Browsing by Author "Yıldırım, Yeşim"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Item Hepatasolüler karsinomada Cox-2 ifadesi ve hastalığın klinik özellikleri ile ilişkisi(Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2007) Yıldırım, Yeşim; Özyılkan, ÖzgürYakın zamanda yapılan çalısmalarda siklooksijenaz-2 ( COX-2) enzim sisteminin aktivasyonunun hepatokarsinogenezde rolü olabileceği söylenmektedir. Ancak hepatoselüler karsinomda (HCC) COX-2 ifadesinin klinik önemi tam olarak belli değildir. Bu çalısmada hepatit B ve hepatit C virus iliskili HCC’lu hastalarda ve etiolojisi bilinmeyen HCC’lu hastalarda COX-2 ifadesi ve COX-2 ekspresyonunu klinik anlamı incelendi. COX-2 ifadesi immünhistokimyasal olarak HCC’lu 31 hastanın ( 27 erkek ve 4 kadın, 48-75 yas aralığında) karaciğer dokularında analiz edildi. Bu hastalardan 19’u hepatit B pozitif iken 6 hasta hepatit C pozitifti ve 6 hastada tüm viral belirteçler negatifti ve etiolojik faktörler tespit edilmedi. Altı hasta lokal tedaviler alırken (transarteriel kemoembolizasyon ya da radyofrekans ablasyon) 13 hastaya transplantasyon uygulandı, 4 hastaya cerrahi rezeksiyon yapıldı. Yedi hastaya palyatif tedavi verildi. Sadece 1 hasta sistemik kemoterapi aldı. Viral belirteçleri pozitif ya da negatif olan tüm HCC örneklerinde COX-2 ifadesi saptandı. HCC etiolojisi ile COX-2 ifadesi arasında bir iliski saptanmadı. COX-2 ifadesi ile lezyonların sayısı ya da tümörün derecesi arasında bir iliski saptanmadı. COX-2 ifade derecesi <%5 olan hastalarda ortanca sağ kalım 32 aydı. COX-2 ifadesi >%5 olan hastalarda ortanca sağ kalıma ulasılamadı. COX-2 ifade derecesi ile sağ kalım arasında bir iliski bulunmadı (p=.72). COX-2 sistemi hepatokarsinogenezde hastalığı baslatan faktörlerden bağımsız ortak bir bölüm olarak görülmektedir. COX-2 ifadesi hastaların sağ kalımı ile iliskili görülmemekle birlikte bu sistemi hedefleyen tedavilerin HCC tedavisinde ve transplantasyon sonrası tekrarları önlemede makul bir yeri olabileceğini göstermektedir.Item Hepatosellüler karsinomda tedavi yaklaşımları(Hematoloji Onkoloji Dergisi ,18 ,4 ,248-253, 2008) Yıldırım, Yeşim; Özyılkan, Özgür; Karakayalı, Hamdi; Haberal, MehmetHepatosellüler karsinoma (HCC) özellikle viral hepatit insidansı yüksek olan Asya ve Uzak Doğu'da sık görülen bir tümördür. Viral hepatitlere bağlı kronik karaciğer hastalığı zemininde gelişen HCC da tedavi gerektiren sadece tümörün kendisini değil aynı zamanda altta yatan karaciğer hastalığıdır. Cerrahi rezeksiyon, küratif bir yöntem olmasına rağmen sirozun varlığı hastaların %90'nında rezeksiyona engel olmaktadır. Bununla beraber sıklıkla yaygın ya da çoklu lezyonlara rastlanıldığı için, hastalar küratif rezeksiyona uygun olmamaktadırlar. Karaciğer transplantasyonu hem altta yatan kronik karaciğer hastalığının tedavisinde hem de HCC tedavisinde kür sağlayıcı bir tedavidir, merkezimizde genişletilmiş kriterlerle yapılan karaciğer transplantasyonlarda oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır. Cerrahi girişime uygun olmayan hastalarda lokal ablatif tedaviler gündeme gelmektedir. Transarteriel kemoembolisazyon (TACE), perkütan alkol enjeksiyonu (PAE) ya da radyofrekans ablasyon (RF) sık kullanılan yöntemler olup, küçük solid lezyonlarda etkili olabilmektedir. Ekstrahepatik yayılım varlığında, cerrahi rezeksiyona uygun olmayan hastalarda sistemik kemoterapiler kullanılmaktadır. Sisplatin, doksorubisin, etoposit ve 5-Florourasil gibi pek çok ilaç tek başına yada kombine olarak kullanılmış ancak yanıt oranları %8-18 ile sınırlı kalmıştır. Sisplatin, interferon-alfa-2b, doksorubisin ve 5-florourasil (PIAF) kombinasyonu ile bu grup hastalarda yüksek yanıt oranı elde edilmiş olmasına rağmen doksorubisinle karşılaştırıldığında sağ kalım avantajı sağlamadığı görülmüştür. Ciddi morbiditesi olması nedeniyle bu kombinasyonun henüz standart olarak kabul edilmemektedir. Son yıllarda HCC da etkinliği gösterilen bir ajanda, Raf kinaz inhibitörü olan sorafenibdir. Faz III çalışmada plaseboya karşı anlamlı olarak sağ kalım avantajı sağladığı gösterildiğinden dolayı, sorefenib HCC'un tedavisinde umut verici gibi görünmektedir. Hepatocelluler carcinoma is common especially in Asia and Far East where the incidence of viral hepatitis is very high. Treatment of HCC includes the treatment of underlying chronic liver disease caused by viral hepatitis and the tumor itself. Although, surgical resection is the curative treatment procedure for the disease, presence of cirrhosis hinders the resection at about 90% of patients. Besides, owing to diffuse and multiple lesions, most of the patients are not suitable for the curative resection. Liver transplantation can cure both the underlying chronic liver disease and the HCC. Liver transplantation are performed according to expanded criteria and successful results have been obtained at our center. Local and ablative treatments are put on to the agenda in patients whom are not suitable for surgical intervention. Transarterial chemoembolisation (TACE), percutaneous alcohol injections (PAI) and radiofrequency ablation (RF) are the most common procedures that are effective in small solitary lesions. Systemic chemotherapies are used in the case of extrahepatic dissemination or in patients with unresectable disease. Cisplatin, doxorubicin, etoposite and 5-flourouracil have been used both as a single agent and in combinations but the response rates are limited between 8 to 18%. In this group of patients although the higher response rate was achieved with the combination of cisplatin, interferon-?-2b, doxorubicin and 5-flourouracil (PIAF), no survival advantage was obtained when compared with doxorubicin. This combination has not been accepted as a standard because of its severe morbidity. Recently sorefenib, a Raf kinase intibitor, was shown to be effective in HCC. Owing to survival advantage in a phase III trial when comparing to placebo, sorefenib seems to be proming agent in HCC.