Eğitim Bilimleri Enstitüsü / Education
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11727/2910
Browse
Item An investigation of young adolescent students' foreign language anxiety levels and their causes(Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2024) Dişlat, Atan; Ahmet Remzi, UluşanThis thesis endeavors to delve into the foreign language anxiety experienced by young adolescent students and explore its underlying causes. The ultimate goal of this research is to provide valuable insights that can aid teachers in comprehending and effectively managing the foreign language anxiety of their young learners, thereby mitigating negative emotional impacts. The study was conducted across both private and public schools in Ankara during the spring semester of the 2022-2023 academic year. A mixed method was used in the research methodology to obtain more in-depth and comprehensive results. Quantitative data collection utilized the Foreign Language Classroom Anxiety Scale (FLCAS) developed by Horwitz et al., (1996) and translated into Turkish by Aydın (1991) and involved 414 students from 5th to 8th grades. Simultaneously, qualitative data were acquired through semi-structured interviews conducted with 12 students exhibiting high levels of anxiety according to FLCAS results. After analyzing the results, it was evident that young adolescents exhibited a moderate level of foreign language anxiety, which was influenced by factors such as age, parental expectations, gender, learning experiences, school type, and academic achievement. The effects of these variables on foreign language anxiety were thoroughly discussed and analyzed. Following semi-structured interviews with 12 anxious students, the causes of their anxiety were identified as speaking activities, teacher manners, peer reactions, parental pressure, and fear of receiving low grades in exams. Consequently, all the findings were comprehensively discussed and summarized, and potential suggestions were offered for teachers and future studies. It is important to note that while this study offers valuable insights, its scope is limited to 226 students from a single public school and 188 students from a private school in Ankara. Therefore, caution must be exercised in generalizing the findings beyond this specific context. Future research endeavors may benefit from diversifying data collection tools, including input from teachers to enrich the understanding of foreign language anxiety, and exploring additional perspectives to develop comprehensive strategies for addressing student anxiety in language learning environments. Bu tez, genç ergen öğrencilerin yaşadığı yabancı dil kaygısını araştırmayı ve altında yatan nedenleri keşfetmeyi amaçlamaktadır. Bu araştırmanın nihai hedefi, öğretmenlere genç öğrencilerinin yabancı dil kaygısını anlama ve etkili bir şekilde yönetme konusunda değerli iç görüler sunarak, olumsuz duygusal etkileri hafifletmeye yardımcı olmaktır. Araştırma, 2022- 2023 akademik yılının ilkbahar döneminde Ankara'daki hem özel hem de devlet okullarında gerçekleştirilmiştir. Araştırma metodolojisinde daha derinlemesine ve kapsamlı sonuçlar elde etmek için karma bir yöntem kullanılmıştır. Nicel veri toplama işlemi, Horwitz ve diğerleri (1996) tarafından geliştirilen ve Aydın (1999) tarafından Türkçe ‘ye çevrilen Yabancı Dil Sınıfı Kaygı Ölçeği (FLCAS) kullanılarak gerçekleştirilmiş olup, 5. ila 8. sınıf arasından 414 öğrenciyi içermiştir. Aynı zamanda, nitel veriler, FLCAS sonuçlarına göre yüksek düzeyde kaygı gösteren 12 öğrenciyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Sonuçları analiz ettikten sonra, genç ergenlerin yaşadığı yabancı dil kaygısının yaş, ebeveyn beklentileri, cinsiyet, öğrenme deneyimleri, okul türü ve akademik başarı gibi faktörlerden etkilendiği açıkça ortaya çıkmıştır. Bu değişkenlerin yabancı dil kaygısı üzerindeki etkileri detaylı bir şekilde tartışılmış ve analiz edilmiştir. 12 kaygılı öğrenciyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerin ardından, kaygılarının nedenleri konuşma etkinlikleri, öğretmen tutumları, akran tepkileri, ebeveyn baskısı ve sınavlarda düşük not alma korkusu olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak, tüm bulgular kapsamlı bir şekilde tartışılmış ve özetlenmiş ve öğretmenler ve gelecekteki çalışmalar için olası öneriler sunulmuştur. Bu çalışmanın değerli iç görüler sunmasına rağmen, kapsamının Ankara'daki tek bir devlet okulundan 226 öğrenci ve bir özel okuldan 188 öğrenciyle sınırlı olduğunu belirtmek önemlidir. Bu nedenle, bulguların bu belirli bağlamın ötesine genelleştirilmesinde dikkatli olunmalıdır. Gelecekteki araştırma girişimleri, veri toplama araçlarını çeşitlendirerek, öğretmenlerin katkılarını içerecek şekilde, yabancı dil kaygısını anlama ve öğrenci kaygısını dil öğrenme ortamlarında ele almak için kapsamlı stratejiler geliştirmek için ek bakış açılarını keşfedebilir.Item Analysis of primary school students' attitudes towards reading skills supported by in-class and extracurricular resources(Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2024) Ceren, Kahraman; Ahmet Remzi, UluşanThis case study investigates elementary students' attitudes toward reading skills in a private primary school setting in Northern Eastern Arabia, considering gender differences. It examines whether their performance improves over a 20-week period, using a sample of a personalized e-learning tool— a tailored and interactive learning program—recognized for its innovative approach. A mixed-method design was employed for the research methodology. The participants include 125 second-grade students and 5 teachers. Data were collected through a 20-question survey known as 'Elementary Reading Attitudes' (ERAS) by McKenna and Kear (1990). Additionally, structured interviews with teachers, utilizing the ERAS framework, captured educators' perspectives. T-tests were used to determine significant differences between the mean scores of male and female groups. SPSS was employed for data analysis. The study revealed statistically significant variations in total scores, recreational reading, and academic reading sub-dimensions based on classroom variables. Furthermore, female students demonstrated a higher degree of positive attitude compared to their male counterparts. Further research is recommended to examine general reading attitudes among elementary students, explore potential gender-based discrepancies with larger groups, and assess the effectiveness of IXL in phonics instruction to enhance early reading abilities. Bu örnek olay çalışması, kuzeydoğu Arabistan'daki bir özel ilkokul ortamında, cinsiyet farklılıklarını dikkate alarak ilkokul öğrencilerinin okuma becerilerine yönelik tutumlarını araştırıyor. Öğrencilerin performanslarının 20 haftalık bir süre içinde gelişip gelişmediğini incelemekte ve bu amaçla yenilikçi yaklaşımıyla tanınan, kişiselleştirilmiş bir e-öğrenme aracı örneğini kullanmaktadır. Araştırma metodolojisinde karma yöntem tasarımı kullanılmıştır. Katılımcılar arasında 125 ikinci sınıf öğrencisi ve 5 öğretmen yer almaktadır. Veriler, McKenna ve Kear (1990) tarafından geliştirilen 'İlkokul Okuma Tutumları' (ERAS) anketiyle toplanmıştır. Ayrıca, ERAS çerçevesini kullanan yapılandırılmış öğretmen görüşmeleri de öğretmenlerin perspektiflerini yakalamıştır. Cinsiyet grupları arasındaki ortalama puanlar arasındaki anlamlı farkları belirlemek için t-testleri kullanılmıştır. Veri analizi için SPSS kullanılmıştır. Çalışma, sınıf değişkenlerine dayalı olarak toplam puanlarda, eğlence (hobi amaçlı) okuma ve akademik okuma alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar ortaya koymuştur. Ayrıca, dişi öğrencilerin, erkek meslektaşlarına göre daha olumlu bir tutum sergiledikleri görülmüştür. İlkokul öğrencilerinin genel okuma tutumlarını incelemek, daha büyük gruplarla olası cinsiyet temelli farklılıkları araştırmak ve IXL'nin erken okuma becerilerini geliştirmek için fonetik eğitimindeki etkinliğini değerlendirmek için daha fazla araştırma önerilmektedir.Item Demotivation among middle school students in English classes and teacher strategies to overcome it(Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2024) Hülya Aybike, Özen; Ahmet Remzi, UluşanTo help students succeed in English classes, it is important to know and overcome the factors that reduce students’ motivation. Therefore, this study investigated the factors that demotivate middle school students in English classes as well as teacher strategies to overcome demotivational factors. To achieve this goal, the study was carried out across four distinct schools situated in different cities in Turkiye—Ankara, Istanbul, Samsun, and Erzurum—during the spring