Başkent Üniversitesi Yayınları

Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/11727/13092

Browse

Search Results

Now showing 1 - 5 of 5
  • Item
    Üniversite Öğrencilerinde Fiziksel Aktivite Düzeyi ile Nomofobi ve İnternet Bağımlılığı Arasındaki İlişki
    (Başkent Üniversitesi, 2024-08-29) Dursun,Burcu; Torlak,Mustafa Savaş; Gerçek , Hasan
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinde fiziksel aktivite düzeyi ile nomofobi ve internet bağımlılığı arasındaki ilişkinin incelenmesiydi. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya 18-26 yaş aralığında gönüllü 211 üniversite öğrencisi dahil edildi. Katılımcıların verileri, çevrimiçi olarak Google Forms aracılığıyla toplandı. Katılımcıların fiziksel aktivite düzeyleri Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa Form (İPAQ), internet bağımlılık düzeyleri Young İnternet Bağımlılık Ölçeği (YIAS), nomofobi düzeyleri Nomofobi Ölçeği (NMP-Q) ile değerlendirildi. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 19,97 ± 1,72 idi. Katılımcıların 41 (%19,4)’i erkek, 170 (%80,6)’i kadındı. Katılımcıların fiziksel aktivite seviyeleri ile nomofobi ölçeğinin alt boyutları arasında negatif yönlü çok düşük korelasyon varken (r=-0,173, p=0,012), internet bağımlılığı ile (r=-0,022, p=0,748) arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı. Sonuç: Çalışmamızda fiziksel aktivite seviyesi ile nomofobi arasında negatif yönlü düşük düzeyde bir ilişki bulundu. Öğrencilerde fiziksel aktivite düzeyinin artması ile birlikte akıllı telefona duyulan ihtiyacın azalacağını düşünmekteyiz.
  • Item
    Covid-19 Geçirmiş Bireylerin Beslenme Alışkanlıklarının, Antropometrik Ölçümlerinin, Uyku ve Fiziksel Aktivite Durumlarının Değerlendirilmesi
    (Başkent Üniversitesi, 2024-04-30) Ünaldı,Dilan; Akçil Ok,Mehtap
    Amaç: Covid-19 geçirmiş bireylerin beslenme alışkanlıklarının, bazı antropometrik ölçümlerinin, uyku ve fiziksel aktivite durumlarının değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Göğüs Hastalıkları Polikliniğine başvuran Covid-19 geçirmiş 18-64 yaş arası 110 gönüllü katılımcıya yüz yüze anket uygulanarak yürütülmüştür. Anket formunda bireylerin sosyodemografik özellikleri (yaş, meslek, eğitim düzeyi vb.), Covid-19 salgın hastalığını geçirmeden önceki ve sonraki beslenme, fiziksel aktivite ve uyku alışkanlıkları, antropometrik ölçümleri [boy (cm), ağırlık (kg), BKI (kg/m2 ),] ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) yer almaktadır. Bulgular: Çalışmaya 62 (%56,4) kadın, 48 (%43,6) erkek olmak üzere toplam 110 yetişkin birey katılmıştır. Kadın bireylerin (n=62) yaş ortalaması 44,3±11,3 yıl, erkek bireylerin (n=48) yaş ortalaması 46,2±13,7 yıldır. Çalışma sonuçlarına göre bireyler Covid-19 geçirdikten sonraki iştah durumunda, Covid19 geçirmeden öncekine göre azalma olduğunu bildirmiştir (p<0,001). Covid-19 geçirdikten sonra düzenli fiziksel aktivite yapma durumu Covid-19 geçirmeden öncesine göre artmıştır (p<0,001). Bireylerin Covid19 geçirdikten sonra ortalama gece uyku sürelerindeki azalma istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Sonuç: Covid-19 salgın hastalığı sonucu bireylerin beslenme alışkanlıklarının, fiziksel aktivite ve uyku durumlarının değişme eğiliminde olduğu, doğrudan veya dolaylı olarak Covid-19‟un fiziksel aktivite, beslenme alışkanlıkları ve uyku düzenine etki ettiği görülmüştür. Yapılan araştırmaların besin seçimleri ve beslenme alışkanlıklarındaki, fiziksel aktivite ve uyku durumlarındaki değişikliklerin altında yatan nedenler ve risk faktörleri belirlenerek genişletilmesi daha çok bilgiye ulaşabilmek ve bilinçlenmek adına fayda sağlayacaktır.
