Browsing by Author "Sütçü, Selim Soner"
Now showing 1 - 6 of 6
- Results Per Page
- Sort Options
Item The effect of model united nations conferences on secondary education students' attitudes and anxiety about speaking english(Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2021) İpekçi, Anıl; Sütçü, Selim SonerThe aim of this study is to investigate the effects of Model United Nations Conferences (MUN) on students' English speaking anxiety and their attitudes towards English. MUN conferences constitute one of the most important academic activities that develop the middle school, high school and university students' diplomatic skills and international relations, foreign language development and leadership, teamwork, critical thinking, creative thinking, problem solving and public speaking skills. MUN Conferences play an important role in the development of students, mostly in the form of club work in Turkey, and both as club work and as an elective course abroad. This research was conducted on the students who attended the “YUKOMUN -Yükselen College Model United Nations" conference organized by Yükselen College in the 2019-2020 academic year. A total of 150 students attended the conference and 33 students who attended an MUN conference for the first time were included in this study. In order to collect data, “Foreign Language Class Anxiety Scale” developed by Horwitz in 1986 and translated into Turkish by Dalkılıç in 2001, and “Attitude towards English Scale" developed by Aiken in 1979 and translated into Turkish by Tunç in 2003 were used. The study was conducted through online surveys in the fall semester of 2019-2020. According to the results of the study, the English speaking anxiety of the students who attended the MUN conferences decreased significantly and their attitudes towards English increased positively. In addition, a semi-structured interview was conducted with students to explore the effects of MUN conferences on their personal development. Bu çalışmanın amacı, Model Birleşmiş Milletler Konferanslarının (MUN) ortaöğretim kademesinde eğitim gören öğrencilerin İngilizce konuşma kaygılarına ve İngilizceye yönelik tutumlarına etkisini araştırmaktır. MUN konferansları ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerinin hem diplomasi ve uluslararası ilişkiler hem yabancı dil gelişimi hem de liderlik, takım çalışması, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, problem çözme ve topluluk önünde konuşma yeteneklerini eş zamanlı geliştiren en önemli akademik etkinliklerden bir tanesidir. MUN Konferansları Türkiye’de daha çok kulüp çalışmaları şeklinde, yurt dışında ise hem kulüp çalışmaları hem de seçmeli ders olarak öğrencilerin gelişiminde önemli bir rol almaktadır. Bu araştırma, Yükselen Koleji’nin 2019 – 2020 eğitim öğretim döneminde düzenlediği YUKOMUN “Yükselen Koleji Model United Nations” konferansına katılan öğrenciler temel alınarak yapılmıştır. Konferansa 150 öğrenci katılmış olup MUN konferanslarına ilk kez katılan 33 öğrenci araştırmaya dahil edilmiştir. Veri toplamak için Horwitz tarafından 1986 yılında geliştirilen ve 2001 yılında Türkçeye Dalkılıç tarafından çevrilen “Yabancı Dil Sınıf Kaygısı Ölçeği ve Aiken’in 1979’da geliştirdiği ve 2003 yılında Tunç tarafından Türkçeye çevrilen “İngilizce Dersine Yönelik Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Çalışma çevrimiçi uygulanan anketler aracılığı ile 2019/2020 güz döneminde yapılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre MUN konferanslarına katılan öğrencilerin İngilizce konuşma kaygılarının anlamlı bir şekilde azaldığı ve İngilizceye yönelik tutumlarının olumlu ölçüde artış gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşme yapılarak MUN konferanslarının kişisel gelişimleri üzerine etkileri de ortaya konmuştur.Item The effects of augmented reality technology in situated english language learning(Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2022) Parlar, Büşra; Sütçü, Selim SonerThe educational materials used by teachers have changed with the development of technology. New technologies have started to replace the traditional ones. As one of the new technology, Augmented Reality (AR) has made a splash in the minds of educators and started to be integrated into English Language Teaching (ELT). In parallel with these new educational technologies, new learning theories