Enstitüler / Institutes

Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/11727/1390

Browse

Search Results

Now showing 1 - 9 of 9
  • Item
    İşitme engelli bireylerin sosyal medya kullanım amaçları ve deneyimleri üzerine nitel bir araştırma
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Erikel Yılmaz, Yağmur; Akçay, Ebru
    İletişim teknolojilerinin gelişimiyle birlikte sosyal medya, bireyler için yalnızca bir eğlence aracı olmaktan çıkmış; bilgiye erişim, ifade özgürlüğü ve toplumsal katılımın önemli bir alanı hâline gelmiştir. Bu dönüşüm, özellikle iletişimde farklı kanallara ihtiyaç duyan işitme engelli bireyler açısından ayrı bir önem taşımaktadır. İşitme engelli bireyler için sosyal medya, yazılı ve görsel içerikler aracılığıyla iletişim kurma, işaret dili veya altyazı desteğiyle bilgiye erişme ve toplumla etkileşime katılma imkânı sunmaktadır. Böylece sosyal medya, onların hem bireysel ifadelerini güçlendiren hem de toplumsal katılımlarını artıran önemli bir araç hâline gelmektedir. Görsel ağırlıklı ve yazılı içeriklere dayalı sosyal medya platformları, işitme engelli bireylerin kendi kimliklerini ifade etmelerine, benzer deneyimlere sahip bireylerle bağlantı kurmalarına ve toplumsal görünürlük kazanmalarına imkân sağlamaktadır. Ancak tüm bu olanakların yanında dijital ortamlarda yaşanan erişilebilirlik sorunları, ayrımcı tutumlar, siber zorbalık ve yanlış bilgilendirme gibi olumsuz durumlar da dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın amacı, işitme engelli bireylerin sosyal medya kullanımına ilişkin bireysel deneyimlerini, kullanım amaçlarını ve karşılaştıkları engelleri incelemektir. Nitel araştırma tasarımına dayanan bu araştırma kapsamında, işitme engelli bireylerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş, bu süreçte işaret dili kullanılmış ve veriler tematik analiz aracılığıyla değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, sosyal medyanın işitme engelli bireyler için bilgi edinme, iletişim kurma, kendini ifade etme ve toplumsal farkındalık yaratma gibi amaçlarla kullanıldığını; buna karşılık erişim kısıtlılıkları, dışlanma, güven sorunları ve dijital şiddet gibi olumsuzluklarla da karşılaşıldığını göstermektedir. Bu bağlamda, sosyal medyanın kapsayıcı ve erişilebilir bir iletişim alanı hâline getirilmesi, işitme engelli bireylerin dijital katılımını artırmak açısından büyük önem taşımaktadır. With the development of communication technologies, social media has transformed from being merely a tool of entertainment into a significant domain for access to information, freedom of expression, and social participation. This transformation holds particular importance for deaf individuals, who need different channels of communication. For them, social media provides opportunities to communicate through written and visual content, to access information with the support of sign language or subtitles, and to engage with society. In this way, social media becomes a crucial tool that both strengthens their individual self-expression and enhances their social participation. Social media platforms, which are predominantly based on visual and written content, enable deaf individuals to express their identities, connect with others who share similar experiences, and gain social visibility. However, alongside these opportunities, negative aspects such as accessibility barriers in digital environments, discriminatory attitudes, cyberbullying, and misinformation also draw attention. The purpose of this study is to examine deaf individuals’ personal experiences with social media, their purposes of use, and the challenges they encounter. Within the scope of this research, which is based on a qualitative design, semi-structured interviews were conducted with deaf individuals, sign language was used during the process, and the data were evaluated through thematic analysis. The findings reveal that social media is used by deaf individuals for purposes such as obtaining information, communicating, self-expression, and creating social awareness, while at the same time they also face negative issues such as limited access, exclusion, trust problems, and digital violence. In this context, making social media a more inclusive and accessible communication space is of great importance in terms of enhancing the digital participation of deaf individuals.
  • Item
    Davranış performansı için kültürel değerlendirme: koru evleri örneği
    (Başkent Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2023) Senocak, Fatma; Hersek, Can Mehmet
    İnsanın dâhil olduğu birbirinden farklı dönemler ve etkileşimleri içeren süreçler, birbiriyle ilişkili bilişsel yaklaşımlarla açıklanmaktadır. Bu yaklaşımlarla sunulan değerlendirmelerde görüyoruz ki, dönem dönem gerçekleştirilen eylemler ve onlara yüklenen anlamlar da toplumlara göre farklılaşmaktadır. Bununla birlikte, toplum olarak benimsenen kültürel değerleri çeşitli araçlarla sürekli kılma ve bu değerlerin insanlar için olumlu yanlarını besleme önem taşımaktadır. Bu araçlardan insan-çevre ilişkilerini düzenlemede etkin “tasarlama eylemi”, uzun süreçleri kapsayan etkilenme alanı ve sonuçta elde edilen ürün ile yeni süreçleri etkileyecek bir konumdadır. Ürünü elde etme süreci de toplumsal ilişkilere bağlı olarak dönemin baskın olan eylemlerine paralel gelişmektedir. Önemli olgulardan ikisi, kültürlerarası iletişim imkânı ve buna bağlı olarak alt kültürlerin etkilenmesidir. Çalışmanın kuramsal çerçevesini, bu sosyal gelişme bağlamında konut tasarımı süreci oluşturmaktadır. Önerilen davranış modeli ve AGRAPH Bilgisayar Programı ile hesaplanan mekân sentaksı verileri üzerinden değerlendirme yapılmaktadır. Vaka çalışması, Osmanlı Türk Evi örneklemi ve onu referans alan MESA Koru Evleri örneğini kapsamaktadır. The processes involving different periods and interactions in which a person is involved can be explained by interrelated cognitive approaches. In the evaluations presented with these approaches, we see that the actions performed from time to time and the meanings assigned to them may also differ according to societies. However, it is important to perpetuate the cultural values adopted as a society through various means and to feed the positive aspects of these values for people. Of these tools, the effective “design action” in regulating human-environmental relations is in a position to influence new processes with the domain of influence covering long processes and the resulting product. The process of obtaining the product also develops in parallel with the dominant actions of the era, depending on social relations. Two of the important phenomena are the possibility of intercultural communication and, accordingly, the influence of subcultures. The theoretical framework of the study is the process of housing design in the context of this social development.
  • Item
    Televizyon tartışma programlarının “ Tarafsızlık “ açısından değerlendirilmesi : Tarafsız bölge örneği.
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Pekgöz, Talip Can; İlic, Deniz Tansel
    Bu çalışmada icadından günümüze kadar toplum üzerinde etkisini sürdüren televizyonlarda yayınlanan haber tartışma programları ve bu programlarda vadedilen tarafsızlık iddiası konu edilmektedir. Türkiye’de 1990’lı yılların başlarından itibaren, toplumsal hayata giren özel televizyon kanalları ile yayıncılıkta devlet tekeli kırılmıştır Medya ve televizyonun özelleşmesi ile birlikte toplumların davranış ve tercihleri farklı enformasyonların etki alanına açık hala gelmiştir. Bu çalışma CNN Türk ‘te, 2015 ile 2019 arası dönemde yayınlanan Tarafsız Bölge programını incelemektedir. Çalışmada analiz edilen on bölüm, bu yıllar arası gündemi etkilemiş ve siyaseti belirleyen olaylardan seçilmiştir. Tartışma programlarındaki tarafsızlık mefhumu, Medya Sistemi İşleyiş Modeli çerçevesinde beş düzeyde incelenmiştir. Bu beş düzeyin en etkili noktada bulunan medya atmosferi, sahiplik yapısı, daha az etkili medya kurumu ve etkisi en az olan gazeteciler ve izleyici düzeyleri analiz edilmiştir. Programın analiz aşamasında en önemli nokta, kitle iletişim araçlarında, bilgiyi topluma aktaran gazetecilerin ve bilgiye ulaşmada en önemli araç olarak televizyonu kullanan izleyicilerin medya işleyişini en az etkileyen aktörler olmasıdır. Özellikle televizyonun özelleşmesiyle birlikte medya güç sahiplerinin mücadele alanı haline gelmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde televizyon tartışma programları üzerine literatür taraması yer almaktadır. İkinci bölümde temel medya paradigmaları olarak işlevselci ve eleştirel paradigmalar incelenmiş, Marksist düşüncenin medya tartışmalarına katkısına yer verilmiştir. Medya araştırmaları için bir model sunan Medya Sistemi İşleyiş Modeli açıklanmış ve analiz aşamasında da kullanılmıştır. 