Eğitim Bilimleri Enstitüsü / Education

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11727/2910

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 18
  • Item
    Mapping the interface between pragmatics and EFL teaching in Türkiye: A review study of current research trends and gaps
    (Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Gültekin, Merve; Şahin, Sevgi
    This systematic review study aims to depict the status-quo of research on pragmatics in teaching English as a Foreign Language (EFL) in Türkiye in an effort to reveal trends and gaps in the literature. To this end, it examines relevant master's theses (M.A.) and doctoral dissertations (Ph.D.) conducted in Türkiye over the last 10 years, thoroughly investigating their scope, research design, participants, and data collection instruments through systematic content analysis. The findings revealed that 84 theses on pragmatics in the context of EFL teaching were conducted in Türkiye within the past decade. Results also demonstrated that the studies primarily focused on cross-cultural pragmatics and speech acts, showing a great interest in various communicative aspects of language and how language operates in various cultures. Considering methodology, most studies adopted a mixed-methods research design, displaying a preference for relying on both qualitative and quantitative data. A variety of data collection tools were found to be used in the studies, predominantly surveys and discourse completion tasks. Moreover, cross-cultural pragmatics and speech acts (i.e., apologies, refusals, and requests) were explored more than other topics of pragmatics (i.e., pragmatic failure, politeness, and implicatures). It can be concluded that the studies conducted over the past decade in Türkiye tend to be more conventional, while recent global research trends in pragmatics in the EFL context have deflected the focus into topics such as digital communication, intercultural communicative competence, and assessment of pragmatic competence. This study is believed to yield valuable insight for researchers in applied linguistics by identifying gaps in the relevant literature and offering recommendations for further research in deficient areas of study. Bu sistematik derleme çalışması, Türkiye'de Yabancı Dil Olarak İngilizce (YDİ) öğretimi ve edimbilim üzerine yapılmış araştırmaların mevcut durumunu ortaya koymayı ve alanyazındaki yönelimleri ve eksiklikleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, örneklem olarak Türkiye’deki son 10 yıla ait ilgili yüksek lisans ve doktora tezleri incelenmiş, söz konusu çalışmaların kapsamı, araştırma desenleri, katılımcıları ve veri toplama araçları sistematik içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, son 10 yıl içerisinde Türkiye’de YDİ ve edimbilim bağlamında toplam 84 yüksek lisans ve doktora tezinin yayınlandığını ortaya koymuştur. Ayrıca sonuçlar, bu çalışmaların öncelikli olarak kültürlerarası edimbilim ve söz edimleri konuları üzerine odaklandığını, aynı zamanda dilin iletişimsel yönlerine ve kültürler arası nasıl yapılandığına yönelik dikkate değer bir ilgi olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma deseni açısından değerlendirildiğinde, çalışmaların çoğunun nicel ve nitel yöntemleri bir arada kullandığı; karma yöntem desenini benimsediği gözlemlenmiştir. Analiz edilen bu çalışmaların veri toplama araçlarının çeşitlilik gösterdiği, ancak en yaygın olarak anketler ve söylem tamamlama görevlerinin (DCT) uygulandığı görülmüştür. Ayrıca, kültürlerarası edimbilim ve söz edimleri (örn. özür dileme, reddetme ve istekte bulunma) konularının; edimbilimsel başarısızlık, nezaket ve çıkarımsal anlam gibi diğer alt alanlara kıyasla daha sık çalışıldığı gözlemlenmiştir. Genel olarak değerlendirildiğinde, Türkiye’de son 10 yılda yürütülen çalışmaların daha alışılagelmiş konular etrafında şekillendiği; buna karşılık YDİ ve edimbilim bağlamı üzerine dünya çapında yapılan araştırmaların daha çok dijital iletişim, kültürlerarası iletişimsel yeterlik ve edimbilimsel yeterliğin değerlendirilmesi gibi konular üzerine gerçekleştirildiği söylenebilir. Bu çalışmanın, alanyazındaki eksiklikleri belirlemesi ve bu eksik alanlara yönelik ileride yapılacak çalışmalar için öneriler sunması bakımından, uygulamalı dilbilim alanında çalışan araştırmacılara önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.
