Repository logo
Communities & Collections
All of DSpace
  • English
  • العربية
  • বাংলা
  • Català
  • Čeština
  • Deutsch
  • Ελληνικά
  • Español
  • Suomi
  • Français
  • Gàidhlig
  • हिंदी
  • Magyar
  • Italiano
  • Қазақ
  • Latviešu
  • Nederlands
  • Polski
  • Português
  • Português do Brasil
  • Srpski (lat)
  • Српски
  • Svenska
  • Türkçe
  • Yкраї́нська
  • Tiếng Việt
Log In
New user? Click here to register.Have you forgotten your password?
  1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Varoğlu, Abdülkadir"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 4 of 4
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • No Thumbnail Available
    Item
    Değer yönelimlerinin müzakere tarzlarına etkisi üzerine bir araştırma
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020) Ercan, Mehmet Serdar; Varoğlu, Abdülkadir
    Modernleşme ve kapitalizmin etkisiyle artan tüketim anlayışı, insanların sahip oldukları arzular, istekler ve beklentiler açısından dönüştürücü bir etki yaratmıştır. Buna bağlı olarak, yeni meslek gruplarının doğduğu, iş yapma biçimlerinin ve hayat tarzlarının değiştiği, kısacası toplumun daha karmaşık bir yapıya büründüğü ve ortaya çıkan anlaşmazlıklarda benimsenen iletişim, karar ve davranışsal yaklaşımlar açısından değer farklılıklarının ayırt edici bir rolü olduğu ortaya çıkmıştır. Ne var ki değerler, insanları bir arada tutan, davranışlara yön veren ve insanı kâinatla birleştiren özellikler olarak nitelendirilmesine karşın subjektif faktörler olarak görüldüğünden müzakere tarzlarına yönelik çalışmalarda yeterince ele alınmamıştır. Dolayısıyla bu çalışmada, değer yönelimlerinin müzakere tarzları ile ilişkisi üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda, katılımcıların müzakere tarzlarının hangi motivasyonel değer yönelimlerine göre şekillendiği, değer yönelimlerinin müzakere tarzları üzerinde ne gibi bir etkisinin bulunduğu ve müzakere tarzlarına ne ölçüde yansıtıldığı, demografik değişkenlere göre değer yönelimleri ve müzakere tarzları arasında anlamlı farklılıklar bulunup bulunmadığı gibi sorulara yanıt aranmaya çalışılmıştır. Buna göre, subjektif faktörlerin müzakere tarzlarındaki rolünün anlaşılması, bireylerin hangi motivasyonlarla eylemde bulunduklarının belirlenmesi, anlaşmazlık durumunda başvurulan iletişim ve davranış kalıplarının anlaşılmasının yanısıra kültürel farklılıkların yönetimine yönelik yapılacak çalışmalara temel oluşturması bakımından çalışmanın katkı sağlaması beklenmektedir. Uygulanan anket çalışması kapsamında, toplam 445 katılımcıdan tam olarak geri bildirim alınarak elde edilen veriler istatiksel analize tabi tutulmuştur. Araştırma bulgularına göre, değer yönelimlerinin müzakere tarzları ile anlamlı ve pozitif yönde bir ilişkisinin olduğu saptanmıştır. Ayrıca, değer yönelimlerine ilişkin en yüksek ortalamanın muhafazakârlık, müzakere tarzları açısından ise en düşük ortalamanın rekabetçilik olduğu tespit edilmiştir. Bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki korelasyon incelendiğinde, aralarındaki en güçlü ilişkinin muhafazakarlık boyutuyla olduğu görülmüştür. Altboyutlar arasındaki korelasyon ilişkisi bakımından, değişime açıklık değer boyutu ile işbirlikçi müzakere tarzı, kendini geliştirmek ile rekabetçilik, muhafazakarlık ile işbirlikçilik arasında en yüksek düzeyde ilişki olduğu görülmüştür. Diğer taraftan, kendini aşmışlık ile rekabetçilik arasında anlamlı ve negatif yönlü bir korelasyon olduğu ortaya çıkmıştır. Basit regresyon analizi bulguları açısından, muhafazakarlığın kaçınmacı, kendini geliştirmenin rekabetçi, kendini aşmışlığın uzlaşmacı ve işbirlikçi, değişime açıklığın ise uyuşmacı müzakere tarzı üzerinde en fazla etkiye sahip değişkenler olduğu anlaşılmıştır. Kendini aşmışlığın işbirlikçi müzakere yaklaşımı üzerindeki etkisinde bağımsız değişkenin bağımlı değişkendeki değişimin % 23’lük kısmını açıkladığı görülmüştür. Bunun yansıra, değer yönelimlerinin müzakere tarzları üzerindeki etkisini açıklayan demografik değişkenler açısından daha çok cinsiyet değişkeninin belirleyici bir role sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. The increasing sense of consumption due to the effect of modernization and capitalism has created transforming effect in terms of the desires, requests and the expectations of the people. Correspondingly, new job fields has emerged, working patterns and life style has changed. In short, the communication adopted by the society in a more coplex structure and in disputes arising, value differences emerged as a distinctive role in terms of decision and behavioral approaches. Even though values have been described as merging people with universe, holding them together and guiding behaviours they have not been adequately taken into consideration in negotiation studies. Therefore, it is emphasized the relationships between value trends and negotiation styles in this study. In this context, it is also aimed to seek answers for which type of value trends shaping the participants’ negotiation styles, what effect have the value trends on negotion styles as well as whether there are significant differences between value trends and negotiation styles according to demographic variables. Accordingly, in the context of understanding the role of subjective factors in negotiation approaches, determining with which motivation individuals act, in addition to understanding the communication and behavioral patterns applied in case of disagreement, the study is expected to contribute in terms of providing a basis for the studies to be conducted for the management of cultural differences. The data obtained by receiving feedback from a total of 445 participants were subjected to statistical analysis within the scope of the conducted survey studies. In the scope of the research, it is determined that value trends have a significant and positive relationship with the negotiation styles. Also, conservatism is the highest average for value trends, in terms of negotiation styles the lowest average was found to be competitiveness. Looking at the correlation between dependent and independent variables, the strongest relationship between them is the conservatism value orientation. Furthermore, In terms of correlation among sub-dimensions, the highest level of relationship was found to be between openness to change and collaboration, self development and competitiveness including conservatism and collaboration. On the other hand, it was determined that there was a significant and negative relationship between self-transcendence and competitiveness. Based on simple regression analysis findings, conservatism value orientation on the avoidance negotiation style, self-development on competitiveness, selftranscendence on the compromising and collaboration, openness to change on the accommodation have the most impact variables. It was seen that the effect of selftranscendence on the collaborative negotiation approach explained that the independent variable explained 23% of the change in the dependent variable. In addition, it was understood that the gender variable had a decisive role in the effect of value trends on negotiation styles.
