Enstitüler / Institutes
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/11727/1390
Browse
3 results
Search Results
Item Yabancı dil olarak türkçe öğretimi ders kitaplarında, toplumsal cinsiyetin kültür aktarımı bağlamında incelenmesi(Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Ünlü Şimşek, Dilara; Bay Gülveren, ÖzlemBu araştırmada, yabancılara Türkçe öğretimi amacıyla hazırlanan ve en yaygın kullanılan B1 düzeyi ders kitapları (Yeni Hitit II, Gazi TÖMER B1, İstanbul Türkçe Ders Kitabı B1 ve Yedi İklim Türkçe B1) toplumsal cinsiyet bağlamında incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, bu ders kitaplarında toplumsal cinsiyet temsillerinin nasıl sunulduğunu analiz etmek ve cinsiyet rollerine ilişkin içeriklerin eşitlikçi bir yaklaşımla ele alınıp alınmadığını ortaya koymaktır. Çalışmada şu sorulara yanıt aranmıştır: Ders kitaplarında kadın ve erkek temsilleri metin ve görsellerde eşit biçimde yer almakta mıdır? Kadın ve erkek karakterlerin meslek seçimleri nasıldır? Toplumsal cinsiyet rolleri, karakterlerin duygu, düşünce ve davranışlarına nasıl yansımaktadır? Kitaplarda cinsiyetçi ifadelere rastlanmakta mıdır? Nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada, kitaplarda yer alan yazılı ve görsel materyaller sistematik biçimde incelenmiştir. Elde edilen bulgular, söz konusu ders kitaplarında geleneksel toplumsal cinsiyet rollerinin büyük ölçüde sürdürüldüğünü; kadın karakterlerin daha çok özel alanla ilişkilendirilerek aile ve ev içi rollerle temsil edildiğini, erkek karakterlerin ise kamusal alanda, özellikle yönetici, teknik veya kariyer odaklı mesleklerde yoğunlaştığını göstermektedir. Görseller de bu eğilimi desteklemekte, erkekler genellikle dış mekânlarda ve iş yaşamında; kadınlar ise ev içi sahnelerde tasvir edilmektedir. Bu bağlamda, yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama konusunda belirli bir farkındalık olduğu, ancak geleneksel toplumsal cinsiyet kalıplarının büyük ölçüde devam ettiğini söylemek mümkündür. Oysa dil, yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda toplumsal yapıların, değerlerin ve ideolojilerin taşıyıcısıdır. Bu bağlamda, yabancılara Türkçe öğretimi kapsamında kullanılan ders kitaplarının, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı içerikler sunması büyük önem taşımaktadır. Çünkü dil öğrenimi yalnızca dilsel değil, aynı zamanda kültürel bir öğrenme sürecidir ve bu süreçte toplumsal cinsiyet temsilleri, öğrenicilerin zihinsel şemalarını şekillendirme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle, Türk kültürünü öğrenen yabancı öğrenciler açısından, ders kitaplarında Türk toplumundaki kadın ve erkek rollerinin gerçekçi, dengeli ve toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir biçimde yansıtılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma ile dil ve kültür eş zamanlı olarak öğretilmesi önerilmektedir. Ayrıca ders kitaplarında sadece kadın ve erkek temsilleri değil, aynı zamanda kullanılan dilin eşitlikçi olup olmadığı da dikkatle değerlendirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. This study examined the most widely used B1-level textbooks (Yeni Hitit II, Gazi TÖMER B1, Istanbul Turkish Coursebook B1, and Yedi İklim Turkish B1), prepared for teaching Turkish to foreigners, in terms of gender. The primary objective of the study was to analyze how gender representations are presented in these textbooks and to reveal whether content related to gender roles is addressed with an egalitarian approach. The study sought answers to the following questions: Are women and men represented equally in the texts and visuals in the textbooks? What are the career choices of female and male characters? How are gender roles reflected in the characters' emotions, thoughts, and behaviors? Are there any sexist statements in the books? Using content analysis, a qualitative research method, the study systematically examined the written and visual materials in the textbooks. The findings indicate that traditional gender roles are largely perpetuated in these textbooks; female characters are associated with the private sphere and are represented in family and domestic roles, while male characters are concentrated in the public sphere, particularly in managerial, technical, or career-oriented