  • Item
    The impact of mass mediatools on listening and speaking skills of preparatory school students at Başkent University
    (Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Şahin, Başak; Üstün Kaya, Senem
    This research examines how the speaking and listening skills of Başkent University preparatory school students are affected by mass media (television, news media, internet and cinema as learning aids). Various studies conducted in this field were included in the study and it was observed how mass media, especially television, news media, internet and movies, can improve students' language learning, especially EFL education. The main purpose of the study is to determine how mass media improves students' speaking and listening skills and how it affects students' motivation and engagement towards learning. By examining how students interact with mass media based on the type and frequency of media consumption, important factors affecting language proficiency are discussed. The participants include 100 preparatory students and five instructors. The study collects quantitative data on students' expression skills using a “Checklist for Measuring Communicative Abilities”, used with permission from Muhsin Yanar (2013), to examine students' media preferences and behaviours. In a structured interview with five teachers, qualitative information is obtained about students' participation and motivation, as well as the benefits, disadvantages and real-world applications of incorporating mass media into EFL lessons. Statistical analysis of the data and application of thematic analysis to qualitative data will lead to significant changes in speaking and listening skills. The results are expected to highlight how mass media can be incorporated into EFL education and how this can bridge the gap between classroom instruction and everyday language use. This study contributes to the growing body of knowledge on how media and technology can create engaging and dynamic learning environments to maximize EFL students’ language development. Bu araştırma, kitle iletişim araçlarının (televizyon, haber medyası, internet ve sinema) Başkent Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu İngilizce Hazırlık Sınıfı öğrencilerinin konuşma ve dinleme becerileri üzerindeki etkisini ölçmeyi amaçlamaktadır. Bu alanda yürütülen çeşitli araştırmalar çalışmaya dâhil edilmiş ve kitle iletişim araçlarının, özellikle televizyon, haber medyası, internet ve filmlerin öğrencilerin dil öğrenimini, Yabancı Dil Olarak İngilizce eğitimini nasıl iyileştirebileceği gözlemlenmiştir. Çalışmanın temel amacı, kitle iletişim araçlarının öğrencilerin konuşma ve dinleme becerilerini nasıl geliştirdiğini ve öğrencilerin öğrenmeye yönelik motivasyon ve katılımını nasıl etkilediğini belirlemektir. Öğrencilerin kitle iletişim araçlarıyla etkileşiminin türü ve sıklığına göre nasıl olduğu incelenerek, dil yeterliliğini etkileyen önemli faktörler belirtilmiştir. Katılımcılar 103 hazırlık öğrencisi ve 5 öğretmenden oluşmaktadır. Çalışma, öğrencilerin medya tercihlerini ve davranışlarını incelemek için Muhsin Yanar'ın (2003) izniyle kullanılan "İletişimsel Yetenekleri Ölçme Kontrol Listesi" (Checklist for Measuring Communicative Abilities) kullanılarak öğrencilerin ifade becerileri hakkında nicel veriler toplamaktadır. Beş öğretmenle yapılan yapılandırılmış bir görüşmede, öğrencilerin katılımı ve motivasyonu ile kitle iletişim araçlarının İngilizce Yabancı Dil Eğitimi derslerine dâhil edilmesinin faydaları, dezavantajları ve gerçek dünyadaki uygulamaları hakkında nitel bilgiler elde edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi ve nitel verilere tematik analizin uygulanması, konuşma ve dinleme becerilerinde önemli değişikliklere yol açacaktır. Sonuçlar, kitle iletişim araçlarının Yabancı Dil Olarak İngilizce eğitimine nasıl dâhil edilebileceğini ve bunun sınıf içi eğitim ile günlük dil kullanımı arasındaki boşluğu nasıl kapatabileceğini vurgulamalıdır. Bu çalışma, medya ve teknolojinin Yabancı Dil Olarak İngilizce öğrenen öğrencilerin dil gelişimini en üst düzeye çıkarmak için ilgi çekici ve dinamik öğrenme ortamları nasıl yaratabileceğine ilişkin büyüyen bilgi birikimine katkıda bulunmaktadır.
  • Item
    COVID-19 dönemi ve sonrası İngiliz dili öğretimi alanındaki akademik çalışmalar
    (Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Güngör, Gizem Irmak; Kaya, Senem Üstün
    This research aims to investigate the impact of the COVID-19 pandemic on research topics of English Language Teaching studies conducted in the field of education. By employing a scoping review methodology, this study systematically reviews theses and dissertations published between 2020-2024 in Ulusal Tez Merkezi (National Thesis Center). By systematically reviewing 28 M.A, and 2 Ph.D. theses and dissertations published in Ulusal Tez Merkezi (National Thesis Center), the study aims to map the breadth and depth of during and post-pandemic educational research in ELT. The research focuses on identifying the bibliographical and methodological characteristics of the studies, examining commonalities in research focus, participants, and educational levels, and summarizing the outcomes and implications of the studies. This thesis provides a comprehensive understanding of how educational research in ELT has been shaped during and after the pandemic and highlights gaps to guide future educational policies and practices. Bu araştırma, COVID-19 pandemisinin İngiliz Dili Öğretimi araştırma konuları üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Kapsam incelemesi yöntemi kullanılarak, bu çalışma, Ulusal Tez Merkezinde (National Thesis Center) 2020-2024 yılları arasında yayımlanmış tezleri ve doktora çalışmalarını sistematik olarak incelemektedir. Ulusal Tez Merkezinde yayımlanmış 28 yüksek lisans ve 2 doktora tezlerini sistematik olarak inceleyerek, pandemi dönemi ve sonrasında ELT alanındaki eğitim araştırmalarının genişliğini ve derinliğini haritalamayı amaçlamaktadır. Araştırma, çalışmaların bibliyografik ve metodolojik özelliklerini belirlemeye, araştırma odakları, katılımcılar ve eğitim düzeyleri arasındaki ortaklıkları incelemeye ve çalışmalardan elde edilen sonuçlar ve çıkarımları özetlemeye odaklanmaktadır. Bu tez, pandemi süresince ve sonrasında ELT alanındaki eğitim araştırmalarının nasıl şekillendiğine dair kapsamlı bir anlayış sunmakta ve gelecekteki eğitim politikaları ve uygulamaları için yol gösterici olmayı hedeflemektedir.