  • Thumbnail Image
    Item
    Dış kaynak kullanımının küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerine etkisi
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017) Aydoğdu, Gizem; Varoğlu, Abdülkadir
    Dış kaynak kullanımı, genel olarak işletmelerin temel yetenekleri arasında yer almayan yetenek ve faaliyetler için, alanında uzman bir işletmeden hizmet sağlaması olarak ifade edilmektedir. Günümüzde dış kaynak kullanımı özellikle temel yetenek ve faaliyetlerine odaklanarak rakiplerine kıyasla sürdürülebilir bir rekabetçi avantaj elde etmek isteyen küçük ve orta ölçekli işletmeler için büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı; Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde (KOBİ’lerde) dış kaynak kullanımının incelenmesidir. Çalışmanın ilk bölümünde dış kaynak kullanımının kuramsal alt yapısı; Kaynak Bağımlılığı Kuramı, İşlem Maliyeti Kuramı ve Kaynak Temelli Yaklaşım çerçevesinde oluşturulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümünde ise dış kaynak kullanımı kavramı ve KOBİ’lerde dış kaynak kullanımına ilişkin kavramsal çerçeve çizilmiştir. Çalışmanın araştırma bölümünde ise, dış kaynak kullanan 10 ve kullanmayan 20 olmak üzere toplam 30 işletmenin dış kaynak kullanımının, sektörel ve işletme büyüklüğü açısından birbirinden farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek üzere bir saha araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesinde; dış kaynak kullanan ve kullanmayan KOBİ’lerin sektörel açıdan ve işletme büyüklüğü açısından farklılaştığı görülmüştür. Buna ek olarak dış kaynak kullanan işletmelerin ise dış kaynak kullanım nedenleri, dış kaynak kullanımından elde edilen avantajlar/dezavantajlar, dış kaynak kullanım alanları, dış kaynak kullanım düzeyleri ve dış kaynak kullanım süreleri bakımından farklılaştığı tespit edilmiştir. Outsourcing is defined that providing services from a specialized operator in the field, for skills and activities that are not among the basic skills of the business in general. Today, outsourcing is of great importance for small and medium-sized businesses, especially those who want to achieve a sustainable competitive advantage over their competitors, focusing on their core competencies and activities.With this way, the aim of this study is to examine outsourcing in small-and-medium-sized businesses. In the first part of the study, theorical roof of outsourcing has been created the framework for Resource Dependence Theory, Transaction Cost Theory and Resource Based Approach. In the second part of the study, a conceptual framework has been drawn about outsourcing and the use of outsourcing in small-and-mediumsized businesses has been given. In the research part of the study, 30 firms that use outsourcing (10 firms) and do not use outsourcing (20 firms) has been evaluated whether or not the differentiate each other with regard to business size and sector. As a result of the findings from the research; It has been seen that small-and-medium-sized businesses which use outsourcing or not have differentiated each other in terms of sector and business size. In addition, small-and-medium-sized business which use outsourcing have differentiated each other in terms of the reasons for outsourcing, advantages/disadvantages of outsourcing, outsourcing fields, outsourcing levels and outsourcing times.
  • Thumbnail Image
    Item
    Örgütsel belleklerin öz oluşumu: Türkiye'de bir kamu kurumu görev ağları analizi
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017) Aksu, Bora; Varoğlu, Abdülkadir
    Örgütler bilgileri belleklerinde saklanmakta ve ihtiyaç duyulduğunda kullanılmaktadır. Örgütlerin bellekleri ile ilgili farklı sınıflandırmalar yapılmıştır. Bu çalışma özellikle iki örgütsel bellek türü üzerine odaklanmaktadır. Bunlar “Semantik” ve “Episodik” örgütsel bellekler olarak adlandırılmaktadır. Örgütsel rutinler içerisindeki bilgi iş tanımı ve prosedürler ile alakalı ise semantik örgütsel belleklerde, tecrübe ve kazanımlar ya da kayıplarla alakalı ise episodik örgütsel belleklerde saklanmaktadır. Bu bellekler kullanımlarına göre sürekli yeniden oluşabilirler ya da yok olabilirler. Bu da örgütlere hatırlama ya da unutma imkânı kazandırır. Bu tez çalışmasının iki temel amacı bulunmaktadır. Bunlardan ilki örgütsel bellekleri örgütsel düzeyde öğrenme sonuıcu yine örgütsel düzeyde depolanmalarına dair kavramsal çerçeveyi çizebilmektir. Bu sayede örgütsel belleklerin çeşitli örgütsel süreçler üzerinde yaptıkları etkilere dayanarak türlerine göre ölçülebilir şekilde kavramsallaştırmak mümkün olmaktadır. İkincisi ise bu kavramsal çerçeve altında örgütsel bellekleri örgütsel düzeyde gözlemleyerek türlerine göre ölçülebilecekleri bir modeli inşa etmek ve bu modeli sınamaktır. Örgütsel belleklerin karmaşık örgütsel bilgi paylaşım ağlarında ortaya çıkabilen ve sürekli yenilenen bilgi depoları olduğu yaklaşımı benimsendiğinde söz konusu modeli oluşturmak için karmaşıklık kuramının kendiliğinden ortaya çıkan fenomenleri açıklayan öz oluşum yaklaşımından faydalanılarak örgütsel ağ ilişkilerinde gözlemlenebilmeleri ile ilgili bir model geliştirilmiştir. Seçilen örneklemin birincil ve ikincil görevlerinin tamamındaki ve ayrı ayrı kendi aralarındaki bilgi paylaşım ağları