2002 seçimlerinde iktidarı kazanan AKP hükümeti ile değişen medya atmosferi, 2007 ve 2015 durakları ile ele alınmıştır. Son bölümde 2015’ten sonra otoriterleşen medya atmosferi ve değişen sahiplik yapısının, CNN Türk ve Tarafsız Bölge programında muhalefet-iktidar dengesini, iktidar lehine çevirdiği gözlenmiştir. Tarafsızlık iddiası, ekonomi-politik bir atmosferde, medya sahibinin, iktidar ile çizdiği ilişkiler çevresinde programda eriyebilmektedir. The focus of this research is on the impartiality of television discussion programs. In Turkey, since the early 1990s, the state monopoly in broadcasting was broken with the private television channels that entered the social life. With the privatization of media and television, the behavior and preferences of societies have become open to the domain of different information. This study examines the Neutral Zone program published in CNN TURK between 2015 and 2019. The ten chapters analyzed in the study are selected from important events that have influenced the agenda over these years. The concept of neutrality in the discussion programs has been examined in five levels within the framework of the Media System Operation Model. The media atmosphere at the most effective point of these five levels, ownership structure, less effective media institution, and the least influential journalists and audience levels were analyzed. In the analysis phase of the program, the most important point here is that journalists who transfer information to society in mass media and viewers who use television as the most important tool to reach information are the actors that affect the functioning of the media at least. Especially with the privatization of television, the media has become a struggle area for power owners. In the first part of the research, there is a literature review on television discussion programs. In the second chapter, functionalist and critical paradigms are examined as fundamental media paradigms, and the contribution of Marxist thought to media debates is given. Media System Operation Model, which provides a model for media researchers, was explained and used in the analysis phase. The changing media atmosphere with the AKP government, which won the power in the 2002 elections, has been discussed with the stops in 2007 and 2015. In the last section, it was observed that the media atmosphere that became authoritarian after 2015 and the changing ownership structure turned the opposition-power balance in favor of the government in CNN Turk and the Neutral Zone program. The allegation of neutrality can be dissolved in the program in an economic-political atmosphere, around the relations that the media owner draws with the government.
  • Item
    Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin onlenmesinde birleşmiş milletlerin (BM) eğitim faaliyetlerinin rolü
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Köseoğlu, Merve; Romya Bilgin, Kıvılcım
    Kadınlar toplumun inşasında tarihsel olarak kendileri için belirlenen rolleri üstlenmişlerdir. Modern topluma geçişten sonra bile kadın ve erkek rolleri tarih öncesi dönemlerden kalan özellikler içermektedir. Bu rollerin farklı kültürlerde şiddet olgusunu barındırdığı gözlemlenmektedir. Günümüzde kadına yönelik şiddet uluslararası büyüklükte bir soruna dönüşmüştür. Şiddet sorununun çözülmesi için ise toplumsal iş birliği gerekmektedir. Bu nedenle çeşitli organizasyonlar kurulmuş ve sorunun çözümüne yönelik bir arayış başlamıştır. Yapılan çalışmalar eğitimin toplumsal cinsiyet ayrımcılığını ve şiddeti engellemek üzere etkin rol oynadığı ortaya konulmuştur. Toplumsal cinsiyet kavramı toplumdaki tüm kadın, erkek ve LGBT’li bireyleri kapsamaktadır. Araştırmada kadına yönelik Şiddetin toplumsal cinsiyet kavramı ve rolleri ile bağlantısı ele alınarak, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde eğitim iletişimi ve eğitimin etkinliği değerlendirilmiştir. İletişim hayatın her alanında bireylerin sahip olduğu en temel özelliktir. Dolayısıyla hayatın içinde her alanda iletişimin etkilerini görmek mümkündür. İletişimin güçlendiği ve kendini en güzel ortaya koyduğu alan ise eğitimdir. Eğitimin başlangıcından devamına ve hatta tamamlanma noktasına kadar iletişimsel süreç kendini gösterir. Dolayısıyla, eğitim ve iletişimi birbirinden ayrı düşünmek mümkün değildir. Eğitimin kendisi de iletişimin önemli bir basamağı olduğu için, her yaştan ve cinsiyetten bireyin bu basamağı geçmesi önemli bir husustur. Eğitim sürecini iletişimsel becerileriyle harmanlamayı öğrenen bireyin hayatının geri kalanında, en başta kendisi sonra diğer toplum bireyleriyle eşitlik algısı çerçevesinde yaşaması olumlu bir sonuçtur. Bu bilgiler ışığında araştırmada BM eğitim faaliyetlerinin cinsiyet eşitliğinin sağlanması üzerindeki etkileri eğitim ve iletişim ilişkisinin feminist kuramla çerçevelenmesiyle analiz edilmiştir. Throughout the history, women have assumed some major