Enstitüler / Institutes

Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/11727/1390

Browse

Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Item
    Flört şiddeti alanında çalışan profesyonellerin şiddete ilişkin hizmetleri değerlendirmesi
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Ersoy, Ferda; İçağasıoğlu Çoban, Arzu
    Şiddet kavramı çok geniş bir yelpazede ele alınması gereken bir konudur. Literatürde, şiddetin fiziksel, psikolojik, cinsel, sosyal ve ekonomik türleri olduğu ifade edilmektedir. Yaşamın her döneminde ve her toplumda şiddet olgusu yaygın biçimde karşımıza çıkmaktadır. Ancak bu konuda yapılan pek çok araştırma kadınlar ve çocuklar gibi kırılgan grupların şiddete maruz kalma konusunda diğer gruplara göre daha fazla risk altında olduğunu işaret etmektedir. Kadına yönelik şiddet denildiğinde ise genellikle akla ilk gelen, aile içinde, evli kadınların maruz kaldığı şiddet olmaktadır. Ancak son dönemlerde şiddet ile ilgili çalışmalar, evlilik veya aile birliği dışında, bir başka deyişle flört döneminde, uygulanan veya maruz kalınan şiddetin nedenleri ve etkileri konusuna yönelmiştir. Flört dönemi, genellikle genç yetişkinlik döneminde olan, aralarında yasal bir bağ olmayan iki kişinin evlilik öncesi kurduğu yakın ilişki olarak tanımlanabilir. Bu dönemde farklı nedenlerle partnerlerin birbirine uyguladığı şiddet ise flört şiddeti olarak ifade edilmektedir. Bu konuda yapılan çalışmalar ise genellikle genç yetişkinler, ağırlıklı olarak üniversite öğrencileri, temel alınarak yapılmaktadır. Bu araştırmalar flört şiddetinin sanılanın aksine çok yaygın olduğunu göstermektedir. Flört şiddetinin nedenlerinin ve etkilerinin belirlenmesi ve bu sorunun çözümü için gerekli hizmetlerin oluşturulması için şiddeti uygulayan ve buna maruz kalan grupların görüşlerinin belirlenmesi kadar bu alanda çalışan profesyonellerin görüşlerinin belirlenmesi de hizmetlerin yapılandırılmasında önem taşımaktadır. Buradan hareketle, bu araştırmanın amacı, kadına yönelik şiddet alanında çalışan profesyonellerin flört şiddetine ilişkin görüşlerini belirlemek ve bu alanda mesleki müdahalelere ilişkin önerilerini ortaya koymaktır. Araştırma, nitel araştırma metodolojisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, amaca uygun örnekleme yöntemi ile seçilmiş, bu kapsamda araştırmaya, kadına yönelik şiddet alanında çalışan sosyal hizmet uzmanı, psikolog ve sosyologdan oluşan 10 kişi katılmıştır. Veriler, yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme yöntemi ile toplanmış ve MAQODA 2022 programında analiz edilmiştir. Araştırma sonunda, uygulamada flört şiddeti hakkında özelleşmiş bir hizmet olmadığı, şiddet alanında hizmet sunan kurumlardan genellikle evlilik birliği içinde olan kadınların yararlandığı, şiddete maruz kalan bu kadınların da temelde fiziksel şiddetten kurtulmak için hizmet almak için başvurdukları, bununla birlikte maruz kaldıkları diğer şiddet türlerinin farkında olmadıkları, şiddet konusunda koruyucu önleyici hizmetlerin sınırlı olduğu, profesyonellerin bu alanda çoğunlukla danışmanlık ve yönlendirme hizmet sunduğu belirlenmiştir. Ek olarak, kadına yönelik şiddet alanında çalışan profesyonellerin ikincil tramvaya maruz kaldıkları da önemli bir bulgu olarak karşımıza çıkmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, şiddet sorununun engellenebilmesi için toplumsal cinsiyet eşitliği, iletişim, sağlıklı ebeveyn tutumları gibi konularda eğitim ve danışmanlık hizmetlerini içeren koruyucu, önleyici çalışmaların olması gerektiği önerilmektedir. Bunun yanı sıra, 12-18 yaş ergenlik döneminde olan ergenlere ve genç yetişkinlere de şiddetin içeriği ve kapsamı, şiddete maruz kalma durumunda neler yapılabileceği ve flört hakkında eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin işlevsel olacağı düşünülmektedir. Son olarak, flört şiddeti konusunda bu alanda çalışan profesyonellerin bilgilendirmesi ve bu konuyu merkeze almaları için farkındalıklarının arttırılmasına yönelik çalışmaların yapılmasının da önemli olduğu söylenebilir. The concept of violence is a subject that needs to be addressed in a very wide range. In the literature, it is stated that there are physical, psychological, sexual, social, and economic types of violence. The violence phenomenon is commonly encountered in every period of life, and every society. However, many studies on this subject point out that vulnerable groups such as women and children are at higher risk of being exposed to violence than other groups. When it comes to violence against women, the first thing that comes to mind is domestic violence, experienced by married women. Nevertheless, recent studies on violence have focused on the causes and effects of violence applied or exposed outside of marriage or family unity, in other words, during dating. The dating period can be defined as a non-legal close pre-marital relationship between two people, usually in young adulthood. In this period, violence between partners for different reasons is expressed as dating violence. Studies on this subject are generally based on young adults, mainly on university students. These studies indicate that dating violence is more common than we realize. To determine the causes and effects of dating violence and to create the necessary services for the solution of this problem, it is important to determine the opinions of the professionals working in this field as well as the opinions of the groups perpetrating and who are exposed to it. From this point of view, this research aims to determine the opinions of professionals