Enstitüler / Institutes

Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/11727/1390

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 11
  • Thumbnail Image
    Item
    Osteoporozun rezonans frekans değerleri üzerine etkisi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2018) Baytaroğlu, Berk; Erbek, Selim Sermed
    Çalışmamızda postmenopozal osteoporoz hastalarında kemiğin hacmindeki mineral yoğunluğunun azalmasının orta kulak kemikçiklerini etkileyeceği düşünülerek multifrekans timpanometriyle rezonans frekanslarına bakılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, Başkent Üniversitesi Kulak-Burun-Boğaz Anabilim Dalı Odyoloji Ünitesi‘nde, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı tarafından Postmenopozal Osteoporoz Hastalığı tanısı ile izlenen 45-65 yaşları arasında 32 gönüllü katılımcı ile yaş uyumlu 32 sağlıklı gönüllü katılımcı yer almıştır. Katılımcıların saf ses ortalamaları hesaplanmış sonrasında immitansmetrik testleri yapılmıştır. Tüm katılımcıların her iki kulaklarından (128 kulak) birden alınan rezonans frekans değerleri değerlendirilmeye alınmıştır. Postmenopozal osteoporozlu hastaların yaş ortalaması 59,20±4,53, kontrol grubunun yaş ortalaması 57,11±5,27 olup fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0,53). Postmenopozal osteoporozlu hastalar ile kontrol grubu saf ses ortalamaları karşılaştırıldığında postmenopozal osteoporozlu hastaların saf ses ortalamaları daha yüksek olarak hesaplandı. Bu sonuç istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Postmenopozal osteoporozlu hastaların, sağ kulak rezonans frekans ortalaması 945,58 ± 133,35 Hz, kontrol grubunun sağ kulak için rezonans frekans ortalaması 922,85 ± 126,80 Hz olarak bulunmuş ve sonuç istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,471). Postmenopozal osteoporozlu hastaların sol kulak için rezonans frekans ortalaması 963,23 ± 122,6654 Hz ve kontrol grubunun sol kulak için rezonans frekans ortalaması 944,28 ± 125,30 Hz olarak bulunmuş ve sonuç istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,528). Bu çalışmada postmenopozal osteoporoz hastalarının rezonans frekans değerleri ile kontrol grubunun rezonans frekans değerleri arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05). In our study, it was aimed to examine the resonance frequencies of these patients with multifrequency tympanometry considering the decrease of mineral density in the unit volume of the postmenopausal osteoporosis patients will affect the middle ear ossicles. For this purpose, 32 volunteers (64 ears) participated in the otoscopic examination of 45-65 years of age with the diagnosis of Postmenopausal Osteoporosis Patient by Physical Therapy and Rehabilitation Department at the Audiology Unit of the Department of Otorhinolaryngology, Baskent University, Age and Sex 32 (64 ears) healthy volunteers participated. Immunansmetric tests were performed after participating in an otoscopic examination by an ENT specialist. Resonance frequency values taken from both ears (128 ears) of all participants were taken into consideration. The mean age of the patients with postmenopausal osteoporosis was 59.20 ± 4.53, the mean age of the control group was 57.11 ± 5.27 and the difference was not statistically significant (p = 0.53). Pure tone averages of patients with postmenopausal osteoporosis were calculated to be higher than control group. This result was statistically significant (p <0.05). In the postmenopausal osteoporosis patients, the right ear resonance frequency average was 945,588 ± 133,3528 Hz, the resonance frequency average for the left ear was 963,235 ± 122,6654 Hz and the resonance frequency average for the right ear of the control group was 922,857 ± 126,8063 Hz, the frequency average was found to be 944,286 ± 125,3063 Hz. There was no significant difference between the resonance frequency of the postmenopausal osteoporosis patients and the resonance frequency of the control group.
  • Thumbnail Image
    Item
    60 ve üzeri yaşın orta kulak üzerindeki etkisinin mutifrekans timpanometri ile değerlendirilmesi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2018) Yerli, Ümit; Erbek, Hatice Seyra
    Multifrekans timpanometri, orta kulak direnç ve geçirgenliğini değerlendirmek amacıyla 226 Hz ile 2000 Hz arasında değişen probe tonlar aracılığıyla elde edilen timpanogramların değerlendirilmesini sağlayan avantajlı bir yöntemdir. Orta kulak admitans ve unsurlarının parametrelerini içeren bilgiler sunar. Bu parametrelerin en önemlilerinden biri rezonans frekansıdır (RF). Orta kulak yapılarında meydana gelen patolojiler rezonans frekansının sağlıklı kulaklara göre daha düşük veya yüksek elde edilmesine neden olur. Çalışmamızda yaşın orta kulak üzerindeki etkisini belirlemek için multifrekans timpanometri ile rezonans frekanslarının araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, Başkent Üniversitesi Kulak-Burun-Boğaz Anabilim Dalı ve Odyoloji Ünitesi‟nde, işitmesi normal olan veya sensörinöral tip işitme kaybı olan, otoskopik muayenesi normal 19-79 yaş aralığındaki 88 gönüllü (176 kulak) katılımcının rezonans frekansları ölçülmüştür. Katılımcılar yaşlarına göre 5 gruba ayrılmıştır. Birinci gruba 18-59 yaş aralığındaki 24 kişi, ikinci gruba 60-64 yaş aralığındaki 16 kişi, üçüncü gruba 65-69 yaş aralığındaki 16 kişi, dördüncü gruba 70-74 yaş aralığındaki 16 kişi ve beşinci gruba 75-80 yaş aralığındaki 16 kişi dahil edilmiştir. Katılımcıların gruplara göre sağ kulaklarının rezonans frekans ortalamasına bakıldığında grup 1 için 1050±146,703 Hz, grup 2 için 1046,88±159,655 Hz, grup 3 için 1062,5±160,728 Hz, grup 4 için 1075±136,626 Hz, grup 5 için 1068,75±152,349 Hz olarak bulunmuştur. Sağ kulak gruplar arası rezonans frekansları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p=0,981). Grupların sol kulaklarının rezonans frekans ortalamasına bakıldığında grup 1 için 1039,58±147,427 Hz, grup 2 için 1043,75±107,819 Hz, grup 3 için 1075±155,991 Hz, grup 4 için 1075±158,114 Hz, grup 