and approaches to utilize these new technologies and shape the teaching and learning processes have been developed. Since Situational Learning Theory (SLT) puts students in authentic situations, the students can be actively immersed in real-world activities, AR tools are very precise tools to maximize the benefits of usage of SLT. The purpose of this study was to discover the effects of AR on EFL students’ listening skills. The participants of this study were 84 fifth-grade students in 3 private secondary schools in Ankara, Turkey. It was a quasi-experimental study with 3 control groups and 3 experimental groups. Results of this study indicated that all the experimental groups indicated significant success in English listening tests and the students had a positive attitude towards the use of AR in courses. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte öğretmenlerin kullandığı eğitim materyalleri de değişmiştir. Geleneksel teknolojilerin yerini yeni teknolojiler almaya başladı. Yeni teknolojilerden biri olan Artırılmış Gerçeklik (AG) de eğitimcilerin kafasında büyük yankı uyandırmış ve İngilizce derslerine entegre edilmeye başlamıştır. Bu yeni eğitim teknolojilerine paralel olarak, bu yeni teknolojileri kullanmaya ve öğretme-öğrenme süreçlerini şekillendirmeye yönelik yeni öğrenme teorileri ve yaklaşımları da geliştirilmiştir. Durumlu Öğrenme öğrencilerin gerçek hayat deneyimleri kazanmalarını sağladığı için öğrenciler aktif olarak gerçek dünya aktivitelerine dahil olabilmektedirler. AG araçları, Durumlu Öğrenme kullanımının faydalarını en üst düzeye çıkarmak için uygun araçlardır. Bu çalışmanın amacı, AG' in İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin dinleme becerileri üzerindeki etkilerini keşfetmektir. Bu araştırmanın katılımcılarını Ankara ilindeki 3 özel ortaokulda öğrenim gören 84 beşinci sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Bu çalışma 3 kontrol grubu ve 3 deney grubundan oluşan yarı deneysel bir çalışmadır. Bu çalışmanın sonuçları, tüm deney gruplarının İngilizce dinleme sınavında önemli başarı gösterdiğini ve öğrencilerin derslerde AG kullanımına karşı olumlu bir tutum sergilediklerini göstermiştir.Item Effects of digital storytelling on listening skills of foreign language learners of english and their attitudes towards digital storytelling(Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2021) Akdamar, Nebahat Seren; Sütçü, Selim SonerDeveloping language skills is the most important and most challenging phase in the language learning process. To improve the language skills, new techniques are being presented every day due to the belief of insufficient learning processes. Digital storytelling is a new technique in language teaching that helps to improve four skills of learners as well as motivation towards language learning and encouragement of the oneself. The purpose of this research was to investigate the effects of digital storytelling on listening skills of language learners and learners’ attitudes towards use of digital storytelling with the participation of 64 secondary school students whose degrees are 6th and 7th grade. The study was conducted in Adana, Seyhan during the fall semester of the academic year 2020-2021. Listening Comprehension Achievement Test and Learners’ Attitude Scale were the data collection tools of the research. The data were analysed with the SPSS programme. The results of the study revealed that participants had statistically significant differences in their listening skills improvement and test group had higher competency in listening activities when compared to the control group. The findings of the study also provide additional information about learners’ attitudes towards digital storytelling listening activities, including their motivation level and thoughts. According to the results, experimental group’s attitudes towards digital storytelling were positive. In learners’ attitude scale, learners who are exposed to digital storytelling marked more positive statements about use of digital storytelling in language classes than learners who did not receive any digital treat. Additionally, experimental group’s motivation was significantly higher than the control group. Dil becerilerini geliştirmek, dil öğrenme sürecindeki en önemli ve en zorlu aşamadır. Dil becerilerini geliştirmek için, öğrenme süreçlerinin