working in the field of violence against women on dating violence and to present their suggestions for professional interventions in this field. This research was carried out with qualitative research methodology. The study group of the research was selected with the purposeful sampling method, and in this context, 10 people, consisting of social services specialists, psychologists, and sociologists working in the field of violence against women, participated in the research. The data were collected by semi-structured in-depth interview method and analyzed in the MAQODA 2022 program. At the end of the research, it was found that there is no specialized service about dating violence in practice, women who are married generally benefit from institutions that provide services in the field of violence, and these women who are exposed to violence apply for services to get rid of physical violence, however, they are not aware of other types of violence they are exposed to. It has been determined that preventive and protective services are limited in the field of violence, and professionals mostly provide counseling and guidance services in this field. In addition, it was an important finding that professionals working in the field of violence against women were exposed to secondary trams. In line with the findings obtained from the research, it is suggested that protective and preventive studies should be carried out, including training and consultancy services on issues such as gender equality, communication, and healthy parental attitudes in order to prevent the problem of violence. In addition, it is thought that the content, and scope of violence, what can be done in case of exposure to violence, and education and counseling services about dating will be functional for adolescents and young adults aged 12-18 years. Finally, it can be said that it is also important to inform the professionals working in this field about dating violence and to carry out studies to increase their awareness so that they can put this issue at the center.
  • Item
    Kadına yönelik şiddet haberlerinde karşılaştırmalı bir inceleme: Hürriyet, Sözcü ve Yeni Şafak gazeteleri
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020) Cömert, Remzi Turgay; Şıvgın Dündar, Ayşe Lale
    Gazetelerin toplumu şekillendirici ve dönüştürücü etkisi geçmişten günümüze hala devam etmektedir. Tüm gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda olduğu gibi Türk toplumunda da kadına uygulanan şiddetin her türlü hali büyük bir sorun olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada Hürriyet, Sözcü ve Yeni Şafak gazetelerinin kadına yönelik şiddet haberlerindeki farklılıkların ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Hürriyet, Sözcü ve Yeni Şafak gazetelerinin 01/04/2018 ve 30/09/2018 tarihleri arasında yayınlanan 398 kadına yönelik şiddet haberinin yer aldığı basılı nüshaları sayısal veriler olarak incelemeye tabi tutulmuş ve ortak olan 33 kadına yönelik şiddet haberi dil, üslup, fotoğraf, başlık, seçilen kelimeler ve olayların aktarılış tarzı yönünden Teun A. Van Dijk’in eleştirel söylem analizi ile detaylı incelenmiştir. Araştırmada bahsi geçen her üç gazetede yayınlanan toplam 398 kadına yönelik şiddet haberlerinin %9’unu Yeni Şafak gazetesi, %45’ini Sözcü gazetesi ve %46’sını Hürriyet gazetesi haberleri kapsamaktadır. Hürriyet ve Sözcü gazetelerinin kadına yönelik şiddet haberleri incelendiğinde; haberin yayınlanma sıklığı, haberlerde kullanılan görsellerin yayınlanma biçimi, kullanılan dil ve üslup bağlamında benzerlikler taşıdığı ancak Yeni Şafak gazetesinin kadına şiddet haberlerini daha az sayıda ve farklı şekilde yayınladığı görülmüştür. Araştırma verileri incelendiğinde, Hürriyet ve Sözcü gazetelerinde tiraj odaklı popülist bir söylem kullanıldığı düşünülmektedir. Sonuç olarak; Hürriyet, Sözcü ve Yeni Şafak gazetelerinin farklı ideolojileri sebebiyle kadına şiddet haberlerinin paylaşım oranında büyük farklılıklar oluştuğu düşünülmektedir. The powerful and transforming effects of newspapers have been still lasting in societies from past to present. Like all developed and developing societies, all forms of violence against women are regarded as a big problem in Turkish society, as well. This study aims to compare and explore the differences of the portrayal of violence against women among three newspapers, Hürriyet, Sözcü and Yeni Şafak. For this aim, printed copies of these newspapers between the dates 01/04/2018 and 30/09/2018 reporting 398 crimes of violence against women were statistically analyzed and 33 common news reporting violence against women were thoroughly investigated in terms of language, style, photography, headline, wording and the way of reporting events through Critical Discourse Analysis by Teun A. Van Dijk. All those 398 crimes of violence against women are covered by these three newspapers - Hürriyet, Sözcü and Yeni Şafak in different percentages; 46%, 45% and 9% respectively. When the news on violence against women in Hürriyet and Sözcü were examined, they have similarities in terms of the frequency of reporting the news, the ways of publishing the visuals, language and style; however, it was found out that Yeni Şafak published less news on violence against women and in different ways. When the data was analyzed, it was thought that Hürriyet and Sözcü had a populist discourse aiming at boosting newspaper sales. In short, having different ideologies, Hürriyet, Sözcü and Yeni Şafak showed vast differences in the percentage of their news on violence against women.
