Repository logo
Communities & Collections
All of DSpace
  • English
  • العربية
  • বাংলা
  • Català
  • Čeština
  • Deutsch
  • Ελληνικά
  • Español
  • Suomi
  • Français
  • Gàidhlig
  • हिंदी
  • Magyar
  • Italiano
  • Қазақ
  • Latviešu
  • Nederlands
  • Polski
  • Português
  • Português do Brasil
  • Srpski (lat)
  • Српски
  • Svenska
  • Türkçe
  • Yкраї́нська
  • Tiếng Việt
Log In
New user? Click here to register.Have you forgotten your password?
  1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Yeloğlu, H. Okan"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 4 of 4
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • No Thumbnail Available
    Item
    2017-2021 Yılları arasında Türkiye’de patent ve faydalı model başvurularının mevcut urum analizleri
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Üstünsoy, Gökçe; Yeloğlu, H. Okan
    Küreselleşen dünyamızda bilgiye dayalı ekonomik ve bilişsel faaliyetlerin önem kazanmasıyla fikri ve sınai haklardan olan patentin önemi giderek artmaktadır. Bu durum da patentin uluslararası alanda anlaşmalarla standart bir biçimde incelenmesini gerekli kılmaktadır. Bu nedenle 1883 yılına uzanan ve Paris Sözleşmesi ile başlayan çok sayıda uluslararası anlaşma imzalanmıştır. Türkiye patent alanındaki anlaşmaların çoğuna üyedir ve 1995 yılından itibaren inceleme standartlarını dünya standartlarına çıkarmaya başlamıştır. Çalışmamızda 2017 yılında incelemesiz patentin kaldırılması ve Türk Patent ve Marka Kurumu’nun kurulmasının ardından dünya standartlarına ulaşan mevcut durumumuz 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 yıllarında Türkiye’de yapılan faydalı model ve patent başvuruları yıllara ve aylara göre incelenerek analiz edilmiştir. Araştırma evreni olarak Türk Patent’in internet sitesinden 10.01.2017’den 2021 yılı sonuna kadar elde edilen patent ve faydalı model başvuruları ve tescilleri verileri kullanılmıştır. Ayrıca 2019 yılının sonunda Çin’de başlayıp tüm dünyayı etkisi altına alan ve Türkiye’de 2020 yılının Mart ayında etkisini göstermeye başlayan Covid-19’un başvurulara olan etkisi grafikler çizilerek incelenmiş ve grafikler yorumlanmıştır. Elde edilen bulgular kuramsal ve uygulamalı olarak sonuç kısmında tartışılmış ve değerlendirilmiştir. In our globalizing world, the importance of patents, which is one of the intellectual and industrial rights, is increasing with the growing importance of information-based economic and cognitive activities. This situation necessitates the examination of the patent in a standard way with international agreements. For this reason, many international agreements dating back to 1883 and starting with the Paris Convention were signed. It is a member of most of these agreements in the field of patents in Turkey and has started to increase its examination standards to world standards since 1995. In our study, our current situation, which reached world standards after the abolition of the patent without examination in 2017 and the establishment of the Turkish Patent and Trademark Office, has been analyzed by examining the utility model and patent applications made in Turkey in 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 by years and months. As the research universe, patent and utility model applications data obtained from Türk patent's website from 10.01.2017 to the end of 2021 were used. In addition, the effect of Covid-19, which started in China at the end of 2019 and affected the whole world, and started to show its effect in Turkey in March 2020, on the applications was examined by drawing graphs and the graphs were interpreted. The obtained findings were discussed and evaluated in the conclusion part, theoretically and practically.
