Başkent Üniversitesi Yayınları

Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/11727/13092

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Item
    Migren ve Beslenme
    (Başkent Üniversitesi, 2017-12-31) Köseler Beyaz,Esra
    Migren, çoğunlukla otonom sinir sisteminde görülen birkaç belirtiyle bağlantılı olan tekrarlayıcı orta şiddette ve şiddetli baş ağrısı ile karakterize kronik bir rahatsızlıktır. Normalde baş ağrısı doğası gereği unilateral ve atımlıdır ve 2 ila 72 saat sürer. İlişkili belirtiler arasında bulantı, kusma, fotofobi, fonofobi, bulunabilir ve ağrı genellikle fiziksel aktivite ile şiddetlenir. Migren baş ağrısı çeken kişilerin neredeyse üçte biri, yakın bir zamanda baş ağrısının meydana geleceğinin sinyalini veren geçici duyusal, motor bozukluk, görme ya da konuşma kabiliyeti bozukluğu olan bir aura hisseder. Migrenin çevresel ve kalıtımsal faktörlerin bir karışımına bağlı olduğu düşünülmektedir. Vakaların yaklaşık üçte ikisi aile içinde görülür. Değişen hormon düzeyleri de rol oynayabilir. Migren eğilimi genellikle gebelik esnasında azalır. Migrenin gerçek mekanizması bilinmemektedir. Bununla birlikte, nörovasküler bir bozukluk olduğu düşünülmektedir. Başlıca teori, serebral korteksin uyarılabilirliğinin artması ve beyin sapındaki trigeminal çekirdekte bulunan ağrı nöronlarının anormal bir şekilde kontrol edilmesiyle ilişkilidir. Bazı yiyecek ve içecekler migreni tetikleyebilmektedir. Ancak migren ile ilişkili diyetsel müdahalelerin etkisini ortaya koyan mekanizmalar net değildir ve bu konu ile ilgili yapılan çalışma sayısı sınırlıdır.
  • Item
    Polikistik Over Sendromunda D Vitamininin Rolü
    (Başkent Üniversitesi, 2017-08-30) Baysal ,Işınsu; Köseler Beyaz,Esra
    Polikistik over sendromu (PKOS), üreme çağındaki kadınların % 5-21' ini etkileyen en yaygın endokrin bozukluk olarak bilinmektedir. PKOS; adet düzensizliği, anovulatuar infertilite, hirsutizm, hiperandrojenemi, dislipidemi ve insülin direnci gibi metabolik bulgularla ve morfolojik olarak genişlemiş kistik overler ile karakterize heterojen bir hastalık olarak tanımlanabilir. Kalıtım, obezite, diyabet PKOS için başlıca risk faktörlerini oluşturmaktadır. Bunun yanında D vitamini eksikliği de, PKOS gelişiminde önemli rol oynamaktadır. PKOS’lu kadınların % 67-85’inin serum 25(OH)D düzeyi 20 ng/ml’nin altındadır. D vitamini eksikliği PKOS semptomlarını şiddetlendirebilir; çalışmalar düşük 25(OH)D düzeyinin insülin direnci, menstrual düzensizlikler, düşük gebelik başarısı, hirsutizm, hiperandrojenizm, obezite ile ilişkili olduğunu göstermektedir. D vitamininin biyolojik olarak aktif formu olan 1,25(OH)2D insülin direncine aracılık edebilen proinflamatuar sitokinlerin salınımını baskılayarak insülin sentezini artırabilmektedir. PKOS’da insülin direnci ve hiperinsülinemi overde androjen sentezini arttırmakta ve seks hormon bağlayıcı globulin (SHBG) düzeyini azaltmaktadır. Obezite ise, D vitamininin biyoyararlanımını azalmakta ve hiperandrojenizm, hirsutizm, infertilite gibi bazı PKOS bulgularının görülme riskini arttırmaktadır. Normal vücut ağırlığına sahip olan kadınlarda PKOS belirtilerinin %30-40’ı önlenebilir durumdadır. Bunun yanında, düşük 25(OH)D düzeyi ovulasyon ve menstruasyon düzensizlikleri ile ilişkilendirilmiştir, bu durum PKOS'da azalmış fertilite patogenezinde D vitamininin rolünü göstermektedir. Sınırlı sayıda da olsa D vitamini takviyesinin PKOS üzerinde yararlı olabileceğini gösteren çalışmalar mevcuttur, ancak daha fazla randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır.