Repository logo
Communities & Collections
All of DSpace
  • English
  • العربية
  • বাংলা
  • Català
  • Čeština
  • Deutsch
  • Ελληνικά
  • Español
  • Suomi
  • Français
  • Gàidhlig
  • हिंदी
  • Magyar
  • Italiano
  • Қазақ
  • Latviešu
  • Nederlands
  • Polski
  • Português
  • Português do Brasil
  • Srpski (lat)
  • Српски
  • Svenska
  • Türkçe
  • Yкраї́нська
  • Tiếng Việt
Log In
New user? Click here to register.Have you forgotten your password?
  1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Sözen, H. Cenk"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 3 of 3
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Thumbnail Image
    Item
    Kadınların kariyer gelişimlerinde sosyal sermaye edinme biçimleri: Bağımsız kadın yönetim kurulu üyeleri üzerine bir araştırma
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsü, 2017) Alan, Hale; Sözen, H. Cenk
    Son zamanlardaki yoğun ilgi nedeniyle kadınların iş hayatında yükselmelerine açıklık getiren en kapsamlı kuramın sosyal sermaye kuramı ve temelini sosyometri çalışmalarından aldığı kabul gören sosyal ağ yaklaşımının olduğu söylenebilir. Sosyal sermayeyi sosyal ağlarda saklı olan ve sosyal ağlar sayesinde harekete geçen bir varlık olarak değerlendirmek mümkündür. İnsan ilişkileri sayısal ve istatistiksel olarak ölçülebilen bir unsur olmadığı için, sosyal ağ analizi yöntemleri geliştirilmiştir. Kadın yöneticilerin insan sermayeleri ve sosyal sermaye düzeyleri yönetim kurulu üyesi olmalarında etkili olmaktadır. Fakat son araştırmalar insan sermayesinin kadınların üst düzey yönetim kadrolarına gelmelerinde tek başına yeterli olmadığını göstermektedir. Bu nedenle kadınların iş hayatında yönetim kurulu üyeliği gibi üst düzey görevlere gelmelerini sağlayan ve kolaylaştıran sosyal sermaye ile sosyal ağ ilişkilerini anlamak önemlidir. Bu çalışma ile kadınların kariyer gelişimlerinde başarılı olmalarında sosyal sermaye edinimleri ve sosyal ağ özellikleri ortaya çıkartılmış ve yazındaki boşluğun doldurulması için sosyal ağlar bakış açısıyla bağımsız kadın yönetim kurulu üyelerinin sosyal sermaye ve sosyal edinim biçimleri araştırılmıştır. Kadınların kariyerlerinde üst düzey görevlere gelmelerinde sosyal sermaye edinim ve kullanım biçimleri erkeklere göre farklı olmaktadır. Bu çalışma ile sosyal sermayenin kadınlar için önemine, sosyal sermaye düzeyinin artışı veya azalışının kadınların hangi ağ geliştirme davranışlarına bağlı olduğuna, kadınların sosyal sermayelerinin artması için hangi faaliyet ya da aktiviteleri yapmaları gerektiğine ve kadınların sosyal ağ ilişkilerinde cinsiyete dayalı kalıp yargıların etkilerinden arınmalarına değinilerek kurama katkı sağlamaya çalışılmıştır. Çalışmada, Borsa İstanbul A.Ş.’ye kayıtlı şirketlerin yönetim kurulunda 2014-2016 yılları arasında görev yapan 70 bağımsız kadın üyeye ait ikincil veri taraması ile edinilen sosyal sermaye ve sosyal ağ ilişkileri verileri kullanılmıştır. UCINET sosyal ağ analizi programı kullanılarak her bağımsız kadın yönetim kurulu üyesinin sahip olduğu merkezilik, aracılık, arasındalık, yapısal boşluk, merkez/çevre değerleri hesaplanmış, iç grup ve dış grup üyelerinin ağ düzeneğindeki konumları belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda kadınların üst düzey yönetim kademelerine gelmelerinde sadece kadınlardan oluşan (homojen) ağ ilişkileriyle edindikleri bağlayıcı sosyal sermayelerinin az olmasının (önerme-1), yüksek düzeyde aracılık değerine sahip olmanın ve bu ilişkileri mentör, danışman, sponsor veya koç gibi meslekleri yapan destek sağlayıcı aracı aktörlerle kurdukları ilişkilerin fazla olmasının (önerme-3) ve ağ içinde sahip oldukları biçimsel olmayan ağ bağlarının ve biçimsel olmayan gruplar içerisinde yer alma eğilimlerinin fazla olmasının (önerme-5) beklendiği ortaya çıkmıştır. Kadınların erkek ağlarıyla olan (heterojen) ağ ilişkilerinden edindikleri birleştirici ve köprü kuran sosyal sermaye düzeylerine bakıldığında tüm kadınlar için geçerli bir sonuç çıkmamıştır (önerme-2). Son olarak çok sayıda yönetim kurulu üyeliğine sahip olan kadınların sosyal ağ düzeneğinde merkezi konumda ve yüksek düzeyde dışsal sosyal sermayeye sahip olmadıkları ve dışsal sosyal sermayenin düşük olmasının çok sayıda yönetim kurulu üyeliğine sahip olma nedeni olmadığı ortaya çıkmıştır (önerme-4). Bu sonuçlar hangi tür sosyal sermayenin kadınların kariyerleri için daha önemli olduğuna belirginlik kazandırmıştır. In recent days, it can be said that the most inclusive theory that clarifies the rise of women in business life is accepted social network approach taken from social capital and sociometry studies. It is possible to consider social capital and social networks as complementary to each other and social capital as an asset hidden in social networks and actuated by social networks. Since human relationships are not quantifiable and statistically measurable, so methods of social network analysis have been developed. Human capital and social capital levels are influential for women managers to be elected board members. But recent research has emphasized that human capital alone is not enough for women to reach senior management level. It is important to understand social capital and social networking relationships that enable and facilitate women to attend senior functions such as board membership in business. In this research, the social capital acquisitions and social networking features of women in their career development and social capital and social acquisition forms of the independent women board members have been examined in order to fill the vacancy in the literature. The way in which women acquire and use social capital for their career development is different from men. This study has contributed to social capital literature what kind of activities or activities should be carried out for the increase of social capital of women and how they should be based on gender and being influenced by social norms in relation to social networking, in order to determine how the social capital is distributed in the society, to which elements the increase or decrease of the social capital level of women depends on. In this study, the data of social capital and social network relationships obtained from the secondary data of 70 independent female board members of Borsa İstanbul A.Ş. between the years 2014 and 2016 were used. Using the UCINET social network analysis program, the centrality, betweenness, structural holes, center/periphery values of each independent female board member were calculated and the positions of the internal and external group members in the network organization were determined. At the end of the study, it is expected that in the career development of women, the binding social capital they acquire by the network relationships (homogenous) of only-women is low (proposition-1). It is hoped that there is a high degree of brokerage with the intermediary values at the highest level and that these relationships are established by actors of supportive agents who make professions such as mentor, consultant, sponsor or coach (proposition-3). It is expected that there will be a large number of informal network connection in networks and tendency to be included in informal groups (proposition-5). When we look at the level of social capital that links and bridges women relationships with (heterogeneous) networking with men's networks, there is no valid result for all women (proposition-2). Finally, it has emerged that women with multiple directorships of board directors do not have a centralized and high level of external social capital in the social networks, and that the low external social capital is not the reason for having a large number of board membership (proposition-4). These results have made it clear what kind of social capital is more important for women's careers development.
