Browsing by Author "Uslu, Gizem"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Item Çocuk ihmal ve istismarı alanında çalışan profesyonellerin sunulan hizmetlere ilişkin değerlendirilmesi(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019) Uslu, Gizem; Attepe Özden, SedaÇocuk ihmal ve istismarı günümüzde önemli toplumsal bir sorun haline gelmiştir. İhmal ve/veya istismarın çocuk üzerinde yaşam boyu etkilerinin olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Öyle ki kimi zaman yaşanan istismarın boyutuna, süreklilik durumuna göre bu durum ölümle bile sonuçlanabilmektedir. İhmal ve istismar ile ilgili birçok kurum (hastaneler, emniyet, çeşitli dernekler, Koruma Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri, Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezleri, Çocuk İzlem Merkezleri, Çocuk Koruma Merkezleri vb.) hizmet vermektedir. Ancak bu kuruluşların gereksinimleri karşılayacak yeterliliğe ulaşması hedeflenirken, mevcut hizmetlerin neler olduğu ve verilen hizmetlerin yeterliliğinin hem hizmet alanlar hem de hizmeti sunanlar açısından ele alınıp değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışma ile Ankara’da çocuk ihmal ve istismarı alanında görev yapmakta olan profesyonellerin (sosyal hizmet uzmanı, avukat, hemşire, doktor, psikolojik danışman, çocuk gelişimci vb.) çalıştıkları kuruluşta verilen hizmetlere yönelik değerlendirmelerinin neler olduğu öğrenilmesi amaçlanmıştır. Bu temel amaç doğrultusunda çocuk ihmal ve istismarı alanında çalışan 15 profesyonel ile yarı yapılandırılmış görüşme yönergesi kullanılarak derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından analizi yapılan bulgular temelde üç tema altında toplanmıştır. Bu temalar; “Çalışma Deneyimi” (profesyonellerin hangi alanlarda çalıştıkları, bu alanda çalışmaya nasıl başladıkları, bu alanda çalışmanın kendi seçimleri olup olmadığı, alanı sevip sevmedikleri, aldıkları maaşı yeterli bulup bulmadıkları, alan çalışmalarından sağladıkları doyum, tükenmişlik hissedip hissetmedikleri), “Hizmetlerin Değerlendirilmesi” (profesyonellerin mevzuatı yeterli bulup bulmadıkları, çocuk ile ilgili yasa ve yönetmelikleri meslek elemanlarına yol gösterici bulup bulmadıkları, çocukla çalışan diğer meslek elemanlarının eğitimlerinin değerlendirilmesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında verilen tedbir kararlarının değerlendirilmesi) ve “Çocuğun Korunmasında Söz Bende” (çocuklara ilişkin yürütülen hizmetlerden sorumlu olsalar ne tür değişiklikler yapacakları) olarak belirlenmiştir. Yapılan görüşmelerde çocuk ihmal ve istismarı alanında çalışan profesyonellerin kimi durumlarda müdahale sürecinde karşılarına çıkan engeller ve olguların duygusal yıpratıcılığı nedeni ile tükenmişliği yoğun biçimde hissettikleri tespit edilmiştir. Profesyonellerin, çocuk ihmal ve istismarı alanında çalışan diğer meslek elemanlarının eğitimlerinin yetersiz olduğunu belirttikleri ve en çok da iletişim becerileri konusunda eğitimlere ihtiyaç olduğunu düşündükleri ortaya çıkmıştır. Profesyoneller çocuk ihmal ve istismarı ile ilgili mevzuat, yasa ve yönetmeliklerin geliştirilmesi ve uygulanabilirliğinin artması gerektiğini düşündüklerini ifade etmişlerdir. Çocuğa yönelik hizmetlerden sorumlu olma durumlarında genel olarak profesyonellerin tamamı; çocuğun üstün yararının gözetildiği, ihmal ve istismarı önlemeye yönelik yasa yönetmeliklerin ve mevzuatın tamamen uygulanabilir olduğu, koruyucu hizmetlere ağırlık verildiği, alanda çalışan meslek elemanlarının nitelikli eğitimler aldığı ve multidisipliner çalışmaların yapıldığı değişiklikler yapmak istediklerini belirtmişlerdir. Child neglect and abuse has become an important social issue today. It is an undeniable fact that neglect or abuse has lifelong effects on the child. Professionals that work in the field of child neglect and abuse have an important place in the intervention process. Such, the inaccurate or inadequate types of interventions are affecting the child's life significantly. Many instructions related with child neglect and abuse such as hospitals, police, and various organizations give services. However, when it is aimed to meet the requirements of these institutions, it is also necessary to consider what existing services are and to evaluate the adequacy of the services provided both by the service suppliers and service providers. With this study, it is aimed to evaluate professionals working in the field of child neglect and abuse (social