yetersiz olduğu inancıyla her gün yeni teknikler sunulmaktadır. Dijital hikaye anlatımı, dil öğretiminde oldukça yeni bir tekniktir ve öğrenenlerin dört dil becerisinin yanı sıra dil öğrenmeye yönelik motivasyonun artmasına ve kişinin kendini teşvik etmesine yardımcı olur. Bu araştırmanın amacı, 6. ve 7. sınıflarda öğrenim gören 64 ortaokul öğrencisinin katılımıyla dijital hikaye anlatımının dil öğrenenlerin dinleme becerilerine ve dijital hikaye anlatımı kullanımına yönelik tutumlarına etkisini araştırmaktır. Araştırma, 2020-2021 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Adana ili Seyhan ilçesinde gerçekleştirilmiştir. Veriler Dinlediğini Anlama Başarı Testi ve Öğrenci Tutum Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS programı ile analiz edilmiştir. Sonuçlar, katılımcıların dinleme becerilerini geliştirmede istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğunu ve test grubunun kontrol grubuna kıyasla dinleme etkinliklerinde daha yüksek yeterliliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur. Çalışmanın bulguları ayrıca, öğrencilerin motivasyon düzeyleri ve düşünceleri de dahil olmak üzere dijital hikaye anlatımı ile dinleme etkinliklerine yönelik tutumları hakkında ek bilgi sağlamaktadır. Sonuçlara göre deney grubunun dijital hikaye anlatımına yönelik tutumları olumludur. Öğrencilerin tutum ölçeğinde, dijital hikaye anlatımına maruz kalan öğrenciler, dijital hikaye anlatımının dil sınıflarında kullanımına ilişkin herhangi bir dijital destek almayan öğrencilere göre daha olumlu ifadeler vermişlerdir.Item The impact of the gamification tool kahoot! on secondary school students' grammar proficiency(Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2022) Koç, Gözde; Sütçü, Selim SonerThe aim of this study is to examine at the academic achievement of Kahoot! students in 6th grade, which is one of the most essential gamification tools in language teaching and grammar acquisition, as well as their opinions on the Kahoot! application. In the study, the effect of the Kahoot! application on the grammar learning success of the students was investigated and the opinions of the students regarding the application were taken. A total of 80 students, 40 in the control group and 40 in the experimental group, participated in the study. The study aims to find answers to two problem sentences containing both quantitative and qualitative data, and the quantitative data of the research were obtained by quasi-experimental technique and the qualitative data were obtained by semi-structured interview. Reliability and validity studies were conducted, and a pre-test and post-test consisting of 20 questions with high distinctiveness were prepared to evaluate the students' success in the determined grammatical subjects. Both groups were given the pre- and post-tests that had been prepared in advance. During the grammar learning process, traditional method techniques were applied to the control group and Kahoot! to the experimental group for 4 weeks. After the application was completed, a post-test was applied to both groups and it was investigated whether the Kahoot! application and content - based language teaching made a significant difference on grammar learning. Since the quantitative data are not parametric, Wilcoxon Matched – Pairs Signed Ranks Test and Mann Whitney U Test were used in the analysis of these data and the results were interpreted. After the application was completed and the post-test was administered, a semi-structured interview consisting of 5 open-ended questions was conducted with 10 randomly selected students from the experimental group in order to learn their opinions about the Kahoot! application. According to the results of the research, it was seen that the Kahoot! application made a significant positive difference on the grammar learning of the students. In addition, as a result of the semi-structured interviews, it was determined that the students had extremely positive views towards the Kahoot! application as an in-class material. Research findings are in agreement with many other studies in the literature. As a result, it is evaluated that Kahoot! can be used effectively for grammar teaching in the target language and it is suggested that more comprehensive studies can be done on this subject. Bu araştırmanın amacı, dil öğretiminde oyunlaştırmanın önemli