Enstitüler / Institutes

Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/11727/1390

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Thumbnail Image
    Item
    Kadınlarda ağırlık döngüsünün metabolik etkilerinin belirlenmesi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2017) Oral, Emel Aydan; Kızıltan, Gül
    Bu çalışma, kadınlarda ağırlık döngüsü sıklığı ve şiddetinin belirlenerek metabolik etkilerinin değerlendirilmesi amacıyla, Mayıs 2016-Eylül 2016 tarihleri arasında Başkent Üniversitesi Hastanesi Ümitköy Polikliniği Endokrin Bölümü’ne başvuran, 25–45 yaş arasındaki 60 kadın birey üzerinde yürütülmüştür. Bireylerin kişisel özellikleri, genel ve beslenme alışkanlıkları, duygu durumları ile ağırlık değişimlerine ilişkin bilgileri saptamak için bir anket formu uygulanmıştır. Bireylerin beslenme durumları besin tüketim sıklığı ile saptanmıştır. Ağırlık değişimleri sonucunda, son 10 yıl içerisinde 2 kezden fazla 5 kg ve üzerinde ağırlık kaybı yaşayıp sonrasında tekrar geri kazanma ağırlık döngüsü olarak tanımlanmıştır. Çalışmaya katılan bireyler ağırlık döngüsü yaşayanlar (vaka grubu, n=20) ve ağırlık döngüsü yaşamayanlar (kontrol grubu, n=40) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Vaka grubundaki bireylerin 6’sının (%30.0) hafif derecede ve 14’ünün (%70.0) ciddi derecede döngüye girdiği belirlenmiştir. Vaka ve kontrol grupları arasında vücut ağırlığı, beden kütle indeksi, bel çevresi, kalça çevresi, bel/kalça oranı, toplam vücut yağı, yağ dokusu kütlesi, yağsız doku kütlesi ve toplam vücut su kütlesi açısından istatistiksel olarak önemli fark bulunurken (p<0.05); ağırlık döngüsü dereceleri açısından gruplar arasında istatistiksel açıdan önemli bir fark saptanmamıştır (p>0.05). Gruplar arasında serum glukoz, total kolesterol, LDL-kolesterol, trigliserit, AST, ALT ve ürik asit değerleri açısından istatistiksel anlamlı bir ilişki saptanırken (p<0.05); HDL-kolesterol, açlık insülini, HOMA-IR ve TSH değerleri açısından gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Ağırlık döngü dereceleri ve döngü sayısı ile biyokimyasal parametreler arasında istatistiksel açıdan önemli bir fark belirlenmemiştir (p>0.05). Beck depresyon ölçeğine göre gruplar arasında istatistiksel açıdan önemli bir ilişki saptanmış (p<0.05), ancak döngü dereceleri ile önemli bir ilişkisi bulunamamıştır (p>0.05). Gruplar arasında, günlük enerji, protein, bitkisel protein, yağ, karbonhidrat posa alım ortalaması açısından önemli bir fark saptanmıştır (p<0.05). Gruplar arasında fiziksel aktivite düzeyi açısından istatistiksel olarak önemli bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak, ağırlık döngüsünün antropometrik ölçümler, biyokimyasal parametreler, beslenme ve duygu durumları üzerinde önemli bir etkisinin olduğu belirlenmiş, ancak döngü derecesinin etkinliği tam olarak saptanmamıştır. This study was conducted on 60 female subjects aged 25 – 45 years, who applied to Başkent University Hospital Ümitköy Policlinic Department of Endocrinology between May 2016 and September 2016 for the purpose of determining the frequency and severity of weight cycling in women and their metabolic effetcs. A questionnaire form was used to determine individual characteristics, general and nutritional habits, psychological status and information on weight changes. Nutritional status of the individuals was determined by the frequency of food consumption. As a result of weight changes, weight cycling have been defined intentionally lost two or more times at least 5 kg during the past 10 years and regained the weight. The subjects were divided into groups: those who have weight cycling (the case group, n=20) and do not have weight cycling (the control group, n=40). Of the individuals in the case group, 6 (30.0%) were mild cycler and 14 (70.0%) were severe cycler identified. Between the case and control groups, body weight, body mass