Enstitüler / Institutes

Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/11727/1390

Browse

Search Results

Now showing 1 - 7 of 7
  • Item
    Amatör ve profesyonel takım futbolcularının besin tüketimleri ve beslenme destek ürünlerinin kullanma durumları ile bazı antropometrik ölçümlerin karşılaştırılması
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2021) Okur, Ersin; Özdemir, Merve
    Bu araştırma, amatör ve profesyonel takım futbolcularının besin tüketimleri ve beslenme destek ürünlerini kullanma durumları ile bazı antropometrik ölçümlerinin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Araştırma profesyonel ve amatör olarak lisanslı futbol oynayan 94 sporcu üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu futbolcuların 49 tanesi süper lig ve 45 tanesi amatör lig seviyesinde oynamaktadır. Araştırmaya katılan futbolcuların ortalama 4.71±4.57 yıldır da profesyonel olarak futbol oynadıkları belirtilmiştir. Katılımcıların beslenme durumlarının değerlendirilmesi için futbolcuların üç günlük besin tüketim kayıtları alınmıştır. Bu besin tüketim kayıtlarında uygulama şekli 1 günü antrenmansız gün, 1 günü antrenman günü ve 1 günü maç günü olacak şekilde ayarlandı. Amatör lig takım futbolcularında besin destek ürünü veya ergojenik destek ürünü kullananların oranı %84.4’ünün, kullanmayanların oranı %15.6 olarak belirlenmiştir. Süper lig takım futbolcuların besin destek ürünü veya ergojenik destek ürünü kullananların oranı ise %79.6’sının, kullanmayanların oranı %20.4 olarak saptanmıştır. Sporcuların en çok dallı zincirli aminoasitler (%44.74) destek ürünü kullandığı saptanmıştır ve büyük çoğunluğunun (%74.5) önerilen diyet uygulamalarına uymadığı belirlenmiştir. Bu araştırmada sporcularda besinsel ergojenik destek ürünlerine yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Besinsel ergojenik destek ürünlerine yönelik tutum ölçeğinde yer alan maddeler 5’li likert tipi derecelendirme ölçeğine göre hazırlanmıştır. Beşli Likert Tipi Ölçek ile (“5” Kesinlikle Katılıyorum, “1” Kesinlikle Katılmıyorum) 1-5 arasında dört aralıkta verilmiştir. Her aralığın puanlanması, aralık sayısının madde sayısına bölünmesiyle bulunmaktadır. Yapılan işlem 4:5=0.80 şeklinde formüle edilmiştir. Bu araştırmada sporcuların 7 bölge deri kıvrım kalınlığı kaliper ölçümü ile yapıldı. Jackson-Pollock yöntemi ile vücut yağ yüzdesini bulmak için bu ölçümlerden deri kıvrım kalınlığı toplamı hesaplandı. Sonuç olarak; araştırmaya katılan süper lig ve amatör lig futbolcularının büyük çoğunluğunun (%81.9) şuan ergojenik destek ürünü kullandığı; bu ürünlerin diyetisyen ve antrenör tavsiyesi ile alındığı görülmüştür. Bu araştırmada besinsel ergojenik destek ürünleri kullananlar hem doğal beslenme hemde besin takviyesi kullanmışlardır. Besinsel destek ürünleri kullanmayanların sadece doğal beslenme ile beslendikleri saptanmıştır. Her iki takımda da ergojenik destek ürünü kullananlarda antrenman sıklığı ve süresi kullanmayanlara göre daha fazla bulunmuştur. This research was carried out to compare the food consumption and nutritional support products usage status of amateur and professional team football players and some anthropometric measurements. The research was carried out on 94 professional and amateur football players playing licensed football. Forty-nine of these football players play in the super league and 45 of them play in the amateur league. It was stated that the football players participating in the study played football professionally for an average of 4.71±4.57 years. Three-day food consumption records of the football players were taken to evaluate the nutritional status of the participants. In these food consumption records, the application method was adjusted as 1 day without training, 1 day on training day and 1 day on match day. The rate of those who use nutritional supplements or ergogenic supplements in amateur league team football players was determined as 84.4% and the rate of those who did not