  • Item
    İngilizceyi yabancı dil olarak öğreten öğretim görevlilerinin kültürlerarası iletişim yetisi üzerine algıları ve kültür kapsamlı ders uygulamaları
    (Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Arslan Turan, Yeliz; Şahin, Sevgi
    This study examines the perceptions of English as a Foreign Language (EFL) instructors regarding their intercultural communication competence (ICC) and their perceived culture-based classroom practices in teaching English. The theoretical framework of the study is based on Byram's ICC Model (1997). In this quantitative study, the data were collected through an ICC Exploration Survey designed by the researcher from 179 instructors working at private and public universities in Ankara, Türkiye. The data were analyzed using SPSS through both descriptive and inferential statistical methods. The findings indicate that instructors have a high level of sensitivity towards ICC and place significant importance on cultural diversity. Moreover, it was observed that instructors incorporate activities related to diverse cultures into their lessons. However, there appears to be a discrepancy between their high ICC perceptions and their perceived practice of integrating diverse cultural elements into their lessons. This study offers recommendations to enhance intercultural communication competence awareness among EFL teachers, teacher trainers, English language learners, and curriculum and materials developers. Bu çalışma, hazırlık okullarında, İngilizceyi yabancı dil olarak öğreten (EFL) öğretim görevlilerinin, kültürlerarası iletişim becerisi (ICC) ve ders içi kültür temelli etkinlikleri hakkındaki algılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın teorik çerçevesi, Byram’ın ICC Modeli’ ne (1997) dayanmaktadır. Bu nicel araştırmada, veriler bir ICC Anketi aracılığıyla Ankara’da bulunan özel ve devlet üniversitelerinde görev yapan 179 öğretim görevlisinden toplanmıştır. Çalışmanın verileri, SPSS aracılığıyla betimleyici ve çıkarımsal testlerle analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, EFL eğitmenlerinin ICC’ye yönelik algılarının ve kültürel çeşitliliğe verdikleri önemin yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca, eğitmenlerin farklı kültürlere yönelik etkinlikleri derslerine dahil ettikleri belirlenmiştir. Bununla birlikte, yüksek ICC algıları ile çeşitli kültürleri ders içi uygulamalara dahil etme oranlarının tam anlamıyla örtüşmediği görülmüştür. Bu çalışma, öğretmenler, öğretmen eğitimcileri, İngilizce öğrenen bireyler ve müfredat ve materyal tasarlayıcıları için kültürlerarası iletişim becerisi farkındalığını artırmaya yönelik öneriler sunmaktadır.
  • Item
    An analysis of the alignment of English textbooks in Turkish primary schools with 21st-century skills
    (Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Celasun, Ziya Görkem; Üstün Kaya, Senem
    In the 21st century, there is a need to change the education system and make it fit for the future. These skills such as critical thinking, creativity, communication, and collaboration are central to modern pedagogical frameworks hence, many countries have adopted them in their pedagogical frameworks. In this context, this study investigates how well English textbooks for Turkish public primary schools’ grades 2, 3, and 4 reflect the goals of the 21st century education. To this end, this research applies a systematic content analysis using a structured checklist to examine the effectiveness with which these textbooks incorporate activities, illustrations, and exercises meant to develop these competencies. This study aims to analyze how the selected textbooks promote the 21st century skills. Some of the textbooks possess the potential to integrate critical thinking and collaborative activities but other textbooks are characterized by rote learning and mechanical exercises that prevent the development of higherorder cognitive skills and natural language communication. Moreover, the study reveals how textbooks could be improved to help flexible learning, problem-solving, and cultural understanding with real and lively content. The findings are expected to be useful for curriculum developers, educators, and policymakers to design or select teaching and learning materials that are consistent with international standards. In addition, the study offers suggestions for improving the textbook congruence with the skill demands of the new world. As a result, these contributions also reveal the growing significance of teaching materials in language education and the important role they play in helping students develop the skills they would need throughout their lives. 