Enstitüler / Institutes

Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/11727/1390

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Item
    Sosyal medyada dezenformasyon: yaşlı bireyler üzerinden bir araştırma “facebook örneği”.
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) Göncü, Ebru; Yağcı, Özcan
    Sosyal medyanın, herkesi bir haber kaynağı üreticisi haline getirmesi ve sosyal medya platformlarının bilgi paylaşımında bir araç olarak kullanılarak, haber iletilerinin saniyeler içinde dünyanın dört bir yanına ulaştırması, haber alma veya kamuoyu oluşturma sürecindeki önemli etkileri arasında gösterilmektedir. Sosyal medya platformlarının kontrolsüz doğası ise, yalan/yanlış bilgi yayılımına, teyit edilmeyen haber iletilerinin bireyler tarafından doğruymuş gibi algılanmasını sağlayarak sosyal medya dezenformasyonunun oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Tez araştırması, yaşlı bireylerin en çok kullandığı ve günümüzde de, dünyada en çok tercih edilen sosyal medya kanalı facebook platformunda sunulan haber iletilerine yönelik dezenformasyon farkındalıklarının demografik özelliklere göre nasıl değerlendirildiğine odaklanmaktadır. Çalışma, 65 yaş üstü akademisyen ve akademisyen olmayan iki grup üzerinden incelenerek, yaklaşımları nitel araştırma yöntemlerinden söylem analizi uygulanarak ortaya konmuştur. Ayrıca facebook ’un Türkiye’deki haber doğrulama programının tek temsilcisi teyit.org da kategorilere ayrılan görsel haber iletileri de, bilgi türlerine göre sınıflandırılarak yaşlı bireylerin dezenformatik farkındalıkları betimsel analiz ile ele alınmıştır. Yaşlılık kuramlarından sürdürülebilirlik kuramıyla temellendirilen araştırma, hem dünya genelinde hem de Türkiye’de de meydana gelen değişkenlerin haber iletilerine yansımaları göz önünde bulundurularak 1 Ocak 2020 ile 31 Aralık 2022 tarihleri ile sınırlandırılmıştır. Araştırma sonucunda, akademisyen ve akademisyen olmayan yaşlı bireylerin, yalan veya yanlış haber farkındalıkları analiz edildiğinde, bu iletilerin manipülatif veya çıkar amaçlı yapıldığı düşüncesinin her iki grupta da daha fazla hâkim olduğu saptanmıştır. Facebook platformunda yaşlı bireylerin daha çok güncel haber iletileri takip etme, iletişim kurma, bilgi edinme veya serbest zaman geçirme amacıyla kullandığı görülmüştür. Sosyal medyanın 65 yaş üstü bireylerin yaşam rutinlerini korumalarına ve sosyal çevrelerine süreklilik sağlamalarına katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal medya dezenformasyonundan korunmada, akademisyen olmayan yaşlı bireylerin site güvenirliliğine, kişisel yeterliliklerine göre haber iletilerini değerlendirdikleri belirlenmiştir. Akademisyen yaşlıların ise, kurum/ kişi bağlantısı farkındalıkları, entelektüel düşünme ile sorgulayıcı tutumlarının, algı ve farkındalık oluşturmada “eğitim” seviyelerinin belirleyici olduğu görülmüştür. Facebook görsellerine ait iletilerde yer alan eklemeler, eksiklikler veya başlık içerik farklılıklarından kaynaklanan dezenformatik bilgilerin, yaşlı bireylerin demografik değişkenliklerine göre, haber iletilerini “farklı algılama” potansiyeli olabileceği tespit edilmiştir. Sosyal medya dezenformasyonunun önlenmesinde, yaşlı bireylerin haber iletilerinin kaynağına gitmeyi öğrenmesi, doğrulama platformlarını kullanmaları ve içerik farkındalıkları oluşturabilmeleri için sosyal medya okuryazarlığı ile eleştirel medya okuryazarlığı becerileri kazanarak yaşam pratikleri içerisinde, bu işlevleri uygulamaları önerilmektedir. The ability of social media to turn everyone into a content producer and its use as a tool for sharing information, delivering news messages worldwide within seconds, are among its key impacts on the processes of obtaining news and shaping public opinion. However, the uncontrolled nature of social media platforms lays the groundwork for the spread of false/misleading information and leads individuals to perceive unverified news as credible, fostering social media disinformation. This dissertation focuses on evaluating how the elderly’s awareness of disinformation regarding news shared on Facebook, the most commonly used social media platform among this demographic globally, differs based on their demographic characteristics. By analyzing two groups—academics and non-academics aged 65 and older—the study employs qualitative discourse analysis to reveal their perceptions. Additionally, the study examines the news content classified by teyit.org, the only representative of Facebook’s fact-checking program in Turkey, using descriptive analysis to understand the elderly's awareness of disinformation based on different categories of visual news. Grounded in the continuity theory within aging theories, the research is limited to the period between January 1, 2020, and December 31, 2022, considering the reflections of global and national dynamics on news content. Results indicate that both academic and non-academic elderly individuals primarily perceive disinformation as manipulative or aimed at serving interests. It has been observed that elderly users predominantly engage with Facebook to follow current news, communicate, acquire information, or spend their leisure time. Furthermore, social media contributes to maintaining their daily routines and continuity in social interactions. The findings reveal that non-academic elderly individuals evaluate news messages based on the reliability of the platform and their personal competence, while academic elders’ awareness is shaped by their intellectual inquiry and education levels. The study also identifies that differences in the titles, additions, omissions, or content variations within Facebook’s visual news messages may lead elderly individuals to perceive the information differently based on their demographic characteristics. To prevent social media disinformation, it is recommended that elderly individuals learn to trace the source of news messages, utilize verification platforms, and develop content awareness through acquiring media and digital literacy skills, integrating these into their daily practices.
