Repository logo
Communities & Collections
All of DSpace
  • English
  • العربية
  • বাংলা
  • Català
  • Čeština
  • Deutsch
  • Ελληνικά
  • Español
  • Suomi
  • Français
  • Gàidhlig
  • हिंदी
  • Magyar
  • Italiano
  • Қазақ
  • Latviešu
  • Nederlands
  • Polski
  • Português
  • Português do Brasil
  • Srpski (lat)
  • Српски
  • Svenska
  • Türkçe
  • Yкраї́нська
  • Tiếng Việt
Log In
New user? Click here to register.Have you forgotten your password?
  1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Altıparmak, Nur"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 3 of 3
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Thumbnail Image
    Item
    Le fort I osteotomisinde iki ve dört plak ile fikasyonun cerrahi sonrası stabiliteye etkisinin karşılaştırılması
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2019) Beyler, Esra; Altıparmak, Nur
    Fasiyal estetik ve oklüzyonun restorasyonu ile birlikte uzun dönem stabilitenin sağlanması, ortognatik cerrahinin başlıca hedeflerindendir. Geleneksel olarak, oral ve maksillofasiyal cerrahların büyük bir çoğunluğu, Le Fort I osteotomisi sonrası maksillanın fiksasyonunda hem anterior apertura piriformis bölgesine hem de zigomatikomaksiller buttress bölgesine titanyum miniplaklar yerleştirmeyi tercih etmektedirler. Bu çalışmanın amacı, Le Fort I osteotomisinde fiksasyon için 4 plak ile 2 plak kullanımının postoperatif stabilite açısından karşılaştırılmasıdır. Çalışmaya maksiller retrognatizm ve mandibular prognatizmi nedeniyle tek parça Le Fort I osteotomisi ve bilateral sagittal split ramus osteotomisi operasyonu geçiren 39 hasta dahil edilmiştir. yeniden konumlandırılan maksillanın stabilizasyonu 1.5 mm titanyum miniplak ve vidalar ile elde edilmiştir. Birinci grupta, apertura piriformis ve zigomatikomaksiller buttress bölgesine toplamda 4 adet miniplak yerleştirilirmiştir. İkinci grupta, fiksasyon sadece apertura piriformis bölgesine yerleştirilen 2 adet miniplak ile sağlanmıştır. İskeletsel stabilizasyonun değerlendirilmesi amacıyla, hastalardan ameliyat öncesi, ameliyat sonrası erken dönem ve ameliyat sonrası geç dönemde alınan lateral sefalometrik radyografiler analiz edilmiştir. Her iki grupta da cerrahi öncesi sefalometrik ölçümlerle karşılaştırıldığında cerrahi sonrası erken dönemde istatistiksel olarak anlamlı değişim saptanmıştır. Ameliyat sonrası geç dönemde alınan radyografların analizleri sonucunda, iki plak ve dört plak grubu, horizontal ve vertikal iskeletsel ölçümlerde istatistiksel olarak anlamlı stabilite göstermiştir. Postoperatif stabilite açısından iki grup arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Bu çalışmanın sonuçları, tek parça Le Fort I osteotomisi sonrası sadece ön bölgede 2 adet miniplak ile fiksasyonun, geleneksel 4 plak ile fiksasyon prosedürü ile benzer stabilite gösterdiğini ortaya koymuştur. Restoring facial esthetics and occlusion while maintaining long term stability are the goals of orthognathic surgery. Conventionally, most of the oral and maxillofacial surgeons prefer to apply titanium miniplates in both the anterior aperture piriformis and the zygomaticomaxillary buttress area to achieve fixation of the maxilla. The purpose of this study was to compare the postoperative stability of the Le Fort I osteotomy using 4 plate fixation versus 2 plate alone. This study involved thirty nine patients with maxillary retrognathia and mandibular prognathia who underwent one piece Le Fort I osteotomy with bilateral sagital split ramus osteotomy. The stabilization of the repositioned maxilla was achieved with 1.5 mm titanium miniplates and screws. In group I, 4 miniplates placed at the apertura piriformis region and at the zygomaticomaxillary buttress whereas in group II, fixation was achieved with 2 miniplates at the piriform apertura bilaterally with no zygomaticomaxillary buttress fixation. Lateral cephalometric radiographs which were taken preoperatively, one week after surgery and late postoperatively were used to statistically analyze the stabilization of the skeletal movement. A significance level of 0.05 was predetermined. Statistically significant immediate postsurgical changes were found in both groups compared to presurgical cephalometric measurements. In late postoperative cephalometric measurements all landmarks in the horizontal and vertical plane showed statistically significant skeletal stability in 4-plate and 2-plate group. There was no significant difference between group I and II. The results of this study conclude that the postoperative stability of the 2-plate anterior fixation alone in the one piece Le Fort I ostetomy was similar and predictable, compared to conventional 4-plate internal fixation.