gender roles which are determined by the society. Even after the transition to modern society, women and men gender roles still contain these patriarchal structures. In different cultures, it is observed that these gender roles harbor the phenomenon of violence. Today, violence against women has turned into an international problem. For this reason, social cooperation is highly required to solve violence problem all around the world. Studies show that education has one of the significant and active role in preventing gender based discirimination and violence. The concept of gender includes all women, men and LGBT individuals in society. In this research, the relationship between gender roles and violence against women is evaluated through the effectiveness of communication in education. At this point, the study is based on the United Nations (UN) regional women education and studies on the basis of gender roles. In this context, regional women’s studies in the UN are handled using descriptive analysis method on the basis of gender roles. Communication is the most basic feature and need of human being in all parts of life. Therefore, it is possible to realize the effects of communication everywhere in life. At this point, education is one of the most significant area for communication to be stronger and manifesting itself better. The communicative process manifests itself from the beginning of education to its continuation and even to the point of completion. Therefore, it is not possible to consider education and communication separately. Since education itself is an important step of communication, it is important for individuals of all ages and genders to pass this step. It is a positive result that the individual, who learns to blend the educational process with her/his communicative skills, lives within the framework of the perception of equality, first for herself/himself and then with the other members of the society. In the light of this information, this research analyzed the effects of UN education activities on achieving the gender equality by framing the relationship between education and communication with feminist theory.
  • Item
    Yeniden çekim filmlerin niceliksel ve niteliksel içerik çözümlemesi
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Bilgin, Ayşegül; Erşanlı Taş, Banu
    Sinema, görsel ve işitsel ögelerin bütünleşerek içerisinde bulundurduğu mesajı bir sunu halinde izleyici ve hedef kitleye aktarma görevini benimseyen bir iletişim aracıdır. Bu görsel sunu için gerekli olan temel unsurlar ise grafik tasarım ögeleri ve afişlerdir. Zaman içerisinde gelişen ve değişen matbaa ile grafik tasarımın evrimi de devam etmiştir. Grafik tasarımın gelişmesi afiş tasarımını doğrudan etkilemiştir. Duyurusunu ve tanıtımını yaptıkları ürünü en başarılı şekilde anlatmayı hedefleyen afiş tasarımları, göstergelerden meydana gelen bir duyuru aracıdır. Afiş tasarlanırken aktarılmak istenen mesajın hedef kitleye ulaşabilmesi için anlamı temel unsur olarak alan göstergebilimden yararlanılmaktadır. Toplumsal ve sosyal yaşamın her alanında bulunan göstergeler, teknolojinin gelişimiyle birlikte nesnelerin görsel malzemelere dönüşmesine neden olmaktadır. Göstergelerden oluşan afiş tasarımları, göstergelerle birlikte izleyici ve hedef kitleye filmle ilgili mesajlar iletmektedir. Bu çalışmada, 7 farklı film türünden seçilen 7 orijinal filmin ve yeniden çekim filmlerinin afişleri göstergebilimsel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Cinema is a communication tool that adopts the task of conveying the message it contains to the audience and target group as a presentation by integrating visual and auditory elements. The required essential elements for this visual presentation are graphic design elements and posters. The evolution of graphic design continued with the printing press, which developed and changed over time. The development of graphic design has directly affected poster design. Poster designs, which aim to describe the product they advertise and promote in the most successful way, are an announcement tool consisting of indicators. While designing the poster, semiotics, which takes the meaning as the main element, is used so that the message to be conveyed can reach the target audience. Indicators in all areas of social and social life cause objects to turn into visual materials with the development of technology. Poster designs, which consist of indicators, convey messages about the movie to the audience and target audience together with the indicators. In this study, posters of 7 original films and remakes selected from 7 different categories were analyzed by semiotic analysis method.