index, waist circumference, hip circumference, waist / hip ratio, total body fat, fat mass, fat free mass and total body water mass were statistically significant (p<0.05) when there was no statistically significant difference between the groups in terms of weight cycling ratios (p>0.05). Between the case and control groups, serum glucose, total cholesterol, LDL-cholesterol, triglyceride, AST, ALT and uric acid levels a statistically significant relations (p<0.05), yet HDL-cholesterol, fasting insulin, HOMA-IR and TSH vales were not found to be statistically significant difference (p>0.05). No statistically significant difference was found when the relationship between weight cycling leveles and cycle numbers wew correlated with biochemical parametres (p>0.05). There was a statistically significant relationship between the Beck depression scale and the groups (p<0.05), but there was no significant relationship wtih the weigt cycling levels (p>0.05). There was a significant between the groups in terms of daily mean energy, protein, fat, carbohydrate, vegetable protein and pulp intake (p<0.05). The difference between individual physical activitiy and weight cycling was not statistically significant (p>0.05). As a result, weight cycle were determined to have a significant effect on anthropometric measurements, biochemical parameters, nutrition and psychological status, but the efficacy of weight cycling levels and numbers was no found.
  • Thumbnail Image
    Item
    Özel bir spor merkezine devam eden 18-30 yaş arası bireylerin beslenme durumlarının ve beden algılarının değerlendirilmesi
    (Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2015) Avan, Zeynep; Türker, Perfim F.
    Bu çalışma 18-30 yaş grubundaki bireylerin beslenme durumları ve alışkanlıkları, fiziksel aktivite düzeyleri ve bedenlerine yönelik algılarını değerlendirmek amacıyla planlanmıştır. Çalışma, Kasım 2014 – Ocak 2015 tarihleri arasında Ankara’nın Çankaya semtindeki özel bir spor merkezi olan Ankara Şehir Kulübü’ ne devam eden yaşları 18-30 yaş arasında olan 100 birey üzerinde yapılmıştır. Çalışmaya katılan bireylerin kişisel özellikleri ve beslenme alışkanlıkları anket formu ile sorgulanmıştır. Bireylerin antropometrik ölçümleri alınmış ve Biyoelektrik Empedans Analizi (BİA) Tanita MC-780 ile vücut kompozisyonları belirlenmiş, beden kütle indeksi (BKİ) hesaplanmıştır. Bireylerin beslenme durumları besin tüketim sıklığı formu ile belirlenmiş; fiziksel aktivite düzeyleri ise Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ-UFAA) kısa formu kullanılarak değerlendirilmiştir. Bireylerin kendi görünüşlerinden memnun olma düzeylerini belirlemek amacıyla ‘Fox Kendini Fiziksel Algılama Envanteri Vücut Çekiciliği Alt Ölçeği‘ ile ‘Beden Bölgelerinden ve Özelliklerinden Hoşnut Olma’ ölçekleri uygulanmıştır. Çalışmaya katılan bireylerin %45’i kadın, %55’i ise erkektir. Bireylerin yaş ortalaması 26.93±2.55 yıldır. BKİ ortalamaları ise sırasıyla kadınlarda 23.42±5.47 kg/m2 erkeklerde ise 26.33±4.16 kg/m2 olarak hesaplanmıştır. Bireylerin cinsiyetler arasında vücut yağ yüzdesi, vücut kas kütlesi ve vücut kas yüzdesi açısından istatistiksel olarak önemli farklılıklar saptanmıştır (p<0.05). Egzersiz yapmadıkları günlerde erkekler kendilerini daha kötü hissederken kadınların egzersiz yapılmadığı günlerde daha az yemek yedikleri saptanmıştır (p<0.05). Cinsiyetler arası beden algısı incelendiğinde, erkek bireylerin genel görünümünden memnuniyeti (3.90±0.57), kadın bireylerinkinden (3.60±0.64) daha yüksek yani hoşnut olduğu istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (p<0.05). Cinsiyete göre vücut çekiciliği düzeylerinde ise kadın ve erkek bireyler arasında önemli bir farklılık saptanmamıştır (p>0.05). Bireylerin beden algıları BKİ’ye göre incelendiğinde; şişman erkek bireylerin (3.46±0.64), normal (4.00±0.48) ve hafif şişman (4.01±0.57) erkek bireylerden