Browsing by Author "Doğulu, Canay"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Item Bilim karşıtlığı, komplo teorileri ve ölüm: Bilim inkarının ve komplo inancının dehşet yönetimi açısından incelenmesi(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019) Başerdem, Umut; Doğulu, CanayKanıta ve gözleme dayalı bilimsel düşünebilme günümüzde oldukça normal kabul edilebilecek bir durum olmasına rağmen bilimi inkar edenler, bilimsel sayılamayacak sözde kanıtlar ile kurulan komplo teorilerine inananlar halen bulunmaktadır. Bu durum eğitim durumundan etkilenmekle birlikte; bundan bağımsız olarak düşünme becerilerine (örneğin, analitik ve sezgisel gibi), düşünme tarzlarına, dünya görüşlerine ve inanç sistemlerine de bağlıdır. Söz konusu ölüm ve benzeri varoluşsal tehditler olduğunda da, bireyler tehdidin yarattığı kaygı hissi nedeniyle de bu tarz durumlara girebilirler. Bu çalışmanın amacı, bilim inancı, komplo teorileri, komplo zihniyeti, analitik düşünme ve ölüm farkındalığı arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Çalışma doğrultusunda, 127 katılımcıdan veri toplanılmıştır. Katılımcılar seçkisiz olarak analitik düşünme/kontrol ve ölüm manipülasyonu/kontrol koşullarına atanmış ve ardından bilim inancı, komplo inancı ve komplo zihniyeti ölçümleri alınmıştır. Araştırmanın sonucunda analitik düşünmenin ve ölüm manipülasyonunun bilim inancı üzerinde herhangi bir etkisi olmadığı bulunmuştur. Ayrıca ölüm manipülasyonunun komplo inancı ve komplo zihniyeti üzerinde de herhangi bir anlamlı etkisine rastlanılmamıştır. Komplo teorilerine inanma, komplo zihniyeti ve bilim inancı söz konusu olduğunda analitik düşünme ve ölüm manipülasyonunun değişkenler üzerinde ortak bir etkiye sahip olmadıkları görülmüştür. Ancak analitik düşünmenin komplo inancı ve komplo zihniyeti üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Analitik düşünme grubunda olanların anlamlı bir şekilde daha az komplo zihniyetine sahip oldukları ve komplo teorilerine daha az inandıkları bulunmuştur. Sonuç olarak mevcut çalışma, analitik düşünme, ölüm kaygısı, komplo teorilerine inanç ve komplo zihniyetine dair yapılmış olan çalışmaların bir kısmını desteklemiştir. Even though scientific thinking revolving around proof and observation can be considered normal in today’s society, those who reject science and believe in conspiracy theories that are not grounded on scientific proof still exist. This is affected by educational level, however, thinking styles (analytic and intuitional thinking), world views and religion can affect this belief as well. When existential threats like mortality is considered, individuals can be affected by the anxiety created by this threat. So, the purpose of the current study was to examine the relationship between science belief, conspiracy theories, conspiracy mentality, analytic thinking, and mortality salience. In this regard, data was collected from 127 participants. Participants were assigned randomly to analytic thinking/control groups and mortality manipulation/control groups, and after that, their science belief, conspiracy belief and conspiracy mentality was measured. As a result, analytic thinking and mortality manipulation was found to be not affecting science belief. Also, mortality manipulation did not have any effect on conspiracy belief, conspiracy mentality and science belief. Conspiracy belief, conspiracy mentality and science belief was not affected by the interaction effect of analytic thinking and mortality salience. However, analytic thinking had a statistically significant effect on conspiracy belief and conspiracy mentality. Those who were on analytic thinking group were found to believe less to conspiracy beliefs and had less conspiracy mentality compared to those who were on control group. As a result, the current study replicated some of the studies conducted on the varying relationships between analytic thinking, death anxiety, conspiracy belief and conspiracy mentality.Item Bilişsel çelişki kuramı kapsamında replikasyon çalışması(Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019) Akhanlı, E. Sercan; Doğulu, CanayBu çalışmanın amacı, daha önce Festinger ve Carlsmith (1959) tarafından yapılan “Cognitive Consequences of Forced Compliance” adlı makaledeki çalışmanın bire bir tekrarlanmasıdır. Orijinal çalışmada katılımcılara verilen