  • No Thumbnail Available
    Item
    Enerji sektöründe bulunan örgütlerin teknoloji edinimine etki eden etkenler: Kaynak bağımlılığı kuramı bağlamında bir araştırma
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020) İmançer, Ali Burak; Yeloğlu, H. Okan
    Yapılan bu çalışmada örgütler arası teknoloji edinimi; onu en iyi açıklayan kuramlardan biri olan kaynak bağımlılığı kuramı bağlamında açıklanmaya çalışılmıştır. Kaynak bağımlılığı yaklaşımının anlatmaya ve açıklamaya çalıştığı esas mesele, çevrenin yaratabileceği güçlük ve tehditler karşısında örgütlerin neleri, neden yaptıklarıdır. Bu bağlamda kuram, kaynakları, örgütler arası kaynak değişimini, eşit olmayan kaynak değişimi sonucunda ortaya çıkan güç farklılıkları ve bağımlılıkları, örgütler arası bağımlılığın derecesi ve doğasını, örgütün davranışında bağımlılığın yarattığı etkileri ve bunun sonucunda örgüt yapısında meydana gelen değişimleri, örgüt yöneticilerinin kaynak temini süreci ile bağımlılığı yönetme çabalarını incelemektedir. Örgütler arası ilişkiler bağlamında edinim stratejisini önemli derecede etkilediği düşünülen kuramın edinimi oluşturan faktörlerle değerlendirilmesi gerekliliği bu çalışmanın yapılma niyetini oluşturmaktadır. Bu değerlendirme yapılırken enerji sektöründe bulunan örgütlerin teknoloji edinimine etki eden etmelerin neler olduğu temel araştırma sorusu olarak ortaya konulmaktadır. Çalışma kapsamında Ankara’da yerleşik bulunan ve enerji sektöründe faaliyet gösteren firmalar ile görüşmeler yapılmış, katılımcı firmalara ölçek kapsamında sorular sorulmuştur. Katılımcı firmalara sorular iki ana bölüm halinde sorulmuş olup, bazı stratejik noktalar derinlemesine görüşülmüştür. Ölçek kapsamında sorulan sorulardan yola çıkıldığında örgütün karşısındaki seçenekleri azaltmak ve buna göre en uygun edinim stratejisini seçebilmek için edinime etki eden dört adet değişken ortaya çıkmaktadır; motivasyon, özümseme kapasitesi, kaynaklar ve teknolojik uygunluk düzeyleri. Buradan yola çıkılarak edinim bağlamında örgütlerin neler yaptıkları, hangi stratejileri izledikleri ve eksiklikleri gün ışığına çıkarılmaya çalışılmıştır. Yapılan çalışmada katılımcı firmaların ortaklıklar ve iş birlikleri aracılığı ile teknolojileri uygun yöntemler ile edindikleri sonucuna ulaşılmış, ancak elde edilen bulgulara göre enerji sektöründe rekabet ortamının yoğun olmaması nedeniyle diğer firmalar ile ortak hareket etmekten kaçındıkları ortaya çıkmıştır. In this study, it was attempted to explain the inter-organisational technology acquisition within the context of the resource dependence theory as one of the theories that best describes such type of acquisition. The main issue that the resource dependence approach tries to explain and elucidate what organizations do and why they are doing in the face of the challenges and threats that the environment can create. In this context, theory examines resources, inter-organizational resource exchange, power differences and dependencies caused by unequal resource change, the degree and nature of inter-organisational dependence, the effects of dependency in the behaviour of the organization, and the changes that occur in the structure of the organization as a result, and the efforts of the organization's managers to manage dependency through the resource supply process. This study intends to examine the necessity of evaluating the factors that constitute the theory, which is considered to affect the resource exchange and the acquisition significantly within the context of inter-organisational relationships. While this evaluation was made, the study has asked the basic research question: what factors affect the technology acquisition of organizations in the energy sector? Within the scope of the study, interviews were held with companies based in Ankara and operating in the energy sector and questions were asked within the scope of scale to participating companies. Questions were asked to participating companies in two main sections, and some strategic points were discussed in depth. Based on the questions asked within the scope of scale, it is observed that four variables affect acquisition in order to reduce the organization’s options and to choose the optimal acquisition strategy accordingly: motivation, absorptive capacity, resources and technological compatibility levels. Based on this information, it was attempted to reveal what organizations are doing, what strategies they follow and their shortcomings within the context of acquisition. In the study, it was concluded that participating companies obtained technologies through partnerships and collaborations with appropriate methods, but according to the findings obtained, it was observed that companies in this sector refrain from acting in partnership with other companies due to the lack of a competitive environment in the energy sector.