5 için 1078,13±192,327 Hz olarak bulunmuştur. Sol kulak gruplar arası rezonans frekansları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p=889). Bu çalışmada elde edilen bulgular yaşın orta kulak rezonans frekansını etkilemediğini düşündürmektedir. Orta kulak rezonans frekansı üzerine etkili olabilecek parametreler ile çalışmalara devam edilmelidir. Multifrequency tympanometry is an advantageous method for evaluating tympanograms obtained through probe tones ranging from 226 Hz to 2000 Hz to evaluate middle ear resistance and permeability. The middle ear provides information about the admittance and its parameters. One of the most important of these parameters is the resonance frequency (RF). The pathologies that occur in the middle ear structures cause the resonance frequency to be lower or higher than in the healthy ears. In our study, it was aimed to investigate resonance frequencies with multifrequency tympanometry to determine the effect of age on the middle ear. For this purpose, the resonance frequencies of 88 participants (176 ears) with hearing loss or sensorineural hearing loss and otoscopic examination normal range of 19-79 years were measured at the Department of Otorhinolaryngology at BaĢkent University. Participants were divided into 5 groups according to their age. The first group consisted of 24 people between the ages of 18-59, the second group was 16 persons between 60-64 years, the third group was 16 persons between 65-69 years, the fourth group was between the ages of 70-74 and 16 persons were between the ages of 75- 80. When the resonance frequency of the right ear according to the participants' groups was examined, 1050 ± 146,703 Hz for group 1, 1046,88 ± 159,655 Hz for group 2, 1062,5 ± 160,728 Hz for group 3, 1075 ± 136,626 Hz for group 4, 1068,75±152,349 Hz for group 5. No statistically significant difference was found between right ear group resonance frequencies (p = 0,981). When the resonance frequency average of the left ears of the groups was examined, 1039,58 ± 147,427 Hz for group 1, 1043,75 ± 107,819 Hz for group 2, 1075 ± 155,991 Hz for group 3, 1075 ± 158,114 Hz for group 4, 1078,134 ± 192,327 Hz for group 5. No statistically significant difference was found between the resonance frequencies of the left ear groups (p = 889).Findings in this setting suggest that age does not affect the middle ear resonance frequency. Studies need to continue with parameters on middle ear resonance frequency.
  • Thumbnail Image
    Item
    Serebral palsi hastalığı olan çocuklarda orta kulak rezonansının değerlendirilmesi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2018) Döngel, Gülçin; Erbek, Hatice Seyra
    Amaç: Serebral Palsili (SP) çocukların motor fonksiyonlarındaki azalma sonucu yutma fonksiyonlarında değişiklikler oluşabilir. Bu değişikliklerin de östaki fonksiyonlarını etkilemesi olasıdır. Bu durum da orta kulak rezonans frekansında (RF) değişikliklere neden olabilir. Bu çalışma ile SP‟li çocukların orta kulak RF değerlerinin belirlenmesi ve ileride yapılacak daha kapsamlı çalışmalara bir alt yapı sağlanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Başkent Üniversitesi Konya Uygulama ve Araştırma Merkezi Odyoloji Ünitesinde işitme kaybı şikayeti olmayan ve otoskopik muayenesi normal olan 5-15 yaş aralığında toplam 60 (120 kulak) çocuk çalışmaya dahil edilmiştir. SP tanısı konan 30 çocuk çalışma grubunu, tamamen sağlıklı olan 30 çocuk kontrol grubunu oluşturmuştur. Tüm katılımcıların her iki kulağından multifrekans timpanometri ile elde edilen RF değerleri değerlendirmeye alınmıştır. Bulgular: Her iki grup arasında yaş ve cinsiyet bakımından anlamlı bir fark bulunmamıştır. SP‟li çocukların sağ kulak RF ortalaması 981±369, sol kulak RF ortalaması 1099±398 bulunmuştur. Kontrol grubunun sağ kulak RF ortalaması 1080±328, sol kulak RF ortalaması 1190 ±296 bulunmuştur. Her iki grup arasında RF değerleri açısından anlamlı fark tespit edilmemiştir. Sonuç: Sonuç olarak bu çalışma ile SP‟li çocukların RF değerlerinin kendi yaş gruplarındaki sağlıklı çocukların RF değerlerine göre değişiklik göstermediği ortaya konmuştur. Bu bulgulardan yola çıkarak multifrekans timpanometrinin effüzyonlu otitis media, otoskleroz gibi RF değerinde değişiklik yarattığı bilinen hastalıkların ayırıcı tanısı amacıyla SP‟li hasta popülasyonun da da güvenle kullanılabileceği söylenebilir. Aim: Changes in swallowing functions may occur as a result of reduced motor functions in children with cerebral palsy (CP). It is possible that these changes will also affect eustachian tube functions. This can also cause changes in middle ear resonance frequency (RF). This study aimed to determine middle ear RF values of children with CP and to provide an infrastructure for more extensive studies to be done in the future. Material and Methods: A total of 60 children (120 ears) were included in the study at the Audiology Unit of Baskent University Konya Research and Teaching Center, in the age range of 5-15 years, who had no hearing loss and had normal otoscopic examination. Study group consist of 30 children with CP and control group consist of 30 healthy children. The RF values obtained from both ears of all participants were evaulated. Results: There was no significant age and gender difference between the groups. Children with CP had a right ear RF average of 981 ± 369 and a left ear RF average of 1099 ± 398. The right ear RF average of the control group was 1080 ± 328 and the left ear RF average was 1190 ± 296. There was no significant difference between the two groups in terms of RF values. Conclusion: In conclusion, this study showed that the RF values of children with CP is not different from the RF values of healthy children in their age group. From these findings, it can be said that the multifrequency tympanometry can be safely used in the patient population with CP in order to differentiate the known diseases that cause changes in RF values such as otosclerosis and otitis media with effusion.