  • Thumbnail Image
    Item
    Örgütler arası güç ve bağımlılık ilişkilerinde sosyal ağların rolü üzerine bir incelenme: suriye'deki muhalif hareketler örneği
    (Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2015) Fayganoğlu, Koruhan; Sözen, H. Cenk
    Sosyal bir varlık olan insanlar tarafından oluşturulan örgütler de sosyal bağlamda incelenmesi gereken bir kavramdır. İnsanların sosyal hayatlarında önemli bir yer tutan sosyal ağları, örgütler için de hayati anlam taşımakta olup örgütlere hayatta kalmaları bağlamında kaynak sağlama, bu kaynak/kaynakların tedarikini güvence altına alma gibi konularda çeşitli avantajlar sağlamaktadır. Ancak, örgütlerin bu kaynak sağlama aşamasında çeşitli zorluklar ile karşılaştığı, özellikle örgütler arası ilişkilerde güç ve bağımlılık ilişkilerinin, söz konusu kaynak temini için önemli konular olduğu belirtilebilecektir. Örgütsel araştırmalar yazınında, örgütler arası güç ve bağımlılık konuları ile ilgilenen Kaynak Bağımlığı kuramına göre, örgütler arası ilişkilerdeki güç dengesizliği/asimetrisi ve karşılıklı bağımlılık durumları ilişkiye taraf olan örgütleri, anılan durumlardan kurtulmaları amacıyla çeşitli arayışlar içine sokmaktadır. Araştırmanın öncelikli amacı ilgili yazında, üzerine görece az çalışma yapılan sosyal ağ yaklaşımı ile kaynak bağımlılığı yaklaşımının hangi noktalarda ilişkili olduğunu ortaya koymak ve bağlamın örgütlerin sosyal ağlar marifetiyle yürüttüğü kaynak temini çerçevesindeki faaliyetlerini nasıl etkilediğine ilişkin çıkarımlar yapmaktır. Araştırmanın kuramsal anlamda daha dar kapsamdaki hedefi ise; kapalı ağ düzenekleri içinde yer alan ve konumları gereği sadece kısıtlı üyeler ile ilişki içerisinde bulunan örgütlerin, hayatta kalmaları için gerekli olan kaynakların edinimi sürecinde yaşayacağı sıkıntıları aşmak amacıyla kendi kapalı sosyal ağ ilişkileri dışında farklı ilişkilere girmek isteyebileceği, ancak kapalı ağ düzeneklerinin normal şartlar altında birbirleri bağlantısız olmaları nedeniyle, örgütün farklı ağ düzeneklerindeki kaynağa erişmek için çeşitli aparatlara ihtiyaç duyabileceği, bu aparatların ise ağ kümeleri arasında ortaya çıkan yapısal boşluklardan tecrübesi ve buna benzer özellikleri ile yararlanabilecek olan aracılar olabileceğini öngören ve bahse konu örgütlerin tecrübe ettiği güç asimetrisi ve bağımlılık nedeniyle örgütlerin kaynak edinimi amacıyla görece zayıf bağlara sahip olduğu diğer örgütler ile stratejik olarak ittifak kurmaya yönelebileceğini ileri süren önermelerin görgül olarak test edilmesidir. Arap Baharı olarak adlandırılan sürecin Ortadoğu ve Kuzey Afrika coğrafyasını derinden etkilediği ve bu etkinin halen sürdüğü yadsınamaz bir gerçektir. Bu süreçten etkilenen ve bir iç savaş yaşadığı belirtilen Suriye’nin de, özellikle savaşın rejim dışındaki tarafları olan muhalif örgütlerin, Arap Baharı öncesi ve sonrası geçirdikleri değişim ve tecrübe ettikleri deneyimler, yukarıda değinilen kaynak edinimi ve bu edinimin sosyal ağlardan nasıl etkilendiği, kuramsal hususlar ışığında, iyi bir örnek olarak değerlendirilmektedir. Arap Baharı öncesi ve sonrası ortaya çıkan muhalif örgütlerin genel yapısı ve söz konusu örgütlerin Arap Baharı sonrası farklı güç ve bağımlılık ilişkileri bulunan kaynak sağlayıcı örgütler/devletler ile olan ilişkilerinin sosyal ağlar yoluyla nasıl şekillendiği 8 önerme altında incelenmiş olup, söz konusu örgütler ile ülkelerin kaynak temini faaliyeti olarak nitelendirilebilecek temasları ve ilişkilerine dair olarak ikincil veri kaynaklarından toplanan verileri ile analizler yapılmıştır. Söz konusu analizlerin sonuçları çerçevesinde ortaya koyulan tüm önermeler desteklenmiştir. Sonuç olarak, ilgili yazında her ne kadar örgütlerin kaynak sağlama faaliyetleri sırasında oluşan güç ve bağımlılık ilişkilerinden kaynaklanan sorunları gidermek amacıyla sosyal ağlarından yoğun olarak faydalandıkları dile getirilmiş olsa da, çalışmada özellikle