  • Thumbnail Image
    Item
    Lokalize alveoler defektlerin intraoral otojen onley kemik greftleri ile onarımında tünel ve krestal insizyon tekniklerinin karşılaştırılması
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2014) Altıparmak, Nur; Uçkan, Sina
    u çalışmanın amacı; krestal ve tünel olmak üzere iki farklı insizyon tekniği kullanılarak hazırlanan alıcı bölgelerde meydana gelen komplikasyon oranlarının karşılaştırılmasıdır. u amaçla 2013 şubat -2014 ocak tarihleri arasında aşkent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene Cerrahisi kliniğine implant yaptırmak için başvuran ve alveoler kret atrofisi olan, 24-65 yaş aralığındaki gönüllü hastalar, cinsiyet ayırımı gözetilmeksizin çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmaya dahil edilecek hastalar, ardışık olarak krestal insizyon tekniği ve tünel insizyon tekniği kullanılarak opere edilmiştir. Verici saha olarak mandibuler ramus veya simfiz bölgeleri kullanılmıştır. Kemik greftinin alınacağı bölgenin seçiminde; alıcı bölgenin lokalizasyonu, ihtiyaç olunan kemiğin kalite-kantititesi ve oluşabilecek cerrahi komplikasyonlar göz önünde bulundurulmuştur. Krestal ve Tünel gruplarında gerçekleştirilen ogmentasyon prosedürlerinin tamamında verici saha olarak mandibular ramus veya simfiz tercih edilmiştir. Otojen blok kemik greftleri, piezoelektrik cerrahi cihazı ile elde edilmiş ve alıcı sahaya iki vida (Syntess) ile fikse edilmiştir. lok kemik greftlerinin üzerinde trombositten zengin fibrin (TZF) membran olarak kullanılmıştır. 6 aylık bekleme süreci sonunda implant cerrahileri gerçekleştirilmiştir. Her iki grupta gerçekleştirilen operasyonlarda ve takip seanslarında minor komplikasyonlar (geçici parestezi, ılımlı enfeksiyon, greftte minor açılma), major komplikasyonlar (greftte major açılma, kalıcı parestezi, greft kaybına neden olan enfeksiyon), ameliyat süresi, Visual Analog Scala (VAS) parametreleri değerlendirilmiştir. vi Tünel grubunda; 33 hastada 5‟i bilateral olmak üzere 27 horizontal ve 11 vertikal ogmentasyon yapılmıştır. 38 ogmentasyon prosedürünün 16‟sında ramus, 22‟sinde simfiz verici saha olarak kullanılmıştır. Ogmentasyon yapılan 37 bölgeye, çapları 3.3, 4.1 ve 4.8 mm, uzunlukları 10 ve 12 mm olan toplam 59 implant (Straumann) yerleştirilmiştir Krestal grubunda; 35 hastada 2‟si bilateral olmak üzere 27 horizontal ve 10 vertikal ogmentasyon yapılmıştır. Ogmentasyon yapılan 34 bölgeye çapları 3.3, 4.1 ve 4.8 mm, uzunlukları 8, 10 ve 12 mm olan toplam 61 implant yerleştirilmiştir. Tünel grubunda; ogmente edilen 38 alıcı sahadan 4‟ünde minor açıklık meydana gelmiştir. Alıcı sahalardan 1‟inde meydana gelen major açıklık ve enfeksiyona bağlı olarak greft kaybedilmiştir. Krestal grubunda; ogmente edilen 37 alıcı sahadan 12‟sinde minör, 3‟ünde major açıklık meydana gelmiştir. 6 aylık izlem sonucunda, Tünel grubuna göre Krestal grubunda minör açılma sıklığı istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). 6 aylık izlem sonucunda, Krestal ve Tunel grupları arasında; ılımlı enfeksiyon, major açılma, greft kaybına neden olan enfeksiyon, ciltte ve mukozada parestezi, komşu dişte dişeti çekilmesi görülme sıklıkları istatistiksel olarak benzer bulunmuştur. Sonuç olarak; tünel insizyon tekniği ile hazırlanan alıcı sahalarda, otojen kemik greftleri ile ogmentasyon prosedürlerinin en sık karşılaşılan komplikasyonu olarak bildirilen insizyon hattındaki açıklık oranının anlamlı olarak daha az meydana gelmiş olması, minimal invaziv tünel tekniğinin sık kullanılan krestal insizyon tekniğine alternatif olarak kullanılabileceği görülmüştür.
