Örgüt kültürünün kurumsal yönetişim uygulamaları ve eşbiçimlilik ile etkileşimi: Bir örnek olay incelemesi
No Thumbnail Available
Files
Date
2024
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Abstract
Örgüt yapılarının, verimlilik ve dışsal uyum bağlamında iki başat kuram tarafından şekillendirildiği söylenebilir. Bunlar; verimlilik odaklı koşul bağımlılık kuramı ile kontrol ve meşruiyet odaklı kurumsal kuramdır. Kurumsal kuram, örgütlerin örgüt çevrelerinde onaylanmış ve meşru kabul edilen örgüt yapısına benzemek suretiyle “eşbiçimlileşerek” kurumsallaşacaklarını, bu sayede yapısal olarak edindikleri meşruiyet ile dışsal destek sağlayacaklarını öne sürmektedir. Koşul bağımlılık kuramı ise örgütün beklenen ya da beklenmeyen koşullara uyum sağlamak suretiyle bu koşullara en uygun yapıyı benimsemesi gerektiğine işaret etmektedir. Bu olgu dâhilinde bir kavram olarak 1980’lerin başında ortaya çıkan örgüt kültürü, belirli bir sektörde faaliyet gösteren tüm örgütlerin aynı koşullara maruz kalmalarına rağmen bazı örgütlerin koşulları daha iyi yöneterek nasıl başarılı olduklarını açıklamaya çalışmıştır. Diğer taraftan Enron ve Worldcom gibi skandallar, örgütlerin yönetsel yapılarını yeniden gözden geçirmeleri ihtiyacını doğurmuş, bu tarz suistimallerin önüne geçmek ve adına kurumsal yönetişim olgusu ön plana çıkmıştır. Bu çalışmada, verimlilik ve koşul bağımlılık kuramı odaklı değerlendirilen en önemli örgüt içi dinamiklerden örgüt kültürünün, kurumsal mükemmelleşmenin en üst noktasında yer alan kurumsal yönetişim pratikleri ile kurumsal kuram bağlamında ele alınan eşbiçimliliğin etkileşimi araştırılmıştır. Bu maksatla Ankara’daki bir vakıf üniversitesinde örnek olay incelemesi yapılmıştır. Çalışmada eşbiçimlilik ve kurumsal yönetişim incelenirken nitel, örgüt kültürü incelenirken ise nicel ve nitel yöntemlere birlikte başvurulmuştur. Çalışmanın nicel safhasında Üniversite’nin 117 öğretim üyesinden; nitel safhasında ise 11 üst düzey yöneticisinden veri toplanmıştır. Sonuçlar incelendiğinde Üniversite’nin çok güçlü bir hiyerarşik örgüt kültürüne sahip olmasına rağmen, bir noktadan sonra varlığını devam ettirebilmek için eşbiçimlileştiği görülmüştür. Örgüt çevresinin Üniversite’yi eşbiçimlileştirme çabalarının, Üniversite’nin kurumsal yönetişime yönelik gayretlerini dolaylı olarak etkilediği görülmüştür. Diğer taraftan örgüt çevresinde kurumsal yönetişimle ilgili herhangi bir yasal mevzuat/zorunluluk bulunmamasına rağmen Üniversite’nin kurumsal yönetişim pratiklerini benimsemesi, örgüt kültürü itibariyle kurumsal yönetişime yatkınlığını ortaya koymuştur. Organizational structures are shaped by two foremost theories in the context of efficiency and external adaptation according to the organizational environment they are involved in. These are efficiency-oriented contingency approach and legitimacy-oriented institutional theory. Institutional theory suggests that organizations will institutionalize via becoming "isomorphic" by resembling the organizational structure that is approved and considered legitimate in the organizational environment, and thus will provide external support with the legitimacy they have acquired structurally. On the other hand, contingency approach points out that the organization should adapt to expected or unexpected conditions and adopt the structure that best suits these conditions. Organizational culture, which emerged as a concept within this phenomenon in the early 1980s, tried to explain how some organizations were successful by managing the conditions better, although all organizations operating in a certain sector were exposed to the same conditions. However, the managerial inadequacies of organizations which stem from principal-agent conflict, appeared with scandals such as Enron and Worldcom in the late 1990s, creating the need for organizations to reconsider their managerial structures. The phenomenon of corporate governance has come to the fore in order to prevent such abuses and to introduce "best" practices in structural/managerial practices. In this study, the role of isomorphism to the impact of organizational culture on corporate governance practices was investigated. To examine this, a case study was conducted at a foundation university in Ankara. While examining isomorphism and corporate governance qualitative methods and while examining the organizational culture quantitative and qualitative methods were used. Data were collected from 117 faculty members in the quantitative phase and from 11 senior managers in the qualitative phase. When the results were examined, it was seen that although the case had a very strong hierarchical organizational culture, after a certain point it became isomorphic. It was seen that the the environment’s pressures to isomorphize the case, has affected the case towards corporate governance. Even though there was no legal regulation regarding corporate governance in the environment, the case adopted corporate governance practices in terms of its organizational culture as well.
Description
Keywords
Örgüt kültürü, kurumsal yönetişim, kurumsal kuram, eşbiçimlilik, Organizational culture, corp. governance, institutional theory, isomorphism.