para ödülü 1 dolar ve 20 dolar olarak belirlenmiştir (Festinger ve Carlsmith, 1959). Bu çalışmada ise 1 dolar 1 TL yerine kullanılırken 20 dolar ise 50 TL yerine kullanılmıştır. Çalışma, Başkent Üniversitesi’nde Ticari Bilimler Fakültesi’nde eğitimini sürdüren 43 lisans öğrencisi (23 kadın, 20 erkek) ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara araştırmalara katıldıkları için 4 ek puan verilmiştir. Araştırma “performans ölçümü” olarak duyurulmuştur. Katılımcılara iki farklı materyal sunulmuştur. Takılıp çıkarılabilen tabla üzerine kurulmuş 12 adet tahta silindir ilk materyal olarak gösterilmiştir. Bu görev yarım saat sürmüştür. Daha sonra, 48 adet el yardımıyla çevrilebilen küplerden oluşan ikinci materyal sunulmuştur. Bu görev de yarım saat sürmüştür. Her iki materyal de orijinal çalışmadakine uygun olarak hazırlanmıştır. Bu iki materyal ile alınacak performans ölçümü ile esas amaç katılımcıların sıkılmasını sağlamaktır. Deney odasında yapılan çalışma katılımcılarla bire bir gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara deneyin belirli aşamasında dışarıda bekleyen bir katılımcıyı (deneyden haberi olan sahte katılımcı) deneyin eğlenceli olduğunu söylemesi beklenmektedir. Katılımcı bu yardımı kabul ettikten sonra kendisine 1 TL ya da 50 TL verilmektedir. Son aşamada, deneyden haberi olan psikoloji öğrencisi rolündeki yardımcı, katılımcıya deneyin ne kadar eğlenceli olduğunu sormuştur. Orijinal çalışmadaki sonuçlara göre 1 dolar alan katılımcıların eğlendiği bulunmuştur. 20 dolar alan katılımcıların ise sıkıldığı belirtilmiştir. Genel olarak istenilen tutum değişimine ulaşılmıştır. Bu bağlamda 1 dolar alan katılımcıların bilişsel çelişkiye maruz kaldığı saptanmıştır (Festinger ve Carlsmith, 1959). Ancak bu tez çalışmasında hem 1 TL, hem de 50 TL alan katılımcıların deneyden keyif aldıkları bulunmuştur. Kontrol grubunda yer alan katılımcılar, hem orijinal çalışmada hem de bu çalışmada olduğu gibi deneyden keyif almadıklarını belirtmiştir. Ancak orijinal çalışmaya yöntemsel olarak bağlı kalınamayan durumlar ve şartlar bulunmaktadır. Yapılabilecek yeni çalışmalar ve nelere dikkat edilmesi gerektiği araştırmanın tartışma bölümünde detaylandırılmıştır. The purpose of the current study is to replicate the study named “Cognitive Consequences of Forced Compliance”, conducted by Festinger and Carlsmith (1959). In the original study, the money prize given to the participants was determined as 1 dollar and 20 dollars (Festinger and Carlsmith, 1959). While in the current study, the money prize was instead 1 TL for 1 dollar and 50 TL for 20 dollars. The study was conducted with 43 undergraduate students (23 of which were female and 20 of which were male) from Başkent University, Department of International Business. The participants were given 4 extra course points for participating in the experiment. The experiment was announced as “performance measurement”. Participants were given two materials, the first one was 12 cylinders which could be taken in or out from a tray. Then, the second material, which consisted of 48 cubes which could be turned by hand were shown. This process lasted for half an hour. Both materials were prepared as per their counterparts in the original study. The experiment was conducted one by one with the participants in the experiment room. The participants were expected to tell the other participant (which was a confederate) waiting outside that the experiment was fun. After accepting to help, the participants was given 1 TL or 50 TL. In the last stage, the helper who was posing as a psychology student aware of the experiment asked the participants how much fun was the experiment. According to the original study had found that 1 dollar participants had fun, and the wanted attitude change had been generally reached. In this regard, the participants that took 1 dollar was exposed to cognitive dissonance (Festinger & Carlsmith, 1959). However, both 1 TL and 50 TL participants were found to have fun in the current study. The control group has stated that they hadn’t have fun both in the current and the original study. However, there were conditional and methodological differences from that of the original study. Possible research ideas and what the future researchers must be careful about was explained in detail in the discussion section.