  • Item
    Covid- 19 Salgın Döneminde Sağlıklı Yaşam Biçimi, Fiziksel Aktivite ve Egzersizin Rolü
    (Başkent Üniversitesi, 2021-12-30) Özkan,Ali
    COVID-19 enfeksiyonundan dolayı hem bulaşma riskini en aza indirmek hem de ülke sağlık sistemine aşırı yüklenmeleri azaltmak için ülkemizde izolasyon uygulanarak evde zaman geçirme başlamıştır. Bu tür ortaya çıkan durumlar yaşam tarzını değiştirerek hareketsiz bir yaşama doğru insanları sürüklemektedir. Salgın nedeni ile yaşlıların, gençlerin ve çocukların yani kısaca tüm insanların televizyonla daha fazla vakit geçirmesi, telefonlarını ve bilgisayarlarını daha çok kullanmaları hareketsiz yaşam tarzını desteklemiştir. Giderek daha az fiziksel aktivite yapan, ev dışında yer alan fiziksel aktivitelere katılmayan ya da daha az katılan bireyler ortaya çıkmaya başlamıştır. Bilindiği gibi; hareketsiz yaşam tarzı Tip II diyabet, kas-iskelet hastalıkları, obezite, koroner kalp hastalığı, yüksek kan lipid düzeyi, hipertansiyon, kolon ve göğüs kanseri gibi bazı kanser türleri gibi kronik hastalıkların ortaya çıkmasında önemli unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Düzenli yapılan fiziksel aktivitenin bağışıklık sistemini destekleyeceği ve yukarıda ifade edilen kronik hastalıkları geciktirebileceği veya önleyebileceği tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de anlaşılmıştır. Düzenli olarak yapılan veya yapılandırılan fiziksel aktivite ve egzersiz hipokinetik hastalıkların yanı sıra stres, kaygı ve depresyonu gibi sağlık problemlerinin ortaya çıkma riskini azaltabilmektedir. COVID-19 salgın süresince evlerde aylarca kapalı kalan her yaştaki inaktif bireyler için planlanmış fiziksel aktivite programları bağışıklık sistemini destekleyerek fiziksel ve zihinsel sağlık üzerindeki olumsuz etkileri azaltacağı gerçeğini ortaya koymaktadır.
  • Item
    Üniversite Öğrencilerinde Mevsimsel Değişimin Duygu Durumu, Beslenme Durumu ve Fiziksel Aktivite Üzerine Etkisinin Değerlendirilmesi
    (Başkent Üniversitesi, 2019-12-31) Özekinci, Ayden; Türker,Perim
    Amaç: Bu çalışma mevsimsel değişimlerin üniversite öğrencilerinde duygu durumu, beslenme durumu ve fiziksel aktivite düzeyindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Mayıs 2019-Ekim 2019 tarihleri arasında çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul etmiş, 18-25 yaş arasındaki 284 üniversite öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Çalışmaya dahil edilen tüm öğrencilere anket formu, 24 saatlik besin tüketim kaydı, fiziksel aktivite formu ve Mevsimsel Gidiş Değerlendirme Formu uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 24.0 paket programı kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin %81.0’inin mevsimlere bağlı olarak besin tercihlerinin değiştiği, %19.0’unun ise değişmediği tespit edilmiştir. Öğrencilerin %41.20’si yaz mevsiminde % 11.27’si kış mevsiminde daha düzenli fiziksel aktivite yaptığını belirtmiştir. Ölçek sonucunda elde edilen mevsimsellik puan ortalaması 12.24±4.66 olarak bulunurken kadınlarda (12.50±4.16) erkeklerden (11.76±5.46) daha yüksek bulunmuştur. Ancak fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Ölçek sonuçlarına göre öğrencilerin %62’sinin mevsimsel duygu durum bozukluğu olmadığı, %38’inin ise olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin sosyo demografik özellikleri ve besin tüketimlerine göre mevsimsellik puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0.05). Erkek öğrencilerin fiziksel aktivite düzeyi ile mevsimsellik puanları arasında anlamlı ve pozitif yönlü korelasyon olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç: Üniversite öğrencilerinin duygu durumları, fiziksel aktivite düzeyleri ve besinsel tercihleri mevsimlere göre değişmektedir. Duygusal, fizyolojik ve sosyal yaşantıyı etkileyen en büyük çevresel neden olan mevsimsel değişimlerin getireceği sonuçlar belirlenmeli ve bu konuda genç yetişkin grubu olan üniversite öğrencilerinin farkındalığı arttırılmalıdır.