21. yüzyılda eğitim sistemini değiştirme ve geleceğe uygun hale getirme ihtiyacı vardır. Eleştirel düşünme, yaratıcılık, iletişim ve iş birliği gibi bu beceriler modern pedagojik çerçevelerin merkezinde yer alır, bu nedenle birçok ülke bunları pedagojik çerçevelerinde benimsemiştir. Bu bağlamda, bu çalışma Türk devlet ilkokulları 2., 3. ve 4. sınıflar için İngilizce ders kitaplarının 21. yüzyıl eğitiminin hedeflerini ne kadar iyi yansıttığını araştırmaktadır. Bu amaçla, bu araştırma yapılandırılmış bir kontrol listesi kullanarak sistematik bir içerik analizi uygulayarak bu ders kitaplarının bu yeterlilikleri geliştirmeyi amaçlayan etkinlikleri, çizimleri ve alıştırmaları ne kadar etkili bir şekilde birleştirdiğini incelemektedir. Bu çalışmanın amacı, seçilen ders kitaplarının 21. yüzyıl becerilerini ne ölçüde geliştirdiğini analiz etmektir. Bazı ders kitapları eleştirel düşünme ve iş birliğine dayalı etkinlikleri bütünleştirme potansiyeline sahipken, diğer ders kitapları üst düzey bilişsel becerilerin ve doğal dil iletişiminin gelişimini engelleyen ezberci öğrenme ve mekanik alıştırmalarla karakterize edilmektedir. Ayrıca, çalışma ders kitaplarının esnek öğrenme, problem çözme ve kültürel anlayışa gerçek ve canlı içerikle yardımcı olmak için nasıl iyileştirilebileceğini ortaya koymaktadır. Bulguların müfredat geliştiricileri, eğitimciler ve politika yapıcıların uluslararası standartlarla tutarlı öğretim ve öğrenme materyalleri tasarlamaları veya seçmeleri için yararlı olması beklenmektedir.Ayrıca, çalışma ders kitabının yeni dünyanın beceri talepleriyle uyumunu iyileştirmek için öneriler sunmaktadır. Sonuç olarak, bu katkılar ayrıca dil eğitiminde öğretim materyallerinin artan önemini ve öğrencilerin yaşamları boyunca ihtiyaç duyacakları becerileri geliştirmelerine yardımcı olmada oynadıkları önemli rolü ortaya koymaktadır.
  • Item
    Intelligibility, accentedness, and comprehensibility of different English accents in Turkish context
    (Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2025) Güneş, Hacer Ece; Dağdeviren Kırmızı, Gülin
    Native-like accents or foreign accent concepts are also very popular in the Turkish context, as most of the speakers tend to have foreign accents, possess a foreign accent, and indicate their first language through a transfer of sound and intonation. Also, prior studies in Türkiye suggest that the Turkish foreign accent is generally viewed more negatively than native accents. However, there is a lack of clear evidence on whether these negative perceptions are attributed to the intelligibility, comprehensibility, or accentedness of TFA. This study investigated the intelligibility and comprehensibility of the Turkish foreign accent and explored its connection to accentedness by comparing it with native accents for Turkish EFL listeners. The study was done with 30 Turkish EFL students with similar backgrounds at a foundational university in Ankara. In accordance with the aim, this study was done using a mixed-method design to have a coherent and well-defined analysis of the collected data. There were two tasks for the numerical data and a semi-structured interview in order to have a better understanding of the participants' ideas and as well as the accentedness concept. The data was collected through participants listening to three recordings from three different accents during the tasks and having an interview afterwards. Pearson correlation was used for the correlation between the intelligibility task and a comprehensibility scale, whereas a thematic analysis was done for the semi-structured interview. According to quantitative studies, the correlation between intelligibility and comprehensibility was found to be more on TFA compared to native accents. In order, the Turkish foreign accent was higher than the American accent, and the British accent was the least for both in intelligibility and comprehensibility. However, in terms of intelligibility, AA and TFA were found to have similar levels of intelligibility, with the TFA demonstrating a slightly higher degree. Also, it was found that most of the participants favored the TFA and did not have a problem understanding it. The familiarity with the Turkish foreign accent had a significantly positive influence on the participants. Only a few participants were disturbed by the Turkish foreign accent, and the reason for this issue was social attractiveness and competence rather than understandability of Turkish foreign accent. In that sense, pronunciation, intonation, and stress issues could be taught to all learners more explicitly, and Turkish foreign teachers could be preferred more in the educational setting since these findings highlight the importance of intelligibility and comprehensibility in pronunciation instruction. Lastly, it is possible to suggest that a native-like accent may not be a crucial point in the Turkish context and having all the stakeholders face different accents from all over the world is needed. Ana dili gibi aksanlar veya yabancı aksan kavramları, Türkçe bağlamında oldukça popülerdir. Bu konuşmacıların çoğu yabancı aksana sahip olma eğilimindedir, hatta yabancı aksana sahiptir ve ana dillerini ses ve tonlama aktarımı yoluyla gösterir. Ayrıca, Türkiye’de yapılan önceki çalışmalar, Türk yabancı aksanının genellikle ana dil aksanlarına kıyasla daha olumsuz algılandığını göstermektedir. Ancak, bu olumsuz algıların Türk yabancı aksanının anlaşılırlığı, kavranabilirliği veya aksanlılığı ile ilişkili olup olmadığına dair net kanıt bulunmamaktadır. Bu çalışma, Türk yabancı aksanının anlaşılırlığını ve kavranabilirliğini inceleyerek, aksanlılık ile olan ilişkisini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma, Ankara’daki bir vakıf üniversitesinde benzer demorafik bilgilere sahip 30 Türk öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda, verilerin tutarlı ve iyi tanımlanmış bir analizini sağlamak için karma yöntem deseni kullanılmıştır. Sayısal