  • No Thumbnail Available
    Item
    Örgütlerde bilgi koruma davranışının bilgi alanı bağlamında etkileri: Karşılaştırmalı bir çalışma
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2021) Ergin, Didem; Yeloğlu, H. Okan
    Bu çalışmada Bilgi Temelli Örgüt Yaklaşımlarından yola çıkılarak örgütlerde bilgi koruma davranışlarının nasıl farklılaşabileceği yönünde bir araştırma yapılması amaçlanmaktadır. Bilgi Temelli Yaklaşımlar genel olarak, örgüt bilgisinin yaratıldığı, bütünleştirildiği ve yayıldığı örgüt içi süreçler ve örgütlerin bilgisini ve dışarıdan edindiği bilgiyi birleştirip uygulamaya geçirebilmeleriyle ilgilidir. Ancak hem örgütün kendi içindeki hem de örgütler arası iş birliklerindeki bilgi akışı yönetiminde yaygın bir ikilem bulunmaktadır. Bunlar: Bilgi paylaşma ihtiyacı ve paylaşılması istenilmeyen bilginin korunması ihtiyacıdır. Bilgi temelli bir yaklaşım sunan Boisot’ un Bilgi Alanı Modeli’nde, toplumlarda yürütülen ekonomik işlemler, bilginin yapılandırılması ve yayılmasına bağlı olarak farklılaşmakta, kurumsal alanlar ve işlem yapıları da bu çerçeve içinde gelişmektedir. Bu bakış açısıyla, Bilgi Alanı’nda tanımlanan klan ve piyasa işlem yapılarında bilginin korunması davranışının nasıl ve hangi yönde farklılaşabileceği araştırma soruları kapsamında geliştirilen önermelerle tartışılmıştır. Küresel ekonomide rekabet avantajını güvence altına almak için örgüte özgü kurumsal bilgiyi korumak bir ön koşuldur. Bilgi Alanı Modeli çerçevesi, işletmelerdeki etkin bilgi stratejisi ve yönetimini Batı ekonomilerine odaklanmış bir bakış açısının sınırlılığından kurtararak ulusal çalışmalara yön vermiştir. Türkiye'deki aile işletmelerinin kurumsallaşma süreçleri bu bağlamda ele alınmaktadır. Türkiye’de özellikle 1980’lerden itibaren, aile işletmelerinin “klan” ve “piyasa” olmak üzere, iki karşıt kurumsallaşma örüntüsü içinde oldukları, rekabet avantajının yaratılması ve sürdürülmesi kapsamında bilgilerini korumada kendilerine özgü kurumsal çözümler ürettikleri Bilgi Alanı Modeli çerçevesinde tartışılmaktadır. Bu kurumsal çözümlerin özellikle işletmeye özgü bilginin korunması konusunda hangi noktalarda farklılaştığının veya benzerlik gösterdiğinin araştırılması için çalışmada niteliksel bir veri toplama yöntemi olan yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi, klan ve piyasa kurumsallaşmasını temsil edebileceği belirli kriterlerle belirlenen evrenden “amaçlı örnekleme” yöntemiyle seçilen iki aile işletmesinde görev yapan orta ve üst düzey yöneticilerden oluşmaktadır. Veri analizinde kodlamadan son raporlama aşamasına kadar MAXQDA 2020 yazılımı kullanılmıştır.Elde edilen sonuçlar kapsamında araştırma soruları cevaplanmış ve Bilgi Alanı bağlamında sunulan önermeler destek bulmuştur. Buna göre, klan tipi şirket genel iş yapış biçimi ve bilgi koruma davranışları kapsamında piyasa tipi şirketten farklı şekilde işlemlerini yürütmektedir. Çalışma, aile işletmelerinde bilgi yönetimi, kurumsallaşma süreçleri ve bilgi koruma uygulamaları konusunda hem kuramsal hem de pratik katkısı açısından önem taşımaktadır. Bu çalışma, çeşitli işlem yapılarında, bilgi koruma davranışları ve rekabet avantajı ilişkisi konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu da göstermektedir. This study aims to research how knowledge protection behaviours can differ in organizations based on Knowledge-Based Views. Knowledge-Based View is generally concerned with the internal processes through which organizational knowledge is created, integrated, and disseminated and organizations' ability to combine their knowledge and externally acquired knowledge and put them into practice. However, there is a common dilemma in managing knowledge flow both within the organization and in inter-organizational collaborations: These are the need to share knowledge and protect knowledge that is not wanted to be shared. In Boisot's "Information Space Model” (I-Space), which offers a Knowledge-Based Approach, economic transactions carried out in