use it was determined as 15.6%. The rate of those who use nutritional supplements or ergogenic supplements of football players in the Super League is 79.6%, and the rate of those who do not use it is 20.4%. It was determined that the athletes mostly used branched-chain amino acids (44.74%) and the majority of them (74.5%) did not comply with the recommended dietary practices. In this study, the attitude scale towards nutritional ergogenic supplements in athletes was used. The items in the attitude scale towards nutritional ergogenic supplements were prepared according to a 5-point Likert-type rating scale. It is given in four ranges from 1-5 with a 5-point Likert Type Scale (“5” Strongly Agree, “1” Strongly Disagree). Scoring for each interval is found by dividing the number of intervals by the number of items. The process is formulated as 4:5=0.80. In this study, 7 regions of the athletes were measured by caliper skinfold thickness. The sum of skinfold thickness was calculated from these measurements to find the body fat percentage using the Jackson-Pollock method. As a result; The majority (81.9%) of the super league and amateur league football players participating in the research are currently using ergogenic support products; It has been observed that these products are taken with the advice of dietitians and trainers. In this study, those who used nutritional ergogenic supplements used both natural nutrition and nutritional supplements. It has been determined that those who do not use nutritional support products are fed only with natural nutrition. In both teams, the frequency and duration of training were found to be higher in those who used ergogenic support products than those who did not use it.
  • Item
    Futbol hakemlerinin müsabaka sırasında orttaya koydukları iş yükünün lig düzeyine göre incelenmesi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2020) Özdamar, Erkan; Hazır Aytar, Sinem
    Bu çalışmanın amacı futbol hakemlerinin müsabaka sırasında ortaya koydukları iş yükünün lig düzeyine göre belirlenmesidir. Bu amaçla çalışmaya Ankara ilinde aktif olarak hakemlik yapan toplam 31 erkek futbol hakemi (yaş: 25,3 4,4 yıl; boy: 183,9 4,5 cm; vücut ağırlığı: 79,6 6,9 kg) gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada futbol hakemlerinin 2. Amatör küme ve 2. U19 Amatör Liginde yönettikleri müsabakalara ilişkin kalp atım hızı (KAH) ve algılanan zorluk derecesi (AZD) verileri toplanmıştır. Maksimum kalp atım hızının (KAHmaks) belirlenebilmesi için hakemlere Yo-Yo Testi uygulanmış, müsabakalardan elde edilen KAH değerleri %KAHmaks olarak hesaplanarak analizlerde kullanılmıştır. Hakemlerin Yo-Yo testinden elde edilen koşu mesafesi 1125,2 415,9 m; maksimum oksijen tüketimi değerleri 40,6 5,8 ml/kg/dk olarak bulunmuştur. 2. Amatör Küme müsabakalarının 1 ve 2. devrelerine ait %KAHmaks değerleri sırasıyla %80,5 5,1 ve %79,9 6,2; AZD değerlerinin ortalaması ise sırasıyla 11,4 2,8 ve 11,3 3,4 olarak bulunmuştur. 2.U19 Amatör Ligi müsabakalarının 1 ve 2. devrelerine ait %KAHmaks değerleri sırasıyla %80,0 7,2 ve %79,3 7,4; AZD değerlerinin ortalaması ise sırasıyla 11,3 2,8 ve 11,6 3,1 olarak bulunmuştur. Hakemlerin 2. Amatör Küme ve 2. U19 Amatör Liginde yönettikleri müsabakalara ait ortalama %KAHmaks değerleri sırasıyla %80,2 5,4 ve %79,7 7,1; ortalama AZD değerleri ise sırasıyla 11,3 2,7 ve 11,5 2,3 olarak bulunmuştur. Yapılan istatistiksel analizlerde ise %KAHmaks ve AZD değerleri hem maçların devrelerine ait karşılaştırmada hem de liglere göre yapılan karşılaştırmada birbirine benzer bulunmuştur (p>0.05). Sonuç olarak; futbol hakemlerinin, yönettikleri müsabakaların lig düzeyleri farklı olsa da ortaya koydukları iş yükünün (KAH ve AZD) anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. The aim of this study is to determine the workload of football referees according to the league level. For this purpose, a total of 31 male football referees (age: 25,3 4,4 years; height: 183,9 