veriler için iki görev ve katılımcıların görüşlerini daha iyi anlamak ve aksanlılığı anlamak amacıyla yarı yapılandırılmış bir mülakat uygulanmıştır. Veriler, katılımcıların üç farklı aksandan üç kayıt dinleyerek görevleri tamamlaması ve ardından bir mülakat yapılması yoluyla toplanmıştır. Anlaşılırlık görevi ile kavranabilirlik ölçeği arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson korelasyonu kullanılırken, yarı yapılandırılmış mülakat için tematik analiz yapılmıştır. Nicel çalışmalara göre, anlaşılırlık ile kavranabilirlik arasındaki korelasyonun, ana dili İngilizce olan aksanlara kıyasla Türk yabancı aksanında daha yüksek olduğu bulunmuştur. Sırasıyla, Türk yabancı aksanı Amerikan aksanından daha yüksek; İngiliz aksanı ise hem anlaşılırlık hem de kavranabilirlik açısından en düşük seviyede yer almıştır. Ancak, sadece anlaşılırlık açısından bakıldığında, Amerikan aksanı ile Türk yabancı aksanı benzer seviyelerde bulunmuştur, Türk aksanı ise biraz daha yüksek bir düzey sergilemiştir. Ayrıca, katılımcıların büyük çoğunluğunun Türk yabancı aksanını tercih ettiği ve anlamakta zorlanmadığı tespit edilmiştir. Türk yabancı aksanına aşinalık, katılımcılar üzerinde önemli ölçüde olumlu bir etki yaratmıştır. Sadece birkaç katılımcı, Türk yabancı aksanından rahatsız olduğunu belirtmiş olup, bu durumun nedeni anlaşılırlıktan ziyade sosyal çekicilik ve yeterlilik algısıyla ilgili bulunmuştur. Bu bulgular, telaffuz öğretiminde anlaşılırlık ve kavranabilirliğin önemini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, telaffuz, tonlama ve vurgu konularının tüm öğrencilere daha açık bir şekilde öğretilmesi ve Türk yabancı aksanına sahip öğretmenlerin eğitim ortamında daha fazla tercih edilmesi önerilebilir. Son olarak, Türk bağlamında ana dil benzeri bir aksanın kritik bir faktör olmayabileceği ve tüm paydaşların dünyanın farklı bölgelerinden gelen aksanlarla karşılaşmasının gerektiği söylenebilir.
  • Item
    The impact of ARCS-Based vocabulary instruction with an online presentation tool on efl students’ achievement and motivation
    (Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2024) Gökçe, Koç Onar; Selim Soner, Sütçü
    The current study aimed to investigate the impact of ARCS based vocabulary instruction with an online presentation tool on EFL students’ vocabulary achievement and motivation. The study employs a quasi-experimental research design. A 4-week intervention was planned to gather necessary data. 43 high school students studying at a state high school participated in the study. A pre-test as a vocabulary achievement test was applied to determine the vocabulary knowledge of students in both the experimental and the control groups before the intervention process began. The number of students in the experimental group was 21 and they were taught vocabulary with an online presentation tool for 4 weeks. The course design for the experimental group was prepared according to ARCS motivational model developed by Keller (1987). The control group, consisting of 22 students, learned the same vocabulary items with traditional methods, and ARCS model was not applied for this group’s lesson plan. After the intervention process ended, a post-test as a vocabulary achievement test and the Instructional Materials Motivation Survey, prepared by Keller (2010) and adapted into Turkish by Kutu and Sözbilir (2011) were implemented in both groups. The results of the study revealed that both groups’ vocabulary knowledge improved and there was not a significant difference between them. However, there was a significant difference between the motivation scores of these groups in favor of the experimental group. In conclusion, integrating ARCS model of motivational design with technology is significant to improve motivation of EFL students. Bu çalışma çevrim içi sunum araçları ile ARCS motivasyon tasarımı tabanlı kelime öğretiminin yabancı dil olarak İngilizce öğrenen öğrencilerin kelime öğrenme başarısı ve motivasyonu üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmada yarı deneysel araştırma metodu kullanılmıştır. Veri toplamak amacıyla 4 haftalık bir deney süreci planlanmıştır. 43 lise öğrencisi çalışmaya katılmıştır. Sürecin başında, öğrencilerin kelime bilgisi düzeylerini ölçmek amacıyla bir ön test uygulanmıştır. Sonrasında 21 kişiden oluşan deney grubu 4 hafta boyunca bir çevrim içi sunum aracı yoluyla kelime öğretimi görmüştür. Deney grubunun ders tasarımı Keller (1987) tarafında geliştirilen ARCS motivasyon modeline göre uyarlanmıştır. Kontrol grubu ise deney grubu ile aynı kelimeleri geleneksel yöntemlerle öğrenmişlerdir. ARCS modeli kontrol grubunda uygulanmamıştır. Her iki grup için de 4 hafta sonunda, öğrencilerin kelime bilgilerindeki değişimi belirlemek amacıyla son test ve ardından Keller (2010) tarafından geliştirilen ve Kutu ve Sözbilir (2011) tarafından Türkçe’ ye uyarlanan Öğretim Materyalleri Motivasyon Anketi uygulanmıştır. Çalışmanın sonunda elde edilen bulgulara göre her iki grubun da kelime bilgisinde gelişme olmakla beraber gruplar arasında anlamlı bir fark ortaya çıkmamıştır. Ancak, motivasyon gelişimi açısından, deney grubu daha yüksek performans göstermiştir. Sonuç olarak bu çalışma, ARCS modeli ile teknoloji kullanımının öğrenci motivasyonunu iyileştirmede önemini vurgulamıştır.
