Browsing by Author "Hazar, Adalet"
Now showing 1 - 20 of 25
- Results Per Page
- Sort Options
Item Bankacılıkta kredi riski ve türk bankacılık sektörünün kredi riski görünümü(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019) Özbek, Erdal; Hazar, AdaletBankacılık bir sanat ismi ile tanımlanabilseydi bu sanatın adı herhalde ―Risk Yönetme Sanatı‖ olurdu. Risk yönetimi, küreselleşme, pazar sayısının ve ürün çeşitliliğinin artması nedeniyle bankalar için vazgeçilmez bir fonksiyon haline gelmiştir. Bankaların geleneksel olarak karşı karşıya kaldığı en önemli risk türü kredi riskidir. Tezimizin amacı, bankaların ne tür kredi riskleri ile karşı karşıya kaldıklarını, bu riski ölçmek, yönetmek ve azaltmak için ne tür uygulamalar geliştirdikleri, denetim otoritelerinin ne tür düzenlemeler yaptıklarını ve Türk Bankacılık sektörünün kredi riski görünümünü ortaya koymaktır. Tez çalışmamızda kredi riskinin tanımı, kredi riskinin yönetim araçları, Basel düzenlemeleri, Türk Bankacılık Sektörünün kredi riski görünümü, TFRS 9 düzenlemesi ve Türk Bankacılık Sektörüne etkisi incelenmiştir. Tezimizin uygulama bölümünde, sektörün son 12 yıllık verileri karşılaştırmalı olarak oran analizi kullanılarak incelenmiş ve Türk Bankacılık Sektörünün, risklerdeki artış, finansal krizler ve düzenleyici otoritenin sıkı düzenlemelerine rağmen, güçlü sermaye yapısı, kârlılık rakamları ve BDDK‘nın etkin yönetimi sayesinde finansal dalgalanmalardan en az hasarla çıkmayı başardığı sonucuna varılmıştır. If banking could be described as an art, the name of this art would probably be ―Art of Risk Management‖. Risk Management has become an indispensable function for banks, because of globalization, the raise in the numbers of market and diversity of banking instruments. Credit risk is traditionally the most important type of risk that banks exposed to. The aim of our thesis is to discuss what kind of risks that banks exposed to, what kind of tools banks use to hedge, mitigate and manage these risks, what kind of arrangements regulatory authorities implement and the view of credit risk of Turkish Banking Sector. In our thesis, definition of credit risk, management tools of credit risk, Basel accords, the prospect of credit risk of Turkish Banking Sector, implementation of TFRS 9 and its effects to Turkish Banking Sector are discussed. In the practice section of our thesis, financial figures of the sector of last twelve years are analyzed comparatively by using ratio analyses. We concluded that Turkish Banking Sector, thanks to strong capital composition, profitability and effective management of BDDK, could succeed to minimize negative effects of financial crisis, in spite of raising risks, financial crises and strict regulations of regulatory authorities.Item Bankacılıkta likidite yaratma ve çeşitlendirme ilişkisi-Türk bankacılık sektörü uygulaması(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Ekim Kocaman, Bade; Hazar, AdaletModern finansal aracılık teorisine göre bankalar ekonomide likidite yaratma ve riskleri dönüştürme olmak üzere iki önemli rol üstlenmektedirler. Bankaların birinci rolü, likit olmayan varlıkları likit yükümlülüklere dönüştürerek likidite yaratmaktır. Bu durumda bankanın yükümlülüklerinin varlıklarından daha likit olması likidite uyumsuzluğu yaratacağından banka likidite riski üstlenmektedir. Bankaların ikinci rolü, risksiz mevduatlar ile riskli kredilerin finanse edilerek risklerin dönüştürülmesidir. Finansal aracılar olarak bankaların likidite yaratma rolünün temeli Adam Smith’in 1776 yılında kaleme aldığı “Milletlerin Zenginliği” kitabına kadar dayanmaktadır. Çalışmada bankacılıkta çeşitlendirme ve likidite yaratma teorileri bir araya getirilerek gelir çeşitlendirmesinin likidite yaratma ve dolayısıyla likidite riski üzerine etkisi incelenmiştir. Berger ve Bouwman (2009) likidite yaratma ölçüm metodolojisi takip edilerek Türk Bankacılık Sektörü’nün yarattığı likidite ve likidite riski ölçümlenmiş, bankaların gelir çeşitlendirmesi düzeyleri ile likidite riski arasındaki ilişki ortaya konulmuştur. 2006-2020 dönemini kapsayan çalışmada kurulan hipotezler kapsamında orta ölçekli banka ile yerli sermayeli banka grubunda gelir çeşitlendirmesi ve likidite yaratma arasında negatif yönlü, anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca çalışmada öne çıkan bir diğer önemli bulgu, banka sermayesi ile banka likidite yaratma arasındaki ilişkinin banka büyüklüğüne göre farklılık göstermesidir. According to the modern financial intermediation theory, banks play two important roles in the economy: liquidity creation and risk transformation. The primary role of banks is to create liquidity by converting illiquid assets into liquid liabilities. Since the bank's liabilities are more liquid than its assets, creating a liquidity mismatch, the bank is exposed to liquidity risk. The second role of banks is to transform risks by financing risky loans with riskless deposits. The basis of the liquidity creation role of banks as financial intermediaries dates back to Adam Smith's book "Wealth of Nations" written in 1776. In the study, effects of income diversification on liquidity creation and thus liquidity risk is examined by bringing together the theories of diversification and liquidity creation in banking. By following the liquidity creation measurement methodology of Berger and Bouwman (2009), Turkish Banking Sector’s liquidity creation and liquidity risk is measured. Then, the relation between the income diversification levels of the banks and the liquidity risk is presented. Covering period of 2006-2020, within the scope of the hypothesis of the study it is observed that there is a negative, significant relationship between income diversification and liquidity creation in medium-sized and domestic banks. In addition, another important finding of the study is that the relationship between bank capital and bank liquidity creation differs according to bank size.Item CDS, OVX ve VIX endekslerinin brics ve mist ülke borsa endeksleri üzerindeki etkilerinin karşılaştırmalı analizi(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Erben Yavuz, Asuman; Hazar, AdaletHisse senedi piyasaları son yıllarda tüm dünya ekonomilerinde görülen finansal krizler, küresel salgın ve türev piyasalardan kaynaklanan bulaşma risklerinden ötürü önemli ölçüde etkilenmiştir. Yatırımcılar da yatırım risklerini daha iyi yönetebilmek ve piyasa kriterlerine uygun bir performans gösterebilmek için finansal piyasaların zaman içinde davranışlarını nasıl değiştirdiğine daha fazla dikkat etmeye başlamışlardır. Bu sebeplerden dolayı son yıllarda finansal piyasalarda volatiliteyi ölçen farklı endeksler türetilmeye başlanmıştır. Bu endekslerin en bilineni Chicago Board Exchange (CBOE) tarafından 1993 yılında çıkarılan VIX Endeksi’dir. VIX Endeksi, piyasanın örtülü volatilitesini ölçmek için kullanılmaktadır. Genel olarak VIX Endeksi piyasalardaki belirsizlik ve korkunun derecesini ölçen bir endeks olmasından dolayı ‘’korku endeksi’ olarak da bilinmektedir. Yine CBOE tarafından 2008 yılından itibaren yayımlanan Petrol Volatilite Endeksi (OVX), petrol fiyatlarında beklenen 30 günlük oynaklığı ölçmektedir. Küresel piyasaların en önemli emtialarının başında şüphesiz petrol gelmektedir. Ham petrol fiyatlarında oluşan artış ve azalışlar yatırımcıların en fazla takip ettiği finansal göstergeler arasında yer almaktadır. Bir diğer risk göstergesi olan ve geçmişi 1990’lı yıllara dayanan Kredi Temerrüt Swapları (CDS) ise, referans kuruluş ile ilgili doğrudan bilgi veren önemli bir gösterge olarak dikkat çekmeye başlamıştır. Ancak son küresel krizle birlikte bilgi açısından verimli olup olmadığı tartışmalı bir konu haline gelmeye başlamıştır. Bu çalışmada BRICS ve MIST ülkelerine odaklanılarak CDS, VIX, OVX ve hisse senedi piyasalarının ortak davranışı araştırılmıştır. Aralık 2010-Haziran 2021 dönemlerini kapsayan çalışmada, CDS, VIX ve OVX Endeks’lerinin 9 ülkenin iki ayrı grup olarak (BRICS ve MIST) borsa endekslerine etkilerinin görülmesi amacıyla Panel Veri Analizi Yöntemi uygulanmıştır. Çalışmanın sonucuna göre CDS ile VIX ve OVX Endeks’lerin etkilerinin BRICS ve MIST ülkelerinde farklılaştığı görülmüştür. Ayrıca borsa endekslerinde en fazla etkiye sahip endeksin OVX Endeksi, en az etkiye sahip göstergenin de CDS olduğu tespit edilmiştir. Stock markets have been significantly affected by financial crises in all World economies in recent years, the pandemic and risks of contamination arising from derivative markets. Investors have also begun to pay more attention to how financial markets change their behavior over time to better manage their investment risks and to perform in line with market criteria. For this reason, different indices measuring volatility in financial markets have begun to be derived in recent years. The most well-known of these indices is the VIX Index, which was issued by the Chicago Board Exchange (CBOE) in 1993. The VIX Index is used to measure the implied volatility of the market. In general, the VIX Index is known as the ’fear index’ because it is an index that measures the degree of uncertainty and fear in the markets.The Oil Volatility Index (OVX), also published by CBOE since 2007, measures the expected 30-day volatility in oil prices. Oil is undoubtedly one of the most important commodities of global markets. Increases and decreases in crude oil prices are among the financial indicators most followed by investors. Credit Default Swaps (CDS), another risk indicator dating back to the 1990s, started to draw attention as an important indicator that gives direct information about the reference institution. However, it has become a controversial issue whether it is efficient in terms of information with the recent global crisis.In this study, the common behavior of CDS, VIX, OVX and stock markets is investigated by focusing on BRICS and MIST. Our sampling period spans from December 2010- June 2021 and Panel Data Analysis Method is applied in order to see the effects of the CDS, VIX and OVX indices on the stock market indices of 9 countries as two separate groups (BRICS and MIST). Our empirical analysis finds that the effects of CDS, VIX and OVX Index differ in BRICS and MIST countries. In addition, it has been determined that the index with the most impact on stock market indices is OVX Index, and the indicator with the least impact is CDS. Other findings related to the study are given and interpreted in the conclusion section.Item Davranışsal Finans-Dünya ve Türkiye örneklerinin incelenmesi(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Çiloğlu, Nazmi; Hazar, Adaletİnsanın teknolojik gelişmelere paralel olarak artan sınırsız tüketim arzusunun karşılanabilmesi, sahip olduğumuz sorunlara çözüm üretme kabiliyeti ile doğrudan ilgilidir. Tüm Dünya kaynaklarının insanların ihtiyaçlarına tahsisi ve insanların sürekli geliştirdiği yaşam standardı ve teknolojik imkanlar genel olarak başarılı olduğumuzu gösterse de bu durum aldığımız tüm kararların rasyonel düşüncelere dayandığı anlamına gelmemektedir. Kar maksimizasyonu prensibi ile hareket eden bireyler genel olarak rasyonel kararlar almayı tercih etmekle birlikte, bilgiye erişme imkanının olmayışı ya da bilgiyi kullanma anlamındaki yetersizlikler durumunda rasyonel olmayan psikoloji temelli kısa yollara da başvurmaktadır. Bu kısa yollar kişinin eğitim durumu, dahil olduğu sosyal çevre ve kişinin psikolojik yapısına göre değişkenlik gösterdiği gibi, problemin ortaya çıkış biçimi ve bireyin o andaki ruh durumuna göre de değişkenlik göstermektedir. Bireylerin karar alma durumunda kullandıkları rasyonel olmayan davranışlarını irdeleyen davranışsal finans kısa yolla alınan kararın sonuçları ile ilgilenmemektedir. Zira güncel finans piyasası verilerinin analitik çalışmalar ışığında değerlendirilmesi sonucu alınan kararların, her olasılıkta kısa yollarla alınan kararlardan daha verimli olduğunu iddia etmek çok da doğru olmayacaktır. Sahip olduğu deneyimlere güvenen ve hızlı karar alan bireyin eğer kararı doğru ise diğerleri piyasaya girene kadar aşırı karla çalışma şansı yakalayacak, aksi durumda ise zarar etme ya da düşük gelirle yetinmek durumunda kalacaktır. Bireysel performans ile ilgilenmeyen davranışsal finansın asıl önemli fonksiyonu kısa yollarla alınan kararların finansman piyasasına olan bütüncül etkilerini ortaya koymaktır. Sıcak el yanılgısına sahip birey aynı olaylarla ilgili olarak yaşanan sürecin devam edeceğini varsayarak hareket ederken, kumarbaz yanılgısına sahip birey tam tersi karar alacaktır. Piyasada sıcak el yanılgısı ile hareket edenlerle kumarbaz yanılgısı ile hareket edenlerin aynı oranda olduğu varsayıldığında bu durum piyasada mevcut mali kaynakların %50 oranında düşük verimle çalışması anlamına gelmektedir. Bu kapsamda psikoloji temelli irrasyonel kararların bütüncül etkilerini konu alan davranışsal finans; finansal piyasa istikrarı ve verimliliğinde, bireylerin finansal okuryazarlığının artırılması ve analitik düşünme yeteneği kazandırılmasının yanı sıra, bireylere yatırım psikolojisi hakkında da yeterince kaynak