daha düşük puan aldığı, beden genel görünümünden hoşnut olmadığı saptanmıştır (p<0.05). Kadın bireylerin bedenin genel görünümünden hoşnut olma algısı incelendiğinde, bel/kalça oranı ≥0.85cm’den yüksek olanların bel- kalça oranı <0.85 cm’den düşük olanlara göre istatistiksel açıdan önemli ölçüde daha memnun olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Minimum aktif olan erkek bireylerin gövde bölgelerinden memnuniyeti (3.77±0.55) kadın bireylere göre (3.34±0.71) daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, şişman olan erkek ve kadın bireylerin zayıf, normal ve hafif şişmanlara göre bedenlerinden daha az hoşnut oldukları ve kendilerini çekici bulmadıkları belirlenirken, kadınlara göre erkek bireylerin beden bölgelerinden daha memnun olduğu ve kendilerini daha çekici buldukları saptanmıştır. The aim of this study was to evaluate nutrition status, physical activity levels and body image of individuals attended a private sport center. This study was conducted on 100 individuals between 18 and 30 years who were members of Ankara City Club which was a private sport center in Çankaya region of Ankara city on dates between September 2014 and January 2015. Characteristics and nutrition routines of individuals attending were examined through survey. Participants’ antrophometric measurements were done and body composition was detected with Bioelectrical Impedance Analysis (BİA) Tanita MC/780, body mass index (BMI) is calculated. Participants’ nutritional status was identified by food consumption frequency form; physical activity levels were evaluated by using International Physical Activity Questionnaire (IPAQ) short form. In order to determine body image satisfaction and the perceived body ‘Fox Body Attractiveness Subscale of Physical Self Perception Profile(PSPP)’ and ‘Berscheid,Walster and Bohrnstedt Body Image Questionnaire’ scales were used. 45 percentage of individuals participating in the study are female and 55 percentage of individuals participating in the study are male. The mean age of individuals was 26.93±2.55 years old. The mean of BMI the male and female participants were 23.42±5.47 kg/m2, 26.33±4.16 kg/m2,respectively. A significant statistical difference was detected on participants’ body fat percentage, body muscle mass and body muscle percentage values in comparison between genders (p<0.05). It was observed that males felt themselves worse whereas females ate less food on days without exercise (p<0.05). As inter gender body perception was examined, male individuals’ pleasure of self-appearance (3.90±0.57) was more than the female individuals’ pleasure of self-appearance (3.60±0.64), comes out as more satisfied, which was statistically important (p<0.05). A significant difference were not observed in between male and female participants on levels of body attraction by gender (p>0.05). As individuals’ body image was examined according to BMI; fat vii male individuals (3.46±0.64) got lower points than normal (4.00±0.48) and overweight (4.01±0.57) male individuals, determined displeased with their overall body appearance (p<0.05). Also it was determined on females’ pleasure perception on overall body appearance within gender that, hip/thigh proportion who were higher than 0.85 cm. were more pleased on a statistical basis in comparison to females hip/thigh proportion who were lower than 0.85cm (p<0.05). Minimally active male individuals’ body part pleasure (3.77±0.55) was found on higher levels than female individuals (3.34±0.71) (p<0.05). As a result, it was determined that fat male and female individuals were less satisfied with their bodies, and didn’t think themselves as attractive in comparison to slim, normal and overwight male and female individuals, whereas male individuals were more satisfied with their body parts and find themselves more attractive in comparison with female individuals.