4,5 cm; body weight: 79,6 6,9 kg) participated in the study voluntarily. Heart rate (HR) and rating of perceived exertion (RPE) data were collected from football referees in 2nd Amateur Cluster and 2nd U19 Amateur League competitions. Yo-Yo Test was applied to the referees to determine the maximum heart rate (KAHmax), HR values obtained from competitions were calculated as %HRmax and used in the analyzes. The running distance of the referees from the Yo-Yo test is 1125,2 415,9 m; maximum oxygen uptake values were found to be 40,6 5,8 ml/kg/min. The %HRmax values of the 1st and 2nd half of the 2nd amateur cluster competitions were 80,5 5,1% and 79,9 6,2%, respectively; The mean RPE values were 11.4 112.8 and 11.3 3.4, respectively. The %HRmax values for the 1st and 2nd half of 2.U19 Amateur League competitions were 80,0 7,2% and 79,3 7,4%; The mean RPE values were found to be 11,3 2,8 and 11,6 3,1 respectively. The average %HRmax values of the referees managed by the 2nd Amateur Cluster and 2.U19 Amateur League were 80,2 5,4% and 79,7 7,1%, respectively; mean RPE values were 11,3 2,7 and 11,5 2,3 respectively. In the statistical analysis, % HRmax and RPE values were found to be similar both in the comparison of the halfes of the matches and in the comparison according to the leagues (p>0.05). As a result; Although the league levels of football referees were different, their work load (HR and RPE) did not differ significantly.
  • Thumbnail Image
    Item
    Yetişkin profesyonel erkek futbolcuların hedonik açlık ve beslenme durumlarının belirlenmesi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2019) Yılmaz, Can Selim; Saka, Mendane
    Bu çalışma; yüksek şiddetli uzun süreli egzersiz yapan profesyonel futbolcular ile sedanter kontrol grubunun hedonik açlık ve beslenme durumlarını belirleyerek fiziksel aktivitenin hedonik açlığa etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca sporcu grubu kendi içerisinde fiziksel olarak aktif ve inaktif oldukları (devre arası tatil dönemi) dönem olarak ikiye ayrılmış ve sonuçlar araştırma kapsamında değerlendirilmiştir. Çalışmanın örneklem grubunu Aralık 2018- Mart 2019 tarihleri arasında Türkiye Futbol Federasyonu 1. Lig’de yer alan bir futbol kulübünde oynayan profesyonel 25 futbolcu ve benzer demografik özelliklere sahip aynı futbol kulübünde çalışan 25 sedanter erkek olmak üzere 18-35 yaş arası toplam 50 sağlıklı birey oluşturmuştur. Bireylerin sosyodemografik özellikleri (yaş, medeni durum, eğitim durumu vb.) ve genel/beslenme alışkanlıklarının (ana öğün, ara öğün tüketim sıklıkları vb) belirlenebilmesi için anket formu uygulanmıştır. Ayrıca bireylerin antropometrik ölçümleri ve vücut kompozisyonları araştırmacı tarafından saptanmıştır. Bireylerin hedonik açlık durumları Besin Gücü Ölçeği (BGÖ) ile saptanmıştır. Ölçek, çalışmaya katılan bireylere, spor kulübüne ait tesis bünyesinde yer alan restoranda birlikte yenen ve aynı besinlerin yer aldığı öğle yemeğinden sonra uygulanmıştır. Beş puan üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda ölçek ortalama puanlarının 2.5’un üzerine çıkması hedonik açlığın varlığını ve besinden etkilenildiğini ifade etmektedir. Futbolcu (aktif dönem-inaktif dönem) ve sedanter grubun BGÖ ortalama toplam puanları sırasıyla 3.0±0.6, 2.5±0.5, 2.4±0.5 olarak bulunmuştur. BGÖ toplam puanı, ‘’besin bulunabilirliği’’ ve ‘’besinlerin tadına bakılması’’ alt grup puanlarının futbolcu aktif grubunda sedanter gruba göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Futbolcu grubunun aktif döneminde, BGÖ toplam puanı ve tüm alt grup puanlarının inaktif oldukları döneme göre daha yüksek olduğu bulunmuştur (p<0.05). Futbolcularda hedonik açlığın ve besinden etkilenmenin sedanter bireylere göre daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Futbolcuların toplam enerji, karbonhidrat ve sıvı alımlarının yetersiz olduğu belirlenmiştir. Enerjinin protein ve yağdan gelen yüzdesinin yüksek olduğu