Tıp Fakültesi / Faculty of Medicine

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11727/1403

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Thumbnail Image
    Item
    Hepatit C ve oküler yüzey değişiklikleri
    (Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2008) Kanık, İhsan; Dursun Altınörs, Dilek
    Bu çalısma HCV infeksiyonu tanısıyla takip edilen hastalarda oküler yüzey değisikliklerini değerlendirmek amacıyla yapılan prospektif, nonrandomize, klinik, interdisipliner, tek merkezli çalısmadır. HCV infeksiyonu tanısı alan 51 hasta siroz tanısının varlığına ve tedavi durumuna göre 4 farklı grupta değerlendirildi. [Grup 2: HCV (+), siroz (-), tedavi (+) hastalar (15 hasta); grup 3: HCV (+), siroz (-), tedavi (-) hastalar (13 hasta); grup 4: HCV (+), siroz (+), tedavi (-) hastalar (11 hasta); Grup 5: HCV (+), siroz (+), tedavi (+) hastalar (12 hasta)].HCV ile infekte olmayan 11 hasta kontrol grubu (Grup 1) olarak alındı. Tüm hasta gruplarında rutin oftalmolojik muayene yapıldıktan sonra Schirmer I Testi, gözyası kırılma zamanı testi, impresyon sitolojisi, Oküler yüzey hastalık indeksi (OSDI) skorlaması uygulandı. Hastalar ilk muayenelerinin ardından 1, 3, 6. aylarda yeniden yukarıdaki parametrelerle değerlendirildi. Görme keskinliği grup 3 ve grup 5’ teki hastalarda kontrol grubuna göre düsük olarak izlendi (p<0,001). Grup 2 ve 4’ teki hastaların görme keskinliği açısından kontrol grubu ile anlamlı fark göstermediği izlendi. Grup 2 ve 5’ teki hastaların özellikle 6. ay muayenesindeki Schirmer testinde ve gözyası kırılma zamanında anlamlı azalma görüldü (p<0,002). 3. grupta yer alan hastaların kontrol muayenelerinin Schirmer testi sonuçlarında ilk muayeneye oranla fark izlenmedi. Dördüncü grubun 6. ay muayenelerinde Schirmer testi sonuçlarındaki artıs ilk muayene ve 3. ay muayenesine oranla istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Grup 3’ teki hastaların 6. ay muayenesinde gözyası kırılma zamanının ve Schirmer testi sonuçlarının ilk muayene ve 3. ay muayenesine oranla anlamlı oranda yüksek olduğu görüldü. Nazal ve temporal konjonktivadan alınan impresyon sitolojisi örneklerinin skorlaması birlikte değerlendirildiğinde grup 5 hasta grubunda 6. aydaki kontrol muayenesinde nazal ve temporal konjonktivada impresyon sitolojisi skorunda ilk muayeneye oranla anlamlı azalma olduğu gösterildi (p<0,002). 2. ve 4. grupların kontrol muayenelerinde bu farklılığa rastlanmadı. Hasta gruplarının OSDI skorlaması değerlendirildiğinde grupların kontrol muayenelerinde zaman içerisinde anlamlı değisiklik olmadığını izledik. Bu çalısmada hepatit C ile infekte kisilerin oküler yüzeyindeki değisiklikler değerlendirildiğinde kuru göz sendromuna ait bulgular sergiledikleri ve karaciğer etkilenimine bağlı birçok parametreden dolaylı olarak etkilendikleri gözlenmistir. Bu parametrelerin detaylı ileri arastırılması ve hepatit C’ li hastaların oküler yüzey değisiklikleri açısından mutlaka değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıstır. In this prospective, nonrandomized, clinical, interdisciplinary, monocentric study; we aimed to evaluate the ocular surface changes in patients with Hepatitis C virus (HCV) infection. Fifty one patients with HCV infection were divided into 4 groups according to the treatment modality administered and the diagnosis of cirrhosis. [Group 2: HCV (+), cirrhosis (-), treatment (+) (15 patients); Group 3: HCV (+), cirrhosis (-), treatment (-) (13 patients); Group 4: HCV (+), cirrhosis (+), treatment (-) (11 patients); Group 5: HCV (+), cirrhosis (+), treatment (+) (12 patients)]. Eleven patients without HCV infection were included in the study as the control group (Group 1). All patients underwent complete ophthalmological examination, Schirmer I test, tear break-up time test (BUT), Ocular Surface Disease Index (OSDI) questionnaire and impression cytology was performed for every patient. Patients were reevaluated at the 1st, 3rd, and 6th months with the above parameters. Visual acuity was lower in group 3 and in group 5 compared to the control group (group 1) (p<0,001). In group 2 and group 4, there was no statistically significant difference in the visual acuity compared to the control group. Schirmer test scores and tear break up time values were decreased in group 2 and in group 5 at the 6th month visit (p<0,002). In group 3, there was no statistically significant difference in the Schirmer values at the1st, 3rd, and 6th months. In group 4, the increase of Shirmer values at the 6th month was not statistically significant. The increase in Shirmer values and tear BUT between 3rd and 6th months in group 3 was statistically significant. In group 5, impression cytology score which was calculated for the nasal and temporal conjunctiva together, was lower than the first visit at the 6th month (p<0,002). This difference was not observed in group 2 and group 4. No difference was observed for OSDI scores in all groups during follow-up. In this study, ocular surface changes were evaluated in patients infected with hepatitis C and findings consistent with dry eye syndrome were observed. Patients were found to be affected by various parameters due to liver involvement. We have concluded that patients with hepatitis C should be evaluated through ocular surface perspective and we recognize that further investigation of each parameter is required.