worker, lawyer, nurse, doctor, counselor and child development specialist) to find out what their evaluations on the services provided. This is why in-depth interviews were conducted with 15 professionals working in the field of child neglect and abuse by utilizing semi-structured interview guidelines. The findings analyzed by the researcher are fundamentally gathered under three themes. These themes: “Work Experience”, “Evaluation of Services” and “I Am Responsible for Child Protection”. It has been learned that professional working in the field of child neglect and abuse face with obstacles and feel burnout because of the emotional backbreaking facts. Professionals stated that the training of other professional staff working in the field of child neglect and abuse was not sufficient and that what they need the most was training in communication with the child. They also stated that they believe there should be an increase in improvements and implementation of the legislation, laws and regulations on child neglect and abuse. All of the professionals in general are responsible for services for the child stated that they wanted the law and regulations to prevent child neglect and abuse to be applicable, to give more importance to preventive services, to take essential trainings and to be able to perform changes in multidisciplinary studies.Item Ergenlerde Akran Zorbalığının Sosyal Medyada Üretimi ve Yeniden Üretiminin Okul Sosyal Hizmeti Bağlamında Değerlendirilmesi(Başkent Üniversitesi, 2018-12-30) Özcan, Emre; Dinçer,Ecem Nur; İbişoğlu, Şule Ceyda; Uslu, GizemAmaç: Çalışmanın amacı, 13-18 yaş arasındaki lise öğrencisi ergenlerde akran zorbalığının sosyal medyada üretiminin ve yeniden üretiminin okul sosyal hizmeti çerçevesinde değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma metodoloji kullanılmış, model olarak ise “açımlayıcı sıralı” model benimsenmiştir. Araştırmanın nicel veri toplama ve analiz süreci dikkate alındığında örneklemini, Kanuni Meslek Lisesi 2. sınıfta okuyan 56 kişi, İbn-i Sina Sağlık Meslek Lisesi 3.sınıfta okuyan 55 kişi ve Keçiören Lisesi 1.sınıfta okuyan 55 kişi olmak üzere toplam 168 kişi oluşturmaktadır. Verilerin toplanması Pişkin ve Ayas (2007) tarafından geçerliliği ve güvenilirliği yapılarak geliştirilmiş olan Akran Zorbalığı Ölçeği Ergen Formu aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Veriler, SPSS 20.0 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmanın nitel veri toplama ve analiz süreci kısmındaysa katılımcılar, Akran Zorbalığı Ölçeği Ergen Formu paralelinde zorba ve kurban boyutunda anlamlı ilişki tespit edilerek her iki boyuttan da en yüksek puan alan 15 öğrenciden oluşmaktadır. İlgili katılımcılarla sosyal medya kullanım sıklığı ve biçimini açığa çıkarmak için “derinlemesine mülakat” tekniği, “yarı yapılandırılmış form” dolayımında gerçekleştirilmiştir. Veriler içerik analizine tabi tutularak temalar ve alt temalar oluşturulmuştur. Burada tüm veriler ayrı ayrı araştırmacılar tarafından kodlanmış ve karşılaştırılmıştır. Bulgular: Nicel veri toplama ve analiz kısmında, Akran Zorbalığı Ölçeği Ergen Formu neticesinde kurban ve zorba boyutu her ikisinde de minimum puan olan 43 şeklinde bulunmuştur. Dolayısıyla kurban ve zorba boyutuna frekans analiziyle bakıldığında minimum ve maksimum değerin doğrusal olarak minimal olduğu saptanmıştır. Nitel veri toplama ve analiz sürecindeyse “sosyal medya kullanım sıkılığı ve biçimi” başlığında ana temaya ve buna bağlı olarak “iletişim yolu olarak sosyal medya”, “sosyal medyadan uzaklaşmanın sonucu olarak huzursuzluk ve yoksunluk duygusu” şeklindeki alt temalara; ikinci ana tema olarak “sosyal medyada nefret söyleminin üretimi ve yeniden üretimi” başlığında ana temaya ve buna bağlı olarak “nefret söyleminin normalleştirilmesi” ve “sosyal medyada nefret söyleminin hedef grupları” biçimindeki alt temalara; son olarak ise “sosyal medya kullanımı ve okul yaşamı” başlığında ana temaya ve buna bağlı olarak “okuldaki ilişkilerin belirleyici odağı olarak sosyal medya” ve “okul ortamında şiddetin kaynağı olarak sosyal medya” şeklindeki alt temalara ulaşılmıştır. Sonuç: Toplumun nefret söylemi odağındaki tutum ve yargılarının sosyal medyada araç olmasıyla birlikte akranlar arasında olumsuz bir aktarım oluştuğu görülmektedir. Araştırma sonuçları dikkate alındığında ergenler açısından var olan hizmet modellerinin geliştirilmesi okul sosyal hizmeti gibi yeni hizmet modellerinin oluşturulmasına katkı sağlanmasının gerekliliği vurgulanmaktadır.