  • Item
    Web sitesi tasarım kriterlerinin önem derecelerinin bulanık ortamda belirlenmesi
    (Başkent Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2021) Atçı, Sultan Handenur; Atalay, Kumru Didem
    Günümüzde internet, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmuş ve gün geçtikçe güçlenen bir iletişim aracı haline gelmiştir. Gelişen teknolojiler ile internet için büyük önem arz eden web siteleri insanların gündelik hayatlarını kolaylaştırmaktadır. Web siteleri insanların sıklıkla, eğlence, finans, eğitim, sosyal gibi birçok konuda ihtiyaçlarını hızlıca karşılamaktadır. Web sitelerinin kullanım amaçları birbirinden farklılık gösterse de bu siteleri hazırlarken dikkat edilmesi gereken ortak kriterler vardır. Bu tez çalışmasında, web sitesi tasarımında kullanılan kriterler belirlenmiştir ve iki ayrı bakış açısından incelenmiştir. Bu gruplar; web sitesi tasarımını gerçekleştiren yazılımcılar ve web sitesini ziyaret eden kullanıcılardır. Yazılımcı tarafındaki karar vericiler web tasarımı konusunda deneyimli ve sektöründe lider üç firma içerisinden beş yazılımcı olarak seçilmiştir. Kullanıcı tarafındaki karar vericiler ise web sitelerini çok sık ziyaret eden kişiler arasından rastgele olarak seçilmiştir. Web sitelerinin kriterlerinin uzmanların görüşlerine göre önem dereceleri Çok Kriterli Karar Verme metotlarından olan FUCOM ve Bulanık FUCOM ile belirlenmiştir. Today, the internet has become an indispensable part of our lives and has become a communication tool that gets more powerful every day. With the developing of new technologies, websites that are an essential part of the internet make the daily lives of people easier. Web sites frequently meet the needs of people in many areas such as entertainment, finance, education and social life. Even though the usage purposes of the web sites differ from each other, there are some common criteria that needs to be considered during the preparation of web sites. In this thesis, the criteria used in creating the website were determined and determined from two separate points of view. These groups are the programmers who design the website and the users who visit the website. Decision makers on the programmer's side have been selected as five programmers from three companies experienced in web design and leading in their industry. Decision makers on the user side were randomly selected from people who visited websites very often. According to the opinions of experts, the importance of the criteria of websites is determined by FUCOM and FUZZY FUCOM, which are Multi-Criteria Decision-making methods.
  • Item
    Destinasyon pazarlamasında turizm tanıtım videolarının rolü: "TURKEY – HOME OF TURQUOISE" videosu örneği
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020) Akca, Tugba; Şıvgın Dündar, Ayşe Lale
    Teknolojinin gelişmesiyle birlikte günümüzde medya araçlarının kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır. Geçmişte yalnızca radyo ve TV gibi araçlarla sürdürülen kitle iletişimi, günümüzde İnternet ve Bilgi İletişim Teknolojilerindeki gelişmeler sonucunda birçok platformda yaygın olarak sürdürülebilmektedir. Bu gelişmeler turizm tanıtım çalışmalarında da teknoloji kullanımını yaygın hale getirmiş ve tanıtım videoları, reklam ve tanıtım kampanyaları açısından önemli birer araç haline gelmiştir. Bu çalışmada turizm tanıtım videolarının destinasyon imajı üzerindeki etkisini irdelemek ve iletişimde etki paradigması açısından bir değerlendirme yürütmek amaçlanmaktadır. Etki paradigmasının temel alınmasındaki neden, videonun turistik satın alma davranışına ne ölçüde etki edebileceğinin tartışılabilmesidir. Bu doğrultuda “Turkey: Home of Turquoise” videosu seçilmiş ve odak grup görüşmeleri kapsamında değerlendirilmiştir. “Turkey: Home of Turquoise” videosunun Lasswell’in genel iletişim modeli kapsamında Propaganda teorisi açısından işlevselliğinin de tartışıldığı çalışmada öncelikle kavramsal ve kuramsal çerçeve literatür doğrultusunda sunulmuştur. Veri toplama sürecinde odak grup görüşmesi yöntemi kullanılmıştır. Odak grup görüşmelerine dahil edilen katılımcılar kartopu örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle yorumlanmıştır. “Turkey: Home of Turquoise” videosu genel anlamda başarısı kanıtlanmış bir video olmasına rağmen çalışma bulguları sonucunda muldisipliner bakış açısından dikkat çekici bazı noktalar ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda; gelecek çalışmalara fikir sunulabileceği düşünülen öneriler çalışmanın sonucunda sunulmuştur. With the development of technology, the use of media tools has become quite common today. Mass communication, which was carried out only with tools such as radio and TV in the past, is now widely maintained in many platforms as a result of the developments in Internet and Information and Communication Technologies. As a result of these developments, the use of technology has become widespread in tourism promotion activities and promotional videos have become an important tool. In this study, it is aimed to examine the effects of tourism promotion videos on destination image and to carry out an evaluation in terms of the paradigm of effect in communication. The reason behind the evaluation of media effect is that it can be discussed to what extent the video may affect tourist’s buying behavior. Accordingly, the video “Turkey: Home of Turquoise” was selected and evaluated within the scope of focus group discussions. The data obtained in the focus group interviews were interpreted by descriptive analysis method. In this interpretation process, the functionality of the video “Turkey: Home of Turquoise” was discussed within the scope of Lasswell's general communication model in terms of Propaganda theory. In the study, firstly, the conceptual and theoretical framework is presented in line with the literature. Focus group interview method was used in the data collection process. Participants included in the focus group interviews were selected by the snowball sampling method. The data obtained from the interviews were interpreted by descriptive analysis method. Although the video “Turkey: Home of Turquoise” is a proven success in general terms, it draws attention that there are certain deficiencies as a result of the study findings. Suggestions for eliminating these deficiencies and presenting ideas for future studies are presented as a result of the study.
