Başkent Üniversitesi Yayınları
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/11727/13092
Browse
3 results
Search Results
Item Gebelik ve Klinik Pilates(Başkent Üniversitesi, 2024-04-30) Karapinar,Ceren; Acar,ManolyaGebelik döneminde, gebeye özel planlanmış, denetimli fiziksel aktivite ve egzersiz programlarının biyopsikososyal açıdan yarar sağladığı, gebelik ve doğum ile ilişkili oluşabilecek komplikasyon ve hastalıkları önlediği bildirilmektedir. Klinik pilates, beden, ruh ve zihin sağlığını geliştiren, fizyoterapistler tarafından bireye özgü planlanan pilates egzersiz yöntemidir. Sağlıklı bireyler ve birçok hastalık popülasyonlarında kullanılmaktadır. Gebelikte yapılan klinik pilates eğitiminin hem anne sağlığı hem de anne karnındaki bebeğin sağlığını iyi yönde etkilediği gösterilmektedir. Bu çalışma, gebelikte egzersiz ve klinik pilates uygulamalarının etkilerini incelemektedir. Sonuç olarak, fizyoterapistler tarafından gebelikte ve kişiye özel planlanan klinik pilates egzersiz programlarının hem gebelik hem de postpartum dönemde psikolojik ve bedensel sorunları azaltarak gebelerin ve annelerin yaşam kalitesi arttırdığı ve fonksiyonel durumlarını geliştirdiği görülmüştür.Item Gebelerin Sağlıklı Beslenme Takıntısı (Ortoreksiya Nervoza) ve Yeme Tutumlarının Değerlendirilmesi(Başkent Üniversitesi, 2020-04-30) İpkırmaz,İrem Buse; Saka,MendaneAmaç: Sağlıklı beslenme takıntısı (ortoreksiya nervoza), bireylerin sağlıklı beslenme için bir saplantı gösterdiği ve aynı zamanda bireyin fiziksel, psikolojik ve sosyal düzeyde zarar görmesine neden olan bir davranıştır. Çalışma, gebe bireylerin sağlıklı beslenme takıntısı ile yeme tutum ve davranışlarını saptamak ve bu durumların gebelerin genel beslenme alışkanlıkları, antropometrik ölçümleri ve fiziksel aktivite durumları üzerine etkisini saptamak amacıyla planlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya Aralık 2018 - Şubat 2019 tarihleri arasında özel bir hastanenin Ankara Hastanesi Kadın Doğum Kliniği’ne başvuran gebe bireyler dahil edilmiştir. Gebelerin genel özellikleri, beslenme alışkanlıkları, antropometrik ölçümleri ve fiziksel aktivite durumlarını belirlemek amacıyla bir anket formu ile yeme tutum ve davranış bozukluğu için Yeme Tutum Testi (EAT-40) ve sağlıklı beslenme takıntısı için Sağlıklı Beslenme Takıntısı Saptama Ölçeği (ORTO-15) ile veriler toplanmıştır. EAT-40 toplam puanının 30 ve üzeri olması gebenin yeme tutum ve davranış bozukluğuna sahip olduğunu ve ORTO-15 toplam puanının 33 ve altında olması gebenin ortoreksiya nervoza riskine sahip olduğunu göstermektedir. Bulgular: Çalışmaya 70 gönüllü gebe katılmıştır. Gebelerin %21.4’ünde ortoreksiya nevroza riski olduğu, %28.6’sında yeme tutum bozukluğu saptanmıştır. ORTO-15 ve EAT-40 puan ortalaması sırasıyla; 36.27 ± 3.76 ve 29.0 ± 20.34 olarak saptanmıştır. Gebelerin %11.4’ü hem ortoreksiya nevroza riskine hem de yeme tutum bozukluğuna sahiptir. Devamlı diyet yapıyor olma, sigara ve alkol tüketimi normal olmayan yeme davranışı ile ilişkili bulunmuştur (p<0.05).Sonuç: Bu çalışma, gebelik sürecinde yeme bozukluğuna sahip bireyler olduğunu göstermiştir. Gebelerin %21.4’ü ortoreksiya nevroza riskine ve %28.6’sı yeme tutum ve davranış bozukluğuna sahiptir. Gebelikte yeme bozukluğu saptandığında, multidisipliner bir yaklaşım ile sağlıklı beslenme davranışı geliştirmelerine yardımcı olunmalıdır.Item Leiomyosarkom Tanılı Bir Gebenin Ida Jean Orlando’nun Etkileşim Modeline Göre Ġncelenmesi: Vaka Sunumu(Başkent Üniversitesi, 2017-08-30) Akyüz , Elif; Ayhan,Ali; Yaman,Çiğdem; Çevik ,Banu; Uğurlu , ZiyafetBu olgu, leiomyosarkom tanısı ile izlenen bir gebenin bakımında hemşirelik modelinin kullanımını bir örnek ile açıklayarak, hastanın yararına olan hemşirelik girişimlerini geliştirmek, hemşireleri model kullanımına cesaretlendirmek ve hemşirelik bakımını sistematik olarak sunmak amacı ile planlanmıştır. Vaka 33 yaşında, evli ve 1 kız çocuğu sahibi leiomyosarkom tanısı ile takibe alınmış bir hastadır. Planlı olarak hamile kalan hasta hamilelik süreci ile birlikte hastalık sürecindeki olumsuz gelişmelerle sürekli baş etmek zorunda kalmış, 27. gebelik haftasında bir kız çocuğu dünyaya getirmiş ve hastaya eş zamanlı TAH-BSO yapılmıştır. Yapılan tetkikler sonucunda çoklu organ metastazı tanısı almış tedavisi planlanmıştır. Kanser tanısı almış olarak, gebelik gibi özel bir süreci yaşıyor olmak birey için ciddi fizyolojik ve psikolojik gereksinimleri beraberinde getirmektedir. Bu süreçlerde birey sistematik bir hemşirelik bakımına ve profesyonel iletişimle birlikte rehberliğe ihtiyaç duymaktadır. Orlando’nun “etkileşim teorisi” olarak ortaya koyduğu teoriye göre, hemşirelik süreci, hastanın davranışı, hemşirenin tepkisi ve hastanın yararına şekillendirilmiş hemşirelik girişimlerinin birbirini etkilemesi olarak belirtilmiştir. Hasta ile bu çerçevede kurulan iletişim sürecinde hastadan olumlu geri bildirimler alınmıştır.