semester of 2022-2023. A mixed-method design was employed to ensure a comprehensive acquisition of data. In the quantitative part of the study, data was collected from 632 middle school students in grades 5th to 8th using the Foreign Language Demotivation Scale (FLDS) developed by Acarol (2020). This scale featured 32 items rated on a 5-point Likert scale and encompassed five sub-dimensions: Teaching Material, Teaching Methods, Teacher Attitudes, Negative Experiences, and Failure Experience. Results indicated that Teaching Materials ranked as the most demotivating factor, while Teacher Attitude emerged as the least demotivating. Notably, these factors varied across several variables such as gender, grade level, city, academic performance, and learning experiences. Additionally, in the qualitative part of the study, 10 EFL teachers were interviewed to gain valuable insights into their strategies for identifying and overcoming demotivation factors. Teachers stressed the importance of using authentic and technological materials to motivate students, along with student-centered approaches featuring interactive elements such as using games. Positive teacher attitudes, clear rules, and personalized interventions were identified as crucial for remotivating students based on their interests and learning paths. This study offers valuable insights into student motivation by examining four schools, though its limited scope suggests opportunities for further exploration. Future research could delve deeper into students' perspectives on demotivation, the role of cultural influences, and external factors. This expanded research would enrich our understanding and enable the development of targeted strategies for boosting student motivation in English classes, ultimately leading to more effective and engaging learning environments. Öğrencilerin İngilizce derslerinde başarılı olmalarına yardımcı olmak için öğrencilerin motivasyonunu azaltan faktörleri bilmek ve bu faktörleri aşmak önemlidir. Bu nedenle, bu çalışma İngilizce derslerinde ortaokul öğrencilerini demotive eden faktörleri ve öğretmenlerin demotivasyon faktörlerini aşma stratejilerini araştırmıştır. Bu hedefe ulaşmak için çalışma, 2022-2023 bahar döneminde Türkiye'nin farklı şehirlerinde bulunan dört ayrı okulda gerçekleştirilmiştir: Ankara, İstanbul, Samsun ve Erzurum. Kapsamlı bir veri edinimi sağlamak için çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında Acarol (2020) tarafından geliştirilen Yabancı Dil Motivasyon Ölçeği (FLDS) kullanılarak 5-8. sınıflardaki 632 ortaokul öğrencisinden veri toplanmıştır. Bu ölçek, 5'li Likert ölçeğine göre derecelendirilen 32 maddeden oluşmakta ve beş alt boyutu kapsamaktadır: Öğretim Materyali, Öğretim Yöntemleri, Öğretmen Tutumları, Olumsuz Deneyimler ve Başarısızlık Deneyimi. Araştırmanın bulguları, Öğretim Materyali’nin en demotive edici faktör olduğunu gösterirken Öğretmen Tutumu’nun en az demotive edici faktör olarak ortaya çıktığını göstermiştir. Bu faktörlerin, cinsiyet, sınıf seviyesi, şehir, akademik başarı ve öğrenme deneyimi gibi çeşitli değişkenlerde farklılık gösterdiği belirtilmiştir. Ek olarak, çalışmanın nitel bölümünde, demotivasyon faktörlerini tanımlama ve aşma stratejileri üzerine detaylı bilgi edinmek amacıyla 10 İngilizce Öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Öğretmenler, öğrencileri motive etmek için özgün ve teknolojik materyaller kullanmanın yanı sıra oyun içeren aktiviteler gibi interaktif unsurların yer aldığı öğrenci merkezli yaklaşımların önemini vurgulamışlardır. Olumlu öğretmen tutumları, açık kurallar ve kişiselleştirilmiş müdahaleler, öğrencileri ilgi alanlarına ve öğrenme yollarına göre yeniden motive etmek için önemli unsurlar olarak belirlenmiştir. Bu çalışma, dört okulu inceleyerek öğrenci motivasyonuna ilişkin değerli bilgiler sunmaktadır, ancak sınırlı kapsamı dolayısıyla gelecek çalışmalarda daha fazla araştırılmalıdır. Gelecekteki araştırmalar öğrencilerin motivasyon kaybına ilişkin bakış açılarını daha derinlemesine inceleyebilir, kültürel etkileri keşfedebilir ve motivasyon kaybına katkıda bulunan dış faktörleri araştırabilir. Derinlemesine yapılan bu araştırmalar, demotivasyon üzerinde anlayışımızı zenginleştirecek ve İngilizce derslerinde öğrenci motivasyonunu artırmaya yönelik hedeflenen stratejilerin geliştirilmesine olanak sağlayacaktır.