  • Thumbnail Image
    Item
    Meniere hastalığında gliserol testi ile rezonans frekans farklılığının değerlendirilmesi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2018) Öz, Işılay; Özlüoğlu, Levent Naci
    AMAÇ: Meniere hastalığında (MH) bir tanı metodu olarak kullanılan gliserol testi ile, iç kulakta dehidratason etkisi meydana getirerek, eş zamanlı yapılan Multifrekans timpanometrede elde ettiğimiz rezonans frekans değerleri ile de orta ve iç kulak mekaniğini değerlendirmek. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmaya, Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Ankara Hastanesi KBB polikliniğine, baş dönmesi ile başvuran ve çalışma kriterlerine uyarak tek taraflı Meniere hastalığı tanısı alan, 19 yaş üzeri 20 hasta dahil edildi (20 hasta kulak, 20 kontrol kulak). Saf ses odyometri ile işitme eşikleri (125-8000 kHz), saf ses ortalama eşikleri (SSO) ve Multifrekans timpanometri ile rezonans frekans (RF) değerleri tespit edildi. Sağlıklı 50 kişinin RF değerleri ile hastalıklı ve kontrol kulaklar arasındaki değerler karşılaştırıldı. Ardından sadece MH‟lere, gliserol kiloya 1 gr olacak şekilde oral yol ile içirildikten sonra ve birer saat arayla üç kez saf ses eşik ve RF değerleri belirlenerek kulaklar arası karşılaştırma yapıldı. BULGULAR: Toplam 20 hastanın yaş ortalaması 47.25 ± 10.5, 9‟u kadın (%45), 11‟i erkekti (%55). Gliserol öncesi ortalama RF değerleri sağlıklı kulaklarda 979.41±156.26 Hz, hasta kulaklarda 808.0±410.09, kontrol kulaklarda ise 972.5±499.07 Hz‟di. Gliserol test öncesi hasta kulaklar ile sağlıklı kulaklar arasında RF değerleri arasında anlamlı düzeyde farklılık tespit edildi (p=0.047). Hasta kulaklarda Gliserol öncesi ve sonrası RF değerleri karşılaştırıldığında: gliserol öncesi RF ortalamasının 808.0±410.1 Hz den gliserol alımı sonrası 1. saatte 748.0±402.1 Hz‟e gerilediği, sonraki birer saat aralıklarda yapılan ölçümlerde ise bu değer de artış olduğu ve 3. saatte eski değerine ulaştığı gözlenmiştir. Gliserol öncesi ve 1. saat RF ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı sonuç elde edilmiştir (p=0.030). Hasta kulaklarda frekans dağılımına göre, gliserol öncesi ve sonrası 1. ve 3. saatler karşılaştırıldığında, 1. saatte anlamlı farklılık gözlenmemiş, fakat 3. saatte 125, 250, 500 ve 1000 Hz‟lerde istatistiksel olarak, işitme eşik değerlerinde anlamlı düzeyde düşme elde edilmiştir (sırasıyla, p=0.000, p=0.000, p=0.000, p=0.000).SONUÇ: Dehidratasyon etkisi ile mevcut değerin normal kulak değerlerine gelmesi beklenirken değerde düşme görülmesi, MH de iç kulağın farklı bir dinamiğe sahip ve normalizasyon değerlerinin sağlıklı kulaklara göre farklı değerlerde olduğunu göstermektedir. İç kulak basıncının azalması ile kütle etkisinde azalma ve anuler ligaman üzerindeki katılık etkisinin azalarak normal değerine (ataklar arası) yaklaştığı gözlenmiştir. Gliserol testi ile RF değerlerinde değişim 1. saatte gözlenmektedir. AIM: Evaluate the resonance frequency values by forming dehidration effect in the inner ear by glycerol test which is used as a diagnostic method in Meniere‟s Disease (MD). MATERIAL AND METHODS: Twenty Meniere‟s disease patients over 19 years of age (20 affected ears, 20 control ears)wo meet the criteria were admitted to the Ear Nose Throat (ENT) Department of Baskent University. Pure-tone hearing levels (125-8000 kHz), pure-tone mean values, and multifrequency tympanometry with resonant frequency (RF) tests were performed. RF values of 50 healthy persons were compared between affected and control ears. Pure-tone thresholds and RF values were compared between only MH ears before and at 1, 2 and 3 hours after administration of glycerol 1g/kg. RESULTS: The mean age of the 20 patients was 47.25 ± 10.5, 9 women (45%) and 11 men (55%). Average RF values in healthy ears were 979.41 ± 156.26 Hz, in affected ears 808.0 ± 410.09 Hz, and in control ears 972.5 ± 499.07 Hz before glycerol intake. There was a significant difference between the RF values between the affected ears and healthy ears before the glycerol intake (p = 0.047). When RF values were compared of affected ears, average RF values decreased to 748.0 ± 402.1 Hz to 808.0 ± 410.1 Hz at the first hour of glycerol intake, and this value increased at the following hours. Statistically significantdifferences were obtained between RF values, 1 hour before and after glycerol intake(p = 0.030). However, in the affected ears, there was no statistically significant difference between the pure-tone levels before and one hour after glycerol intake, but a significant decrease in hearing thresholds at 125, 250, 500 and 1000 Hz at 3 h (p = 0.000, p = 0.000, p = 0.000, p = 0.000, respectively). CONCLUSION: We observed decreased RF values when we expected to reach to normal ear values with dehydration effect. According to these results, we suggest that MH has different inner ear dynamics and the normal RF values of MD are different from the healthy ears. Also, we think that the decrease of the inner ear pressure causes the reduction of the mass effect and the stiffness effect on the anulus ligament. Thus, RF reach the normal values (between attacks). Changes in RF values with glycerol test are observed at 1 hour.