sağlanmasının önemini ortaya koymaktadır. The ability to meet the unlimited consumption desire of humans, which increases in parallel with technological developments, is directly related to the ability to produce solutions to the problems we have. Although the allocation of all the world's resources to the needs of people and the living standard and technological opportunities that people constantly improve show that we are generally successful, this does not mean that all the decisions we make are based on rational thoughts. Although individuals who act with the profit maximization principle generally prefer to make rational decisions, they also resort to non-rational psychology-based shortcuts in case of lack of access to information or inadequacies in using information. These shortcuts vary according to the education level of the person, the social environment and the psychological structure of the person, as well as the way the problem is presented and the mood of the individual at that moment. Behavioral finance, which examines the irrational behaviors of individuals in decisionmaking, does not deal with the consequences of the decision taken in a short way. Because we cannot claim that the decisions taken as a result of the evaluation of the current financial market data in the light of analytical studies are more efficient than the decisions taken with short cuts in every possibility. If the decision of the individual who trusts his experience and takes quick decisions is correct, he will have the chance to work with excessive profit until the others enter the market, otherwise he will have to make a loss or be content with low income. The main function of behavioral finance, which is not concerned with individual performance, is to reveal the holistic effects of short-cut decisions on the financial market. While the individual with the hot hand misconception about the same issue will act by assuming that the process will continue, the individual with the gambler's delusion will make the opposite decision. Assuming that the ratio of those who act with the hot hand delusion in the market and those who act with the gambler's illusion is the same, this means that the financial resources available in the market work with 50% lower efficiency. In this context, behavioral finance, which deals with the holistic effects of psychology-based irrational decisions; It reveals the importance of providing individuals with sufficient resources about investment psychology, as well as increasing financial literacy and analytical thinking ability of individuals in financial market stability and efficiency.Item Dijital bankacılık ve Türkiye'deki mevcut durumunun analizi(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017) Demirel, Ali Can; Hazar, AdaletBilgi teknolojilerinde yaşanan gelişmeler ve yenilikler bütün sektörleri etkilediği gibi, bankacılık sektörünü de ciddi biçimde etkilemiştir. Böylece işlem hızı açısından önemli kazançlar sağlandığı gibi, maliyetler de önemli oranda düşürülmüştür. Artan rekabet ortamında müşteri memnuniyetini en üst noktaya çıkarmayı hedefleyen bankalar, dijital bankacılık hizmetlerinde çeşitlilikler oluşturarak müşterinin en hızlı şekilde bankacılık hizmetini alabilmesini sağlayacak çözümler üretme yoluna girmiştir. İnternet bankacılığı ve mobil bankacılık kullanımları açısından dünya ülkelerine bakıldığında, şube bankacılığının yerini internet ve mobil bankacılığa bıraktığı görülmektedir. Çin’de bankacılık hizmeti alanların yarısından fazlası, mobil bankacılık kullanmaktadır. Benzer şekilde internet bankacılığı açısından Almanya ve Japonya’da da hizmet alanların yarısından fazlası, internet bankacılığını tercih etmektedir. Türkiye’de internet bankacılığını aktif kullanan müşteri sayısı, 2016 yılının Eylül ayı itibarı ile 18.672.000 kişiye ulaşmıştır. Özellikle para transferleri ve ödemeler için internet bankacılığına yönelik tercihler de her geçen yıl önemli oranda artmaktadır. Mobil bankacılık hizmetlerini kullanan kişi sayısı da 2016 yılının Eylül ayı itibarı ile 16.613.000 kişi olarak hesaplanmıştır. Bu çalışma, bankacılık sektöründe çok önemli bir hizmet dağıtım kanalı durumuna gelen dijital bankacılığın dünyadaki ve Türkiye’deki var olan durumunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Developments and innovations in information technologies have affected not only all sectors but also the banking sector. Thus, in addition to significant gains in terms of processing speed, costs have also been significantly reduced. Banks aiming to bring customer satisfaction to the top in an increasingly competitive environment, banks have diversified in digital banking services and entered into a way to produce solutions that will enable their customers to receive banking services in the fastest way possible. Looking at world countries in terms of online banking and mobile banking usage, it is seen that branch banking has left its place to online and mobile banking. In China, more than half of the banking services use mobile banking. Similarly, in terms of online banking, more than half of the service areas in Germany and Japan prefer online banking. The number of customers who actively use online banking in Turkey has reached 18.672.000 as of September, 2016. Especially, the preferences for online banking for money transfers and payments are increasing every year. The number of people using mobile banking services has been calculated as 16.613.000 people as of September 2016. This study aims to reveal the existing situation of digital banking in the world and in Turkey which is a very important service distribution channel in the banking sector.Item Elektronik bankacılık ve hukuki boyutu ile banka ve müşteri yükümlülükleri(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Doğruyol, Yusuf Asil; Hazar, AdaletDünyada ve ülkemizde internetin kullanımında yaşanan bu gelişmelere bankacılık sektörü tarafından yapılan yatırımlar ve çalışmalar sonucunda hızlı bir şekilde uyum sağlanmış ve bankacılık sektörü de elektronik ticaret uygulamaları içinde yerini almış, hizmetlerini fiziki şubeler dışında internet üzerinden sunmaya başlamıştır. Günümüzde adeta elektronik ve teknoloji denildiğinde akla ilk olarak gelen sektörlerden olan bankacılık sektörü, her geçen gün elektronik ortamda dijital kanallardan sunduğu bankacılık hizmetlerini geliştirmekte ve sunulan bu hizmetlerin çeşitliliğini arttırmaya devam etmektedir. Yaşanan bu gelişmeler kapsamında “elektronik bankacılık hizmetlerini” sağlayan bankaların ve elektronik