, it becomes evident that they serve as complementary elements to formal diplomatic initiatives. Accordingly, the humanitarian diplomacy efforts of the Turkish Red Crescent, IFRC, and ICRC during the Russia-Ukraine War have been analyzed in this study. Although the Turkish Red Crescent is a regional actor, its local knowledge, strong coordination with public institutions, and wide volunteer network enabled it to play a role as effective as global organizations in the field. The IFRC’s access to international resources and coordination capacity, combined with the ICRC’s ability to mediate within the framework of its neutrality principle, demonstrate that the three institutions assumed complementary roles. In conclusion, this study reveals that humanitarian organizations not only meet basic needs but also support peacebuilding processes in conflict settings. Turkish Red Crescent’s rapid response capacity, strong community ties, and field effectiveness—together with the IFRC’s international cooperation potential and the ICRC’s neutral diplomatic experience—have made the impact of humanitarian diplomacy on peacebuilding more visible. The coordinated, simultaneous, and complementary actions of these three institutions have laid a strong foundation for lasting peace. In this context, the study concludes that the coordinated work of humanitarian diplomacy actors during crises reinforces the structures that serve peacebuilding.

Description

Keywords

İnsani Diplomasi, Barış İnşası, Türk Kızılay, IFRC, ICRC, Rusya-Ukrayna Savaşı

Citation

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By