  • Thumbnail Image
    Item
    Parkinson hastalarında orta kulak bulguları
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2017) Teoman, Gözde; Büyüklü, Adnan Fuat
    Östaki borusu orta kulak için çok önemli fonksiyonlara sahiptir. Orta kulağın atmosferik basınçla dengelenerek timpanik membranın iç ve dış kısmındaki basıncın eşitlenmesini sağlar. Kulak zarı en yüksek genlikte ve her iki tarafında eşit basınç olduğu zaman en iyi ses iletimi gerçekleşir. Ayrıca orta kulakta üretilen sıvıların nazofarenkse drenajını sağlar ve orta kulağı ters istikametli akıntılardan ve basınçtan korur. Parkinson hastalığı yavaş ilerleyici nörodejeneratif (beyin hücrelerinde kayıp ile seyreden) bir beyin hastalığıdır. Normal olarak insan beyninde belli bölgelerde dopamin üreten beyin hücreleri bulunur. Bu hücreler beynin substabsiya nigra adı verilen belli bir alanında yoğunlaşmış halde bulunurlar. Dopamin substansiya nigra ile vücut hareketlerini kontrol eden diğer beyin bölgeleri arasında mesajlar ileten bir kimyasaldır. Dopamin insanların akıcı ve birbiri ile uyumlu hareketler yapmalarını sağlar. Dopamin üreten hücrelerin %60 ila %80‟i kayba uğradığında yeterli miktarda dopamin üretilemez ve Parkinson hastalığının motor belirtileri ortaya çıkar. Multifrekans timpanometri, 226 Hz ile 2000 Hz arasındadeğişik probe tonlar ileelde edilen timpanogramların analizini saglayarak, orta kulak direnç vegeçirgenliğini geniş bir frekans yelpazesinde değerlendirebilen avantajlı bir test yöntemidir. Orta kulak admitansını ve unsurlarını ayrıştırarak inceleyen parametreler sunmaktadır.Multifrekans timpanometrenin sunduğu önemli parametrelerden biri de rezonans frekanstır. Belli patolojilerin varlığında rezonans frekans değeri normal ve sağlıklı kulaklara kıyasla daha alçak ya da yüksek değerler almaktadır. Çalışmamızda Parkinsonu olan hastalarda kas koordinasyonunun bozulmasından kaynaklanabilecek Östaki tüpü disfonksiyonunun orta kulağı etkileyebileceği düşünülerek multifrekans timponemetriyle bu hastaların rezonans frekanslarına bakılması amaçlanmıştır.Bu amaçla, Başkent Üniversitesi Kulak-Burun-Boğaz Anabilim Dalı Odyoloji Ünitesi‟nde, Nöroloji Anabilim Dalı tarafından Parkinson Hastalığı tanısı ile izlenen otoskopik muayenesi normal olan 60-88 yaşları arasında 15 gönüllü(30 kulak) katılımcı ile yaş ve cinsiyet uyumlu 15(30 kulak)sağlıklı gönüllü katılımcı yer almıştır. Bir KBB uzmanı tarafından otoskopik muayenesi yapılan katılımcıların, immitansmetrik ölçümleri yapılmıştır. Tüm katılımcıların her iki kulaklarından (60 kulak) birden alınan rezonans frekans değerleri değerlendirilmeye alınmıştır. Yapılan ölçümlerde Parkinsonu olan hastalar için, sağ kulak rezonans frekans ortalaması 1160,00±519,34Hz, sol kulak için rezonans frekans ortalaması 1123,33±559,932Hz ve kontrol grubunun sağ kulak için rezonans frekans ortalaması 946,67±480,501Hz, sol kulak için rezonans frekans ortalaması 933,33±447,879Hz olarak bulunmuştur. Parkinsonlu hastaların rezonans frekans değerleri ile kontrol grubumuzun rezonans frekans değerleri arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır.