bankacılık kanallarını kullanan kişilerin maruz kalabilecekleri risklerin ve bu risklerin yükümlülüklerinin taraf menfaatlerine uygun olarak belirlenmesi ve sınırlandırması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, bankacılık sektörü tarafından sağlanan elektronik bankacılık işlemlerinde, müşteri ve banka bilgilerinin gizliliği ve elektronik bankacılık kanallarından yapılan işlem güvenliği gibi konuların banka ve müşteri sorumlulukları yönünden incelenmesidir. As the result of the investment and studies made by the banking sector, the developments in usage of the internet in the world and also our country have been adapted quickly. Banking has also taken place in e-commercial applications and started to offerits service through the internet apart from branchoffices. In today’s world, the banking sector, which is one of the first sectors that come to people’s mind when electronics and technology are mentioned, improves the electronic banking services offered through digital channels day by day and continues to increase the variety of these services. Under the light of these developments, it is essential to determine and limit the risks which might have been faced by banks providing “electronic banking services” and those performing electronic banking transactions, in accordance with the interests of parties. The aim of this study is to examine the responsibilities of the bank and customer regarding the subjects: confidentiality of information of customer and bank in electronic banking transactions provided by the banking sector and transaction security made through electronic banking channels.Item Evaluation Of The Financial Performance Of Development And Investment Banks With Entropy-Based ARAS Method(2022) Ak, Ozlem Karadag; Hazar, Adalet; Babuscu, SenolThe current study aimed to analyse the performance of development and investment banks operating in Turkey. Between group and within-group comparisons with public, private and foreign capital according to their ownership structures were conducted. ARAS-based performance evaluation of development and investment banks in Turkey over the period of 2010-2019 indicated that Diler Investment Bank Inc. and Merrill Lynch Investment Bank Inc. were at the top three; Turkish Sinai Development Bank Inc. with Aktif Investment Bank Inc. were found in the bottom three.Item Exchange Rate Risk and İnternational Trade: The Role of Third Country Effect(2018) Tunc, Cengiz; Solakoglu, M. Nihat; Babuscu, Senol; Hazar, AdaletUsing the recently launched Exporter Dynamics Database of the World Bank, this paper empirically investigates the role of external exchange rate risk (third-country effect) on trade flows between countries. We find a strong positive influence of external exchange rate risk on exports to a specific destination. However, the effect is more observable in advanced destination countries, countries with low bilateral exchange rate volatility in comparison to external exchange rate volatility, and countries in which export is concentrated among a small number of firms. (C)2018 Elsevier B.V. All rights reserved.Item Exchange Rate Volatility and Trade: External Exchange Rate Volatility Matters(2020) Tunc, Cengiz; Babuscu, Senol; Hazar, Adalet; Solakoglu, M. NihatWe investigate the role of external exchange rate volatility in export in addition to the effect of bilateral exchange rate volatility using country-, sector-, and destination-specific detailed export data of the World Bank Exporter Dynamics Database. The results show that while the bilateral exchange rate volatility has a depressing effect on export, the external exchange rate volatility generates trade-promoting effect on export. However, the magnitude of the effect depends on trade intensity between countries. Furthermore, while the role of external exchange rate volatility diminished after the Global Financial Crisis, the effect of its volatility has become larger. Finally, external exchange rate volatility has a larger trade-promoting effect on export in the presence of high volatilities than the effect in the presence of low volatilities.Item Factors Affecting Liquidity Risk- An Empirical Analysis On Turkish Banking Sector(2021) Ekim Kocaman, Bade; Babuscu, Senol; Hazar, AdaletThe aim of this study is to determine the factors affecting the liquidity risk of deposit banks in Turkey. In this context, 10 deposit banks with the highest asset size according to their 2020 end of year financial tables were included to the sample and the quarterly data for the 2010-2020 period were tested by static panel data analysis. According to the model results, it is determined that "Equity / Total Assets", "Money Market Funds/Total Assets" and "Inflation" variables affect the liquidity risk. It is also important and specific for the study that the "Money Market Funds/Total Assets" ratio is a determining factor in the liquidity risk, in terms of the literature contribution of the study.Item Finansal kırılganlığın dinamikleri ve kırılgan sekizli ülkeleri üzerine bir analiz(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2020) Şimşek, Neslihan; Hazar, AdaletYatırım bankacılığı tarafından, gelişmekte olan ülkelerin risklerine dair bir metodoloji ve erken uyarı sistemi oluşturmak üzere ortaya çıkan kırılgan kavramı ve Kırılgan Beşli sınıflandırması zaman içerisinde iktisadi çevreler tarafından kabul edilerek ve genişletilerek Kırılgan Sekizli halini almıştır. Bu çalışmada ise kırılgan ülkelerin makroekonomik özellikleri araştırılmış ve Türkiye özelinde ekonometrik analiz yöntemiyle ülkelerin kırılganlık skorları ile makroekonomik göstergeleri arasındaki nedensellik ilişkileri incelenmiştir. Bu amaçla 2006 ve 2018 yılları arası Türkiye‟nin kırılganlık skoru, büyüme oranı, işsizlik oranı, enflasyon oranı ve ihracatın ithalatı karşılama oranları analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Türkiye için kırılganlık üzerinde işsizlik ve enflasyon oranının etkili olduğu görülmüştür. The concept of fragility and the Fragile Five classification, which conducted by investment banking for the forming a methodology and early warning system on the risky developing countries, has been adopted and expanded by academic environment and over time it become the Fragile Eight. This study examined the macroeconomic indicators of the fragile states and in Turkey context with the econometric analysis methods relationship between fragility score and macroeconomic indicators examined. To this end, Turkey's fragility score between 2006 and 