  • Thumbnail Image
    Item
    İnsan hakları açısından türk ceza kanunu madde 232'de düzenlenen kötü muamele suçunun incelenmesi, çocuk hakları ve kadın hakları bakımından maddenin değerlendirilmesi
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019) Şahin, Öznur; Mumcu, Ahmet
    Toplumun en küçük yapılanması olan aile ülkemizde Anayasa başta olmak üzere çeşitli kanuni düzenlemeler ile korunmuştur. Ailenin korunması bir yandan toplumun korunması olarak bir yandan da aile içinde yetişen bireylerin yani insanın korunması olarak değerlendirilebilir. Aileye verilen önem doğrultusunda oluşturulan uluslararası anlaşmalar ve ulusal düzenlemeler incelendiğinde çalışmanın konusu olan Türk Ceza Kanunu madde 232’ye de rastlanmaktadır. Üç bölümden oluşan tez çalışmasında düzenlemenin barındırdığı iki ayrı suç tipi ele alınacaktır. Bu kapsamda aile bireylerinden olan çocukların ve kadınların uluslararası anlaşmalar ile koruma altına alınan hakları çerçevesinde incelemeler yapılacaktır. Kötü muamele suçunu incelerken düzenlemede ve başlıkta yer alan kavramlara değinilecektir. Bu kapsamda aile, şiddet, merhamet, acıma, şefkat kavramları anlaşılmaya çalışılacaktır. Bütün yapılan incelemeler sonucunda düzenlemenin çocuklar, kadınlar ve aile açısından etkili bir koruma sağlayıp sağlamadığı tartışılacaktır. The family, which is the smallest structure of the society, has been protected by various legal regulations, especially the Constitution. Protection of the family can be considered as protection of the society on the one hand and protection of the people who grow up in the family on the other hand. When the international agreements and national regulations established in line with the importance given to the family are examined, article 232 of the Turkish Penal Code, which is the subject of the study, is also found. In this thesis, which consists of three chapters, two different types of crime covered by the regulation will be discussed. In this context, studies will be carried out within the framework of the rights of children and women who are members of their families protected by international agreements. In examining the crime of ill-treatment, the concepts in the regulation and title will be mentioned. In this context, the concepts of family, violence, compassion, mercy, kindness will be tried to be understood. As a result of all the examinations, it will be discussed whether the regulation provides effective protection for children, women and family.
  • Thumbnail Image
    Item
    Kadına yönelik şiddet haberlerinin söylem analizi
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018) San Sungunay, Sezin; Yağcı, Özcan
    Bu çalışmada yaşam tarzı nedeniyle bir kadına yönelik şiddet olayının internet haber sitelerindeki sunumu konu edinilmektedir. Türkiye’de internetteki haber sitelerinden dördünün örnek olayla ilgili haberleri, van Dijk’ın Eleştirel Söylem Analizi ile çözümlenmiştir. Kadına yönelik şiddetle ilgili haber oluştururken internet haber sitelerinin başlık, haber girişi ve haber metinleri ile görsel materyallerinde kimlik, cinsiyet, sözcük seçimi ve anlatım tarzı açısından yeterli hassasiyet ve özenin gösterilmediği, şiddeti uygulayanın adli makamlara verdiği ifadelerin ayrıntılı kullanılmasıyla şiddet olayının okuyucuya failin gözünden ve tek taraflı sunulduğu, ilgi çekmek için kullanılan klişe ifadelerin şiddet olayının değerini düşürdüğü, baskı gruplarının açıklamalarının yeterince ön plana çıkarılmadığı tespit edilmiştir. Genel olarak haber kurgulanmasında haber sitelerinin kadına şiddet haberine yönelik belli bir politika belirlemediği, kadına şiddet olayının çoğunlukla toplumsal sorun değil bireysel sorun olarak ele alındığı, haber ekibinin şiddete karşı kamuoyu oluşturmada medya gücünün etkisini yeterince değerlendirmediği görülmektedir. In this research, the presentation of violence against a woman due to her lifestyle in internet news sites is taken as subject. The news about the case study from four news sites on the Internet in Turkey has been analysed with van Dijk's Critical Discourse Analysis. It has been determined that there is not enough sensitivity and care in the title, news entry and news texts and visual materials of internet news sites in terms of identity, sex, word selection and narration style, that the case of the violence is presented unilaterally through the eyes of the perpetrator with the detailed use of his assertions given to the judicial authorities, that cliche expressions used to attract attention have reduced the importance of violence, and that the discourse of the pressure groups is not sufficiently brought into the foreground while creating news about violence against women. In general, it is seen that the news sites do not set a certain policy towards violence against women in the construction of news, that violence of women is mostly considered as an individual problem, not a social problem, and that the news team do not adequately assess the influence of the media power in creating public opinion against violence.