professions. Visuals also support this trend; men are generally depicted outdoors and in business, while women are depicted in domestic scenes. In this context, it can be said that while there is a certain awareness of gender equality in textbooks teaching Turkish to foreigners, traditional gender stereotypes largely persist. However, language is not only a means of communication but also a carrier of social structures, values, and ideologies. In this context, it is crucial that textbooks used in teaching Turkish to foreigners provide content sensitive to gender equality. Language learning is not only a linguistic but also a cultural learning process, and gender representations have the potential to shape learners' mental schemas. Therefore, for foreign students learning Turkish culture, it is crucial that textbooks reflect the roles of women and men in Turkish society in a realistic, balanced, and gender-sensitive manner. This study recommends teaching language and culture simultaneously. It also emphasizes the need to carefully evaluate not only the representations of women and men in textbooks, but also the egalitarian nature of the language used.Item Seray Şahiner’in yapıtlarında toplumsal cinsiyet(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Uysal Koç, Duygu; Dündar, Leyla BurcuKadın hareketinin amacı, kadınların karşılaştıkları temel sorunların nelere dayandığını ortaya koymak ve bunları çözüme ulaştırmaktır. Bu sorunlardan en önemlisi, kadın ve erkeğin farklı toplumsallaşma süreçlerinden geçmek durumunda kalmalarıdır. Bu süreçte kültür aracılığıyla aktarılarak öğrenilen kadınlık ve erkeklik ayrımları, biyolojik cinsiyete değil toplumsal cinsiyete işaret eder. Dolayısıyla kadınlar bu roller aracılığıyla baskılanır ve belli sınırlar içinde tutulurlar. Feminist hareketin bir uzantısı olarak ortaya çıkan feminist edebiyat eleştirisi, kadınların içinde bulundukları sınırların aşılabilmesi için, feminist bir bakış açısı geliştirilmesine aracılık eder. Edebiyat eserlerine bu bakış açısıyla yaklaşmak, kadınların kendilerine özgü bir edebiyatlarının olduğu gerçeğinin ortaya çıkarılmasına ve toplumsal cinsiyet rollerinin aşınmasına katkı sağlar. Dolayısıyla edebi metinlerde çizilen bu rollerin açığa çıkarılması, kadınların özgürleşmeleri yolunda atılan önemli bir adımdır. İlk eserleri 2000’li yıllarda yayımlanan genç bir yazar olan Seray Şahiner’in yapıtlarında en belirgin izlek kadınlık meselesidir. Dolayısıyla yazarın yapıtlarını feminist bir yaklaşımla değerlendirmek, cinsiyet rollerinin kadınlar üzerindeki baskılayıcı etkisinin görünür olmasına ve azalmasına katkı sağlar. Şahiner’in yapıtlarında toplumsal cinsiyet rolleri, yaratılan kadın karakterler aracılığıyla işlenmiştir. Kadınlık, cinsellik ve annelik gibi meseleler etrafında tartışılan bu roller, toplumsal yaşamda karşılaşılan zorlukların kurmaca alanına taşınması ve çözümlenmesine yarar. Yazarın yapıtları, içselleştirilmiş tutum ve davranışların değişimine katkı sağlayacağı düşünülerek, yapıtlar feminist kuram ışığında incelenmiştir.The women’s movement’s aim is to reveal the main problems that women face, and to solve them. The most significant of these problems is different socialization processes of men and women. During this process, the distinction between femininity and masculinity is taught by culture, and it refers to gender identity rather than biological sex. By this means, women are suppressed and restricted. Feminist literary criticism, which emerged under the influence of feminist movement, mediates the development of a feminist perspective in order to free women from limitations. Approaching literary works from that perspective, contributes to revealing the fact that women have a literature of their own, and abolishing gender roles. Therefore, revealing these roles portrayed in literary texts is an important step for women’s liberation. The most prominent theme in Seray Şahiner’s oeuvre, a young writer whose works were published in 2000s, is the issue of femininity. Consequently, analyzing her works from a feminist perspective contributes to visualizing gender roles and thus reducing oppression of women. In Şahiner’s works, gender roles are depicted by female characters. These roles are discussed in terms of femininity, sexuality