Örgütsel yapıda liderliğin yeniden konumlandırılması: Rol yetkisi bağlamında kurumsallaşma – lider-üye etkileşimi ilişkisi
No Thumbnail Available
Files
Date
2025
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Abstract
Sosyal bilimlerin temel sorunlarından biri olan yapı ve aktör ikiliği, toplumsal gerçekliği
anlama çabası içerisinde merkezi bir konumda yer almaktadır. Liderlik kuramlarında genel
itibariyle mikro etkileşim düzeyinde tanımlanan lider, yapıyı şekillendiren aktör olarak
görülmekte, kuramsal açıdan yapının belirleyiciliğine yönelik açıklamalar görece zayıf
kalmaktadır. Yapılan araştırmalarda genellikle liderin kişilik özellikleri ve çevresiyle olan
etkileşimi üzerinden, öznel değerler ve ilişkisel faktörler temelinde çıkarımlar yapılmakta, bu
durum sürekli ve kalıcı nedensellik ilişkilerinin kurulamamasına yol açmaktadır. Liderlik
kuramlarının halen ortak bir paydada birleşememesinin nedeninin bu olduğu
düşünülmektedir. Yapısal gerçekçiliğin temel alındığı bu çalışmanın amacı, yöntemsel bireyci
yaklaşıma sahip olan liderlik kuramlarını yapısal bir temelde değerlendirmek, böylece liderlik
kavramını mezo düzeyde bir analiz seviyesine taşıyabilmektir. Kurumsallaşma kavramı, bu
açıdan nesnellik ve bireyden bağımsızlık ilkesi ile yapının belirleyiciliğine işaret eden bir
kavram olarak tartışmaya dahil edilmiş, kurumsallaşma bağlamında yapılacak
değerlendirmeler ile liderlik davranışlarına ilişkin nedensellik ilişkilerinin kurulabileceği
düşünülmüştür. Özellikle ulusal yazında kurumsallaşmanın biçimselleşme temelinde ele
alındığı, örgütlerdeki süreç ve uygulamaların belirli, yazılı ve şeffaf olması şeklinde
tanımlandığı görülmektedir. Ancak bu durumun fiilen uygulamada ne derecede karşılık
bulduğuna, çalışanların davranışlarına hangi düzeyde yansıdığına ilişkin bir açıklama
getirilmemektedir. Dolayısıyla örgütlerin kurumsallaşma seviyesinin, lider ile takipçilerinin
etkileşimini açıklayabilmesi için, kurumsallaşmanın çalışan davranışlarına ne şekilde
yansıdığının tespit edilmesi gereklidir. Bu boşluğun örgütsel rollerin yapısını anlayarak
doldurulabileceği düşünülmüştür. Örgütsel bağlamda roller, belirli bir pozisyon ve göreve
uygun potansiyel davranışlar olarak tanımlanmaktadır. Rollerin biçimsellik derecesinin
yanında, liderin ve takipçilerin kurumsal rol davranışlarının dikkate alınmasıyla birlikte
kurumsallaşmanın anlam kazanacağı değerlendirilmektedir. Böylece, kurumsallaşma seviyesi
ile lider-üye etkileşimi arasındaki ilişkinin niteliğini keşfederek yapının belirleyiciliği ile
bireysel özerklik arasındaki nedenselliğe dair öngörü sunmak hedeflenmiştir. Bu ilişkide aracı
mekanizma olarak görülen rol yetkisi, rollerin yapısal standartlarla belirlenmesini ifade eden
özgün bir kavram olarak tanımlanmış, örgütlerde rol yetkisini ölçmeye yönelik ölçek geliştirilmiş ve bu ölçek araştırma modeli ile test edilmiştir. Ölçek geliştirme aşamasında,
ifade havuzunun oluşturulmasında iki aşamalı olarak uzman görüşleri alınmış ve kapsam
geçerliliği değerlendirilmiştir. Pilot çalışmada 30 maddelik soru formu ile 147 katılımcının
verileri analiz edilmiş, keşfedici faktör analizi ile yapılan düzenlemeler sonucunda 3 boyut
altında toplanan 12 maddelik nihai rol yetkisi ölçeği belirlenmiştir. Bir sonraki aşamada, rol
yetkisinin kurumsallaşma seviyesi ile lider-üye etkileşimi ilişkisindeki aracılık rolünü
araştırmaya yönelik model geliştirilmiş, bu model 370 katılımcıdan toplanan veriler ile yapısal
eşitlik modeli kurularak test edilmiştir. Sonuçlar rol yetkisinin, kurumsallaşma seviyesi ile
lider-üye etkileşimi ilişkisinde tam aracılık rolüne işaret etmektedir. Bir diğer ifadeyle,
kurumsallaşma seviyesi yüksek olan örgütlerde, lider ile takipçilerinin etkileşim kalitesinin de