  • Item
    The relation between efl teacher's mindset and their strategies, opinions and preferences on corrective feedback in speaking
    (Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2024) Rabia Nur, Dönmez; Selim Soner, Sütçü
    This study investigates the relationship between EFL teachers' mindsets and their strategies, opinions, and preferences about corrective feedback in speaking. The participants of this study are EFL (English as a Foreign Language) teachers in public and private primary, middle and high schools in Ankara, Türkiye. The study's quantitative research design consists of a two-part online questionnaire. The study's quantitative data was collected through the mindset scale developed by Carol Dweck to examine the mindset preferences of EFL teachers. The second questionnaire was developed by Eva Kartchava and adapted by Ali Hashemi to find English teachers' strategies, opinions, and preferences for corrective feedback in speaking. The online survey included 171 English teachers working in Ankara public and private primary, middle, and high schools. The data obtained from the questionnaire were evaluated in SPSS (Statistical Package for Social Sciences; SPSS Inc., Chicago, IL) 22 package programs.Chi-square analysis (Pearson Chi-square) was used to compare categorical variables between groups. The compatibility of continuous variables with normal distribution was evaluated using the Kolmogorov-Smirnov test. A T-test was used to compare paired groups, and One-way ANOVA analysis was used to compare more than two variables that fit the normal distribution. The Pearson correlation test was used to examine the relationship between continuous variables. Linear regression analysis was used to determine the predictive power of the dependent variable. The results show that 84% of the EFL teachers who participated in the study disagree that corrective feedback wastes time regarding speaking practice. 16.1% of EFL teachers, however, disagreed or were unsure. Though they remain in the minority, most EFL teachers still think all language learners' errors should be fixed. The growth mindset elements of English teachers working in public institutions were significantly higher than the scores of those working in private institutions. A significant portion of EFL instructors have a mindset of development because they assume intellect. EFL teachers are typically concerned with and appreciative of speech correction comments. However, it is also evident that other individuals showed no emotion or little interest in receiving constructive criticism. It is believed that the results of this study will contribute to the field by providing a more detailed understanding of English teachers' preferences, views, and strategies between the concepts of growth mindset and verbal feedback and by enabling English teachers to have more informed approaches and practices. Although the study will be conducted with EFL teachers in various public and private schools in Ankara, this study is limited in terms of the number of participants and generalization to all EFL teachers in Türkiye. Bu çalışma, İngilizce öğretmenlerinin zihniyetleri ile konuşmada düzeltici geribildirim hakkındaki stratejileri, görüşleri ve tercihleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır. Bu çalışmanın katılımcıları, Ankara, Türkiye'deki devlet ve özel ilkokul, ortaokul ve liselerdeki EFL (Yabancı Dil Olarak İngilizce) öğretmenleridir. Çalışmanın araştırma tasarımı, iki bölümden oluşan çevrimiçi bir anketten oluşan nicel bir çalışmadır. Çalışmanın nicel verileri, Carol Dweck tarafından İngilizce öğretmenlerinin zihniyet tercihlerini incelemek için geliştirilen zihniyet ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. İkinci anket ise Eva Kartchava tarafından geliştirilmiş ve Ali Hashemi tarafından İngilizce öğretmenlerinin konuşmada düzeltici geribildirim stratejilerini, görüşlerini ve tercihlerini öğrenmek için uyarlanmıştır. Çevrimiçi ankete Ankara'daki resmi ve özel ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan toplam 171 İngilizce öğretmeni katılmıştır. Anketten elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences; SPSS Inc., Chicago, IL) 22 paket programında değerlendirilmiştir. Gruplar arasında kategorik değişkenleri karşılaştırmak için ki-kare analizi (Pearson Ki-kare) kullanılmıştır. Sürekli değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov testi ile değerlendirilmiştir. İkili grupları karşılaştırmak için T testi, normal dağılıma uyan ikiden fazla değişkeni karşılaştırmak için ise One Way ANOVA analizi kullanılmıştır. Sürekli değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Bağımlı değişkenin tahmin gücünü belirlemek için doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Sonuçlar, araştırmaya katılan İngilizce öğretmenlerinin %84'ünün konuşma