  • Thumbnail Image
    Item
    Gebelik rinitinin orta kulak rezonans frekansına etkisi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2016) Özcan, Ayşegül; Büyüklü, A. Fuat
    Gebelik riniti; hamilelikle birlikte meydana gelen bir takım fizyolojik değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan rinit tablosudur. Gebelik riniti diğer rinit semptomlarından farklı olarak gebelikle birlikte ortaya çıkar ve gebelik bitimini müteakip iki hafta içinde semptomlar kendiliğinden kaybolur. Bu bilgi ışığında çalışmamızın amacı, gebelik riniti’nin Eustachii tüpü fonksiyonlarına ve dolayısı ile orta kulak rezonans frekansı üzerine olası etkilerini araştırmaktır. Çalışma, 2016 yılı, Mayıs –Ağustos ayları arasında Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’nda Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Ünitesi’nde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya birbirinden bağımsız 3 grup alınmıştır, gruplardan 2’si kontrol 1’si çalışma grubu olarak planlanmış, toplamda 45 birey (90kulak) çalışmaya alınmıştır. Grup 1’de gebelik riniti olmayan gebeler (n=15), Grup 2’de gebelik riniti tanısı konmuş gebeler (n=14) ve Grup 3’te gebe olmayan sağlıklı bireyler (n=16) yer almaktadır. Çalışmadaki tüm gebeler Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı polikliniğince takibi yapılan, gebeliğinin son üç ayında (24-40 hafta) olan bireylerden oluşmuştur. Tüm katılımcılara tam kulak burun boğaz muayenesi, NOSE ölçeği, standart timpanometri ve MFT testleri uygulanmıştır. İmmitansmetrik ölçümler ve MFT ölçümleri Grason Stadler (GSI) Tympstar Version 2 cihazı kullanılarak yapılmıştır. Yaş dağılımı açısından ortalamalara bakıldığında grupların homojen olduğu tespit edilmiştir. Ortalama RF değerleri, gebe olan (Grup 1ve Grup 2) bireylerde, gebe olmayan sağlıklı bireylere göre düşük bulunmuştur; Grup 2’deki sağ RF değeri ortlaması düşük (764±136 Hz) bulunmuştur. Gruplarda, NOSE ölçeği skorlaması çoğunlukla 4’den küçüktür. Tüm bireylerin sağ ve sol RF değerleri bağımlı değişken olarak alınıp yaş, gebelik, gebelik riniti tanılı olma, NOSE ölçeği gibi değişkenler bağımsız değişken olarak alındığında regresyon sonuçları RF’deki değişimleri açıklamada sadece gebelik durumunun anlamlı olduğunu göstermektedir. Gebelik riniti orta kulak RF değerini etkileyen (düşüren) tek faktör olmayabilir. Bu ilişkinin kesin olarak kurulabilmesi için daha fazla bireyle çalışma yapılması gerekmektedir. Gebelik sürecindeki RF değişimleri hakkında daha kesin sonuçlara ulaşılması için gebelikte RF’yi etkileyen olası diğer (kafa içi basınç, hormonal değişimler, venöz basınç gibi) faktörlerin de çalışılması önerilmektedir. Bu anlamda gebe bireylerin gebelik boyunca RF değerlerinin periyodik ölçümü önerilebilir. Pregnancy rhinits originating with pregnancy, is a rhinits chart depending on some physiological variations. Unlike other rhinits symptoms, pregnancy rhinits takes place with pregnancy and symptoms of it automatically fade away after two weeks following the end of pregnancy. In the light of this information, the purpose of this study is to investigate the probable effects of pregnancy rhinits to the functions of Eustachii tube and Typanum Resonance Frequency. This study has been conducted in Başkent University Medical Faculty, Department of Otorhinolaryngology, Institute of Audiology Speech and Voice Disorder between May and August 2016. This work contains three independent groups two of which are planned as control groups and the other is experiment group. Totally, 45 individuals (90 ears) are assigned in the study. Group 1 consists of pregnants without pregnacy rhinit (n=15), Group 2 consists of pregnants diagnosed with pregnancy rhinits (n=14) and Group 3 consists of healthy non-pregnant individuals (n=16). All the pregnants in this study are comprised of individuals who are at the last three months of their pregnancy (24-40 weeks) and monitored by Başkent University Medical Faculty, Department of Obstetrics and gynaecology Polyclinic. All attendees are applied ear, nose and throat examination, NOSE scale, standart tympanometry and MFT tests. İmmitansmetric and MFT measurements are carried out by using Grason Stadler (GSI) Tympstar Version 2 device. When the average age distribution is examined in this study, groups demonstrates a homogenuous distribution. Lower average RF values are determined for pregnants (Group 1 and Group 2) than non-pregnant healthy individuals; Low average right RF values (764±136 Hz) are observed. In the groups, NOSE scale scorings are mostly lower than 4. When all Individuals’ RF values are taken dependent variable and variables such as age, pregnancy, defined pregnancy rhinits, NOSE are taken independent variables, the regression results put forward meaningful correlation in terms of explaining the variations in RF values. Pregnancy rhinits can not be the only factor affecting (decreasing) the tympanum. In order to make definite correlation, another study with many more individuals (attendees) is required. It is also recommended that other potential factors influencing RF (intracranial pressure, harmonic variations and venous pressure etc.) needs to be analyzed to be able to reach definite results about RF variations. In this sense periodic RF measurement can be advised for pregnants during pregnancy.