hangi tip ağ yapılarının ve özelliklerinin bu faaliyet sırasında daha etkin olarak rol oynadığı saptanmıştır. Çalışmanın sonuçları çevresinde örgütlerin kaynak edinme sürecinde ortaya çıkan güç ve bağımlılık ilişkilerini sosyal ağları yoluyla yönetme eğiliminde olabileceği ve bağlamın örgütlerin sosyal ağlarını kaynak edinimi anlamında da kullanmaya olanak tanıyabileceği tespitini yanı sıra, daha özelde ise kapalı ağların yoğun olduğu bağlamlardaki kaynak edinimi faaliyletlerinde zayıf bağlarla kurulan stratejik ortaklıklar ve yapısal boşlukları kullanabilme olanağı veren aracılık faaliyetlerinin örgütler için daha çok kullanılan bir araç olabileceği ifade edilebilecektir. The organizations that founded by human beings, who are social creatures, are subjects which are to be scrutinized socially. Social networks, that are vital component of people’s life, play an important roles for the organizations and provide them some precious advantages for them to survive concerning obtaining resources and securing this obtaining. Yet, it can be mentioned that the organizations go through some obstacles during attaining resources, especially inter organizational power and dependency relationship are significant matters for this attaining process. According to the Resource Dependency Theory, which is interested in the inter organizational power and dependency issues, in inter organizational relations power imbalance and reciprocal dependency circumstances oblige the organizations that are part of these rough situations. The primary aim of this dissertation is to reveal in which points the resource dependency and social network theories are connected and to make some inferences about how the context impacts the organizational resource gaining activities that are done by means of their social networks. Theoretically in the narrower sense, this paper aims at testing some assumptions about the organizations, which take place in the closure and owing to that has connections with the restricted actors, can use some other relations which are already out their network to overcome obstacles during the process of getting resources for survival. Yet, because of the fact that closures are closed systems and have not connections with each other under normal circumstances, organizations can be in need of operating some apparatus to penetrate or to catch a point to reach a connection from other closures and these apparatus should be competent enough to take advantage of structural holes between these closures with his/her experience or so. Related to them another assumption can be about the organizations, which undergo a great deal of power and dependency imbalance with its supplier, can found some strategic alliances or coalitions with organizations that have weak ties, in order to get resources. In the thesis, these theoretically founded issues are to be analysed empirically. It is an undeniable truth that ‘Arab Spring’ wind have deeply impacted MENA area. Moreover, as a country that have affected by Arab Spring and have been dealing with a deep inner conflict, Syria is part of this process. In that sense, the evolution of the organizations of Syrian opposition before and after the Arab Spring can be considered as good examples for the above mentioned theoretical issues about obtaining resources and how social network influence these obtaining operation. Concerning social networks and related matters about it, the general structural features of the opposing organizations that have been founded before and after the Arab Spring and how their social relations with the supplier countries/organizations can shape the attaining resources, are scrutinized by 8 propositions and analysed by the secondary data about the relationship and contacts of these organizations and countries that can be labeled as resource obtaning activitires. According to the results of these analyses, all