saptanmıştır. Tiamin, folat, potasyum, kalsiyum ve magnezyum günlük alımının Diyetle Referans Alıım Düzeyi (DRI)’nin altında kaldığı belirlenmiştir. B12 vitamini, fosfor, demir, çinko günlük tüketiminin, yüksek hayvansal kaynaklı besin tüketiminin sonucu olarak önerilerin üzerinde olduğu saptanmıştır. Futbolcuların besin grupları tüketimlerinin Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER)’ne göre değerlendirmesinde; süt grubu, balık, kurubaklagil/yağlı tohum, tahıl grubu ve sebze-meyve grubu tüketiminin günlük önerilerin altında kaldığı saptanmıştır. Bu çalışma, uzun süreli ve yoğun egzersizin hedonik süreçler üzerinde etkili olabileceğinin bir göstergesi olabilir. Ancak bu konuya ilişkin literatürdeki çelişkili bulgular nedeni ile olası etkileşimi anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. This study has been conducted to investigate the effect of physical acitivty on hedonic hunger by identifying the hedonic hunger and nutritional status of the professional soccer players who has a high intensity long term exercise and sedantary control group. The athletes group has been divided into two groups as phsically active and inactive season (halftime break), and the results has been evaluated within the scope of the research. This study was carried out on totaly 50 healthy individuals aged between 18-35 with similar demographic characterictics (25 professional athletes and 25 sedantary control group who is a playing and working at a football club in Türkish Football Federation 1th League). A questionnaire was applied to determine the sociodemographic characteristics (age, marital status, educational status, etc.) and general / dietary habits of the individuals (frequency of main meals/snack consumption etc.). In addition, the anthropometric measurements and body composition of the individuals were determined by the researcher. Hedonic hunger situation of the individuals was determined by the ‘’Besin Gücü Ölçeği-BGÖ’’. The scale was applied to the participants after lunch which was eaten together and contained the same nutrients at sport club facility’s restaurant. The scores of the total and subgroups were calculated between 1 and 5 at the evaluation stage of the BGÖ which is answered with a five-point Likert scale. As a result of the evaluation made over five points, the mean score of the scale is above 2.5 indicates that the presence of hedonic hunger and affected from foods. The BGÖ mean total scores of the soccer players (active period and inactive period) and sedentary group were 3.0 ± 0.6, 2.5 ± 0.5 and 2.4 ± 0.5, respectively. Mean total score and ‘’food availability’’, ‘’food tested’’ subgroup mean scores was found to be higher in the active group than the sedantary group (p<0.05). Mean total score and all the subgroup mean scores of the BGÖ was higher in active session than inactive session in players group (p<0.05). Hedonic hunger and the affected by food was higher in soccer players than sedantery individuals (p<0.05). Daily energy, macro and micronutrient intake and fluid intake of soccer players were found to be insufficient according to the recommendations. Persentige of energy from protein and fat was found to be high. Daily intake of thiamine, folate, potassium, calcium and magnesium was found to be below the Dietary Reference Intake Level (DRI). The daily consumption of B12, phosphorus, iron, zinc was found to be higher than the daily recommendations as a result of high animal food consumption. When consumption of food groups were evaluated in soccer players according to the Nutrition Guide for Turkey (TÜBER), it was determined that the consumption of milk group, fish, legumes/ oilseeds, cereal group and vegetable-fruit group remained below the daily recommendations. This study may indicate that long-term high intensive exercise may have an effect on hedonic processes. However, since the conflicting findings in the literatüre more research is needed to understand the possible interaction.
