Browsing by Author "Tüzün, Emine Handan"
Now showing 1 - 3 of 3
- Results Per Page
- Sort Options
Item Kas iskelet sistemi hastalıklarına bağlı Kronik ağrıların yaşam kalitesi üzerine olan etkileri(Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2007) Aytar, Ayça; Tüzün, Emine HandanBu tez kronik kas iskelet sistemi hastalıklarına baglı kronik agrıların yasam azalan yasam kalitesinin belirleyicilerini tesbit etmek amacı ile tasarlandı. RA, OA, FMS, MAS, bel ve boyun agrılı kisileri içeren 304 kronik kas iskelet sistem hastası (çalısma grubu) ve kronik agrı yakınma problemi olmayan 157 (kontrol grubu) olgu çalısmaya katıldı. Olguların sosyo-demografik ve agrı özellikleri, depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları, yeti yitimleri ve saglıkla ilgili yasam kaliteleri özel anketlerle degerlendirildi. Çalısma grubundaki olguların duyusal, afektif ve toplam agrıları ile ölçümün yapıldıgı anda hissedilen agrı siddetleri ve degerlendirilen toplam agrı siddeti kontrol grubundaki olguların agrı özelliklerinden daha fazla idi (p<0.05). Kontrol grubu ile karsılastırıldıgında çalısma grubundaki olguların uyku kaliteleri daha kötü idi (p<0.05). Kas iskelet sistem hastalıklarına baglı kronik agrısı olan olguların mental, fiziksel ve toplam yorgunluk düzeyleri kontrol grubundaki olgulardan daha fazla bulundu (p<0.05). (p<0.05). Çalısma grubundaki olguların kontrol grubundan daha fazla depresyona egilimi oldugu bulundu (p<0.05). Çalısma grubundaki olguların sürekli anksiyete düzeyleri kontrol grubundakilere göre daha fazla bulunmusken (p<0.05) , durumluluk anksiyete puanları arasında fark yoktu (p>0.05). Çalısma grubundaki olguların agrıya baglı olusan yeti yitimi düzeyleri kontrol grubundaki olgulardan daha fazla idi (p<0.05). Çalısma grubundaki olguların saglıkla ilgili yasam kalite düzeyleri Kısa Form-36 anketinin vitalite ve mental saglık alt ölçekleri dısındaki diger alt ölçeklerde kontrol grubundaki olgulardan anlamlı düzeyde daha düsük idi (p<0.05). Fiziksel fonksiyon ve genel saglık dısında hastalık gruplarının saglıkla ilgili yasam kalite düzeyleri benzerdi (p>0.05). Bu çalısmamızın bulguları sonucunda saglıkla ilgili yasam kalitesi üzerinde uyku kalitesi, yorgunluk ve depresyon düzeylerinin önemli etkisi oldugunu göstermistir. Elde edilen sonuç literatür ile uyumludur.Item Mikrodiskektomi sonrası erken dönem egzersiz tedavisinin etkililiği(Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2007) Çakmak, Melih, Ecmel; Tüzün, Emine HandanÇalısmamızın amacı mikrodiskektomi sonrası birinci haftada baslanan standart ev egzersiz programına ek olarak klinikte fizyoterapist rehberliğinde uygulanan lomber dinamik stabilizasyon egzersizlerinin etkililiğini incelemekti. Çalısmaya katılan toplam 40 olgu, rasgele örneklem yöntemi ile tedavi ve kontrol grubuna ayrıldı. Bu olgular, egzersiz programlarına baslamadan önce ve 8 haftalık eğitim programının sonunda tanımlayıcı ve klinik özelliklerinin yanısıra kas kuvveti, endurans, ağrı, eklem hareket açıklığı, esneklik, yeti yitimi, fonksiyonel kapasite, yasam kalitesi ve ise dönüs açısından değerlendirildi. Her iki gruptaki olgular tanımlayıcı, klinik özellikler ve bulgular açısından benzerdi. Tedaviden önce SF-36’nın ağrı ve sosyal fonksiyonları dısındaki tüm ölçümlerde gruplar birbirine benzerdi. Tedavi sonrasında lomber bölge toplam kas kuvveti, lomber fleksiyon-ekstansiyon enduransları, eklem hareket açıklığı ölçümleri, esneklik, fonksiyonel kapasite gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı sekilde farklı bulundu (p<0.05). Gruplar karsılastırıldığında tedavi grubunda anksiyete ve SF-36’nın genel sağlık alt ölçeğinde alınan puanlar tedaviden sonra anlamlı bulunmazken, diğer tüm parametrelerde tedavi öncesine göre anlamlı değisimler elde edildi. Kontrol grubunda ise ağrı siddeti, esneklik, anksiyete ve SF-36’nın genel sağlık ve vitalite alt ölçeklerinde elde edilen puanlar tedavi sonrasında öncesine göre istatistiksel olarak anlamsız idi. Diğer tüm parametrelerde ise tedaviden sonra anlamlı değisimler saptandı (p<0.05). Olguların ise dönüsleri arasında gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmadı. Bununla birlikte tüm olguların en geç ikinci ayda ise döndükleri tespit edildi. Sonuçlarımız, ev programlarına ek olarak erken postoperatif dönemde uygulanan dinamik stabilizasyon