societies differ depending on the structure and diffusion of knowledge and institutional areas or transaction structures develop within this framework. Therefore, how and in which direction the knowledge protection behaviour can differ in the clan and market transaction structures defined in the Model has been discussed with the propositions within the scope of the research questions. Protecting organization-specific knowledge is a prerequisite to secure competitive advantage in the global economy. I-Space has guided national studies by freeing the efficient knowledge strategy and management from the limitations of a perspective focused on Western economies. Within this scope, in Turkey, especially since the 1980s, it is thought that family businesses follow two opposing institutionalization patterns, namely "clan" and "market", produce their corporate solutions in doing their businesses. The study investigates how these corporate solutions differ, especially in terms of protecting a firm's knowledge. The sample, consisting of middle/ senior managers working in two family businesses, was selected by "purposeful sampling" from the universe determined with specific criteria representing clan and market institutionalizations. MAXQDA 2020 software was used in the analysis, from coding to final reporting. Through the results, research questions were answered and the propositions presented in the context of the I-Space found support. Accordingly, the clan-type company conducts its operations differently from the market-type company in its general way of doing business and knowledge protection behaviour. The study is significant for its theoretical and practical contributions to knowledge management, institutionalization processes and knowledge protection practices in family businesses. The study suggests that more research is needed on the relationship between knowledge protection and competitive advantage in various transactional structures.
  • No Thumbnail Available
    Item
    Türk iş sistemi bağlamında yerli otomobil örneğindeki paydaşların sosyal ağ analizi yöntemi ile incelenmesi
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Arslan, Gürcan; Yeloğlu, H. Okan
    Türkiye’ deki makrokurumsal yapı ve işleyiş özelliklerinin oluşumuna ve geçmişine yönelik birtakım çalışmalar bulunmaktadır. Ancak kuralları olan bir iş sistemi ve modelini gösteren, betimleyen ve tanımlayan örgüt çalışmalarının sınırlı sayıda olduğu görülmektedir. Bu çalışmada; detaylandırarak üzerinde duracağımız Türk iş sisteminde devlete bağımlı iş sistemi olacaktır. Devlete bağımlı iş sisteminin gerekçesini bu konuda araştırmalar yaparak yazında paylaşmalar yapan bilim adamları gerçekleştirmiştir. Türkiye ‘deki egemen aktörün devlet olması ve Türkiye’nin iş sisteminin devlete bağımlı iş sistemi olarak tanımlanması, çalışmada devletin etkisinin odak nokta olarak alınmasının temel nedenini oluşturmasıdır. Uygulamada devlet yerli otomobil üretme (TOGG) kararında etkili olmuştur. Bu projenin işleyişinde Türkiye’nin beş önemli önemli girişim grubu; TOBB, Anadolu Holding, BMC (Tosyalı Holding) Zorlu, Turkcell TOGG’un hissedarları olarak destek ve finans sağlamaktadırlar.. Bir diğer husus Devlete bağımlılığın yüksek olduğu sektörlerde ekonomik aktörlerin toplumsal yapılardan ve yerleşik ilişkilerden etkilenmiş olmasıdır.Toplumsal ilişkiler, örgütler arası güveni ve örgütler arası ağ oluşumunu sağlamaktadırlar. Türkiye ‘dek iş sisteminde ana aktör her zaman devlet olmuştur. Devlet kural koyan, piyasayı düzenleyen ve kurumların gelişimini ve geleceğini belirleyen ana unsurdur. Türkiye’de kurumsal bağlamın bir özelliği olarak devletin etkisinin yanında; finansal sistem, kontrol sistemleri, beceri geliştirme yönünden, güven ve yetki ilişkileri konusunda incelemeler yapılarak Türk iş sisteminin kurumsal bağlamla olan ilişkisi anlatılmakta olup ulusal iş sistemleri yaklaşımlarının temelinde zaman içinde şekillendiği, ekonomik işleyişler doğrultusunda örgüt formlarını