and maternity, by which difficulties encountered in social life are transferred to fiction and resolved. The author’s works have been analyzed in the light of feminist theory, considering that literature might contribute to change internalized attitudes and behaviors.Item Basılı medyada kadın temsili: Türkiye'de 8 mart 2019 örneği(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019) Depboylu, Deniz; Gündüz, MustafaKitle iletişim araçları; bireyler ve toplumlar arasında haberleşmeyi sağlayarak, bilgi sahibi olmakla beraber farkındalığı arttıran önemli araçlardır. Günümüz teknolojisiyle gelişen, hızlanan ve geniş kitlelere ulaşan iletişim araçları ve çıktıları haber almayı kolaylaştırmaktadır. Böylece mevcut sorunlar, olaylar ve tartışmalar gündeme taşınmakta ve tartışmaların sürekliliği sağlanmaktadır. Bu çalışmada; iletişim araçlarının önem taşıyan bu özelliği dikkate alınarak, seçilmiş tarihlerde, basında yer alan kadınla ilgili haberler incelenmiştir. Kadınların toplumsal cinsiyet algısıyla ilgili olarak yaşayabileceği sosyal, ekonomik, kültürel sorunlar ve kadına yönelik şiddet ile ilgili kavramlar, tanımlar, bağlamlar, metaforlar araştırmanın konusu olmuştur. 8 Mart her yıl Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmaktadır. Doğal olarak 8 Mart ve takip eden 9 Mart tarihlerinde medya ve basında kadın ile ilgili haberler ve mesajlar öne çıkmaktadır. Günümüzde kadınlarla ilgili önem kazanan ve devam eden sorunların tespit edilmesi önemlidir. Bugüne bakıldığında; geçmişten bu yana devam eden çalışmaların nasıl sonuç verdiğini anlamak mümkün olabilir. Elde edilen bilgiler planlanacak ve gerçekleştirilecek olan yeni çalışmalara yön verebilir. Çalışmanın yöntemi olarak seçilen nitel araştırma tekniğinde, içerik analizini yapmak amacıyla Nvivo programından yararlanılmıştır. Kategoriler olarak belirlenen kelime, terim ve cümleler içerik içerisinde aranarak elde edilecek bulgular; kavramsal çerçeve bağlamında değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonunda elde edilen bulgular, kuramsal çerçevede ele alınan konularla ilgili bilgilerle örtüşmektedir. Haberlerin içeriği ve verilen mesajlar; kuramsal çerçevede yer alan toplumsal cinsiyet algısı ve cinsiyet rollerine ilişkin kavramlar, istihdam sorunları ve kadına yönelik şiddet konularıyla paralellik göstermiştir. Mass communication provides communication between individuals and societies which aims gathering information with creating awareness, that is why it is a substantial actor in this study. Communication instruments and it’s outputs which are still developing, accelerating and reaching the large masses simplify receiving information in today’s technology. With this structure current issues, events and debates can brought to agenda and remain the continuity of the debates. Considering these characteristics of the communication instruments, the news related to women partaking in the press are examined on selected dates for this study. Social, eoconmic and cultural problems that women might have about gender perception and violence aganist women’s concepts, definitions, contexts, metaphors are the main topics of this study. In every year 8th of March is celebrated as March 8 International Women's Day in the world. Naturally as everyone can see in 8th of March right after 9th of March messages and news can be viewed on media and press related to women. Today, detection of issues related to women which are come into prominence and showing continuity are crucial. Continuing studies’ results can be understandable when taking a look of their year-to-date. Acquired informations can lead to the new studies which will be planned and realized. In order to make a content analysis for qualitative research method, which is chosen as the study’s method, Nvivo Program is used. Findings were searched within the content as words, terms and sentences which are determinated as the categories were utilized in conceptual framework. The findings that acquired after the study matched with the presented context’s knowledge in conceptual framework. Contents of the news and the given messages show parallelism with the concepts of gender perception and gender roles, the topics of employment issues and violence towards women within conceptual framework.