pratiği söz konusu olduğunda düzeltici geri bildirimin zaman kaybı olduğuna katılmadığını göstermektedir. EFL öğretmenlerinin %16,1'i ise aynı fikirde değil ya da emin değil. Azınlıkta kalsalar da EFL öğretmenlerinin büyük bir çoğunluğu hala tüm dil öğrencilerinin hatalarının düzeltilmesi gerektiğini düşünmektedir. Kamu kurumlarında çalışan İngilizce öğretmenlerinin büyüme zihniyeti unsurları puanı, özel kurumlarda çalışanlara göre önemli ölçüde daha yüksektir. İngilizce öğretmenlerinin önemli bir kısmı, akıl sahibi olduklarını varsaydıkları için gelişim zihniyetine sahiptir. İngilizce öğretmenleri genellikle konuşma düzeltme yorumlarıyla ilgilenmekte ve bu yorumları takdir etmektedir. Bununla birlikte, diğer bireylerin hiç duygu göstermediği veya yapıcı eleştiri almaya çok az ilgi gösterdiği de açıktır. Bu çalışmanın sonuçlarının, İngilizce öğretmenlerinin büyüme zihniyeti ve sözlü geri bildirim kavramları arasındaki tercihleri, görüşleri ve stratejileri hakkında daha ayrıntılı bir anlayış sağlayarak ve İngilizce öğretmenlerinin daha bilinçli yaklaşım ve uygulamalara sahip olmalarını sağlayarak alana katkıda bulunacağına inanılmaktadır. Çalışma, Ankara'daki çeşitli devlet okulları ve özel okullardaki İngilizce öğretmenleri ile yürütülecek olmasına rağmen, bu çalışma Türkiye'deki tüm İngilizce öğretmenlerine genellenebilmesi açısından katılımcı sayısı açısından sınırlıdır.
  • Item
    Analysis of the productive skills of the international baccalaureate (ib) English b coursebook regarding the 21st century critical thinking skills
    (Baş ent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2024) Cansu, Yay; Senem, Üstün Kaya
    The objective of the study is to determine the degree to which the critical thinking and problem-solving abilities in the English B Coursebook by Cambridge University Press align with the critical thinking skills - the 4C skills (critical thinking and problem solving, communication, collaboration, and creativity) that are integral to the principles of the IB (International Baccalaureate) Program. Utilizing a qualitative technique, the degree to which the productive skills in the English B Coursebook support critical thinking and problem-solving skills was assessed. Initially, the activities in the coursebook were scanned and grouped based on language skills. The activities were inspected again, and the selected tasks were grouped under the heading “Learning and Innovation Skills: Critical Thinking and Problem-Solving Skills” in Uluhan's checklist (2019). The study was designed with the development of three key research questions. The first inquiry determined the degree to which the speaking skills in English B Coursebook facilitated critical thinking skills. In English B Coursebook, the second query aimed to assess the degree to which writing abilities promote critical thinking skills. The objective of the third research was to assess the degree to which the English B Coursebook included speaking and writing skills. The study used the findings from a survey of seven English language instructors to determine the extent to which the coursebook's materials promote the acquisition of critical thinking and problem-solving skills. It was concluded that only 5 writing activities in 5 Chapters - 15 units each - 363 questions- in a total of 4 units lack critical thinking and problem-solving skills. It was determined that all other writing and speaking skills supported critical thinking and problem-solving skills. Furthermore, only 6 of the 15 units in the book include less productive skills, and the remaining 9 units predominantly include writing and speaking activities. Considering all the exercises, it appears that the English B Coursebook successfully supports productive skills in line with IB principles. The results of this research are anticipated to broaden the perspectives of IB educators and learners regarding critical thinking skills and inspire publishing houses to place greater emphasis on incorporating 21st century skills into their content creation processes. Bu çalışmanın amacı, IB (Uluslararası Bakalorya) Diploma Programı ilkelerinde yer alan ve bir 4C becerisi (eleştirel düşünme ve problem çözme, iletişim, iş birliği, yaratıcılık) olan eleştirel düşünme ve problem çözme becerisinin, Cambridge University Press tarafından geliştirilen English B kitabındaki üretken becerilerde ne ölçüde desteklendiğini analiz etmektir. English B ders kitabındaki üretken becerilerde, eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin ne ölçüde desteklendiğini değerlendirmek için nitel teknik kullanıldı. İlk olarak, kitaptaki etkinlikler taranarak dil becerisine göre kategorize edildi. Daha sonra, ders kitabındaki etkinlikler yeniden taranarak seçilen etkinlikler Uluhan’ın kontrol listesinde (2019) “Öğrenme ve Yenilik