  • Thumbnail Image
    Item
    Süper lig futbol takımlarının performans verilerine göre lig sıralamasının incelenmesi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2019) Kahraman, Ahmet Safa; Yılmaz, Atakan
    Günümüzde futbol, spor biliminin en üst düzeyde kullanıldığı branşlardan birdir. Bu bağlamda çalışmanın amacı; 2017/2018 Türkiye süper ligi futbol takımlarının performans verilerine göre 17 hafta sonunda oluşan lig sıralamasına etkisinin olup olmadığını araştırılmasıdır. Bu çalışmaya, Türkiye süper liginde bulunan 18 futbol takımı dahil edilmiştir. Takımların koşu mesafesi, 20 km/s üstü koşu mesafesi, öne doğru 20 km/s üstü koşu mesafesi, geriye doğru 20 km/s üstü koşu mesafesi, takım boyu ortalaması, topu kazanma süreleri, topa sahip iken 20 km/s üstü koşu mesafesi, top rakipte iken 20 km/s üstü koşu mesafesi, topa sahip iken oynanan alan, top rakipte iken oynanan alan, top ile kat edilen mesafe, top rakipte iken kat edilen mesafe, takım defans derinliği gibi kriterlere bakılarak 17 hafta sonunda oluşan puan durumuna göre hangi takımın hangi kriterleri iyi yada kötü yaptığına bakılarak bir sonuç gözlemlenmeye çalışılmıştır. Bu veriler, süper lig takımlarına hizmet veren İnstat Sentio Sports firmasından alınmıştır. Araştırmada, takımların kat ettikleri mesafesi ile ligdeki sıralaması arasında negatif yönde ve yüksek düzey güçte ilişki olduğu, topla kat edilen mesafesi fazla olan takımların daha yüksek düzeyde ilk sıralarda yer aldığı tespit edilmiştir (r=- 0,791, p=0,01). Diğer fiziksel performans parametrelerinin de lig sıralaması arasında anlamlı düzeyde ilişki olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Sonuç olarak, 13 farklı fiziksel performans parametrelerinden sadece top ile kat edilen mesafe ile toplam kat ettikleri mesafe lig sıralamasına etkisi olduğu görülmüştür. Bu çalışmadan ve literatürdeki sınırlı sayıda yapılan çalışmalardan gördüğümüz kadar ile futbolun sadece performans verilerinin lig sıralamasına etki etmeyeceği birçok teknik taktik ve dışsal faktörlerin de önemli bir parametre olduğu gözlemlenmiştir. In today‟s world, the game of football is one of the main sports types that utilize the sports sciences to the highest degree. In that respect, the aim of this study is to investigate whether the physical performance data of the 2017/2018 Turkish Super League football clubs had an impact on their league rankings after 17 weeks. In this study, we used data from all the 18 football clubs competing in the Turkish Super League. By looking at different physical performance parameters of each team such as the total running distance, running distance over 20km/s, running forwards distance over 20km/s, running backwards distance over 20km, the average height of all teams, ball recovery times, running distance over 20km when the ball is possessed, running distance over 20km/s when the ball is with the opponent, the total played area when the ball is possessed, the total played area when the ball is with the opponent, the total distance travelled when the ball is possessed, the total distance travelled when the ball is with the opponent and the depth of the defensive lines, we tried to reach conclusions on the impact of each team‟s performance in these parameters on their league rankings after 17 weeks. The relevant data has been provided by Instat Sentio Sports – data provider of the league. In this study, we observed that there is high negative correlation between the distance travelled by each team and their rankings in the league. Subsequently, we also observed a high positive correlation between the distance travelled when the ball is possessed and their league rankings. Other physical performance parameters did not yield to any significant correlation against their league rankings. As a result, out of the 13 different physical performance parameters analyzed, only the two described above have been found to have some meaningful correlation against the league ranking of each team. As we have seen from this study and a limited number of other studies in the literature, it can be clearly observed that there are many technical, tactical and other extrinsic factors as parameters impacting the league rankings in which physical performance based data alone won‟t be sufficient enough to explain.