2018, the growth rate, unemployment rate, inflation rate and the import-export ratio were included in the analysis. According to the obtained results it is seen that the fragility effected by the unemployment and inflation for Turkey.Item Foreks piyasaları ve Türkiye'de yasal düzenlemeler sonrası uygulama değşikliklerinin analizi(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017) Ellialtıoğlu, Nurettin; Hazar, AdaletBretton Woods para sisteminin 1974 yılında resmen sona ermesi ile birlikte oluşmaya başladığı kabul edilen Foreks piyasaları, ulaştığı günlük yaklaşık 5.5 trilyon dolarlık işlem hacmi ile dünyadaki en büyük tezgâhüstü piyasadır. Bu çalışmamızda Türkiye‟de 2011 yılına kadar yasal bir düzenlemeye tabi olmayan Foreks piyasalarının, yapılan yasal düzenlemeler sonrasındaki uygulama değişikliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Foreks‟in dünyadaki gelişimi ve bu konuda etkin olan ülkelerdeki uygulamalar incelenmiş ve Türkiye‟deki uygulamalar ile karşılaştırılmıştır. Türkiye‟de Foreks piyasaları, 2017 yılına kadar olan süreçte dünya uygulamalarına benzer bir yapı göstermiş, piyasa genel bir gelişme ve yükselme eğilimine sahip olmuştur. Bununla birlikte Sermaye Piyasası Kurulu‟nun 2017 yılı şubat ayında kaldıraç oranını düşürme ve başlangıç teminatını yükseltme uygulaması ile beraber Foreks işlem hacimleri Türkiye‟de dramatik bir şekilde düşüş göstermiştir. Ülkemizde Foreks piyasalarının canlandırılması ve alınması gereken önlemler konusunda düzenleyici otoriteye, işlem aracılarına ve piyasa yatırımcılarına önerilerde bulunmaya çalışılmıştır. The Forex market, which is accepted as having formed during the official collapse of the Bretton Woods monetary system in 1974, is the largest over-the-counter market in the world with a transaction volume of approximately $ 5.5 trillion per day. The aim of this study, is to examine the changes in the practices of Forex markets after legal regulations were carried out, which the Forex markets had never been subjected to before 2011 in Turkey. For this purpose, the development of Forex in the world and the applications in the countries that are active in this issue are examined and compared with the applications in Turkey. In Turkey, Forex markets have shown a similar structure to world applications in the period up to 2017, and the market showed a general development and upward tendency. However, with the Capital Markets Board decreasing the leverage ratio and raising the initial collateral in February 2017, the Forex trading volumes have dropped dramatically in Turkey. We have tried to offer suggestions to regulatory authorities, trading agents and market investors about the activation of Forex markets in our country and the measures to be taken.Item Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde CDS primleri ile borsa kapanış endeksleri arasındaki etkileşimin incelenmesi(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2015) Kadooğlu Aydın, Gülden; Hazar, AdaletSon yıllarda önemi gittikçe artan türev ürünler; forward, futures, swap ve opsiyon kavramlarından oluşmaktadır. Ancak günümüzde bu ürünlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Türev ürünler finansal piyasalarda büyük önem taşımasıyla yatırımcıların kolay yoldan gelir elde etmeleri açısından büyük önem taşımaktadırlar. Fakat yatırımcıların bu işlemleri yaparken büyük başarı gösterebilmeleri için piyasayı iyi bilmeleriyle beraber ülkelerin riskliliği ve ekonomik durumları hakkında da bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. Aynı zamanda yatırımcılar kendilerini karşılaşabilecekleri kredi riskinden korumak için Kredi Temerrüt Swap Sözleşmesi (CreditDefault Swap-CDS) yaparak, karşı tarafın ödememe riskinden korunmuş olurlar. Çalışmamızın amacı yatırımcıların yatırım yapacakları ülkelerin riskliliğini belirleyebilmelerinde önemli rol oynayan CDS primlerini yatırım kararlarında ne ölçüde dikkate aldıklarını analiz etmektir. Çalışmamızın birinci bölümünde türev ürünlere yer verilmiştir. Türev Ürünler dünyada sürekli gelişim ve hızlı bir değişim göstermektedir. Fakat Türkiye’de türev ürünlerin geçmişi çok fazla eskiye dayanmamaktadır. Çalışmamızda türev ürünlerin dünyadaki ve Türkiye’deki tarihi gelişimi, türev ürün kavramı, forward, futures, swap ve opsiyon sözleşmelerinin tanımları, özellikleri, çeşitleri, avantaj ve dezavantajları yer almaktadır. İkinci bölümümüzde Kredi Riski ve Kredi Türevleri açıklanmaktadır. Kredi riski, bir bankanın ve anlaşma yapmış olduğu karşı tarafın anlaşma koşullarına uygun davranmaması sonucunda karşı karşıya kalacağı riski içermektedir. Çalışmamızda tanımından da anlaşılacağı üzere büyük önem taşıyan kredi riski açıklanmış ve kredi riskinin yönetiminde kredi türevlerinin kullanımına yer verilmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümünde CDS kavramı ve kullanım amaçları üzerinde ayrıntılı olarak durulmuştur. Dördüncü bölümümüzde yer alan analiz kısmımızda gelişmiş ve gelişmekte olan 10 ülkenin son 5 yıllık borsa kapanış endeksleriyle birlikte ülkelerin risk primleri (CDS) arasındaki etkileşim incelenmiştir. Analizimizin sonunda; gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin risk primleri ile kapanış endeksleri arasındaki ilişki düzeyi tespit edilmiş ve yatırımcıların ülkeler bazında davranış farklılıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. By-products which importance is growing all the more in recent years consist of forward, futures, swap and option concepts. However at the present time, number of these products is increasing every passing day. By-products with great importance in financial markets loom large in terms of investors earn income hand over fist. But when investors make these procedures, they should have information about riskness and economic conditions of the countries apart from market to be able to show great success. Therewithal investors are being protected against the non-payment risk of other side by drawing up Credit Default Swap contract to protect themselves agains the credit risk. The purpose of our study is analysing that in investment decisions to what extent investors take CDS premiums into consideration which had important rol in ability to determine the country’s riskiness where investors will make investments. In first chapter of our study, it’s given place to by-products. By-products show continuous development and rapid change in the world. But by products’ past in Turkey doesn’t date back to too much old times. In our study, the historical development of by-products in the