  • Thumbnail Image
    Item
    Arabuluculuk eğitimlerinde eğitmen tutum ve görüşlerine yönelik bir araştırma: Türkiye Barolar Birliği Modeli
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2016) Öztürk, Hatice; Yağcı, Özcan
    Günümüzde teknolojik gelişmelere paralel olarak kişilerarası iletişim hızla artmış ve bu yoğun iletişim süreci birçok uyuşmazlığın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ticari ilişkilerin gelişmesi ve artan rekabet karşısında yetersiz kalan hukuk sistemleri, adalet etkinliğinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve toplumsal barışın sağlanması adına farklı arayışlara yönelerek alternatif çözümler üretmeye başlamıştır. Her toplum kendi sosyal norm ve değerleri çerçevesinde çatışmaların çözümünü adına çalışmalar yapmaktadır. Küresel ekonomilerin gelişmesi ile kişiler arasındaki soyut mesafe kalkmış, dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan sorun tüm toplumları etkiler hale gelmiştir. Nitekim, birçok ülkenin yapmış olduğu araştırmalar sonucunda ortak bir anlayış oluşmuş ve uyuşmazlıklara alternatif olarak arabuluculuk yöntemi geliştirilmiştir. Türk hukuk sisteminde de dünyadaki gelişmeleri takiben 2013 yılında 6325 sayılı “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu” kabul edilmiştir. Kanunun 20.maddesinin öngördüğü şarta göre, arabulucu olabilmek için hukuk fakültesi mezunu ve en az beş yıllık mesleki deneyime sahip olmak gerekmektedir. Ancak arabulucu olarak göreve başlamadan önce adaylar bir eğitime tabi tutulmaktadırlar. Eğitim sonrasında yazılı ve uygulamalı sınavlardan başarılı olabilmeleri halinde arabuluculuk görevlerini yerine getirmeleri beklenmektedir. Temelinde iletişimin kilit faktör olduğu arabuluculuk sisteminin başarılı bir şekilde yürütülmesi arabuluculuk yapacak kişilerin nitelikli eğitim almasına bağlı olarak gelişmektedir. Bu kapsamda Türkiye’de iletişim alanında arabuluculuk eğitimlerine ilişkin yüksek lisan ve doktora düzeyinde bir çalışma yapılmadığı görülmektedir. Bundan hareketle bir ilk olarak arabuluculuk eğitimlerine ilişkin çalışma yapılmıştır. Çalışmanın temel amacı, daha etkin arabuluculuk hizmeti verilmesi amacına yönelik gerçekleştirilen arabuluculuk eğitimlerinin var olan durumunun geliştirilmesi ve zenginleştirilmesinde ortaya çıkabilecek seçenekleri eğitmen tutum ve görüşlerinden yararlanarak değerlendirmektir.Çalışmanın birinci bölümünde arabuluculuk sisteminin genel çerçevesi başlığı altında, arabuluculuk sürecinin içeriği ve işlevleri, uluslararası arabuluculuk modelleri ve Türkiye’deki arabuluculuk uygulaması kanunda belirlenen esaslara göre ele alınmıştır. İkinci bölümde arabuluculuk eğitimlerinin uluslararası örnekleri ve Türkiye’deki mevcut arabuluculuk eğitim sistemi iletişim kavramı ile ilişkilendirilerek irdelenmiştir. Son bölümde ise Türkiye Barolar Birliği çatısında eğitim veren eğitmenlerin arabuluculuk eğitimleri hakkında tutum ve görüşlerine yönelik bir araştırma yapılmıştır. Bu çalışma, nitel araştırma tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama tekniği olarak görüşme yöntemi uygulanmıştır. Kalıtımcılarla yapılan yarı yapılandırılmış açık-uçlu görüşmeler sonucunda elde edilen veriler değerlendirilerek yorumlanmıştır. Today, interpersonal communication has increased rapidly in parallel with technological developments. This intensive process of communication has led to the emergence of many disputes. Inadequate legal systems in the face of increased competition and development of trade relations, has focused on different paths and began to produce alternative solutions in order to conduct justice in a healthy way and to establish social peace. Every society works to solve the resolutions of conflicts within the framework of their social norm and values. But the abstract distance between people has been removed with the effects of globalization, and problems that occur in any part of the world has started to affect all societies. A common understanding has evolved based on the results of research conducted by many countries and a mediation method has been developed as an alternative in dispute resolution. Following the developments in the world, "Mediation in Legal Disputes Act" Numbered 6325, was adopted in the Turkish legal system in 2013. According to the