  • Thumbnail Image
    Item
    Finansal fair play kriterlerinin kurumsal çerçevesi, futbola etkisi ve başa baş kuralı hesaplamasının futbol kulüpleri üzerinde uygulaması
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018) Çalkaya, Mustafa; Erhan, Deniz Umut
    Bu tezin amacı, Finansal Fair Play‟in futbol kulüpleri açısından önemini, amacını, kriterlerini, yaptırımlarını ve futbola etkisini belirtmektir. Futbol, Avrupa da hızla gelişmiş ve önemli boyutta ticarileşme dönemine girmiştir. Futbol kulüplerinin finansal yönden sorun yaşamadan devam etmesi için UEFA Finansal Fair Play kriterlerinden en önemlisi “Başa Baş Kuralı” ele alınmıştır. Başa baş kuralının futbol kulüpleri açısından önemi belirtilerek dört büyük futbol kulübünün başa başı hesaplanmıştır. Birinci bölümde, Türkiye‟de futbolun tarihsel süreci, yasal düzenlemeleri, ekonomik yapısı, halka arzı, hisse senetlerinin performansı, UEFA kriterleri gibi konulara yer verilmiştir. İkinci bölümde ise, FFP‟in kavramsal çerçevesi, amacı, kriterleri, futbola etkisi, ihlaller sonucunda ortaya çıkan yaptırımları ve başa baş kuralı açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, futbol kulüplerinin muhasebe politikası açıklanarak tutulan defter ve belgeler belirtilmiştir. Daha sonra finansal raporlamanın öneminden bahsedilerek FFP kriterlerine uygulanması üzerinde durulmuştur. Son bölümde ise, başa baş kuralı hesaplamasında dört büyük futbol kulübü üzerinde bir uygulama yapılmıştır. The purpose of this thesis is to indicate the importance, the purpose, the criteria, the sanctions and the effect of the Financial Fair Play on football with regards to football clubs. Football has developed rapidly in Europe and has entered a period of commercializationsignificantly. The "Break-Even Rules" which is the most important UEFA Financial Fair Play criteriafor football clubs to continue without financial problemsis discussed. Break-Even Rules‟ importance is stressed and four major football clubs‟ break-evensare calculated. In the first chapter, the historical process, the legislation, the economic structure, the public listing, the performance of shares, and the UEFA criteria of football in Turkeyare elaborated. In the second chapter, FFP's conceptual framework, its aim, its criteria, its effect on football, the sanctions and consequences as a result of violations and break-even rules are explained. In the third chapter, the books and documents that are keptby football clubs are mentioned by explaining the accounting policies of football clubs. Then, the importance of financial reporting is discussed and its application on FFP criteria are emphasized. In the last chapter, the break-even ruleson four major football clubs are applied.
  • Thumbnail Image
    Item
    Farklı liglerdeki futbolcuların vücut kompozisyonu, beslenme ve hidrasyon durumlarının sezon içi dönemde değerlendirilmesi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2017) Köse, Beril; Kızıltan, Gül