world and Turkey, by-product conception, definitions of forward, futures, swap and option contracts, it’s features, varieties, advantages and disadvantages are included. In second chapter, Credit Risk and Credit Derivatives are explained. Credit Risk includes the risk to be confronted as a result of failure to comply with contract conditions of bank and counter party which made a deal. As it’s understood from it’s definition, the credit risk which has big importance is explained in our study and the use of credit derivatives in credit risk management are included. It’s emphasized upon CDS concept and intended purposes in detail in the third chapter of our study. The interaction between 5 years closing stock market indexes and country risk premiums (CDS) of 10 developed and developing countries was examined in analysis section included in fourth chapter. At the end of our analysis; the relationship level between risk premiums and closing indexes of developed and developing countries was determined and it was tried to determine differences in behavior of investors on the basis of countries.Item Kısa vadeli tarımsal finansmanda teminat sorunu: Özel soğuk hava deposu emanet senetlerinin teminat olarak kullanılabilirliği(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2016) Kaya, Sıddık; Hazar, AdaletBu çalışmada tarım sektörünün kısa vadeli finansmanında teminat sorunu ele alınmış, özel soğuk hava depolarına teslim edilen ürünler karşılılığında verilen emanet senetlerinin kredi teminatı olarak kullanılıp kullanılamayacağı hususu örnek ürün olarak alınan elma üzerinden incelenmiştir. Tarımın finansmanı yakın zaman kadar kamu tarafından ziraat Bankası üzerinden sağlanmıştır. Ancak, son yıllarda özel bankalar tarım bankacılığı birimleri kurarak tarım sektörüne yönelik yenilikçi kredi ürünleri, hasat döneminde ödemeli banka ve kredi kartları gibi ihtiyaca yönelik ürünlerle tarım sektörü kredilerindeki paylarını artırmaya başlamışlardır. Ancak hem kamu bankalarının sağladığı hem de özel bankaların sağladığı bu krediler genellikle hasat öncesiyle sınırlıdır. Uygun teminatlar veya kefaletlerle sadece üretime hazırlık aşaması ve üretim dönemi kredilendirilmekte ve hasat dönemini takip eden kısa bir süre içinde de krediler kapatılmaktadır. Fakat özellikle küçük üreticilerin bankalar tarafından kabul gören teminatlar konusunda sıkıntıları vardır. Kırsal kesimde ekspertiz değeri düşük olan veya kayıtdışı olan varlıkların bankalarca kabul edilmemesi bu kesime verilen kredi miktarını da azaltmaktadır. Üretim döneminde harcanan emek, yapılan masraflar ve geçen zaman içinde elde edilen ürünler piyasada arzın en yüksek olduğu hasat zamanında genellikle daha düşük fiyattan alıcı bulabilmektedir. Aradan geçen birkaç ay içinde ise tasnif edilip depolanmış ürünler daha yüksek fiyatlardan yeni alıcılara ve tüketicilere intikal etmektedir. Aradaki fiyat farkı sadece bu ürünlerin ayıklama, tasnif ve muhafaza masraflarını karşılamakla kalmayıp, aracılara da kar bırakmaktadır. Çalışmamızda elmanın bizzat kendisinin kredi teminatı olarak kullanılıp kullanılamayacağı araştırılarak, belirli özelliklerinin ortaya konulması, geleneksel bankacılık ve katılım bankacılığı sektörlerinin dikkatine sunularak üreticinin hasat zamanındaki kısa dönem finansman ihtiyacının kredilerle karşılanması ile daha sonraki fiyat artışlarından bu kesimin refah artışına katkı sağlanıp sağlanamayacağı değerlendirilmiştir.Mevcut durumda hububat, yağlı tohumlar, pamuk, kuru kayısı, zeytin ve zeytinyağı gibi ürünler için 2699 sayılı Umumi Mağazacılık Kanunu ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında söz konusu olan hasat dönemi kredi imkânlarının hasat dönemi bir iki ay ile sınırlı olduğu halde tüketimi bütün yıla yayılan meyveler için de yeni bir mevzuata ihtiyaç duyulmadan uygulanması önerilmektedir. Uygulamanın öncelikle elma üretim bölgelerinden başlamak üzere soğuk hava depolarında muhafaza edilebilen meyvelerin yetiştiricileri için kredi imkanlarını ve bunların refah seviyesini artıracağı, geleneksel bankaların ve katılım bankalarının bu bölgelerde özellikle kısa vadeli kaynak kullandırımlarında önemli artışlar sağlayacağı değerlendirilmektedir. In this study, issue of collateral for short term financing of agricultaral sector is studied and potential usage of warehouse receipts, issued by cold atmosphere warehouses in exchange for the products stored, as collateral against agricultural credits on harvesting period is evaluated. Agricultural financement had been provided by public sector until the recent time. But in recent years private banks, by establishing agricultural banking units, has started to increase their shares in agricultural credits with needs oriented agricultural banking services such as innovative credits products, special debit and credit cards with maturity period in harvesting season. However, the existing credits provided to agricultural sector by public or private banks are generally limited for pre-harvest period. Only the period for preparation to production and production period is credited with appropriate collaterals and those credits are getting closed in a short period after the harvest. However, there is some constrains on the issue of collaterals of small farmers accepted by the banks. The general aproach of banks on not accepting the unregistered or lower value expertised assets in rural areas decreasses the amount of credits given to small farmers. But agricultural products could generally be traded away in low prices compared to labour force, income costs and long time during the growing up period, due to the vast amount of supply in the market during harvest season. Classified and stored products transfered to the new buyers and consumers with higher prices in the next several months. The price gap not only meets the expenditures for cleaning, classifying and storage; but also make profit to intermediaries.In this study, by searching for the possibility to use apple itself as collateral and bringing the results to the attention of traditional banking and participating banking sector, whether the increase in prices following the harvest season could contribute to the welfare of the producers by meeting the short-term financial needs of them by credits. It is proposed that, the credit opportunities for cereals, oilseeds, cotton, dried apricots, olives, and olive oils at present brought by Warehouse Receipt Act No 2699 and Agricultural Products Licensed Warehouse Act No 5300, to be given without any new legislation to the fruits