araçlarından biri olan Kahoot!’un 6. Sınıf öğrencilerinin dilbilgisi öğrenmede akademik başarılarını ve Kahoot! uygulamasına yönelik görüşlerini incelemektir. Çalışmada, Kahoot! uygulamasının öğrencilerin dilbilgisi öğrenme başarısı üzerine etkisi araştırılmış ve uygulamaya ilişkin öğrenci görüşleri alınmıştır. Araştırmaya 40 kontrol grubu ve 40 deney grubu olmak üzere toplam 80 öğrenci katılmıştır. Çalışma hem nicel hem de nitel verileri içeren iki problem cümlesine cevap bulmayı amaçlamaktadır ve araştırmanın nicel verileri yarı deney tekniği, nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme ile elde edilmiştir. Öğrencilerin belirlenen dilbilgisi konularında başarısını ölçmek için güvenirlik ve geçerlilik çalışmaları yapılmış, ayırt ediciliği yüksek 20’ şer sorudan oluşan ön test ve son test hazırlanmıştır. Hazırlanan ön test ve son test her iki gruba da uygulanmıştır. Dilbilgisi öğrenim sürecinde kontrol grubuna geleneksel yöntem teknikleri, deney grubuna ise Kahoot! ile 4 hafta dilbilgisi öğretimi yapılmıştır. Uygulama tamamlandıktan sonra her iki gruba da son test uygulanmış ve Kahoot! uygulaması ile içerik temelli öğretimin dilbilgisi öğrenimi üzerinde anlamlı bir fark oluşturup oluşturmadığı araştırılmıştır. Nicel veriler parametrik olmadığından bu verilerin analizinde, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Mann Whitney U Testi kullanılmış ve sonuçlar yorumlanmıştır. Uygulama tamamlandıktan ve son test uygulandıktan sonra deney grubundan rastgele seçilen 10 öğrenciyle Kahoot! uygulaması ile ilgili görüşlerini öğrenmek amacıyla açık uçlu 5 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Kahoot! uygulamasının öğrencilerin dilbilgisi öğrenimi üzerinde anlamlı düzeyde pozitif yönde önemli bir fark oluşturduğu görülmüştür. Ayrıca yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucunda, ders içi materyal olarak Kahoot! uygulamasına karşı öğrencilerin son derece olumlu görüşlere sahip oldukları tespit edilmiştir. Araştırma bulguları literatürdeki diğer pek çok çalışma ile uyum içindedir. Sonuç olarak, Kahoot!’un hedef dilde dilbilgisi öğretimi için etkin olarak kullanılabileceği değerlendirilmekte ve bu konuda daha kapsamlı çalışmalar yapılabileceği önerilmektedir.Item An investigation of elt teachers’ information and communication technologies (ict) self efficacy levels (a case of Libya)(Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2022) Tayep Zaroug, Manal Hadi; Sütçü, Selim SonerThis research aims to examine ELT teachers’ self-efficacy levels towards Information and Communication Technologies and the relation between their self-efficacy levels and demographic traits. The data was collected through a scale (a computer self-efficacy scale (CSES) during the 2021-2020 academic year. The data included items related to the use of ICT technologies with personal information about the participants. The study was conducted on 176 Libyan English language teachers in Zawia at Zawia University in Two Faculties (Faculty of Art and Faculty of Education). Descriptive statistics were used to analyze the data in SPSS program. The findings of this study show that the majority of teachers’ self-efficacy levels towards Information and Communication Technologies are at moderate level. Results further revealed that the relation between their self-efficacy level and demographic traits is significantly positive in terms of work experience, age, period of using computer and Internet. It can be concluded that duration of computer and internet use, experience and age play a vital role in teachers’ self-efficacy towards Information and Communication Technologies and the lack of such knowledge and skills decrease their self-efficacy levels and hinder it. Bu araştırma, İngilizce öğretmenlerinin Bilgi ve İletişim Teknolojilerine (BİT) yönelik öz-yeterlik düzeylerini ve öz-yeterlik düzeyleri ile demografik özellikleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Veriler, 2020-2021 eğitim öğretim yılında bir ölçek (bilgisayar öz-yeterlik ölçeği (CSES) kullanarak toplanmıştır. Veriler, katılımcılarla ilgili kişisel bilgilerle birlikte BİT teknolojilerinin kullanımına ilişkin maddeleri içermektedir. Çalışma 176 Libyalı öğretmen üzerinde yürütülmüştür. Zawia Üniversitesi'nde iki fakültede (Sanat Fakültesi ve Eğitim Fakültesi) görev yapan İngilizce öğretmenleri üzerinde