conditions stipulated by Article 20 of the Law, in order to become a mediator, one has to be a graduate from law school and must have at least five years of professional experience. But before starting to serve as a mediator, candidates are subjected to a training. If they succeed in the written and practical exam after the training, they are expected to fulfill their duty as a mediator. Successful development of the mediation system, with communication as a key factor in its basis, happens due to mediators receiving a quality education. In this context, it can be seen that there are no studies related to mediation training in the field of communications in Turkey. From this point, the first study on mediation trainings has been conducted.The main objective of the study is to evaluate the options that may arise during the improvement and enrichment of the existing situation of the performed mediation training for providing more effective mediation services, by benefiting from instructor attitudes and opinions.In the first part of the study, under the title of the general framework of the mediation system, the contents and functions of the mediation process, international mediation models and application of mediation in Turkey and functions are addressed according to the principles set out in law. In the second part, international best practices of mediation trainings and existing mediation training system in Turkey is examined with relation to the concept of communication. In the last part, a research is made about the attitudes and opinions of instructors teaching under to roof of the Bar Association of Turkey about the mediation trainings. This study was conducted using qualitative research techniques. Interviews were administered as data collection techniques. Data obtained from the semi-structured openended interviews made with participants were evaluated and interpreted.
  • Thumbnail Image
    Item
    2014 Yerel seçimlerinde Osmaniye'de yerel basının siyasal partilere ve adaylara yaklaşımı
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2015) Şimşek, Gülsüm; Güvenir, Murat
    Siyasal iletişim, insan yaşamının en önemli unsurlarından birisi olan iletişim ile güç ve iktidarı temsil eden siyaset kavramının birleştiği noktada ortaya çıkmaktadır. Seçim dönemlerinde ön plana çıktığı düşünülen siyasal iletişim, bireylerin yaşamlarının her anında gazete, televizyon, internet, dergi, sinema vb. medya araçları ile yüz yüze oldukları bir kavramdır. Siyasi aktörler ya da kurumlar görsel, işitsel, duyusal araçları propaganda, reklam, pazarlama gibi iletişim yöntemlerini kullanarak hedef kitleye veya seçmene ulaşıp onların siyasi tercihlerini ve algılarını etkileyebilmeyi ve yönlendirebilmeyi amaçlamaktadırlar. Siyasi aktörler siyasi arenada hedeflerine ulaşabilmek ve iktidar olabilmek için medyayı kullanırlar. Öyle ki medya, siyasal aktörlerle seçmen ve kamuoyu arasında köprü konumundadır. İletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler de medyanın etkisini bu alanda arttırmaktadır. Siyasal iletişim süreci iki yönlü olduğu için medya bu süreçte mesajları hedefe taşır, yorumlar, anlamlandırır ve olgunlaştırır, geri bildirimde bulunur. Medya siyasal iletişim sürecinde alıcı ve verici konumundaki her iki tarafa da hizmet eder. Siyasal iletişim sürecinin vazgeçilmez parçası olan medyanın en önemli unsurlarından bir tanesi gazetelerdir. Gazeteler tarih boyunca insanların iletişim kurabildiği en eski ve ilk yazılı iletişim araçlarıdır. Matbaanın buluşuyla ön plana çıkan yazılı iletişim baskı teknolojisinin gelişmesiyle ve gazete, dergi gibi görsel iletişim araçlarının ucuzlamasıyla geniş halk kitlelerine ulaşmıştır. Siyasal iletişimde kamuoyunu etkileyip, ikna edip, oy verme davranışını değiştiren iletişim araçlarından birisi yerel gazetelerdir. Özellikle yerel seçim dönemlerinde ön plana çıkan yerel gazeteler bölgedeki siyasetçilerin veya adayların kullandığı temel iletişim araçlarından bir tanesidir. Hedef kitlesi yerel halk olan yayın niteliğini taşıyan yerel gazeteler, kasaba ve şehirdeki yerel haberlerin, sorunların veya konuların yer verildiği ve belirli bir bölgede dağıtılan yayınlardır. Yerel gazeteler yayınlandıkları bölgelerde insanların siyasi algısını biçimlendiren, siyasi yaşama katılımda önemli roller üstlenen ve demokratik sürecin sağlıklı biçimde işleyebilmesini sağlayan önemli iletişim araçlardır. Bütün bu nedenlerden dolayı çalışmada 2014 yerel seçimlerinde Osmaniye‟de yerel basının siyasal partilere ve adaylara yaklaşımı incelenmiştir. 