yüksek olduğu, ancak bu ilişkinin tamamıyla örgütsel rol standartları aracılığıyla anlam
kazandığı tespit edilmiştir. Bu sonuç, yapının örgütlerdeki liderlik dinamikleri üzerindeki
belirleyiciliğine açıkça işaret etmektedir. The structure-agency duality, one of the fundamental issues in the social sciences, occupies a
central position in efforts to understand social reality. In leadership theories, the leader is
generally conceptualized at the micro-interactional level and viewed as an actor shaping the
structure, while theoretical explanations concerning the determinative power of structure
remain relatively weak. Existing studies often derive conclusions based on the leader’s
personal traits and interactions with the environment, focusing on subjective values and
relational factors. This limits the establishment of stable and lasting causal relationships. It is
thought that this issue underlies the lack of a unifying framework among leadership theories.
The aim of this study, grounded in structural realism, is to evaluate methodological
individualist leadership theories on a structural basis, thereby elevating the analysis of
leadership to a meso-level perspective. The concept of institutionalization is introduced as a
structural factor characterized by objectivity and independence from the actor. It is proposed
that leadership behaviors can be causally interpreted within the framework of
institutionalization. In the national literature, institutionalization is often approached through
formalization and defined as the presence of specified, written, and transparent processes and
practices within organizations. However, the degree to which this is reflected in actual practice
and employee behavior remains unexplored. Thus, in order to explain the interaction between
leaders and followers based on the level of institutionalization, it is necessary to determine
how institutionalization is manifested in employee behaviors. This gap is thought to be
addressable through a deeper understanding of the structure of organizational roles. In
organizational contexts, roles are defined as potential behaviors appropriate to a given position
and task. Together with the degree of formalization, institutionalization can be fully grasped
by considering both leaders’ and followers’ institutional role behaviors. The purpose of this
study is to explore the nature of the relationship between institutionalization level and leadermember
exchange (LMX), offering insights into the causal link between structural
determinism and individual autonomy. Within this relationship, the mediating mechanism
of role empowerment is introduced as a novel concept referring to the extent to which roles
are defined by structural standards. A scale was developed to measure role empowerment in organizations, and this scale was tested through the research model. Expert opinions were
gathered in two stages to generate the item pool and evaluate content validity. In the pilot
study, data from 147 participants were analyzed using a 30-item questionnaire. Following
exploratory factor analysis and item refinement, a final role empowerment scale comprising
12 items under 3 dimensions was established. Subsequently, a structural equation model was
developed to investigate the mediating effect of role empowerment in the relationship between
institutionalization level and leader-member exchange. This model was tested using data from
370 participants. The findings revealed a full mediation effect of role authority in the
relationship between institutionalization level and LMX. This result underscores the
determinative influence of structure on leadership dynamics within organizations.
Description
Keywords
Kurumsallaşma Seviyesi, Lider-Üye Etkileşimi, Rol Yetkisi, Ölçek Geliştirme.