Browsing by Author "Turunç, Tahsin"
Now showing 1 - 3 of 3
- Results Per Page
- Sort Options
Item Non-obstrüktif azospermili hastalarda mikroskobik testiküler sperm ekstraksiyonu operasyonu öncesi sperm bulma ihtimalini etkileyen parametreler(Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2015) Kızılkan, Yalçın; Turunç, TahsinBu çalışmada, infertilite nedeniyle başvuran ve tetkiklerinde non-obstrüktif azospermi (NOA) saptanan hastalarda mikroskobik testiküler sperm ekstraksiyonu (mikro-TESE) operasyonu sonuçlarına etki etme ihtimali olan parametrelerin incelenmesi amaçlanmıştır. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi Üroloji Kliniğinde 2003 ile 2014 yılları arasında mikro-TESE yapılan 860 NOA hastasının verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların yaş, infertilite süresi, varikoselektomi öyküsü, orşiyopeksi öyküsü, herniorrafi öyküsü, soliter testis varlığı, sigara kullanımı, daha önceki testis biyopsisi sonucu, orşit öyküsü, son üç ayda insan koriyonik gonadotropin kullanımı, inmemiş veya retraktil testis varlığı, varikosel varlığı, testis volümü, serum folikül stimülan hormon, lüteinizan hormon ve testosteron düzeyi, Klinefelter sendromu varlığı, Y kromozom mikrodelesyon varlığı sonuçlarının mikro-TESE operasyonunda sperm bulunmasına etkisi araştırılmıştır. Mikro-TESE operasyonu yapılan tüm NOA hastalarında sperm bulma oranı %45.8‟dir. Multivaryans analizi, daha önce yapılmış testis biyopsisinde sperm bulunmasının (OR= 15.3; p< 0.001), varikoselektomi varlığının (OR= 1.5; p= 0.041) ve daha yüksek testis volümlerinin (OR= 1.08; p= 0.02) pozitif prediktif parametreler olduğunu göstermiştir. Testis volümü için kestirim değer 11 mL olarak saptanmıştır (AUC= 0.641; p< 0.001). Bu çalışma bilindiği kadarıyla, NOA hastalarına yapılan mikro-TESE operasyonunda sperm bulunmasına etkisi olduğu düşünülen en fazla parametreyi değerlendiren, en geniş serili çalışmadır. Bu çalışmadan elde edilen sonuçların mikro-TESE operasyonu öncesi sperm bulma ihtimalini etkileyebilecek parametreler konusunda bilgilendirici olduğu düşünülmüştür. This study aimed to evaluate parameters that may have an effect on sperm retrieval rates with microscopic testicular sperm extraction (micro-TESE) in patients with infertility and diagnosed to have non-obstructive azoospermia (NOA). Data of 860 NOA patients who underwent micro-TESE procedures between years 2003 and 2014 at Başkent University Adana Practice and Research Center were reviewed, retrospectively. The impact of age, duration of infertility, history of varicocelectomy, history of orchiopexy, history of herniorraphy, presence of solitary testis, smoking, result of previous testicular biopsy, history of orchitis, human chorionic gonadotropin use history in the last 3 months, presence of undescended or retractile testis, presence of varicocele, testicular volume, serum levels of follicle stimulating and luteinizing hormones and testosterone, presence of Klinefelter‟s syndrome and presence of Y chromosome microdeletion on sperm retrieval rates with micro-TESE was investigated. The overall sperm retrieval rate with micro-TESE in NOA patients was 45.8%. Multivaryant anlysis showed that presence of spermatozoa in a previous testicular biopsy (OR= 15.3; p< 0.001), presence of previous varicocelectomy (OR= 1.5; p= 0.041) and higher testicular volumes (OR= 1.08; p= 0.02) were positive predictive parameters for sperm retrieval. Cutoff value for testicular volume was estimated as 11 mL (AUC= 0.641; p< 0.001). To our knowledge this study evaluated the impact of largest number of parameters on sperm retrieval rates with micro-TESE in the largest series of NOA patients. The results appear conclusive in predicting the probabality of sperm retrieval in in NOA patients scheduled for micro-TESE procedure.Item Nonobstrüktif