üzerinde gerçekleştirilen ağ-bağ analizi ile bu modelin hipotezleri sınanmıştır. Görevlerin diğer görevlerle ağ ilişkilerinin görülebildiği görev-görev örgütsel bellek düzeyinde semantik ve episodik belleklerin depolanmaları bu kavramsal çerçeve ile analiz edilmiştir. Analizlerin sonucunda örgütsel görevlere ait açık bilgileri içeren, dekleratif örgütsel bellek türleri olan semantik örgütsel belleklerin, görevler arası ağ ilişkilerinin içeri merkezliliği arttıkça görece daha fazla depolandığı hipotezi sınanmıştır. Benzer şekilde bir diğer açık ve dekleratif örgütsel bellek türü olan episodik belleklerin de görevler arası ağ ilişkilerinin göreli merkezliliği arttıkça daha fazla depolandığı hipotezleri sınanmış ve her iki hipotez de Farklı görevler arası ağlarda destek bulmuştur. Örneklem olarak yükseköğretim alanında faaliyet gösteren bilgi yoğun bir kamu kurumu seçilmiş ve bu kuruma ait tüm iş akış şemalarının çıkarılması gerçekleştirilmiştir. Böylece örgütsel bilginin koşul bağımlı yaklaşım ile ve de stratejik olarak planlanarak karmaşıklığının düşürülmesinin gerekliliği ile ilgili varsayımları yalnışlamacı bir şekilde sınanarak örgütsel bellekler ile ilgili kavramsal çerçeve geliştirilmiştir. Ayrıca yöneticilerin karar alırken karmaşıklık ile mücadele etmek veya karmaşıklığa izin vermek gibi farklı stratejiler arasından hangisine yönelmeyi seçebilecekleri konusunda çıkarımlarda bulunulmuştur. Bu bağlamda çalışmanın örgütlerin karar verme mekanizmalarında önem taşıyan örgütsel öğrenme ve bilgi yönetimi gibi konularda kavramsal ve yönetimsel çıkarımlar yapılmıştır. Organizations store information in their memories and use them when needed. Different classifications have been made regarding the memories of organizations. This study focuses specifically on two types of organizational memory. These are called "Semantic" and "Episodic" organizational memories. If the information in the organizational routines is related to job descriptions and procedures, then semantic organizational memories are stored. Similarly episodic organizational memories are stored if the knowledge is related to experiences and gains or losses of the organization. These memories can be constantly recreated or disappear according to their use. This gives organizations the opportunity to remember or forget. There are two main purposes of this thesis. First, to draw out the conceptual framework of the organizational memory that is stored at the organizational level as a result of organizational learning. By achieving this, classification of the organizational memories according to their types and to measure them analytically can be possible. The second is to construct and test a model in which organizational memories can be measured according to their types under this conceptual framework. The approach that -the organizational memories in complex organizational information sharing networks are constantly renewed information repositories - is adopted; hence a model can be developed for measuring the organizational memories observed at the organizational network relations by using the phenomena of self-emergence concept of complexity theory. Hypotheses of this model have been tested by the network analysis performed on the task to task information sharing networks divided as the primary and secondary tasks of the selected sample organization. In this theoretical framework, the storage of semantic and episodic memories at the task-task organizational memory networks (where tasks are connecting with other tasks in the network relations) is analyzed. As a result of the analysis, the hypothesis that semantic organizational memories, which are types of declarative organizational memory, containing clear information about organizational tasks, are stored more as the centrality of inter-task network relations increases is tested. Similarly, the episodic memories, another type of open and declarative organizational memory, have been tested for more stored as the eigen value centrality of a task increases in a task-task network. Both hypotheses have found support in the different types of task networks. Data was collected from a knowledge-intensive public organization operating in the field of higher education and all the workflow charts for this organization were extracted. The descriptions of the stored information of different tasks in these workflows are distinguished as semantically and episodically according to the definitions in the literature. Locating organizational memories in the analysis of task-task network-centrality and the description of organizational memory types in the literature are supported empirically. Thus, the conceptual framework for organizational memories was developed by inadvertently testing the assumptions about the necessity of reducing the complexity of organizational knowledge within the contingency theory and strategically as well. It has also been inferred that managers can choose between different strategies, such as reducing the complexity or allowing it when making decisions. Conceptual and managerial inferences have been made in the research areas of organizational learning and knowledge management, which are important in organizations' decision-making mechanisms.