Becerileri: Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme Becerileri” başlığı altında gruplandırıldı. Araştırmanın tasarımını kolaylaştırmak için üç temel araştırma sorusu oluşturuldu. İlk araştırma, English B ders kitabındaki konuşma becerilerinin eleştirel düşünme becerilerini ne ölçüde desteklediği araştırıldı. English B ders kitabındaki ikinci sorunun amacı, yazma becerisinin eleştirel düşünme becerisini ne ölçüde desteklediğini araştırmaktı. Üçüncü araştırmanın amacı konuşma ve yazma becerilerinin English B ders kitabına ne ölçüde dahil edildiğini belirlemekti. Bu çalışmanın sonucuna ek olarak, kitaptaki materyallerin eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerine destek sağlayıp sağlamadığını tespit etmek amacıyla yedi İngilizce eğitmeniyle yapılan bir anketin sonuçları da yer aldı. 5 Ana başlık - 15’er ünite - 363 soruda - toplam 4 ünitede sadece 5 yazma aktivitesinin eleştirel düşünme ve problem çözme becerisinden yoksun olduğu sonucuna ulaşıldı. Bunun dışında kalan tüm yazma ve konuşma becerileri eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini desteklediği tespit edildi. Bunun dışında, kitaptaki toplam 15 ünitenin sadece 6 tanesinde üretken becerilere daha az yer verilmiş olup, geri kalan 9 ünitede baskın bir şekilde yazma ve konuşma aktivitelerine yer verildiği görülmektedir. Tüm alıştırmalar göz önüne alındığında, English B ders kitabındaki üretken becerilerinin IB ilkeleri doğrultusunda başarılı bir şekilde desteklediği görülmektedir. Bu çalışmanın bulguları, IB öğretmenlerinin ve öğrencilerinin eleştirel düşünme becerisine ilişkin algılarını genişleteceği ve yayınevlerinin içerik üretmede 21. yüzyıl becerilerine odaklı çalışmalarını artıracağı tahmin edilmektedir.
  • Item
    Analysis of primary school students' attitudes towards reading skills supported by in-class and extracurricular resources
    (Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2024) Ceren, Kahraman; Ahmet Remzi, Uluşan
    This case study investigates elementary students' attitudes toward reading skills in a private primary school setting in Northern Eastern Arabia, considering gender differences. It examines whether their performance improves over a 20-week period, using a sample of a personalized e-learning tool— a tailored and interactive learning program—recognized for its innovative approach. A mixed-method design was employed for the research methodology. The participants include 125 second-grade students and 5 teachers. Data were collected through a 20-question survey known as 'Elementary Reading Attitudes' (ERAS) by McKenna and Kear (1990). Additionally, structured interviews with teachers, utilizing the ERAS framework, captured educators' perspectives. T-tests were used to determine significant differences between the mean scores of male and female groups. SPSS was employed for data analysis. The study revealed statistically significant variations in total scores, recreational reading, and academic reading sub-dimensions based on classroom variables. Furthermore, female students demonstrated a higher degree of positive attitude compared to their male counterparts. Further research is recommended to examine general reading attitudes among elementary students, explore potential gender-based discrepancies with larger groups, and assess the effectiveness of IXL in phonics instruction to enhance early reading abilities. Bu örnek olay çalışması, kuzeydoğu Arabistan'daki bir özel ilkokul ortamında, cinsiyet farklılıklarını dikkate alarak ilkokul öğrencilerinin okuma becerilerine yönelik tutumlarını araştırıyor. Öğrencilerin performanslarının 20 haftalık bir süre içinde gelişip gelişmediğini incelemekte ve bu amaçla yenilikçi yaklaşımıyla tanınan, kişiselleştirilmiş bir e-öğrenme aracı örneğini kullanmaktadır. Araştırma metodolojisinde karma yöntem tasarımı kullanılmıştır. Katılımcılar arasında 125 ikinci sınıf öğrencisi ve 5 öğretmen yer almaktadır. Veriler, McKenna ve Kear (1990) tarafından geliştirilen 'İlkokul Okuma Tutumları' (ERAS) anketiyle toplanmıştır. Ayrıca, ERAS çerçevesini kullanan yapılandırılmış öğretmen görüşmeleri de öğretmenlerin perspektiflerini yakalamıştır. Cinsiyet grupları arasındaki ortalama puanlar arasındaki anlamlı farkları belirlemek için t-testleri kullanılmıştır. Veri analizi için SPSS kullanılmıştır. Çalışma, sınıf değişkenlerine dayalı olarak toplam puanlarda, eğlence (hobi amaçlı) okuma ve akademik okuma alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar ortaya koymuştur. Ayrıca, dişi öğrencilerin, erkek meslektaşlarına göre daha olumlu bir tutum sergiledikleri görülmüştür. İlkokul öğrencilerinin genel okuma tutumlarını incelemek, daha büyük gruplarla olası cinsiyet temelli farklılıkları araştırmak ve IXL'nin erken okuma becerilerini geliştirmek için fonetik eğitimindeki etkinliğini değerlendirmek için daha fazla araştırma önerilmektedir.