azospermisi olan infertil erkek hastalarda genetik analiz sonuçlarının değerlendirilmesi(Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2015) Şen, Erhan; Turunç, TahsinÇalışmamızda, infertilite nedeniyle kliniğimize başvuran ve spermiogram tetkikinde nonobstrüktif azospermi (NOA) saptanan erkek hastalardaki genetik analiz sonuçlarının değerlendirilmesi ve genetik olarak anormallik saptanan hastalardaki mikroskopik testiküler sperm ekstraksiyonu (mikro-TESE) operasyonu sonuçlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Eylül 2003-Ocak 2015 tarihleri arasında NOA nedeniyle mikro-TESE operasyonu yapılan 994 hasta arasından karyotip analizi ve Y kromozomu mikrodelesyonu testleri yapılan 540 hasta çalışmaya dahil edildi. Bu hastalar arasında genetik analiz sonucunda Klinefelter sendromu (KS), Y kromozomu mikrodelesyonu ve diğer genetik anormallikler tespit edilen hastaların mikro-TESE operasyonundaki sperm bulma oranları, genetik analiz sonucu normal olan NOA hastalarıyla karşılaştırıldı. Ayrıca, hastaların yaşları, infertilite süreleri, testis boyutları, serum FSH ve testosteron seviyeleri ile mikro-TESE operasyonunda sperm bulma oranları arasındaki ilişki incelendi. Mikro-TESE operasyonu yapılan tüm NOA hastalarında sperm bulma oranı %47.5 idi. Genetik analiz yapılan 540 hastada sperm bulma oranı %40 iken, genetik analiz yapılmayan 454 hastada bu oran %56 idi. Karyotip analizleri sonucunda 104 hastada KS saptandı. Klinefelter sendromu saptanan hastaların 22’sinde (%21.2) mikro-TESE’de sperm bulunurken, karyotip analizi normal olan hastalarda bu oran %45 idi, sperm bulma oranları arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0.001). Delesyon testi yapılan hastaların 14’ünde Y kromozomu mikrodelesyonu saptandı. Bu hastaların 12’sinde AZFc, 2’sinde ise AZFb delesyonları mevcuttu. Y kromozomu mikrodelesyonu olan hastaların 4’ünde (%28.6) mikro-TESE’de sperm bulunurken, delesyonu olmayan hastalarda bu oran %39 idi. Mikro-TESE’de sperm bulunan 4 hastada da AZFc delesyonu mevcuttu. Y kromozomu mikrodelesyonu bulunan ve bulunmayan hastalar arasında mikro-TESE’de sperm bulma oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (p=0.580). Hastalarda, infertilite süresinin, mikro-TESE’de sperm bulma oranını değiştirmediği (p=0.712) fakat yaş, testis boyutu, serum FSH ve testosteron seviyesinin sperm bulma oranlarında anlamlı derecede değişiklik yaptığı (p<0,05) saptanmıştır. Yaptığımız çalışma; literatürde bütün genetik analiz sonuçlarının irdelendiği en geniş serili çalışmadır. Çalışmamızın ülkemizde NOA hastaları arasındaki genetik anormallik oranının ve bu hastalardaki mikro-TESE sonuçlarının belirlenmesinde faydalı bir kaynak olabileceğini düşünmekteyiz. Ayrıca çalışmamızda, KS veya Y kromozomu mikrodelesyonu olan hastalarda mikro-TESE’de sperm bulma oranı literatürdeki çalışmalara göre daha düşük bulunmuştur. Oranın düşük olması; genetik analiz bakılan hasta popülasyonuna, taramada kullanılan gen bölgelerindeki farklılığa ve farklı bölgelerdeki farklı demografik özelliklere bağlı olabilir. The aim of this study is to evaluate the genetic analysis results of patients who administered to our clinic with infertility and whom spermiogram tests revelaed nonobstructive azoospermia (NOA) and to analyze the results of microdissection testicular sperm extraction (micro-TESE) operations performed on patients with a detected genetic abnormality. Among 944 patients underwent a micro-TESE operation because of NOA between September 2003–January 2015, 540 patients who were tested for caryotype analysis and chromosome Y microdeletion were included in our study. The sperm extraction rates of with Klinefelter syndrome (KS), deletion of chromosome Y or other genetic abnormalities were compared with NOA patients with normal genetic analysis results. In addition, the