    Bu çalışma, farklı lig kategorilerinde oynayan futbol oyuncularının besin tüketim durumları, vücut kompozisyonları ve hidrasyon durumlarının sezon içi dönemde değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Gençlerbirliği Spor Kulübü (Süper Toto Süper Lig), Hacettepe Spor Kulubü (2. Lig) ve Etimesgut Spor Kulubünde (3. Lig) profesyonel olarak futbol oynayan 48 sporcu üzerinde yapılmıştır. Katılımcıların beslenme durumlarının değerlendirilmesi için futbolcuların 1 günü antrenmanlı, 1 günü maç günü ve 1 günü antrenmansız günlere denk gelecek şekilde 3 günlük besin tüketim ve fiziksel aktivite kayıtları alınmıştır. Aynı günlerdeki hidrasyon düzeylerinin belirlenmesi amacı ile spot idrar ile idrar yoğunluğu ölçülmüştür. Aynı hafta içerisinde Dual-Enerji X-Ray Absorbsiyometri (DXA) ile vücut yağ kütlesi, vücut kas kütlesi, vücut yağ yüzdeleri ölçülmüştür. Çalışmaya katılan futbolcuların yaş ortalaması 24.5± 3.56 yıldır. Futbolcuların boy uzunluğu ortalaması 181.5±5.97 cm, vücut ağırlığı ortalaması 77.9±7.41 kg, vücut yağ yüzdesi ise %16.3±2.87 olarak belirlenmiştir. Futbolcuların vücut yağ yüzdeleri süper lig oyuncuları, 2. lig oyuncuları ve 3. lig oyuncularında sırasıyla %15.5±2.95, %16.5±3.26 ve %16.9±2.38 olarak saptanmıştır (p>0.05). Çalışmaya katılan tüm oyuncuların diyetle enerji alım ortalaması 2727.6±380.78 kkal, enerji harcaması ortalaması ise 3216.5±192.34 kkal olarak bulunmuştur. Toplam enerjinin %43.9±4.84’ünün karbonhidrattan, %16.4±2.84’ünün proteinden ve %39.5±3.87’sinin yağdan geldiği belirlenmiştir. Futbolcuların karbonhidrat alımları vücut ağırlığına göre 3.7±0.75 g/kg, protein alımı ise 1.4±0.28 g/kg olarak bulunmuştur. Futbolcuların A vitamini alım ortalaması 951.7±320.29 μg/RE, E vitamini alım ortalaması 20.1±6.17 mg, tiamin, riboflavin, niasin, B6 ve B12 vitamini alım ortalamaları ise sırasıyla 1.0±0.16 mg, 1.6±0.24 mg, 20.8±5.06 mg, 6.4±2.24 mg ve 2.8±2.06 mg olarak saptanmıştır. Futbolcuların folat alım ortalaması 306.9±68.80 mcg, C vitamini alım ortalaması ise 115.6±54.91 mg olarak belirlenmiştir. Araştırmaya katılan futbolcuların günlük diyetle kalsiyum alım ortalamasının 867.6±160.19 mg, potasyum alım ortalamasının 3176.8±450.37 mg, fosfor alım ortalamasının 1457.2±216.36 mg, demir alım ortalamasının 14.5±2.34 mg, çinko alım ortalaması ise 17.1±4.01 mg olarak saptanmıştır. Çalışmaya katılan süperlig, 2. lig ve 3. lig oyuncularının ortalama günlük sıvı alımları sırasıyla 3334.1±309.23 mL; 3305.6±291.81mL; 3373.1±574.76 mL olarak saptanmıştır (p>0.05). Süperlig oyuncularının ortalama idrar dansitesi 1021.1±2.15, 2. lig oyuncularının idrar dansitesi 1024.4±3.57 ve 3. lig oyuncularının idrar dansitesi 1024.6±5.21 olarak bulunmuştur (p<0.05). Futbolcuların günlük ortalama 237.1±103.50 g’ı süt ve ürünlerinden, 293.5±89.18 g’ı et ve ürünleri, yumurta ve kurubaklagiller ile sert kabuklu yemişler / yağlı tohumlar grubundan, 564.1±191.68 g’ı taze sebze ve meyveler grubundan, 329.3±74.65 g’ı ekmek ve tahıl grubundan, 35.2±10.47 g’ı yağlardan, 67.8±35.63 g’ı şeker ve şekerli besinlerden ve 2363.1±408.53 g’ı alkolsüz içeceklerden gelmektedir. Sonuç olarak; çalışmaya katılan hem tüm hem de farklı liglerde oynayan futbolcuların yetersiz besin ve sıvı alımı içerisinde olduğu ve aynı zamanda literatüre göre yüksek vücut yağ yüzdesine sahip oldukları belirlenmiştir.