those harvesting period is limited to one or two months but their consumption spread over the whole year. Aplication by primarily starting from apple growing regions, could increase in the credit opportunities of the producers of fruits to be stored in cold warehouses and increase in the amount of short term placements of traditional banks and participating banks.Item Kripto Para Değerlerine Dayanılarak BİST 100 Endeks Hareketi Tahmininde Destek Vektör Makineleri Uygulaması(Başkent Üniversitesi, 2021-03-31) Hazar, Adalet; Demirel,Ali CanTeknoloji gelişiminin hız kazanmasıyla sanal para birimleri takas işlemlerinde kullanılmaya başlamıştır. Yaklaşık on beş yıldır kullanımda olan kripto paralar, üçüncü taraflara olan ihtiyacı ortadan kaldıran blockchain teknolojisinin merkezileşmemiş sistemi sayesinde piyasada yeni bir yer yaratmıştır. Bir taraftan yüksek kazanç sağlamak isteyen yatırımcılar için çok cazipken, diğer taraftan fiyatlarındaki dalgalanmalar çok yüksektir. Bu nedenle riskli yatırım araçları olarak değerlendirilmektedir. Yatırımcılar piyasayı etkileyebilecek her faktörü risk unsuru olarak görebilmektedir. Dijital dönüşümün yaşandığı dünyamızda, Kripto paraların piyasa hareketlerinin, çeşitli ekonomik dengeleri etkileyeceği düşünülebilmektedir. Yatırımcılar bu belirsizliği aşmak için çeşitli tahmin yöntemlerine ihtiyaç duyabilirler. Bu çalışmada, yüksek piyasa değerine ve bunun yanında yüksek işlem hacmine sahip olan Bitcoin (BTC), ethereum (ETH) ve Ripple (XRP) kriptopara birimlerinin 2016-2020 yılları arası günlük piyasa değerleri alınarak, BIST 100 endeksinin hareket yönleri tahmin edilmiştir. Çalışmada girdi değişken olarak kabul edilen Bitcoin,Ethereum ve Ripple ‘ın geçmiş piyasa değerleri destek vektör makinelerinin eğitiminde kullanılmıştır. Özellikle kripto paraların yaygınlaşması finans sistemlerinin bakış açısını değiştirmiştir. Çalışma sonucunda % 52 doğruluk başarısı elde edilmiştir.Item Küresel krizin Türkiye'nin dış ticaretine etkilerinin analizi(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2016) Demirci, Köksal; Hazar, AdaletKüreselleşen dünyada ülkelerin kendilerine özgü veya dış kaynaklı ekonomik problemler dolayısıyla yaşamış oldukları ekonomik krizlerin etkisinin büyük yıkıcı sonuçlar yarattığı bilinmektedir. Bu çalışmada ilk olarak kriz kavramı ve ekonomik kriz türleri bir başlık altında incelenmiştir. Kriz kavramı ve türleri açıklandıktan sonra Dünya ekonomisinde bölgesel ya da küresel çapta büyük etkiler yaratan krizlerin kronolojik sıralamasına yer verilmiştir. Sonraki bölümde Türkiye ekonomisinin yaşamış olduğu krizlerin nedenleri ve ülke ekonomisine etkilerinin üzerinde durulmuştur. Sonuç olarak 2008 Küresel Finansal Krizi’nin Türkiye’nin dış ticaret rakamlarına etkisini bölgesel ve sektörel olarak inceleyen bir bölüme yer verilmiştir. It has been known that the effect of economıc crisis occuring because of countrys’ own economical problems or external economical problems’ countries experienced creates devastating results in globalising world. Firstly the crisis concept and types of economical crisis have been prospected under the same title in this study. Chronological sort of economical crisis that had huge effects on world economy regionally and globally have been given place after explaining crisis concept and types. There in after effects’ and reasons’ of economical crisis which occured in Turkey have been surveyed. As a result the chapter has been included analyzing the effects of Global Financial Crisis on Turkish Economy both regional and sectoral basis.Item Mevduat bankalarında MULTIMOORA yöntemi ile performans ölçülmesi (2010-2020)(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Uçar, Dilhan; Hazar, AdaletEkonominin temel yapı taşlarından olan bankacılık sektörü, insanlar arasındaki takas alışverişine dayanan bir alan olduğu görülmektedir. Güven gereksinimi ile ortaya çıkan ve her gün gelişip değişen bu sektör, önce ülkesel bazda modern bankacılık ile temellendirilmiştir. Bankacılık sektörünün Türkiye’de gelişimi ise Osmanlı döneminde yabancı sermayeli bankacılık dönemine dayanmaktadır. Bankacılık sektörünün hem krizlerin temelinde olduğu hem de diğer sektörleri kriz dönmelerinde ayakta gücünün bulunduğu görülmektedir. Çalışmanın amacı sektörde faaliyet gösteren aktif büyüklüğü en büyük 13 bankanın performans ölçümü yapılarak sıralama yapılmaktadır. Çalışmada çok kriterli karar verme yöntemlerinden MULTIMOORA yöntemi kullanılarak çalışmaya dahil edilen aktif büyüklüğü en yüksek 13 bankanın 2010-2020 dönemi verileri ile analiz yapılmaktadır. The banking sector, which is one of the basic building blocks of the economy, seems to be an area based on barter exchange between people. This sector, which needs trust and develops and changes every day, was first based on modern banking on a national basis. The national development of the banking sector, on the other hand, dates back to the period of foreign capital banking in the Ottoman period. It is seen that the banking sector is both at the root of the crises and that other sectors have standing power in the return of the crisis. The aim of the study is to measure the performance of the 13 banks with the largest asset size operating in the sector and make a ranking. In the study, using the Multi-MOORA method, one of the multi-criteria decision-making methods, the analysis is made with the data of the 2010-2020 period of the 13 banks with the highest asset size included in the study.Item Sector-Level Competition and Export: Evidence from Exporter Dynamics Database(2019) Babuscu, Senol; Hazar, Adalet; Solakoglu, M. Nihat; Tunc, CengizWe study the effect of sector-level competition on export by utilizing the Exporter Dynamics Database of the World Bank that provides sector-level competition measure along with destination-specific detailed export data. The results of the analysis show a nonlinear effect of sector-level competition on export. While at less competitive sectors, an increase in competition depresses export, at highly competitive sectors, an increase in competition generates a trade-promoting effect on export. The observed nonlinear effect is robust across sectors and countries. Therefore, productivity of peer firms could generate negative effect on a firm's export performance contrary to the usual positive effect of a firm's own productivity.Item Sorunlu kredilerin yönetiminde varlık yönetim şirketlerinin rolü ve Türkiye uygulaması(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018) Bahadır, Cem; Hazar, AdaletVarlık