  • No Thumbnail Available
    Item
    Titanyum ve polieter eter keton (Peek) subperiosteal çene implantlarının biyomekanik etkilerinin sonlu elemanlar metodu ile incelenmesi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2021) Polat, Serhat; Altıparmak, Nur
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, standart olarak aynı protetik parçaları ve üst yapıları olan, fakat Titanyum ve %60 Karbon fiber ile güçlendirilmiş Polieter eter keton (PEEK) materyalinden üretilen subperiosteal implant sistemlerinin maksiller kemiğe yerleştirildikten sonra okluzal kuvvetler altında oluşan streslerin ölçülmesi ve karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Titanyumdan üretilmiş yeni nesil subperiosteal implant gövdesi ve fiksasyon vidalarına sahip model ile %60 karbon fiber ile güçlendirilmiş PEEK materyalinden üretilmiş yeni nesil subperiosteal implant gövdesi ve fiksasyon vidalarına sahip iki farklı model oluşturulmuştur. Uygulanan dik ve oblik kuvvetlerin sonucunda bu modellerde; subperiosteal implant sisteminde ve kemikte oluşan stres değerleri, dağılımları ve yoğunlaşma bölgeleri incelenmiştir. Sonlu elemanlar stres analizi sonucunda uygulanan 3 farklı kuvvet protokolü sonucunda subperiosteal implant gövdesi, fiksasyon vidaları, kortikal ve spongioz kemikteki von Misses stres, Maksimum asal stres ve Minimum asal stres değerleri ve dağılımları incelenmiştir. Bulgular: Oluşturulan bütün senaryolarda titanyumdan üretilmiş yeni nesil subperiosteal plak ve fiksasyon vidaları üzerinde oluşan von Mises değerleri, %60 karbon fiber takviyeli PEEK materyalinden üretilen subperiosteal plak ve vidalar üzerindeki streslerin yaklaşık iki katı daha fazla bulunmuştur. Genel olarak titanyum ve karbon fiber destekli PEEK materyalinden üretilen subperiosteal implantlar kemikte benzer stres değerleri oluşturduğundan dolayı kemik üzerinde benzer biyomekanik davranış sergilemiştir. Sonuç: Çalışma sonuçlarına göre %60 karbon fiber destekli PEEK materyali kemik üzerinde titanyum subperiosteal implantlar ile benzer biyomekanik davranış sergilediğinden ötürü titanyum materyaline alternatif olarak düşünülebilmektedir. Bu materyalin dental subperiosteal implant materyali olarak rutin kullanılabilmesi için uzun dönemli invivo çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir. Aim: The aim of this study is to examine the stresses that will occur under occlusal forces on the cortical bone, spongious bone and the subperiosteal implant systems made of Titanium and %60 Carbon fiber reinforced Polyether ether ketone (PEEK) material. Materials and Methods: Two different models of subperiosteal implant systems made of Titanium and %60 Carbon fiber reinforced Polyether ether ketone (PEEK) material. As a result of vertical and oblique forces, the stress values and distrubutions on the subperiosteal implant systems and bone were examined. After applying the three different force protocols, von Mises stress, Maximum principal stress and Minimum principal stress values and distribution on tha subperiosteal implant body, fixation screws, cortical and spongious bone were analysed by finite element analysis. Results: In all scenarios, the von Mises values on the Titanium subperiosteal implant system were found to be approximately twice on the 60% carbon fiber reinforced PEEK subperiosteal implant system.plates. Subperiosteal implants produced from titanium and carbon fiber reinforced PEEK material exhibited similar stress values on cortical and spongious bone. Conclusion: According to the results of this study, 60% Carbon fiber reinforced PEEK material can be considered as an alternative material to titanium since it exhibits similar biomechanical behavior with titanium subperiosteal implants on cortical and spongious bone. In order to be routinely used as dental subperiosteal implant material, it should be supported by long-term in vivo studies.

| Başkent Üniversitesi | Kütüphane | Açık Bilim Politikası | Açık Erişim Politikası | Rehber |

DSpace software copyright © 2002-2026 LYRASIS

  • Privacy policy
  • End User Agreement
  • Send Feedback
Repository logo COAR Notify