Kadın mültecilerin ayrımcılık deneyimleri: Sivil toplum örgütlerinde çalışan profesyonellerin gözünden bir değerlendirme
No Thumbnail Available
Files
Date
2024
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Abstract
Göç, insanların yaşamlarını idame ettirdikleri yerlerden isteğe bağlı veya zorunda kalarak ayrılmalarını ve sonrasında yaşanan fiziksel, psikolojik, çevresel değişimlerin bütününü ifade etmektedir. Göç sürecinde yaşanan yoğun hareketlilik beraberinde çeşitli sorunları da getirmektedir. Var olan sorunları göç sürecinde kadınlar, erkeklere oranla daha fazla yaşamaktadır. Göç sürecinde yaşanılan sorunların en başında toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ayrımcılık ve fırsat eşitsizliği yer almaktadır. Bütüncül bir bakış açısıyla sorunlar incelendiğinde ayrımcılık, sorunların bütününde yer alarak yıllardır varlığını sürdürmektedir. Bu araştırmanın amacı, kadın mültecilerin ayrımcılık deneyimlerinin sivil toplum örgütlerinde çalışan profesyonellerin gözünden değerlendirilmesidir. Araştırma kapsamında sivil toplum örgütlerinde görev yapan profesyonellerin, kadın mültecilerin yaşamış oldukları ayrımcılık sorunlarının çözümüne yönelik ne gibi faaliyetler gerçekleştirdikleri
incelenmiştir. Profesyonellerin sorunların çözümünde hangi kaynakları kullandıkları araştırılmış ve çözüm süreçlerinde ne kadar etkili olduklarına odaklanılmıştır. Bu çalışma, nitel araştırma modellerinden fenomenolojik desenle oluşturulmuştur. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formları ve derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Görüşmelere katılım sağlayan bireylerin tamamı gönüllülük esasına uygun
olarak, sivil toplum örgütlerinde kadın mülteci alanında çalışmakta olan sosyal hizmet uzmanı, psikolog, avukat, sosyologların katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda 17 katılımcı ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Verilerin değerlendirilme aşamasında Nvivo 10 programı kullanılarak, katılımcılardan elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle temalar oluşturularak yorumlanmıştır. Araştırma verileri “Mültecilere Yönelik Ulusal ve
Uluslararası Düzeyde Hizmet ve Politikaların Değerlendirilmesi”, “Kadın Mülteciler Özelindeki Ulusal ve Uluslararası Düzeyde Hizmet ve Politikaların Değerlendirilmesi”, “Kadın Mültecilerin Yaşadığı Sorunlar ve Ayrımcılık” ve “Kadın Mültecilere Yönelik Ayrımcılıkla Mücadelede Sivil Toplumun Rolü” olmak üzere 4 ana tema ve 17 alt başlıktan oluşmaktadır. Çalışma kapsamında göç alanına dair sözleşmelerin içeriklerinin yeterince iyi olduğu fakat uygulanabilirlik açısından çok sıkıntı yaşandığı ve uygulanabilirlik konusunun ise denetimsizliğe dayandırıldığı ortaya konulmuştur. Genel anlamda Türkiye’deki mültecilere yönelik sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerinin, devletin yetişemediği veyahut hızlı bir şekilde cevap veremediği ihtiyaçlara, sorunlara cevap verdiğine ulaşılmıştır. Kadın mültecilerin göç öncesi, göç sırasında ve göç ettikleri yerlerde sorun yaşadıklarında başvurabilecekleri, haklarını arayabilecekleri çeşitli sözleşmeler, yasalar bulunduğu fakat bu yasa ve sözleşmelerin kapsayıcılığının olmadığı düşünülmektedir. Sivil toplum örgütlerinin kadın mültecilere yönelik ayrımcılığın azaltılması veyahut ortadan kaldırılmasına yönelik yaptıkları faaliyetlerin ve mücadelenin yeterli olmadığı kanısına varılmıştır. Bu bağlamda ulaşılan sonuçlar, önerilerle iç içe geçirilerek kamu alanı, sivil toplum alanı, meslek elemanları/uygulayıcılar başlıkları altında ele alınmıştır. Araştırmanın sonuçları politika yapıcılar, sivil toplum örgütleri/çalışanları, akademisyenler ve mülteci hakları savunucularının dikkatine sunulmuştur. Migration refers to the voluntary or forced departure of people from the places where they sustain their lives, followed by a series of physical, psychological, and environmental changes. The intense movement experienced during migration brings various challenges. Women tend to experience more problems than men throughout the migration process. Gender inequality, discrimination, and unequal opportunities are among the foremost issues during migration. When examined with a holistic perspective, discrimination persists throughout the entirety of these issues.
The purpose of this study is to evaluate the discrimination experiences of female refugees from the perspective of professionals working in civil society organizations. Within the scope of the research, the activities carried out by professionals working in civil society organizations to address the discrimination issues faced by female refugees have been examined. The study investigated the resources used by professionals to address the problems and focused on their effectiveness in the resolution processes. This study was conducted using a phenomenological design, one of the qualitative research models. The data of the study were obtained using semi-structured interview forms and in-depth interview techniques. All individuals participating in the interviews were selected on a voluntary basis, consisting of social workers, psychologists, lawyers, and sociologists working in civil society organizations in the field of female refugee support. In this context, interviews were conducted with 17 participants. In the evaluation stage of the data, the NVivo 10 program was used to create themes through content analysis of the data obtained from the participants. The research data consists of 4 main themes and 17 subtopics, namely "Evaluation of National and International Level Services and Policies for Refugees", "Evaluation of National and International Level Services and Policies for Female Refugees", "Issues and Discrimination Faced by Female Refugees", and "The Role of Civil Society in Combating Discrimination Against Female Refugees". Within the scope of the study, it has been revealed that the content of agreements related to the field of migration is sufficiently robust; however, there are significant challenges in terms of applicability, with the issue of applicability being largely attributed to a lack of oversight. In general, it has been concluded that the activities of civil society organizations for refugees in Turkey address needs and problems that the state either cannot reach or respond to swiftly. Although there are various agreements and laws that women refugees can resort to and seek their rights under before, during, and after migration, it is believed that these laws and agreements lack inclusivity. It has been observed that the efforts and struggles of civil society organizations to reduce or eliminate discrimination against female refugees are not sufficient. In this context, the attained results have been interwoven with recommendations and discussed under the headings of the public domain, civil society domain, and professional practitioners. The conclusions of the research have been brought to the attention of policymakers, civil society organizations/workers, academics, and refugee rights advocates.
Description
Keywords
Mülteci, Kadın Mülteci, Ayrımcılık, Sivil Toplum Örgütleri