yürütülmüştür. SPSS paket programında betimsel istatistikler kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Öğretmenlerin çoğunun BİT düzeyleri orta düzeydedir. Bunun yanısıra sonuçlar, öğretmenlerin öz-yeterlik düzeyleri ile iş deneyimi, yaş, bilgisayar ve internet kullanım süresi gibi demografik özellikleri arasındaki ilişkinin de anlamlı düzeyde pozitif olduğunu ortaya koymuştur. Sonuçlar öğretmenlerin BİT’e yönelik öz-yeterliklerinde bilgisayar ve internet kullanım süreleri, deneyim ve yaşın da hayati bir rol oynadığını ve bu konulardaki bilgi azlığı ve yetersizliinin öz-yeterlik düzeylerini azaltıp, engel olduğunu ortaya koymuştur.Item The relationship between critical thinking dispositions of prospective english language teachers and their levels of new media literacy(Başkent Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2020) Yüzgeç, Aslı Yaren; Sütçü, Selim SonerThe purpose of this study is to examine the relationship between critical thinking dispositions of prospective English language teachers whose degree levels are 1st, 2nd, 3rd and 4th at Başkent University and Ted University, the Faculty of Education and their levels of media literacy. Being a teacher requires many responsibilities. Moreover, being a language teacher might require some extra responsibilities due to cultural effects. Language teachers have been expected to be professional language users and analyse the foreign culture; also to some extend they have been expected to reflect these competencies to their students. While doing so, they need to have some skills that will help them think professionally and use their thoughts in professional environments. Two of these skills are critical thinking skills and media literacy skills. These two skills might be achieved through disposition. Critical thinking helps language teachers think about their way of thinking while media literacy is an inseparable component of our era. This study has been designed as a quantitative research study. The sample of the study is 135 prospective English language teachers approximately. Critical Thinking Disposition Scale and New Media Literacy Scale have been used to collect data. The study was conducted at Başkent University and Ted University during the 2019/2020 Spring Term via online questionnaires. According to the results of the study, it has been found that there is a moderately positive and statistically significant relationship between Critical Thinking Dispositions and New Media Literacy Levels of the prospective English language teachers. Pedagogical implications and further research were added at the end of this study.Bu çalışmanın amacı, Başkent Üniversitesi ve Ted Üniversitesi, Eğitim Fakülteleri'nde 1., 2., 3. ve 4. sınıf İngilizce öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ile medya okuryazarlığı seviyeleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Öğretmen olmak birçok sorumluluk gerektirir. Ayrıca, bir dil öğretmeni olmak kültürel etkilerden dolayı ek sorumluluklar gerektirebilir. Dil öğretmenlerinin profesyonel dil kullanıcıları olması ve yabancı kültürü analiz etmeleri beklenmektedir; ayrıca bir dereceye kadar bu yeterlilikleri öğrencilerine yansıtmaları beklenmektedir. Bunu yaparken, profesyonelce düşünmelerine ve düşüncelerini profesyonel ortamlarda kullanmalarına yardımcı olacak bazı becerilere sahip olmaları gerekir. Bu becerilerden ikisi eleştirel düşünme becerileri ve medya okuryazarlığı becerileridir. Bu iki beceri, eğilim yoluyla elde edilebilir. Eleştirel düşünme, dil okurlarının düşünme biçimleri hakkında düşünmelerine yardımcı olurken, medya okuryazarlığı çağımızın ayrılmaz bir bileşenidir. Bu çalışma nicel bir araştırma çalışması olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemi yaklaşık 135 İngilizce öğretmen adayı olacaktır. Veri toplamak için, Eleştirel Düşünme Eğilim Ölçeği ve Yeni Medya Okuryazarlığı Ölçeği kullanılmıştır. Çalışma, online anketler aracılığyla 2019/2020 Bahar Dönemi Başkent Üniversitesi ve Ted Üniversitesi'nde yürütülmüştür. Çalışmanın sonuçlarına göre, İngilizce öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri ile medya okuryazarlığı seviyeleri arasındaki ilişkinin orta düzeyde pozitif yönlü istatiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur. Bu çalışmanın sonunda pedagojik etkiler ve ileride yapılacak araştırmalar için öneriler eklenmiştir.