Kardiyak nakillerin tekrarlayan antikor aracılı rejeksiyonunda dokudaki immünglobulin-G pozitif plazma hücre profili ve serum donör spesifik antikor düzeyleri ile ilişkisinin araştırılması
No Thumbnail Available
Files
Date
2024
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü
Abstract
Kardiyak allogreftin antikor aracılı reddi (AMR), kronik greft hasarı, greft kaybı ve tedavi güçlüğü ile ilişkili sinsi bir süreçtir. Patolog, immünolog ve klinisyen için, sınırları henüz net tanımlanamamış, zorlu bir tanı olmayı sürdürmektedir. AMR'nin immünopatolojik ve morfolojik özelliklerinin doğru ve hızlı bir şekilde tanımlanması ve teşhisi, zamanında müdahale ve tedavi için vazgeçilmezdir. Ayrıca risk altındaki greft alıcılarının belirlenmesi ve doğru yöntemlerle izlenmesi greft disfonksiyonu ve kardiyovasküler mortalite gibi istenmeyen sonuçları önlemek ve gereksiz immünsupresyonun komplikasyonlarından ve maliyetinden kaçınmak açısından önemlidir. Nakil kalp izleminde, detaylandırılmış immünolojik testler ve endomiyokardial biyopsilerin histopatolojik incelemeleri uygun tedavi yaklaşımlarına rehberlik etmektedir. Bu tez çalışmasında, öncelikli hedefimiz AMR patogenezinde plazma hücrelerinin ve onların ürünleri olan immünglobulinlerin (Ig) rolünü anlamak, histopatolojik ve immünolojik incelemelerde potansiyel yardımcı belirteçler bulmaktı. Merkezimizin Patoloji ve İmmünoloji arşivlerinde yeterli materyali ve hasta kayıtları bulunan 19 allogreft kalp nakil hastasından alınmış 91 endomiyokardiyal biyopsi (EMB) spesmeni ve immünolojik tetkikler için alınmış senkron serum örnekleri ile retrospektif multidisipliner bir çalışma planladık. Çalışma grubu, tekrarlayan AMR atakları ile kronik seyir izleyen hastalardan oluşturuldu. Tüm doku örnekleri tanısal patoloji rutinimizdeki immün belirteçlere (C4d, CD68) ek olarak, CD138, IgG, IgG1 ve IgG3 ile immünhistokimyasal boyamalar ile tekrar değerlendirildi. Miyokardial interstisyumda, subendokardial alanda veya kapiller lümenlerindeki tüm enflamatuar hücreler dikkate alınarak, en sık pozitif hücre bulunan alanları seçilerek, bir büyük büyütme alanındaki pozitif mononükleer hücreler sayıldı, ayrıca, %10 eşik değer esas alınarak, alandaki boyanmayan enflamatuar hücrelerle birlikte tüm enflamatuar hücrelere oranı hesaplandı. Aynı yöntem ile endotelyal hücrelerdeki pozitiflik oranları da kaydedildi. Dokuda sadece bir adet CD138 pozitif plazma hücre varlığı, ya da IgG, IgG1 veya IgG3 pozitif mononükleer hücre varlığı hem C4d pozitifliği hem DSA pozitifliği ile ilişkiliydi. Endotelyal hücrelerdeki pozitiflik oranları da pozitif mononükleer hücre oranları ile paralel seyretti ve tanı gruplarına dağılımları anlamlı farklılıklar gösterdi. Akut rejeksiyon ve tedavi zamanları dikkate alınarak yapılan hasta bazlı analizlerde, dokuda IgG1 ve IgG3 pozitif hücrelerin bulunması ve sayılarının artışı hastanın senkron serumundaki DSA MFI düzeyleri ile yakın korelasyon gösterdi. Her biri, özellikle patoloji rutininde histomorfolojik ve immünhistokimyasal C4d ve CD68 bulguları sınırda olan, DSA durumu bilinmeyen AMR-1 olgularında potansiyel yardımcı belirteçler olarak öne çıktı. Antibody-mediated rejection (AMR) of cardiac allograft is an insidious process associated with chronic graft damage, graft loss, and difficulty in treatment. It remains a challenging diagnosis for the pathologist, immunologist, and clinician; its boundaries are unclear. Accurate and rapid diagnosis of immunological and histopathological features of AMR are indispensable for timely treatment. Monitoring them properly is essential to prevent undesirable outcomes and avoid unnecessary immunosuppression and costs. In transplant heart follow-up, detailed immunological tests and histopathological examinations of endomyocardial biopsies guide appropriate treatment approaches. In this thesis study, our primary goal was to understand the role of plasma cells and their products, immunoglobulins (Ig), in the pathogenesis of AMR and to find potential helpful markers in histopathological and immunological examinations. We planned a retrospective multidisciplinary study with 91 endomyocardial biopsy (EMB) samples taken from 19 allograft heart transplant patients and synchronous serum samples taken for immunological examinations, for which there is sufficient material and patient records in the Pathology and Immunology archives of our center. The study group consisted of patients with a chronic course with recurrent AMR attacks. All tissue samples were re-evaluated with immunohistochemical stainings with CD138, IgG, IgG1, and IgG3, in addition to the immune markers (C4d, CD68) in our diagnostic pathology routine. Taking into account all inflammatory cells in the myocardial interstitium, subendocardial area, or capillary lumens, positive mononuclear cells were counted in a high magnification field by selecting the areas with the most positive cells, and the ratio of all inflammatory cells to all inflammatory cells in the field was calculated, based on a 10% threshold value. Positivity rates in endothelial cells were also recorded using the same method. Only one CD138-positive plasma cell or IgG, IgG1, or IgG3-positive mononuclear cell in the tissue was associated with C4d positivity and DSA positivity. Positivity rates in endothelial cells were also parallel to positive mononuclear cell rates, and their distribution among diagnostic groups showed significant differences. In patient-based analyses, taking into account acute rejection and treatment times, the presence of IgG1 and IgG3 positive cells in the tissue and the increase in their numbers showed a close correlation with the DSA MFI levels in the patient's synchronous serum. Each of them stood out as a potentially helpful marker, especially in AMR-1 cases with borderline histomorphological and immunohistochemical C4d and CD68 findings in the pathology routine and unknown DSA status.
Description
Keywords
AMR, kardiak allogreft, plazma hücreleri, IgG1, IgG3