Türetim kültürü ve kır-kent dayanışma ağları: Sakin şehir Güdül-Ankara örneği
No Thumbnail Available
Files
Date
2025
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Abstract
Bu çalışma Sakin Şehir Güdül ve Ankara arasındaki kır-kent dayanışma ağlarının türetim
sistemi üzerinden nasıl oluştuğunu anlamayı amaçlamaktadır. Günümüzde dijitalleşen sosyal
koşullarda bir ağ toplumu ortaya çıkmakta ve bu da aktörler arasındaki ilişki ağlarının önemini
ortaya koymaktadır (Aktör Ağ Teorisi - AAT). Kır ve kent arasında da gelişen, ulaşım, teknoloji
ve ideolojik iş birliği neticesinde giderek yakınlaşan ilişkiler, kır-kentleşme (rurban)
kavramının ortaya çıkmasına sebep olmakta ve kır ile kentin iç içe girdiği hibrit bir model
yaratmaktadır. Gelişen ilişkiler ve iş birliği sayesinde kentliler kırın nimetlerinden
faydalanırken, kırdakiler uzaktan çalışma yöntemiyle şehirdeki işlerine devam etmekte ve kır
kent arası sosyal mesafe azalmaktadır. Kır kent arasında mekân (mesafe), ilişkiler (kültür) ve
ekonomik modeller üretim tüketim sistemleri üzerinden yeniden yaratılmaktadır. Topluluk
destekli tarım (TDT) ise üretici ve tüketici arasında doğrudan kurulan sürdürülebilir paylaşımlar
neticesinde kır kent mesafeleri ile ilişkilerinin yeniden kurulduğu ve gıda etiği yoluyla dayanışma
ekonomisine katkı sağlayan bir sistemdir. Çalışmada Güdül’de yer alan TDT modeli ve
dayanışma ekonomisinin AAT’ye göre kır-kent ilişki ağları üzerindeki etkisi incelenmiştir.
TDT TADYA aracılığıyla Güdül ve Ankara arasındaki kır-kent dayanışma ağlarının nasıl
şekillendiği tezin ana çalışma alanıdır. 2020 yılında Sakin Şehir unvanını alan Güdül’de yer alan
TADYA’nın Yavaş Yemek prensipleri ile paralellik göstererek doğal (agroekolojik) tarım, yerel
tohum, yerel ürünlerin canlandırılması, yöresel mutfak, geleneksel yöntemlerini benimsediği
ancak Sakin Şehirden bağımsız bir oluşum olduğu görülmektedir. Yeni Dayanışma Ekonomisi
(YDE) çerçevesinde değerlendirilen TDT, küresel pazara alternatif bir ekonomik sistem
oluşturmaktadır. Gıda demokrasisi bakımından da önem teşkil eden bu sisteme yeni çevre
teorileri kapsamında bakıldığında, insan merkezli yerine bütüncül bir bakış açısına sahip olduğu
görülmektedir. Güncel tüketim teorileri, bu yeni sürdürülebilir (sorumlu) tüketim ilişkilerini
açıklamak için tüketirken üretmek anlamına gelen türetim kavramını ortaya koymuştur. Nitel yöntemle yürütülen araştırma için üreticilerin YouTube ve podcast yayınları (16) netnografi
yöntemiyle incelenmiş, ve bölgedeki aktif kuruluşların yöneticileriyle (8) uzman görüşmeleri
ve türeticilerle (11) derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. İçerik analiziyle çözümlenen veriler
sonucunda Ankara-Güdül arasında aktant doğal gıda üzerinden şekillenen bir türetim
kültürünün (alternatif tüketim), gıda demokrasisi ve YDE neticesinde kır kent arasında güven
üzerinden kurulan bir hibritleşmeye (kır-kentleşme) oluştuğu sonucuna varılmıştır.
This study aims to understand how rural-urban solidarity networks between the Cittaslow Güdül
and Ankara are constructed through the prosumption system. In today’s digitalized social world,
a network society is emerging, which reveals the importance of networks of relationships
between actors (Actor Network Theory – ANT). The developing relationships between rural
and urban areas, as a result of transportation, technology and ideological cooperation, have led
to the emergence of the concept of rurbanization and created a hybrid model where rural and
urban areas are intertwined. Thanks to the developing relations and cooperation, urbanites
benefit from the blessings of the countryside, while those in the countryside continue to work
in the city through telecommuting, and the social distance between rural and urban areas
decreases. The space (distance), relations (culture) and economic models between rural and
urban are recreated through production and consumption systems. Community supported
agriculture (CSA), on the other hand, is a system where rural-urban distances and relations are
re-established as a result of direct sustainable sharing between producers and consumers and
contributes to the solidarity economy through food ethics. In this study, the impact of the CSA
model and solidarity economy in Güdül on rural-urban relationship networks is analyzed
through ANT.
How rural-urban solidarity networks between Güdül and Ankara are shaped through CSA
TADYA is the main focus of the thesis. It is observed that TADYA in Güdül, which received
the title of Slow City in 2020, adopts natural (agroecological) agriculture, local seeds,
revitalization of local products, local cuisine, traditional methods parallel with the principles of
Slow Food, but it is independent from Cittaslow movement. CSA, which is evaluated within the
framework of the New Solidarity Economy (NSE), creates an alternative economic system to
the global market. When this system, which is also important In terms of food democracy, is
examined within the scope of new environmental theories, it maintains a holistic perspective instead of human-centered. Current consumption theories have introduced the concept of
prosumption, which means producing while consuming, to explain these new sustainable
(responsible) consumption relations. For the qualitative research, YouTube and podcasts of
producers (16) were analyzed through netnography, and expert interviews were conducted with
the leaders of active organizations in the region (8) and in-depth interviews with producers (11).
As a result of the data analyzed by content analysis, it was concluded that a prosumption culture
(alternative consumption) between Ankara and Güdül based on trust is shaped by actant natural
food which led to a hybridization between the rural and urban (rurban) areas initiated by food
democracy and NSE.
Description
Keywords
Kır-Kent İlişki Ağları, Topluluk Destekli Tarım, Türetim Kültürü, Aktör Ağ Teorisi, Yeni Dayanışma Ekonomisi