  • Thumbnail Image
    Item
    Septum deviasyonu olan hastalarda multifrekans timpanometri bulguları
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2016) Güldüz, Murat; Büyüklü, Adnan Fuat
    Literatürde, klasik timpanometri performansının orta kulak akustik özelliklerini değerlendirmede yeterli olup olmadığı tartıĢılmaktadır. Klasik timpanometriler de sıklıkla 226 Hz, prob ton kullanılmaktadır. Çoklu frekans timpanometri ise, 226 Hz-2000 Hz arasında değiĢik prob tonlar ile elde edilen timpanogramların analizini sağlayarak, orta kulak direnç ve geçirgenliğini geniĢ bir frekans yelpazesinde değerlendirebilen avantajlı bir test yöntemidir. Çoklu frekans timpanometrenin sunduğu önemli parametrelerden biri de rezonans frekanstır (RF). Belli patolojilerin varlığında rezonans frekans değeri normal ve sağlıklı kulaklara kıyasla daha alçak ya da yüksek değerler almaktadır. Avantajlı bir test olmasına rağmen çoklu frekans timpanometrinin ülkemizde de tüm dünyada olduğu gibi klinik uygulamada yaygınlaĢmamıĢ olması birçok araĢtırmacı tarafından da belirtilen bir gerçektir. Bu nedenle çalıĢmamızın amacı, burun eğriliğinin dolaylı olarak orta kulak iĢleyiĢine bir etkisinin olup olmadığını çoklu frekans timpanometriyle ortaya koymaktır. ÇalıĢmamızda da burunda olan eğriliğin Eustachii tüpü aracılığı ile orta kulakta bir etki yaratıp yaratmadığını görmek. Bu amaçla, BaĢkent Üniversitesi Kulak-Burun-Boğaz Anabilim Dalı ve Odyoloji ve KonuĢma Ses Bozuklukları Ünitesi‟nde iĢitme kaybı Ģikayeti olmayan ve otoskopik muayenesi normal olan 18-40 yaĢları arasında 29 gönüllü (58 kulak) burun eğriliği olan katılımcı ve 29 gönüllü (58 kulak) burun eğriliği olmayan katılımcı yer almıĢtır. Bir KBB uzmanı tarafından otoskopik muayenesi yapılan katılımcıların, immitansmetrik ölçümleri de yapılmıĢtır. Tüm katılımcıların, her iki kulaklarından (116 kulak) birden alınan RF değerleri değerlendirmeye alınmıĢtır. Yapılan ölçümlerde burunun sağ tarafında eğrilik olanlar için, sol kulak için RF ortalaması 727,78±220,95Hz, sağ kulak için RF ortalaması 738,89±252,21Hz ve burnunun sol tarafında eğrilik olanlar için, sağ kulak RF ortalaması ise 795,00±322,77Hz, sol kulak için RF ortalaması 830,00±290,82Hz ve kontrol grubunun sol kulak için RF ortalaması 831,03±850,00Hz, sağ kulak için RF ortalaması 884,48±900,00 olarak bulunmuĢtur. Deviasyon tarafı ile karĢı taraf RF değerleri arasında anlamlı farklılık saptanmazken, deviasyonu olan hastaların RF değerleri ile kontrol grubumuzun RF değerleri arasında anlamlı farklılık saptanmamıĢtır. Bu verilerle ileride yapılacak daha kapsamlı çalıĢmalara da bir alt yapı sağlaması umut edilmektedir. In the literature, the performance of conventional tympanometry on the characteristics of middle ear is still discussing. On the conventional tympanometry 226Hz prop tone is used often. Multifrequency tympanometry is an advantageous test method which can assess the resistance and permeability of the middle ear in a wide frequency internal by providing the analysis of the tympanograms which are obtained with different probe tones between 226 Hz and 2000 Hz. One of the important parameters of multifrequency tympanometry is the resonant frequency. Under the presence of some specific pathologies; resonant frequency value is normal and gets lower or higher values when compared to the healthy ears. Although it is an advantageous test, it is a fact known by several investigators that multifrequency tympanometry has not become widespread in clinical applications in our country as the world. The purpose of this paper is investigating the (evidences of) how the deviated nasal septum ither indirectly affecting or not affecting to the functions/functionalities of the middle ear by using multifrequency tympanometry method. Our study is based on the fındıngs of multifrequency and tympopnometry of septum deviation and its impact on middle ear due to Eustacian Tube. For this reason, Totaly 58 volunteered which are 29 volunteered participant who has septum deviation and 29 volunteered participant who has no septum deviation, ages between 18-40, who has no reported hearing loss and have normal otoscopy findings at BaĢkent University ENT Department were involved in our study. After otoscopic examination, participants immitansmetric measurements were recorded. Both ears of the partipants (58 ears) were evaluated. RF values taken from both ears of all the participants. In patients with deviation on right side; resonance frequency averages for the left ear as 727,78±220,95 Hz, for the right ear as 738,89±252,21 Hz and in patients with deviation on left side; resonance frequency averages for the right ear as 795,00±322,77 Hz, for the left ear as 830,00±290,82 Hz and for control group, resonance frequency averages for the left ear as 831,03±850,00Hz for the right ear as 884,48±900,00 were found. There was no statistically significant relationship between deviation side and RFs, but significantly relationship between RF values of deviation patients and normative values of our clinic. These datas will be held in the future for more comprehensive studies.
  • Thumbnail Image
    Item
    Vücut kitle indeksinin orta kulak rezonans frekansına etkisi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2016) Sözen, Miray; Selim Erbek, Selim