  • Item
    Diz Osteoartritli Bireylerde Kısa Süreli Pedometre Kullanımının Egzersiz Kapasitesi ve Ağrı Üzerine Etkisi
    (Başkent Üniversitesi, 2016-08-30) Çağlar,Aslıcan; Kolbaşı,Esmanur; Tamer,Diclenur; Aytar,Aydan; Gürbüz,Mehmet
    Amaç: Osteoartrit (OA), bütün toplumları etkileyen ve en sık karşılaşılan eklem hastalığıdır. Gelişmiş ülkelerde fiziksel özürlülüğün en önemli sebeplerindendir. OA’ya bağlı olarak sağlık harcamaları artabilir ve yaşam kalitesi olumsuz etkilenebilir. OA birçok eklemi etkileyebileceği gibi hastalarda en sık diz eklem tutulumu görülmektedir. Fiziksel inaktivite nedeni ile dizde OA gelişebilmektedir. Diz OA olan bireylerde fiziksel aktivite düzeyini ölçmek için kullanılan yöntemler aktivite düzeyini ve motivasyonu arttırabilir. Çalışmanın amacı, diz OA’lı bireylerde kısa süreli pedometre kullanımının egzersiz kapasitesi ve ağrı düzeyi üzerine etkisini ölçmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya diz OA tanısı konan 19 kadın ve 11 erkek olmak üzere toplam 30 gönüllü birey (ortalama yaşbireyler X ± SS= 56.16 ± 10.07 yıl) dâhil edildi. Çalışmaya alınan bireylere pedometre kullanımı öğretildi. Bireylerden yedi gün boyunca günlük adım sayılarını kaydetmeleri istendi. Bireylerin aktivite ve istirahat sırasındaki ağrı düzeyleri görsel analog skala (GAS) ile, egzersiz kapasiteleri 6 dakika yürüme testi (6 DYT) ile, algılanan yorgunluk düzeyleri modifiye Borg skalası ile değerlendirildi. Yapılan tüm değerlendirmeler pedometre kullanım öncesi ve yedi günün sonunda tekrarlandı. Bulgular: İstatistiksel analizler sonucunda; istirahat ağrı değerlerinde, yorgunluk skorlarında ve 6 DYT sonrası yapılan mesafe ölçümlerinde pedometre kullanımı sonrası değerlendirmelerde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu (p<0.05). Pedometre ile kaydedilen adım sayısında önce ve sonra değerlerinde klinik olarak anlamlı fark belirlense de, istatistiksel olarak anlamlı farklılık belirlenmedi (p>0.05). Sonuç: Sonuç olarak; diz OA’lı bireylerde pedometre kullanımı bireylerin fiziksel aktivite düzeylerinde ve egzersiz kapasitelerinde artış sağlarken ağrıda azalmaya yol açmıştır.