  • Thumbnail Image
    Item
    Hepatit C virüs enfeksiyonu olan ve olmayan hemodiyaliz hastalarının hayat kalitelerinin karşılaştırılması
    (Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2007) Afşar, Barış; Sezer, Siren
    Diyaliz tedavisi, hastaların tüm yaşantısını etkilemekte ve hayat kalitesini olumsuz yönde değiştirmektedir. Hayat kalitesinin bozulması, mortalite ve morbidite ile yakın ilişkili olduğu için diyaliz hastalarında hayat kalite değerlendirilmesinin rutin olarak yapılması önerilmektedir. Kronik Hepatit C virüs (HCV) enfeksiyonu, diyaliz hastalarında çok sık görülen ve kronik karaciğer hastalığının en sık sebebi olan bir enfeksiyondur. Diyalize girmeyen hastalarda HCV enfeksiyonunun hayat kalitesini bozduğunu gösteren birçok çalışma vardır. Diyalize giren hasta grubunda ise HCV enfeksiyonunun hayat kalitesini nasıl etkilediği bilinmemektedir. Çalışmamıza en az 6 aydır, son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle haftada 3 kez, 4–5 saat/seans hemodiyaliz yapılan, ortalama diyaliz süresi 108.9±67.0 ay olan 83 anti-HCV antikoru pozitif, 82 anti-HCV antikoru negatif toplam 165 hasta dahil edildi. Hastaların yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi SF-36 ölçeğine göre yapıldı. Depresyon belirtilerinin derecesini belirlemek için Beck Depresyon Envanteri kullanıldı. Hastaların sosyodemografik özellikleri hastalardan birebir öğrenildi. Hastaların laboratuar testleri çalışıldı. Çalışmamızda tüm hastalarda ve ayrıca anti- HCV pozitif ve negatif hastalarda SF-36 skorları ile Beck depresyon skorları, sosyodemografik ve biyokimyasal parametreler arasında korelasyonlara bakıldı. Anti-HCV pozitif ve negatif hastaların SF-36 skorlarının karşılaştırılması sonucunda, fiziksel fonksiyon (P: 0.003), fiziksel rol güçlüğü (P: 0.036), ağrı (P: 0.036), genel sağlık (P<0.0001), vitalite (P: 0.005), emosyonel rol (P: 0.048) ve mental sağlık (P: 0.002) skorları ile fiziksel komponent (P: 0.003) ve mental komponent (P: 0.018) skorlarının anti-HCV pozitif hastalarda negatif olanlara kıyasla daha düşük olduğu bulundu. Fiziksel komponent skorunu bağımlı değişken alarak yapılan çoklu lineer regresyon analizinde cinsiyetin (P: 0.015), hemodiyaliz süresinin (P: 0.042) ve serum hemoglobin düzeyinin (P<0.0001) fiziksel komponent skoruna diğer faktörlerden bağımsız olarak etki ettiği saptandı. Mental komponent skorunu bağımlı değişken alarak yapılan çoklu lineer regresyon analizinde ise Beck depresyon skorunun (P: 0.001), anti-HCV antikor pozitifliğinin (P: 0.046) ve serum hemoglobin düzeylerinin (P <0.0001) hastaların mental komponent skoruna diğer faktörlerden bağımsız olarak etki ettikleri belirlendi. Sonuç olarak, hemodiyaliz hastalarında HCV ile enfekte olmak hayat kalitesini, özellikle de mental komponenti, kötü yönde etkilemektedir. Hemodiyaliz hastalarında hayat kalitesinin morbidite ve mortalite üzerinde etkili olduğu göz önüne alındığında, HCV enfeksiyonu da hayat kalitesini olumsuz yönde etkilemek yoluyla, bu hastalardaki artmış morbidite ve mortalite nedenlerinden birisi olabilir. Bu nedenle, hemodiyaliz hastalarında HCV enfeksiyonunun hayat kalitesinin bozulması için bir risk faktörü olduğu, diyaliz hekimleri ve diğer diyaliz personeli tarafından mutlaka akılda tutulmalı ve hastalar bu yönden özenle olarak takip edilmelidir.