    Klasik timpanometrinin orta kulak akustik özelliklerini değerlendirmede yeterli olup olmadığı tartışılmaktadır. Klasik timpanometrilerde sıklıkla 226 Hz prob ton kullanılmaktadır. Multifrekans timpanometri ise, 226 Hz-2000 Hz arasında değişik prob tonlar ile elde edilen timpanogramların analizini sağlayarak, orta kulak direnç ve geçirgenliğini geniş bir frekans yelpazesinde değerlendirebilen avantajlı bir test bataryasıdır. Orta kulak admittansını ve unsurlarını ayrıştırarak inceleyen parametreler sunmaktadır. Multifrekans timpanometrinin sunduğu önemli parametrelerden biri de rezonant frekanstır (RF). Rezonans frekans, timpanik zarın minimum enerjiyle maksimum hareketini sağlayan ve orta kulak tarafından kokleaya en fazla ses enerjisinin iletilebildiği frekanstır. Belli patolojilerin varlığında rezonant frekans değeri sağlıklı ve normal kulaklara nazaran daha alçak veya daha yüksek değerler almaktadır. Multifrekans timpanometri avantajlı bir test olmasına rağmen tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de klinik uygulamada yaygınlaşmamıştır. Multifrekans timpanometri kullanımının yaygınlaşmamasının sebebi yeterli verilerin literatürde henüz yer almamasıdır. Bu amaçla literatüre multifrekans timpanometri hakkında yeni bir bilgi sağlamak için vücut kitle indeksine göre orta kulağın rezonans frekansı değerinin değişip değişmediği, değiştiyse ne yönde değiştiği araştırılmıştır. Çalışmada Başkent Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı ve Odyoloji, Konuşma ve Ses Bozuklukları Ünitesi’nde işitme kaybı şikayeti olmayan ve otoskopik muayenesi normal olan 18-40 yaşları arasında 78 gönüllü (156 kulak) katılımcı yer almıştır. Bir KBB uzmanı tarafından otoskopik muayenesi yapılan katılımcılara saf ses odyometrisi uygulanarak işitme eşikleri ölçülmüş ve sonrasında immitansmetrik ölçümleri yapılmıştır. Katılımcıların immitansmetrik ölçümleri Grason Stadler (GSI) Tympstar Version 2 elektroakustik immitansmetre kullanılarak yapılmıştır. Tüm katılımcıların, her iki kulağından (156 kulak) birden alınan rezonans frekansı değerleri değerlendirmeye alınmıştır. VKİ’ne göre <18,5 kg/m2, 18,5-24,9 kg/m2, >25 kg/m2 olmak üzere üç gruba ayrılan katılımcıların rezonans frekansı değerleri araştırılmıştır. VKİ <18,5 kg/m2 olan kişilerin rezonans frekansı ortalaması 823,08±86,58 Hz, VKİ 18,5-24,9 kg/m2 arasında olan kişilerin rezonans frekansı ortalaması 817,31±94,91 Hz, VKİ >25 kg/m2 olan kişilerin rezonans frekansı ortalaması 771,15±112,61 Hz olarak bulunmuştur. VKİ <18,5 kg/m2, 18,5-24,9 kg/m2 olan kişiler arasında rezonans frekansı değeri açısından anlamlı bir fark bulunmazken; VKİ <18,5 kg/m2 / VKİ >25 kg/m2 ile 18,5-24,9 kg/m2 / VKİ >25 kg/m2 olan kişiler arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu veriler ışığında orta kulak rezonans frekansı değeri bakılan kişilerin VKİ değeri de göz önünde bulundurulmalıdır. Whether the classic tympanometry is sufficent for the assessment of acoustic properties of middle ear has been a debate issue. In classic tympanometries, 226 Hz is frequently utilized as probe tone. Through providing the analyses of tymponagrams reaped between 226 Hz and 2000 Hz, multifrequency tympanometry is an adventageous test battery that can assess the resistance and permeability of middle ear in a wide range. Multifrequency tympanometry provides parameters through parsing tympanum admittance and its elements. One of the significant parameters supplied by the multifrequency tympanometry is resonant frequency (RF). Resonance frequency, allowing maximum movement with minimum energy and maximum frequency of the tympanic membrane sound energy can be transmitted by the middle ear to the cochlea. In case of the presence of specific pathologies, resonant frequency values can be lower or higher compared to healthy and normal ears. Although multifrequency tympanometry is a favourable test, it has not been clinically utilized around the world as in the case of our country. The reason behind the lackness of widespread use of multifrequency tympanometry is the absence of sufficent data in this scientific literature of this field. In accordance with this purpose, to provide a novel information to the literature, in relation with body mass index, whether the resonance frequency of the middle ear changes or not; and if so, its extent has been studied. In this study, 78 volunteers (156 ears) have taken place as participants who does not have any hearing loss only having normal autoscopic conditions at the Otorhinolaryngology Department and Audiology, Speech and Voice Disorders Unit of Baskent University. Following the autoscopic examination by an otolarygologist, participants’ sound thresholds are measured by benefiting pure tone audiometry and then their immitancemetric measurements have been fulfilled. Immitancemetric measurements of the participants have been performed using Grason Stadler (GSI) Tympstar Version 2 electroacoustic immitancemeter. Resonance frequency differences obtained from all of the participants (156 ears) have been taken into evaluation. According to their BMIs, the resonance frequency of participants, trichotomized as <18,5 kg/m2, 18,5-24,9 kg/m2, >25 kg/m2, have been studied. It has been found out that people who have BMI <18,5 kg/m2 have a resonance frequency average as 823,08±86,58, while the people who are between BMI 18,5 and 24,9 kg/m2 have a resonance frequency average as 817,31±94,91 and finally people have BMI >25 kg/m2 have a resonance frequency average as 771,15±112,61. Although no meaningful resonance frequency difference has been found out on people who have BMI <18,5 kg/m2, 18,5-24,9 kg/m2; a meaningful difference has been spotted on people having BMI <18,5 kg/m2 / BMI >25 kg/m2 and 18,5-24,9 kg/m2 / BMI >25 kg/m2. In light of data provided, BMI data should be taken into notice of the people whose middle ear resonance frequency values are examined.