association between the age, duration of infertility, testicular size, serum FSH and testosteron levels of patients and sperm extraction rates of micro-TESE operations was also evaluated. The overall sperm retrieval rate of NOA patients who underwent micro-TESE was 47.5%. While sperm retrieval rate was 40% for genetically tested patients (n:540), it was 56% for genetically untested patients (n:454). Among 104 patients with KS, sperm was successfully identified after micro-TESE in 22 (%21.2). This ratio was 45% for patients with normal caryotype analysis. The difference between sperm retrival rates were statistically significant (p<0,001). Fourteen patients were diagnosed with the microdeletion of chromosome Y. Among these patients 12 had AZFc and 2 had AZFb deletions. Sperm was successfully identified in 4 of the patients (28.6%), with chromosome Y microdeletion, All of these patients had AZFc deletion. Sperm retrieval rate was 39% for patients without the deletion. Difference between the sperm retrieval rates of patients with and without deletion was not found to be statistically significant (p=0.580). It was detected that; while the duration of infertility does not have an affect on the sperm retrieval rates after micro-TESE (p=0.712), age, testicular volumes, serum FSH and testosteron levels have a significant affect on the sperm retrieval rates (p<0.005). To our knowledge this study is the most comprehensive study in the literature evaluating the genetic analysis results. We think our study will be a good source in the determination of genetic abnormality rates of NOA patients, and the micro-TESE results of patients with genetic abnormalities in our country. In addition, in this study the sperm retrieval rates of patients who have chromosome Y microdeletion or KS, were found to be lower when compared with other studies in the litetature. This difference could be derived from the genetically tested population’s structure, variance in the gene areas used for scanning and different demographic characteristics of different regions.Item Testis dokusundaki cajal benzeri hücrelerin sperm matürasyon evrelerine olası etkilerinin değerlendirilmesi(Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2012) Hasırcı, Eray; Turunç, TahsinCajal hücreleri, gastrointestinal sistemde motiliteyi düzenleyen pacemaker hücrelerdir. Üriner sistemde de Cajal benzeri hücrelerin motilite regülasyonunda rol oynadıkları düşünülmektedir. Bu hücrelerin testiste rol aldıkları görev bilinmemektedir. Çalışmamızda nonobstrüktif azoospermi nedeniyle Testiküler Sperm Ekstraksiyonu (TESE) yapılan hastaların testis biyopsilerinde Cajal benzeri hücrelerin sayı ve dağılımlarındaki değişimlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda nonobstrüktif azoospermi nedeniyle TESE yapılan 99 çalışma grubu olgusu subgruplara ayrılmış (hipospermatogenez grubunda 19, matürasyon arresti grubunda 40, Sertoli cell only sendromu grubunda 20 ve testiküler atrofi ve fibrozis grubunda 20 olgu) ve obstrüktif azoospermi nedeniyle TESE yapılan 20 kontrol grubu olgusu ile karşılaştırılmıştır. Elde edilen kesitlerde CD117 kullanılarak Cajal benzeri hücrelerin sayı ve dağılımları immünhistokimyasal olarak incelenmiştir. Kontrol grubuna göre tüm çalışma gruplarında Cajal benzeri hücre sayıları daha fazla idi. Bu artış matürasyon arresti ve Sertoli cell only sendromu subgrublarında istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0.05). Tüm gruplarda Cajal benzeri hücrelerin dağılımları birbirlerine benzerdi. Cajal benzeri hücrelerin nonobstrüktif azospermili hastalardaki sayıca artışı, bu hücrelerin spermatogenezi olumsuz yönde etkiledikleri ya da spermatogenezden bağımsız rolleri olabileceğini düşündürmektedir. Testiste Cajal benzeri hücrelerin morfolojik yapısını ve fonksiyonlarını daha iyi tanımlamak