  • Item
    Yaşlılarda teknoloji kullanımının toplumsal hayata katılıma ve başarılı yaşlanmaya etkisinin incelenmesi
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Buse Hançeroğlu, Kandemir; Merve Deniz, Park Güre
    Bu araştırmanın amacı yaşlıların teknoloji kullanımının toplumsal hayata katılıma ve başarılı yaşlanmaya etkisinin incelenmesidir. Araştırma nicel desende ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye’de yaşlı refahı alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına üye olan 65 yaş üstü bireyler oluşturmuş olup 191 katılımcı ile araştırma tamamlanmıştır. Veri toplamak amacıyla literatür taramasına dayanarak hazırlanan sosyodemografik soru formu, Başarılı Yaşlanma Ölçeği, Toplumsal Yaşama Katılım Envanteri ve Teknoloji Kullanım Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 22.0 programında uygun istatistik yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların %55,5’i kadındır, %62.3’ü evlidir, %80,1’nin çocuğu vardır. Ortalama yaş 69.56±6.118’dir. %39.3’ü üniversite mezunudur ve %22.5’i tam zamanlı olarak çalışmaktadır. %82.7’si ailesiyle beraber yaşamakta olup %61.8’i en uzun süre kentte yaşamını sürdürmüştür. Katılımcıların %95.29’unun teknolojik cihazı, %90.1’inin internete erişimi ve %57.6’sının en az bir sosyal medya hesabı vardır. %40.8’i günde 1-3 saat arası internet kullandığını ifade etmiştir. Katılımcıların Toplumsal Yaşama Katılım Envanteri puan ortalaması 4.32 ± 3.26 olup ortalamanın altında skorlar elde ettikleri tespit edilmiştir. Başarılı Yaşlanma Ölçeği puan ortalaması 53.42 ± 11.10 olup, skorlar ortalamanın üzerindedir. Teknoloji Kullanım Ölçeği puan ortalaması 37.24 ± 9.08 olarak belirlenmiş ve bu puanların ortalamanın üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Teknoloji kullanım ölçeği puanları ile başarılı yaşlanma ölçeği puanları arasında pozitif yönlü korelasyon bulunmaktadır. Teknoloji kullanım ölçeği puanları ile toplumsal yaşama katılım envanteri puanları arasında anlamlı istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır. Sonuç olarak yaşlıların teknoloji kullanımının teşvik edilmesinin başarılı yaşlanma üzerinde olumlu etkiler yaratabileceği görülmektedir. Başarılı yaşlanma sürecinde yaşlılar ile teknoloji arasında uyum çalışmalarının sağlanmasında sosyal hizmet müdahalelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Yaşlı dostu teknolojik donanım ve yazılımların geliştirilmesinde ve yaşlıların teknolojik gelişmelere adapte edilmesinde sosyal hizmet uzmanlarının danışman, eğitici ve kaynak geliştirici roller üstlenmesi önerilebilir. This research aims to examine the effect of technology use by the elderly on participation in social life and successful aging. The research was carried out in a relational screening model in quantitative design. The population of the research consisted of individuals over the age of 65 who are members of non-governmental organizations operating in the field of elderly welfare in Turkey, and the research was completed with 191 participants. The sociodemographic questionnaire, Successful Aging Scale, Community Integration Questionnaire, and Technology Usage Scale were used to collect data. The data were analyzed in SPSS 22.0 program using appropriate statistical methods. 55.5% of the participants are females, 62.3% are married, and 80.1% have children. The mean age is 69.56±6.1years. 39.3% are university graduates and 22.5% work full-time. 82.7% of them live with their families and 61.8% of them have lived in the city for the longest time. 95.29% of the participants have a technological device, 90.1% have internet access and 57.6% have at least one social media account. 40.8% stated that they used the internet for 1-3 hours a day. The average score of the participants in the Community Integration Questionnaire was 4.32 ± 3.26 and it was determined that they obtained scores below the average. The successful Aging Scale means the score is 53.42 ± 11.10, and the scores are above the mean. The mean score of the Technology Use Scale was determined as 37.24 ± 9.08 and these scores were found to be above the mean. There is a positive correlation between technology use scale scores and successful aging scale scores. There is no statistically significant relationship between technology use scale scores and social life participation inventory scores. As a result, it is seen that encouraging the use of technology by the elderly can have positive effects on successful aging. In the successful aging process, social work interventions are needed to ensure adaptation between the elderly and technology. It may be suggested that social workers take on roles as consultants, trainers, and resource developers in the development of age-friendly technological hardware and software and in adapting the elderly to technological developments.