  • Thumbnail Image
    Item
    Ratlarda multifrekans timpanometri normalizasyon değerleri (hayvan modeli)
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimler Enstitüsü, 2016) Mıdık, Şule; Erbek, Selim Sermed
    Daha önceki çalışmalarda bazı hayvanlarda orta kulak rezonans frekans (RF) değerleri araştırılmıştır. Ancak ratlarda RF ölçümlerine ait bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Bu nedenle çalışmamızda ratlarda multifrekans timpanometri (MFT) yapılarak RF değeri ölçümleri alınmıştır. Çalışmamız ile, üniversitemize ait normal değerlere ulaşmak, bu alanda yapılacak ileriki çalışmalara ışık tutmak amaçlanmıştır. Çalışmaya 16 adet dişi, 16 adet erkek, toplam 32 adet (64 adet kulak), 10 aylık, sağlıklı, erişkin, Spraquey Downey cinsinde ratlar alındı. Anestezi altında tüm ratlarda 226 Hz ve üzeri MFT kullanılarak ölçümler yapılmıştır. İlk olarak, 226 Hz probe ton ile, timpanogram grafikleri ve statik admittans değerleri kayıt altına alınmıştır. Sonrasında MFT ölçümü gerçekleştirilmiştir. 200-2000 Hz frekans aralığında orta kulak RF değerleri tespit edilmiştir. Sonuçta; erkek ratlar için ortalama RF değerleri 426,56±193,01 Hz olarak, dişi ratlar için ortalama RF değerleri 496,88±132,55 Hz olarak bulundu. Erkek ve dişi ratların ortalama RF değerlerinin karşılaştırılmasında iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0,061). Bu nedenle, tüm ratlar (64 kulak) için ortalama RF değeri hesaplandı ve 461,7±168,02 Hz olarak bulundu. Bu çalışmada ratlarda orta kulak RF değerlerinin ölçülebileceği görülmüştür. Daha çok sayıda rat çalışmaya dahil edilerek, orta kulak özelliklerinin ve RF ilişkisinin bakıldığı ileri çalışmalara devam edilmelidir. Middle ear resonance frequency values of some animals has been searched at in earlier studies. However, any studies on the resonance frequency measurements of rats has not been found. So that, in our study resonance frequency (RF) value measurements of rats are taken by using multifrequency typanometric (MTF). With our study, it is aimed to define the normalization values of our university, to lighten the further studies on this subject. Totally 32 Spraquey Downey species, healthy, adult, 10 months old rats 16 of which males and 16 females were recruited in our study. Measurements were done by using MTF at 226 Hz and above on all the rats anesthetized. Firstly, tympanogram charts and static admittance values were recorded by using probe tone at 226 Hz. After that, multifrequency tympanometric measuring was performed. Middle ear resonance frequency value was detected between 200-2000 Hz fequency. Eventually, the mean RF value for the male rats was 426,56±193,01 Hz and the mean RF value for the female rats was 496,88±132,55 Hz. A meaningful difference was not detected on the comparison of the mean RF values of male and female rats (p=0,061). Therefore, mean RF value for all rats (64 ears) was counted and found as 461,7±168,02 Hz. In this study, it is seen that the middle ear RF value of rats can be measured. Further studies on the relation between RF and the middle ear features should be continued by recruiting more rats.
  • Thumbnail Image
    Item
    Adenoid hipertrofisinin orta kulak rezonans frekansına etkisi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimler Enstitüsü, 2016) Menteşe, Onur Murat; Büyüklü, Adnan Fuat
    Timpanometri orta kulak rahatsızlıklarının ayırıcı tanılarında kullanılan hassas, maliyeti düşük, non-invaziv ve basit bir yöntem olarak bilinir. Düşük frekanslı probe tone’ler sıklıkla kullanılmasına rağmen, kemikçik zincir ile ilgii rahatsızlıkların tansındaki hassaslığı sebebiyle daha yüksek frekanslı probe tone’lerin kullanılması klinik bağlamda kabul görmeye başlamıştır. Multifrekans timpanometri bilhassa admitansın bileşenlerinin (Kondüktans, kitle reaktansı ve rijitlik) prob frekansına göre değişimleri nasıl gösterdiği hakkında bilgi sağlar. Bu tür değişimlerin oluştuğu frekanslar patolojik ve normal durumlarda farklılıklar gösterebilirler. Adenoid hipertrofisi, östaki tüpünde tıkanıklığa neden olarak tekrarlayan akut otitis media veya effüzyonlu otitis mediaya neden olabilmektedir. Adenoidit ile birlikte nazal, postnazal akıntı, öksürük, uvula arkasında ve üzerinde kurutlar görülebilir. Bilindiği üzere adenoiditler genellikle tonsillit ile birlikte seyretmektedirler. Çocukta ağızdan nefes alma ve nazal konuşma görülmektedir. Çalışmamızın amacı adenoid hipertrofisinin orta kulak rezonans frekansına etkisini araştırmaktır. Çalışmaya 28 kişi (56 kulak) dahil edilmiş olup kontrol ve deney gruplarının her ikisine de otoskopik muayene, timpanometri ve multifrekans timpanometri uygulaması yapılmıştır. Multifrekans timpanometri değerlendirmesinde, prob tone’lere göre farklı sonuçlar elde edilmiştir. Sonuç olarak, multifrekans timpanometri uygulamasının orta kulak rezonans frekansına etki edebileceği düşüncesine ulaşılmıştır. Ayrıca multifrekans timpanometri kullanımının orta kulak patolojilerinin tespitinde yarar sağladığı ve klinikte rutin uygulamalar arasında yer almasının faydalı olacağını düşünülmektedir. Tympanometry is known as a sensitive, inexpensive, non-invasive, and simple method used to be a definitive diagnosis of middle ear disorders. Although low frequency probes have been commonly used, high frequency probes are started to be popular in clinical uses due to its sensitivity in diagnosis of diseases related to ossicular . Multi frequency tympanometry provides information particularly about the changes in admittance components (conductance, mass reactance, and stiffness) with respect to variaiton in probe frequency. Frequencies with these types of changes can show discrepancy under pathological and normal conditions. Adenoid hypertrophy can induce repetitive acute otitis media or otitis media with effusion as a result of occlusion in eustachium. Nasal and post-nasal flix, coughing, crust behind and on uvula can be observed together with adenoiditis. As it is known, adenoids generally occur together with tonsillitis. Mouth breathing and nasiller are observed in children. Aim of this study is investigating the effect of adenoid hypertrophy on middle ear resonance frequency. 28 people (56 ears) were included in the study and otoscopic examination, tympanometry, and multi frequency tympanometry were applied to the participants from both control and experimental groups. Different results were found in multifrequency tympanometry assessment according to the probe tones. Consequently, multifrequency tympanometry application can affect the middle ear resonance frequency. Also, it was considered that the multifrequency tympanometry facilitates the diagnosing of the middle ear pathologies and can be useful in routine clinical applications.