1 Mart 2014 ve 29 Mart 2014 tarihleri arasında Osmaniye‟de yayınlanan Kınık, Elde Demokrasi, Takip, Akdeniz, Aydın Osmaniye, Yurt, Hasret ve Olay günlük yerel gazetelerde Osmaniye MHP, AKP ve CHP belediye başkanı adaylarının seçim çalışmaları ile ilgili haberleri Van Dijk‟ın söylem çözümleme yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde siyaset, iletişim, siyasal iletişim kavramlar; ikinci bölümünde yerel basın, Osmaniye‟de yerel basın ve tarihçesi; üçüncü bölümde ise Osmaniye‟deki günlük yerel gazetelerin siyasal iletişim sürecinde değerlendirilmesi yapılmıştır. Political communication emerges on the point where the communication which is one of the most significant part of human life and politic swhich represents the power and pability combine. Believed to be popular only during the elections, political communication is a concept that comes to the stage almost every moment of human lives witht he media tools such as newspaper, television, internet, magazine and cinema. Political actors or institutions aim at effecting and directing the voters or target group‟s political preferences and perceptions by using visual, audial, sensoria lcommunication methods such as publicity, advertisements, marketing. Political actors use the media to be able to reach their golas in politic sand to become Ruling party. Media is like a bridge between political actors, voters and public. Besides the rapid develeopments in communication technologies increase the power of media in that area, too. Because the process of political communication is bidirectional, media carries the messages to the target, comments, makes sense andmatures, gives feedback about the proces. Media serves both of the sides, the receiver and the transmitter in the process of political communication. One of the most indispens able part of media in the political communication process is newspapers. News papers are th eoldes tand the first communication methods through out the history. Written communication coming forehead witht heinvention of printing press, the developments in pressing technolog yand with decreasing cost in visual communication methods as newspaper, magazines reac he the large masses of people. One of the most indispensable part of media in the political communication process is newspapers. Newspapers are the oldest and the first communication methods throughout the history. Written communication coming forehead with the invention of printing press, the developments in pressing technology and with decreasing cost in visual communication methods as newspaper, magazines reache the large masses of people. In political communication, local newspapers are one of them that effects, convinces and changes the behaviour of the voters. Local newspapers which especially come out during the local elections are one of the basic communication methods used by politics or candidates. Local newspapers are publications given place to the news‟ of local people, village and the city‟s problems or themes, distributed within a specific borders. Local newspapers are very important communication means shaping the political sense of people, handling essential roles to take part in the political career and operating a perfect democratic process. All in whole those reasons above, this study examines the approch of local media to the olitical parties and candidates in Osmaniye for 2014 local elections. Osmaniye „s local newspapers, published between 1st of March in 2014 and 29th March of 2014, named Kınık, Elde Demokrasi, Takip, Akdeniz, Aydın Osmaniye, Yurt, Hasret and Olay, the news about the election studies of Osmaniye MHP, AKP and CHP mayor‟s candidates are analyzed by using Van Dijk‟s speech analysis method. The first part of the study is included concepts, politics, communication, political communication; the second part is local media, local media in Osmaniye and its historical background; the third part is the assessment of political communication process in Osmaniye‟s local daily newspapers.