Başkent Üniversitesi Makaleler
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11727/13096
Browse
2 results
Search Results
Item Türkiye’de Lisans Düzeyinde Eğitim Veren Sosyal Hizmet Bölümlerindeki Akademisyen Profilinin İncelenmesi(Başkent Üniversitesi, 2024-12-30) Bekarca Şen,Asiye; Meşe,Rana; Kangalgil Balta,Gökben; Nur Caferoğlu,Gamze; Çiltaş,ÇağrıAmaç: Türkiye’de lisans düzeyinde eğitim veren Sosyal Hizmet Bölümlerindeki akademisyenlerin profilini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmada nicel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Türkiye’de sosyal hizmet bölümü bulunan 53 devlet, 14 vakıf ve 2 Kıbrıs üniversitesi olmak üzere toplam 69 üniversite incelenmiştir. Üniversitelerin sosyal hizmet bölümünde görev yapan akademisyenler çalışmaya dahil edilmiştir. Doküman taraması yoluyla Yükseköğretim Kurulu-YÖK Akademik Arama Sistemi ve bölümlerin web akademik veri sistemi üzerinden 519 akademisyenin profil bilgilerine ulaşılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Veriler Excel programına aktarılmış ve özet tablolar (pivot tablo) kullanılarak analiz gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen kategoriler için frekans ve yüzde gibi istatiksel teknikler kullanılarak veriler görselleştirilmiştir. Bulgular: En çok akademisyene sahip olan üniversite 32 akademisyen ile Hacettepe Üniversitesi, en az akademisyene sahip olan üniversiteler ise 3’er akademisyen ile Üsküdar Üniversitesi ve Hitit Üniversitesidir. Kadın akademisyenlerin oranı %55.49, erkek akademisyenlerin oranı %44.51'dir. Akademisyenlerin 69’u Profesör Doktor, 128’i Doçent Doktor, 152’si Doktor Öğretim Üyesi, 147’si Araştırma Görevlisi, 16’sı Öğretim Görevlisi ve 7’si diğer kategorisi ile belirtilen unvanlara sahiptir. Doktor öğretim üyeleri %29.29'luk oranlarıyla akademisyenler içerisindeki en büyük grubu oluşturmuştur. Akademisyenlerin %39.50'si "Sadece Sosyal Hizmet Mezunu" olup, %5.20'si ise "Sosyal Hizmet ve Başka Lisans Bölüm Mezunu" kategorisinde yer almıştır. Toplamda, sosyal hizmet mezunları (sadece sosyal hizmet ve sosyal hizmet + başka lisans bölümü) tüm akademisyenlerin %44.70'ini oluşturmuştur. Alanda yüksek lisans kapsamında gerçekleştirilen tez çalışmalarında çocuk-genç (%15.57) ve kadın (%12.57) konuları diğerlerine göre daha büyük bir paya sahip iken doktora tez çalışmalarında diğer (Sosyal ve Beşeri Bilimler, Eğitim vb.) (%17.38) kategorisinin en çok paya sahip olduğu, onu kadın (%10.45), çocuk - gençlik (%10.45), engellilik, ruh sağlığı (%9.63) ve tıbbi sosyal hizmet (%9.63) alanlarının takip ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç: Bugün Türkiye’nin her bölgesinde birçok üniversitede sosyal hizmet eğitimi verilmektedir. Sosyal hizmet eğitiminin en önemli unsurlarından olan akademisyenlerin profili çeşitlilik göstermektedir. Bu profili ortaya koymak, alanda sosyal hizmet eğitimine ilişkin güncel tartışmaları kanıtlarla desteklemek açısından önemli olmuştur.Item Akademisyenlerin Yeni Besin Korkularının ve Etkileyen Faktörlerin Saptanması(Başkent Üniversitesi, 2020-08-30) Kol,Cansu; Akçil Ok,MehtapAmaç: Daha önce tadılmamış, bilinmeyen besinlerden farklı derecelerde kaçınma durumu yeni besin korkusu olarak tanımlanmaktadır. Çalışma, akademisyenlerin yeni besin korkularının saptanması ve etkileyen faktörlerin incelenmesi amacıyla planlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışma, Eylül 2019 – Ocak 2020 tarihleri arasında Başkent Üniversitesi Bağlıca Kampüsü’nde farklı fakülte ve bölümlerin akademik personelinden gönüllü 173 kadın (%73.3) ve 63 erkek (%26.7) olmak üzere toplamda 236 yetişkin akademisyen dahil edilmiştir. Bireylerin kişisel özelliklerine, beslenme alışkanlıklarına ilişkin bilgileri saptamak amacıyla anket formu, yeni besin korkularını belirleyebilmek amacıyla yeni besin korkusu ölçeği (FNS) uygulanmıştır. Ölçekten alınan yüksek puanlar yeni besin korkusunu, düşük puanlar yeni besinlerden hoşlanmayı göstermektedir. Bulgular: Bu çalışmadaki; bireylerin yaş ortalaması kadınlarda 37.9±11.03 yıl, erkeklerde 40.8±4.76 yıl olarak saptanmıştır. Bireylerin yeni besin korkusu (YBK) ortalama puanı 32,7±12,26 olarak saptanmıştır ve kadınlarda ve erkeklerde birbirine yakın değerlerde olduğu bulunmuştur (p>0.05). Yurt dışına çıkan bireylerin yeni besin korkuları çıkmayanlara göre daha düşük bulunmuştur (p<0.05). Yurt dışında besin seçimi yapan bireylerin yeni besin korkuları yapmayan bireylere göre daha yüksek bulunmuştur (p<0.001). Sonuç: Bireylerin yeni besin korkusunu çeşitli faktörler etkileyebilmektedir. Bireylerin yeni besin korkularının nedeni detaylı incelenmeli, yaklaşımlar ve çözümler de uygun şekilde yapılmalıdır. Yeni besin korkusu arttıkça diyet kalitesinde düşme görülebileceğinden korku düzeyi yüksek olan bireyler beslenme danışmanlığı almak üzere diyetisyene yönlendirilmelidir.