Yönetim Şirketleri, dünyada ilk olarak 1930’lu yıllarda ekonomilerde yaşanan finansal sorunların çözüm umudu olarak ortaya çıkan ve zamanla karşılaşılan finansal ya da sistemsel yeni sorunlara, ihtiyaçlara ve eksikliklere ve elde edilen gelişmelere göre gerekli yasal düzenlemelerle güçlü bir şekilde yasal zemine oturtulan ve bankalara ve kredi müşterilerine hizmet vermekte olan kuruluşlardır. Ülkemizde Kasım 2000 - Şubat 2001 Krizleri ya da İkiz Krizler olarak bilinen kriz zamanlarında büyük ölçüde sorunlar yaşayan reel sektörün ve finans sektörünün sorunlarına çözüm aranmaktayken çözüm için Londra Yaklaşımı’ndan esinlenilen İstanbul Yaklaşımı ve sonrasında da Anadolu Yaklaşımı ile birlikte Varlık Yönetim Şirketleri’nin kurulması önerileri sonucu bu kuruluşlar ülkemiz finansal piyasalarında kendilerini göstermeye başlamışlardır. Varlık Yönetim Şirketleri, dünyada ve ülkemizde yukarıda değindiğimiz bu sebepler ve sonuçlar sonrasında oldukça yaygınlaşan ve bankaların kredi müşterilerinden tahsil edemeyerek bir kısmını ya da tamamını kaybetmeyi kabul etmek zorunda kaldıkları varlıklarını pazarlık ya da ihale yoluyla satın alırken aynı zamanda kredi müşterilerini de ödeyemedikleri mevcut borçlarından ve bu borçlarından kaynaklanan finansal kimliklerindeki olumsuz görüntülerinden kurtaran bir finansal sektör oyuncusu haline gelmiştir. Kendi alanlarında giderek profesyonelleşen bu kuruluşlar finansal piyasalarda faaliyet göstermektedirler. Çalışmanın ilk bölümünde genel olarak kredi ile ilgili bilgiler, sorunlu krediler, sorunlu kredilerin etkileri, sorunlu kredilerin çözüm yolları ve sorunlu kredilerin geçmişi ve çözümüne yönelik yaklaşımlar incelenmiştir. İkinci bölümünde varlık yönetim şirketlerinin dünyada ve ülkemizde ortaya çıkış süreci, önemleri, politikaları ve politikalarının amaçları, türleri, çalışma yöntemleri, etkenliklerini artıran etmenler ve olumlu ve olumsuz yönleri incelenmiştir. Son bölümde ise varlık yönetim şirketlerinin ülkemizdeki yasal dayanağı, bankaların ya da diğer mali kuruluşların varlıklarını elden çıkarma sebepleri ve elden çıkarma aşamaları, varlık yönetim şirketlerinin bu kuruluşların varlıklarını alma amaçları ve almayı tercih ettikleri varlık türleri, bu varlıkların alınması ve satılması ile ilgili aşamalar ve varlık yönetim şirketlerinin ve sektörün günümüzdeki durumu incelenmiştir. Asset Management Companies have come to exist at the beginning of 1930’s as a way out of financial problems and crisis in this period. Later on, because of new financial and sectoral problems, necessities and deficiencies and new sectoral developments, Asset Management Companies and their activities have been placed on strong legal basis. Today, Asset Management Companies are the companies which provide services to banks and banks’ credit customers. Asset Management Companies have also come to exist in our country’s financial markets as a part of solutions seeking for the problems of real sector and financial sector during the November 2000 - February 2001 crisis (in other words, Twin Crisis). In these periods, Asset Management Companies are the one of the solutions suggested that presented the İstanbul Approach, inspired by London Approach, later on together with Anadolu Approach. From the above-mentioned reasons and results, these companies started showing up all around the world as well as in our country. To put it simply, Asset Management Companies are in service between the banks, which have to accept to lose some or all of loans that they provide to their customers, and credit customers who have a taint because of their debts in their financial identities. To summarize this service; first, companies purchase banks’ non-performing loans or other bad assets through a tender or a mutual agreement, after this purchasing operation, companies make contact with credit customers whose debts are purchased by companies to restructure the credits by common consent. Today, these companies have become a professional player of financial markets. In the first part of this study, general knowledge for credits, non-performing loans, effects of non-performing loans, background and solutions of non-performing loans and approaches for solutions of non-performing loans are overviewed. In the second part, it is examined that appearance of asset management companies all around the world and in our country as well, policies and aims of these policies of companies, importance, types, operation modes, and positive and negative aspects of companies and the factors that raise companies’ effectiveness are overviewed. In the last part, companies’ legal basis in our country, reasons for banks or other financial institutions to sell their non-performing loans or other bad assets and steps of this sellout process, steps of overall purchase and sale process of these assets for companies, reasons for companies to purchase non-performing loans or other bad assets and the types of assets that the companies prefer to purchase and finally present status of assets management companies and the sector that these companies are in.Item The Retreat From Bıst: Insıghts Into Foreıgn Portfolıo Investment Movements(EKONOMI POLITIKA & FINANS ARASTIRMALARI DERGISI, 2024-11-15) Alp, oezge S. E. Z. G. I. N.; Hazar, Adalet; Babuscu, SenolThe need for rapid growth and development in developing countries increases the demand for capital. As a result, foreign portfolio investments are of great importance, especially in emerging markets, as they help meet capital needs. However, their ability to move quickly also introduces high volatility to financial markets. This study examines changes in the share of foreign portfolio investors in Borsa Istanbul from 2004 to 2023, aiming to provide long-term insights to market participants. Initially, changes in the foreign portfolio investor ratio over time are graphically analyzed alongside the BIST 100 index and the average interest rate of deposits with a maturity of up to 3 months. These changes are evaluated in the context of both global and local developments. The study then investigates the causal relationship between the foreign portfolio investor ratio and the BIST 100 index using a cointegration test and a causality test based on the VECM model. The findings show a one-way causality from the BIST 100 index to the foreign portfolio investor ratio, indicating that foreign investors' market movements are largely influenced by the performance of the BIST 100, and local market dynamics significantly affect foreign capital inflows.