  • No Thumbnail Available
    Item
    Örgütsel güven ve psikolojik sözleşme ilişkisinde profesyonel bürokrasi etkisi
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020) Korkmazyürek, Yavuz; Varoğlu, Abdülkadir
    Bu araştırmanın amacı, aynı örgüt içinde Destek personeli ve Örgüt profesyonelleri arasında, Örgütsel güven ve Psikolojik sözleşme algılarında potansiyel farklılığın araştırılmasıdır. Bu araştırma için analiz birimi olarak seçilen örgüt, Mintzberg’in Profesyonel bürokrasi örgüt yapılanmasını temsil eden üniversitedir. Bu doğrultuda, Profesyonel bürokrasinin olası etkisini oluşturduğu öngörülen, “eğitim düzeyi” ile “hiyerarşik yönelim” faktörlerinin, Örgütsel güven ve Psikolojik sözleşme etkileşiminde ne derece etkili olabileceği araştırılmıştır. Yöntem açısından nicel yöntem uygulanan bu çalışmada veriler anket yoluyla toplanmıştır. Bulgulara göre gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Örgüt profesyonelleri ve Destek personelinin Psikolojik sözleşme ve Örgütsel güven ortalamaları farklılaşmaktadır. Eğitim seviyesi arttıkça, Psikolojik sözleşme algı ortalamaları düşmektedir. Neticede, örgütsel güven ve psikolojik sözleşme değişkenlerinin literatür de profesyonel bürokrasi temelinde tartışılmamış olması, araştırmanın önemini arttırmakta ve araştırma bulgularının, yönetim ve örgütsel davranış literatürüne faydalı olacağı düşünülmektedir. The objective of this study is to investigate the potential differences between the operating core and support staff on the perceptions of Organizational trust and Psychological contracts in the same organization. The organization chosen as the analysis unit for this research is the university which representing Mintzberg's Professional bureaucracy organizational structure. In this direction, the effect of “education level” and “hierarchical tendency” factors which is thought to constitute the possible effect of Professional bureaucracy was investigated on how effective it is in the interaction between Organizational trust and Psychological contracts. The quantitative method is applied in this research and the data were collected by questionnaire. Significant differences were found between groups. The averages of Psychological contracts and Organizational trust differed between operating core and support staff. As the education level increases, the means of perception about Psychological contracts decreases. Consequently, the fact that the variables of organizational trust and psychological contracts are not discussed in the literature on the basis of professional bureaucracy increases the importance of the research and it is thought that the research findings will be beneficial to the management and organizational behavior literature.

| Başkent Üniversitesi | Kütüphane | Açık Bilim Politikası | Açık Erişim Politikası | Rehber |

DSpace software copyright © 2002-2026 LYRASIS

  • Privacy policy
  • End User Agreement
  • Send Feedback
Repository logo COAR Notify