programının sadece ev programına göre daha etkili olduğunu göstermektedir. Benzer çalısmaların genis serilerde ve uzun izlem periyotlarını içerecek sekilde yapılması sonuçların kanıt düzeyini artıracaktır.Item Serabral paaralizli çocuklarda bobath nörogelişimsel tedavi yaklaşımının yürüme parametreleri üzerine olan etkileri(Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2009) Türker, Duygu; Tüzün, Emine HandanÇalışmamız, serebral paralizili (CP) çocuklarda Bobath nörogelişimsel tedavi (NDT) yönteminin yürüme parametreleri üzerine olan etkilerini incelemek amacı ile yapıldı. Çalışmamıza, yaşları 4–17 yıl arasında değişen unilateral spastik CP tanısı alan 15 olgu katıldı. Sosyodemografik ve tanımlayıcı verilerin yanı sıra olgular tedavi öncesi ve sonrasında kaba motor fonksiyonlar, kas tonusu, eklem hareket açıklığı, alt ekstremite uzunluğu, fonksiyonel durum, denge, yaşam kalitesi, yürümenin kinetik, kinematik ve zaman-mesafe karakteristikleri ile enerji tüketimi açısından değerlendirildi. Olgular NDT yöntemi ile 12 hafta boyunca haftada üç seans olacak şekilde toplam 36 seans tedaviye alındı. Uygulanan tedavi sonrası olguların kaba motor fonksiyon puanları, motor ve toplam WeeFIM puanları, dinamik ve statik denge indeks puanları ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesinin arttığı ve yürüme sırasında tüketilen enerji miktarlarının azaldığı saptandı (p<0.05). Buna karşın kas tonuslarında, etkilenen taraf dizin aktif fleksiyon ve ekstansiyonu ve kalça eksternal rotasyonu (p<0.05) dışındaki eklem hareket açıklıklarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilemedi (p>0.05). Yürümenin incelenen etkilenen taraf salınım fazındaki maksimum ayak bileği dorsifleksiyon açısı dışındaki kinematik değişkenler ve zamanmesafe özellikleri ile kinetik değişkenler açısından tedavi sonrasında istatistiksel olarak anlamlı bir değişim bulunmadı (p>0.05). NDT yönteminin unilateral spastik CP’li çocukların yürüme parametrelerinden salınım fazındaki maksimum ayak bileği dorsifleksiyon açısı ile enerji tüketim düzeyi üzerine olumlu etkisinin olduğu saptanmıştır. Bu etkinin çocukların dengelerindeki düzelmeye bağlı olduğu düşünülmektedir. Bobath NDT yönteminin etkinliğini belirlemeyi amaçlayan daha sonra yapılacak çalışmaların erken yaşlarda, geniş serili örneklemlerle, randomize kontrollü bir çalışma düzeni içerisinde ve izlem periyotlarını içerecek şekilde planlanması önerilir. This study was conducted to investigate the effects of Bobath neurodevelopmental therapy (NDT) upon the gait parameters of the children with cerebral palsy (CP). Fifteen children with unilateral spastic CP aged 4 to17 years were included in the study. All subjects were assessed with respect to their gross motor function, muscle tone, range of motion deficits, the length of the lower extremity, functional status, balance, energy expenditure, health related quality of life (HRQoL), and kinetic, kinematic and spatiotemporal parameters of gait at baseline and after treatment. Socio-demographic descriptive characteristics of the subjects were also collected. All subjects were treated by NDT approaches 3 times per week for 12 weeks. The scores of the gross motor function measures and WeeFIM, index scores on the dynamic and static balance, and HRQoL scores increased, the energy expenditure decreased significantly at the end of treatment (p<0.05). There were no statistically significant differences for all ROM measurements (p>0.05), except knee active flexion and extension ROM and hip external rotation ROM of the affected side (p<0.05). Except the affected side maximal ankle dorsiflexion angle in swing phase, there were no statistically significant differences in the kinetic, kinematic and spatiotemporal parameters of gait at the end of treatment (p>0.05). It was found that NDT has effective on the improvements of the maximal ankle dorsiflexion angle in swing phase and energy expenditure. It was thought that this effect might be due to the improvements of balance. It is suggested that future studies which will aim to explore the effectiveness of the NDT in children with CP should be randomized and sufficiently powered with respect to the sample size. It is also suggested that researchers of the future studies should investigate the effectiveness of the Bobath NDT in the small age groups.