proportions are supported. As a result, although it is mentioned in the related literature that the organizations can densely use their own social networks to overcome the obstacles which are derived from power and dependency relations during the resource gaining process, it is not specifically clarified which type of social network relation and attribution is more efficient. Taking into consideration the results of this dissertation it can be inferred that the organization can direct or try to solve troubles that are emerged from power and dependency imbalance during the process of resource attaining by the help of their social networks and the context can create an atmosphere that organizations can use their social ties to get resources. More specifically, in the context where the closures are common, the organization can prefer to facilitate strategic alliances that are founded via weak ties and to bring up brokerage roles which can exploit of structural holes
  • No Thumbnail Available
    Item
    Örgütsel Ağlar Özel Sayısı Seçilim ve Uyumlanma Tartışmasında Örgütsel Ağlar Yaklaşımı
    (Başkent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 2019) Sözen, H. Cenk; Öztürk, Alperen; Köker, Ali Rıza
    Bu çalışma, doğal seçilim-çevresel uyumlanma ikiliğin uzlaştıracak kuramsal önermeler üret- mek amacıyla yazılmıştır. Çalışma kapsamında sosyal ağ yazınından destek alınarak doğal se- çilim baskılarının ve uyumlanabilme olanaklarının beraber var olabildiği bir kuramsal çerçeve önerilmiştir. Öncelikle doğal seçilim baskılarının göreceli olarak daha güçlü ya da daha zayıf olabileceği bağlamlar tanımlanmaya çalışılmıştır. Doğal seçilim baskılarının zayıf olduğu bağ- lamlarda örgütlerin önemli aracılarla ilişkiler kurarak ya da yapı içerisinde güçlü konumlara gelerek çevreye uyum sağlayabilecekleri görüşü savunulmuştur. Örgütlerin bağlantılar kurarak ya da konum değiştirerek hayatta kalma çabalarının sonucunda çeşitli düzeylerde ve sayılarda olumsuz ağ ilişkileri edinebileceğinden bahsedilmiştir. Bununla birlikte edinilen olumsuz ağ ilişkilerinin de bağlam bağımlı olarak örgütün çevreye uyum sağlama becerisini etkileyebile- ceği savı geliştirilmiştir. Örgütlerin olumsuz ağ ilişkilerini, çok sayıda olumlu ilişki bağlantısına sahip olmak için bir güdüleyici olarak kullanabileceği ve bu sayede yine uyumlanma olasılıkla- rını artırabilecekleri üzerinde durulmuştur. This study was conducted to produce theoretical propositions to reconcile the natural sele- ction-environmental adaptation dichotomy. Within the scope of the study, a theoretical fra- mework in which natural selection pressures and adaptability possibilities can coexist toget- her, has been proposed with the support of social network literature. Initially, it has been tried to define the contexts in which the pressures of natural selection could be relatively stronger or weaker. In contexts where natural selection pressures are weak, it is discussed that organi- zations can adapt to the environment by establishing relationships with substantial brokers or by getting advantageous positions within the structure. It was argued that organizations can acquire negative network ties at various levels and quantities because of their survival efforts by establishing links or changing position. In addition, the assertion has been developed that depending on the context, the obtained negative network relations can affect the organiza- tion’s ability to adapt to the environment. It was emphasized that organizations can use ne- gative network relationships as a stimulator to attain a large number of positive relationship connections, thereby increasing their likelihood of adaptation.

| Başkent Üniversitesi | Kütüphane | Açık Bilim Politikası | Açık Erişim Politikası | Rehber |

DSpace software copyright © 2002-2026 LYRASIS

  • Privacy policy
  • End User Agreement
  • Send Feedback
Repository logo COAR Notify