etkilediği sonucuna varılmaktadır. Türk iş sisteminin kurumsal bağlam yönünden incelendiği araştırma sonucunda devletin etkisinin daha baskın olduğunun belirtilmesidir (Dirlik,2016, Buğra ve Savaşkan, (2014), Özen (2014).Ulusal iş sistemleri yaklaşımında devlete bağımlılık değişkeninin örgütlerin ağ ilişkilerini detaylandırabileceğini göstermektedir. Bu ortaklığı oluşturan beş örgütün yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilerden oluşan aktörlerle ilgili veriler ışığında; sosyal ağ analizi ölçütleri ile ağ analizi yapılmıştır. Kurulan bir stratejik iş birliğinin ağ analizi yoluyla gösterilmesi yapıyı açıklamak adına önemlidir. Bu çalışmada gerçekleşen ağ analizinin sonucunda; devletin iş aktörlerinin ağ örüntüsündeki konumları adlandırılmaktadır. Böylece kurumsal alandaki davranış ve tutumları gösterilmekte ve Türk iş sistemi üzerinde belirli çıkarımlar hedeflenmektedir. Bu proje için bir araya gelip iş birliği yapabilme devlete bağımlı iş sistemlerinde çok görülmektedir. Bu iş birliği ağ analizi bakış açısıyla yorumlandığında konsorsiyumun üyeleri arasında zamanla tekrarlanan ilişkinin güven ve meşruiyet olgusunu artıracağı ve grup bilincinin oluşmasıyla daha kapalı ağ ilişkileriyle sonuçlanabileceği düşünülmektedir.There are some studies on the formation and history of macroinstitutional structure and functioning characteristics in Turkey. However, it seems that there are a limited number of organizational studies , define and describe a business system and model with rules. We thought that this study will contribute to both national business systems approaches and theorization by defining the business system in Turkey, as well as showing the current system in Turkey and its functioning. The fact that the dominant actor in Turkey is the state and Turkey's business system is defined as a state-dependent business system and the main reason why the influence of the state is taken as the focal point in the study. In practice, the state has been effective in making the decisions to produce TOGG (domestic automobiles). In the operation of this project, Turkey's five important companies have formed the venture group; TOBB, Anadolu Holding, BMC (Tosyalı Holding), Zorlu and Turkcell provide support and finance as shareholders of TOGG. The TOGG partnership, which emerged as an example of the cooperation integration built into the business system, is aimed and implemented as a result of the partnership. Its functioning also shows the degree of cooperation integration in the system. Cooperation integration varies from country to country and sector to sector. In this context, the cooperation emerging in this system was examined by the social network analysis method in this study. The dominant role of the state in the economy enables the formation of network relations between the dominant actors of the economy. The national business systems approach shows that the state dependency variable can affect the network relationships of organizations. Demonstrating an established strategic collaboration through network analysis is important in order to explain the structure. As a result of the network analysis carried out in this study; The positions of the state and business actors in the network pattern are named. Thus, the behaviors and attitudes in the corporate field are shown and certain inferences on the Turkish business system are aimed. Coming together for a project and doing business is more common in state dependent systems . When we interpret it from a network analysis perspective; It is thought that repeated relationships between members of the consortium over time will increase trust and legitimacy and may result in more closed network relationships with the formation of group awareness.

| Başkent Üniversitesi | Kütüphane | Açık Bilim Politikası | Açık Erişim Politikası | Rehber |

DSpace software copyright © 2002-2026 LYRASIS

  • Privacy policy
  • End User Agreement
  • Send Feedback
Repository logo COAR Notify