  • Thumbnail Image
    Item
    Hisseleri halka arz edilen Türk futbol kulüplerinin mali tablolarının Türkiye muhasebe standartları çerçevesinde incelenmesi
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2008) Sultanoğlu, Banu; Sevilengül, Orhan
    Adam Smith ve John Maynard Keynes’in, devletin müdahalesi olmadan bireylerin fayda, üreticilerin ise kar hedefinde faaliyetlerini gerçeklestirdigi bir piyasa olması gerektigi yolundaki ortak görüslerinin günümüzde büyük bir endüstri haline dönüsen futbol sektöründe de uygulandıgı söylenebilir. Yani, günümüzde futbol, bireylerin “futbolcular”, üreticilerin de “kulüpler ve zengin baskanları” oldugu genis bir sektör haline gelmistir (Taha, 2005). Son yıllarda, futbol kulüpleri yüksek bütçelere sahip örgütlere dönüsmüstür. Dernek statüsü ile yönetilmesi giderek zorlasan bazı kulüpler, zamanla sirketlesme yoluna gitmistir. Ancak, günümüzdeki futbolun rekabetçi piyasasında bir anlamda sahip olunan teknik kadro ve stadyum yatırımları ile temsil edilen kulüpler, kısa zamanda ortaya çıkan yüksek maliyetleri karsılayabilmek için fon arayısına girmistir. Düsük maliyetli fon bulabilmek için basvurulan yöntem, sermaye piyasalarında halka arz olmustur. Ülkemizde halka arz edilen kulüpler, Besiktas, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor’dur. Kulüpler arasında sadece Besiktas’ın halka arzı, Avrupa’daki “ ngiliz Modeli” olarak bilinen ve kulübün futbola iliskin tüm gelir/gider ile aktif/pasiflerinin kurulan sirkete devri seklinde gerçeklesmistir. Diger kulüpler ise, “Gelir Agırlıklı” Model olarak adlandırılan yöntem ile halka arz olmuslardır. Bu yöntem ile, futbol takımının sadece gelirleri halka arz edilirken, en önemli maliyet kalemlerinden teknik kadroya iliskin hiçbir gider mali tablolara yansıtılmamıstır. Futbolun devamlı büyüyen bir sektör haline dönüsmesi ile halka arzı gerçeklesen kulüplerimizin mali raporlaması giderek genisleyen ilgi grupları için daha da önem kazanmaya baslamıstır. Bu çalısmada, yukarıda sözü edilen halka arz farklılıklarının, futbol sektöründeki sirketlerin karlılıklarına ve bunun sonucu olarak temettü politikalarına nasıl yansıdıgı, borsadaki performanslarını nasıl etkiledigi ve tüm bunlara ek olarak bu farklılık neticesinde mali tablolarında nasıl bir raporlama yapıldıgı birbirleriyle karsılastırmalı olarak incelenmistir. Bu inceleme sırasında, ilgi gruplarının yeterli seviyede bilgilendirilip bilgilendirilmedigini anlamak amacıyla sirketlerin faaliyet raporlarında sunulan bilgiler Avrupa’daki en zengin 20 kulüp sıralamasındaki önemli üç kulüp ile karsılastırılmıs, ayrıca futbol sektörünün kendine has birtakım islemlerinin kulüplerin mali tablolarında Türkiye Muhasebe Standartları uyarınca nasıl muhasebelestirildigi ve dipnotlardaki sunumu bagımsız denetçi raporları ve uzman denetçi görüsleri yardımıyla açıklanmıstır. Adam Smith and John Maynard Keynes’s common point that there should be a market free from state intervention where the activities of the individuals with the target of utility and the activities of the producers with the target of profit are realized seems to be valid for today’s football sector which has turned into a huge industry. Indeed, today, football has turned into a huge sector with individuals as the “soccer players” and producers as the “clubs and their rich presidents” (Taha, 2005). During the last few years, the football clubs have turned into organizations with big budgets. Certain clubs that are difficult to be managed under the status of association have started to set up companies. However, in the competitive market of the contemporary football, the clubs represented with stadium investments and technical staff have gone into a search for funds in order to meet the rising costs. The method for finding funds with lower costs has been going into public in capital markets. In Turkey, the clubs that have gone into public are Besiktas, Galatasaray, Fenerbahçe and Trabzonspor. Only Besiktas among others has adopted the “English Model” transferring all the club’s revenues/expenses and assets/liabilities related to football to the company; while the others went into public with the method known as the “Income Based Model”. With this method, only the football teams’ revenues go into public while none of the expenses related to the technical staff –among the most important cost accounts –take place in the financial statements. With the growth of the football sector, the financial reporting of the clubs that have gone into public has gained more importance for the growing interest groups. In this study, the impact of the above-mentioned initial public offering differences over the profitability of the companies in the football sector and, as a result of this, over their dividend policies; over their performance in stock markets, and in addition, over their way of reporting in financial statements are comparatively examined. During this research, for the purpose of understanding whether the interest groups are sufficiently informed or not, information taking place in the companies’ annual reports are compared with the important three clubs among the richest 20 clubs in Europe. Besides, the accounting of certain operations unique to the football sector in the clubs’ financial statements and their presentation in disclosures are explained in line with Turkish Accounting Standards and with reference to the auditors’ reports and audit managers’ opinions obtained through interviews.